BİR AVRUPALI KLASİK DAHA: BMW E30 3-SERİSİ

Gelelim klasik olan modele. Yani bizim jenerasyon için en önemli kasa kodu olan E30’a. E30 kasa, BMW 3-Serisi’nin başarılı E21 gövdesinin devamı olarak 1982 yılında üretilmeye başlandı. Yine iki kapı başlayan üretimi daha sonra dört kapılı ve diğer versiyonlar takip etti. 1992 yılına kadar üretilen model arada ciddi bir makyaj ve bir çok versiyona sahip oldu.

BMW E30 M3

Bunlar içinde cabriolet ve M modelleri en önemlileri diyebiliriz. Otomobilin 4×4 ve station wagon versiyonları da mevcut olduğu gibi Amerika ve Avrupa için yapılan özel üretimleri de vardı. Öncelikli olarak dört silindirli motorlarla donatılan versiyonlara, kısa zamanda sıralı altı silindirli motorlar da eklendi. Zaman içinde 1600 cc hacimli versiyondan 3.3 lt’lik versiyona kadar güç ünitelerine sahip olan E30, 1992 yılında yerini E36’ya bıraktı. Her ne kadar her yeni model daha gelişmiş ve teknolojik olsa da, E30’un yeri her zaman özel olacaktır. E30, mekanik ve elektronik özelliklerin en güzel harmanlandığı seri olarak nam salmıştır. Arkadan çekişin verdiği hazzı yola mekanik olarak aktarmak çok özel bir durumdu. Özellikle 325i modelinde aracı yolda kaydırmadan ilerletmek ciddi konsantrasyon ve pilotaj istiyordu. Hal böyle olunca kullanımı keyifli ve bir o kadar tehlikeli bir klasik çıkmış oldu. Üst düzey bir sedan olması onu diğer modellerden ayırıyordu. BMW, 3-Serisi ile premium ailelere ve gençlere hitap ediyordu. Eski filmlerden anımsarsak genellikle güzel hanımların aklını çelmek için hep bir BMW 3-Serisi kullanılırdı. Ya da Amerikan dizi ve filmlerinde genç ve güzel kadınların zenginliğini ancak bir BMW cabriolet anlatabilirdi.

BMW E30 3-SERİSİ

BMW E30 3-SERİSİ

E30, dört kapı seçeneğiyle en çok tercih edilen model olurken, cabriolet ve station wagon serileri de hatırı sayılır kitleler edindi. Yıllar içinde sadece bir kere ciddi makyaj geçiren modelin, 85 yılında 323i versiyonu sonlandı ve yerine 325i geldi. Bunun haricinde seri 2 diye de adlandırılan makyaj 1987 yılında geldi. Bizde ‘yüksek stop’ diye adlandırılan bu model ciddi değişikliklerle sunuldu. Neredeyse tamamen modernize edilen dış görünüşün yanında motor seçenekleri ve station model seriye eklendi. Karoserde yapılan geliştirmelerle paslanma sorununda ciddi gelişmelere imza atıldı. Gençlerin gönlünde hep coupe versiyonuyla taht kuran E30’un yarış hayatı da oldukça renkli geçti. DTM serilerinin Mercedes tarafından canlandırılmasından sonra BMW buna daha fazla kayıtsız kalamadı ve M3 ile kesin bir cevap verdi. M3, serinin en heyecan verici modeli olarak akıllara kazındı. DTM serisinde kazandığı başarılar ve Mercedes 190’la yapılan savaş ona otomobil tarihinde önemli bir yer edindirdi. M3, sadece tavanı ve birkaç parça haricinde tamamen yeni bir araçtı. Motoru ve yürüyen aksamı tamamen özeldi. Dört silindirli motor 2.3 lt hacminde 192 HP verirken onu evo serileri takip etti ve hacim 2.5 lt’ye güç ise 235 HP’ye kadar çıktı.

BMW E30 3-SERİSİ

BMW E30 3-SERİSİ

Süspansiyon ve frenler yine özel olarak büyütülmüş, güçlendirilmiş veya kalınlaştırılmıştı. Şanzıman getrag tarafından hazırlanmıştı ve yüzde 25 kilitli diferansiyele sahipti. Sadece vitesin duruşu bile kendi başına fenomen olmuş ve “dogleg” diye ün salmıştır. Esas üretim amacı yarışmak olan M3, her yıl gelişimini devam ettirmek için yol araçlarını da homologasyona uygun olarak revize etmeye devam etti. BMW E30 M3 ‘ün evo versiyonunu ve ardından sport evo’yu çıkardı. DTM serilerinde, ralli ve çeşitli pist şampiyonalarında koştuktan sonra 1992’de efsane sona erdi.O yıllarda başarıyla yarışmış pilotlar şerefine özel serilerde çıkarıldı. Toplam 16 bin 202 adet BMW M3 modeli üretildi. Hangi ‘petrolhead’e sorarsanız sorun BMW M3 gelmiş geçmiş en efsane otomobillerden biridir. Birçok dergi , internet sitesi ona hala “ikonik” ilk on otomobil listesinde yer vermektedir.

 

Yazar: automagg

Bu yazıyı paylaş

Yorum gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir