BMW’den geleceğin süper sporu: i8

Otomobiller ortaya çıktıkları ilk günlerden beri sınıflandırılmaya başladılar. İlk başlarda üstü kapalı veya açık, şoförlü, kamyonet falan derken artık aynı kasaya sahip otomobiller bile sınıflandırılmaya başladı. Bunca yıl bunları ezberlemeye veya anlamaya çalışırken bir sınıftan herkes haberdar oldu. Süper sınıf… Çok nadir, aşırı güçlü ve pahalı. Az üretilen bu modellerde bana komik gelen tek bir şey var, o da bu sınıfa ait araçların sanki milyonlar üretiliyormuş gibi dergilerde boy göstermesi.

BMW i8

BMW i8

Kimse sıradan bir otomobilin varlığından bile haberdar olmazken Bugatti Veyron’u sanki komşusu sahipmiş gibi bilebiliyor. Ama sanırım bu sınıfın güzel yanı da bu. Süper sporların güzellerinden biri de BMW tabii ki. BMW, uzun süredir üzerinde çalıştığı i8 modelini sonunda satışa çıkardı ve BMW tarihinde birçok yenilik de beraberinde geldi. Yenilikleri kısaca bir sıralayalım:

1.5 litre hacminde üç silindirli ilk motor ve 129 HP’lik elektrikli motor desteği
250 km/s’lik maksimum hıza karşılık sadece 49 g/km karbon salınımı
100 km’de sadece 2.8 lt yakıt tüketimi

Yenilikler bunlar mı diyebilirsiniz ama kaputun altına yatan teknolojilerin sonucu bu garip değerler. Neden garip, çünkü süper spor sıfatıyla çılgın hızlara ulaşabilen bir araç için çok değil 10 yıl önce bu değerleri söylesek herkes gülerdi herhalde.
Altta yatan teknolojiyi BMW i3 tanıtımı sırasında görmüştük. Tamamen yeniden tasarlanan BMW i serileri boş bir beyaz kağıt üzerinde tasarlanarak bu güne geldi. BMW, geçmiş otomobil deneyimini buraya aktarırken her şey sıfırdan yapıldı. Buna i serisine ait fabrika ve binalar da dahil. Gelelim kısa i8 bilgisine. 2+2 kişilik model 4.69 metre uzunlukta ve 1.942 metre genişliğinde. Araç tipik bir BMW olduğunu hem ön hem arka tasarımıyla belli ediyor. Önde ve arkada aerodinamik detaylar aracın ana tasarımına etki etmiş. Özellikle arka taraftaki etki mükemmel.
Tüm aydınlatmalar LED ve 0.26 Cd’lik rüzgar direnç katsayısı çok iyi bir değer.

BMW i8

BMW i8

Bu değeri sağlamak için sağlam çalışılmış. Kapalı ön böbrek, alçak kaput, yeni yan etekler ve altı tamamen kapalı bir gövdeyle ince ama devasa boyutta jantlar var. 20 inç’ jant ebadı standartlar dışında. i3 modelinde olduğu gibi iç mekânda yine karbon fiber ve doğal yollarla elde edilmiş deri bolca kullanılmış. Bir süper sporda olması gerektiği gibi oldukça alçakta oturuyorsunuz. Ön göğüs yatay ve katmanlar halinde tasarlanmış. Aracın ağırlık dağılımı 50/50 şeklinde tasarlanmış. Çift turbolu 1.5 litre hacimli motor BMW’nin Valvetronic, EfficientDynamics ve TwinPower turbo yeniliklerini barındırıyor. 231 HP sağlayan benzinli motor, 3700 d/d’den itibaren 320 Nm tork sunuyor. Bizim atmosferik 1.6 lt benzinli araçlarımız 150-160 Nm civarında desem bir fikir verir herhalde. Arka aksları çeviren motora ek olarak önlerde ise elektrik motoru görev alıyor. 129 HP veren elektrikli motor 250 Nm tork sağlıyor. Bu tork sabit halden itibaren emrinize sunuluyor. Elektrikli motor, benzinli motora destek sağlarken, günlük kullanım için yaklaşık 35 km’lik kendi başına hareket edebilme yeteneğine de sahip. Yani işin Türkçesi 362 HP veren 570 Nm torka sahip çılgın ama sürücüsünü seven bir teknoloji abidesiyle beraberiz. 0-100 km/s hızlanması 4.4 saniye olan araç ortalama 2.8 lt/100 km tüketiyor. Şaka gibi değil mi? Ama şaka değil BMW…
Bülent ATILGAN

Yazar: automagg

Bu yazıyı paylaş

Yorum gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir