MAKYAJLI MERCEDES GLA DETROIT’DE TANITILDI
Oca12

MAKYAJLI MERCEDES GLA DETROIT’DE TANITILDI

Mercedes-Benz, yeni GLA’dan E-Serisi Coupe’ye uzanan pek çok yeni modelini Detroit Otomobil Fuarı’nda tanıtıldı. Fuarda ayrıca Mercedes-AMG’nin 50’nci yıldönümü için geliştirilen AMG GT C Edition 50 de yer alıyor. Alman marka, kapsamlı motor seçenekleri sunan GLA’yı yenilenen iç ve dış tasarımı ve güncellenen donanımlarıyla 8-22 Ocak tarihleri arasında açık kalacak Detroit Otomobil Fuarı’nda dünya basınına tanıttı. İlk olarak 2013 yılında yollara çıkan Mercedes-Benz GLA, sınıfının en başarılı modellerinden biri olmakla kalmıyor aynı zamanda kompakt SUV segmentini yeniden tanımlıyor. Yenilenen GLA; sportif tasarımı, çevik sürüş özellikleri ve geniş kapsamlı kişiselleştirme olanakları ile öne çıkıyor. Mercedes-Benz’in ilk kompakt SUV modeli olarak sınıfına yeni standartlar getiren GLA kısa sürede kendini kanıtladı ve sınıfının en başarılı modellerinden biri olmayı başardı. Mercedes-Benz GLA modeli SUV karakterini bünyesinde barındıran etkileyici ve alımlı tasarımıyla öne çıkarken SUV karakterine uygun teknik performansı da gösteriyor. Standart olarak konforlu bir süspansiyon sunulan GLA modelinde AMG tasarım konsepti ile birlikte isteğe bağlı olarak daha alçak bir süspansiyona da sahip olunabiliyor. Yine isteğe bağlı olarak sunulan off-road konforlu süspansiyon ile 30 mm daha yüksek bir gövde devreye giriyor. Artan yerden yükseklik bir yandan arazi şartlarında daha rahat hareket etme imkânı tanırken, aynı zamanda daha yüksek bir oturma pozisyonu ve daha etkileyici bir off-road görünümü sağlıyor. Yeni GLA, Hands Free Access veya 360 derece kamera sistemi gibi yeni konfor ve güvenlik ekipmanlarını bu sınıfta sunan tek model olarak öne çıkıyor. 360 derece kamera sistemi, aracın çevresinden topladığı verileri tek bir görüntü veya yediye bölünmüş küçük görüntüler olarak orta konsoldaki merkezi ekrana aktarıyor. Sistem aynı zamanda ön, arka ve iki adet dikiz aynasında bulunan dört adet kameradan elde edilen verilerle sanal olarak oluşturulan kuş bakışı görünüm imkânı da sunuyor. GLA, GLC, GLC Coupe, GLE, GLE Coupe, GLS ve G-Serisi olmak üzere yedi farklı SUV modeliyle Avrupalı premium üreticiler arasında en zengin çeşitliği sunan Mercedes-Benz, müşterilerin beklentilerini en iyi şekilde karşılıyor. Mercedes-Benz, ürün çeşitliliği prensibi doğrultusunda GLA ürün gamında da zengin bir motor çeşitliliği sunuluyor. Motor alternatifleri baz versiyon olarak sunulan 103 g/km CO2 emisyon salınımı değerine sahip 109 HP’lik GLA 180 d ile başlıyor ve 381 HP’lik Mercedes-AMG GLA 45 4Matic modeline kadar uzanıyor. Ürün gamına yeni eklenen GLA 220 4Matic, 184 HP güç ve 300 Nm tork değeriyle 156 HP ve 211 HP’lik iki adet benzinli motorun arasındaki boşluğu dolduruyor. Dört tekerlekten çekiş sistemiyle birleştirilen yeni motor seçeneği, 152 g/km CO2 emisyon salınım değeriyle sınıfının en tutumlu alternatiflerinden biri olarak öne çıkıyor. Giriş seviyesi dizel motor seçeneği GLA 180 d ise 103 g/km CO2 emisyon salınım değeriyle sınıfının verimlilik şampiyonu unvanını taşıyor. MERCEDES GLA MERCEDES GLA MERCEDES GLA MERCEDES GLA MERCEDES GLA MERCEDES GLA MERCEDES GLA MERCEDES GLA MERCEDES GLA MERCEDES...

Devamını Oku
MERCEDES S-SERİSİ’NİN ATASI: W116
Ara24

MERCEDES S-SERİSİ’NİN ATASI: W116

Mercedes-Benz’in üst sınıf otomobil geçmişi aslında oldukça eskilere dayanıyor. Ama Sonderklasse yani S-Serisi tanımlaması ilk olarak 1972 yılında tanıtılan W116 ile oldu. 1979 yılına kadar üretilen bu model, dört tekerlekte bağımsız süspansiyonu ve disk frenleri ile dikkat çekiyordu. 280, 350 ve 450 modelleri bulunan otomobilin toplam üretimi 473 bin 035 adede ulaştı. Mercedes’in 1960’larda ağırlık verdiği güvenlik araştırmaları sonucunda ortaya çıkan W116, döneminin en güvenli araçlarından biriydi. W108 ve W109’un yerine gelen otomobil, ABS frenlere sahip ilk otomobillerden biriydi. Ayrıca turbo dizel motorlu ilk seri üretim modeli unvanını da kazandı. Özellikle Amerika pazarı için tasarlanan 300 SD, beş silindirli turbo dizel motora sahipti. 1973 yılında Avrupa’da yılın otomobili seçilen W116, başlangıçta M110 kodlu altı silindirli 280 S ve 280 SE modelleriyle pazara sunuldu. 280 S karbüratörlüyken, SE’de Bosch D-Jetronic enjeksiyon sistemi bulunuyordu. Ardından 3499 cc’lik V8 motora sahip olan 350 SE ortaya çıktı. Daha sonra ise 4250 cc’lik bir V8 daha seriye eklendi. Bu modeller 450 SE ve 450 SEL olarak adlandırılıyordu. SEL modellerinin uzunluğu 5060 mm’yle daha fazlaydı. Fakat asıl efsane 450 SEL 6.9’du. 6834 cc’lik V8 motora sahip olan bu otomobil 282 HP gücündeydi (tork 550 Nm) ve üç ileri otomatik şanzımana sahipti. Mercedes-Benz, W116’da üç ve dört ileri otomatik ile dört ve beş ileri manuel şanzımana yer verdi. 1979 yılında üretimine son verilen W116’nın yerini W126 aldı. Yazı: eskiotomobil.com MERCEDES-BENZ W116 MERCEDES-BENZ W116 MERCEDES-BENZ W116 MERCEDES-BENZ W116 MERCEDES-BENZ W116 MERCEDES-BENZ W116 MERCEDES-BENZ W116 MERCEDES-BENZ...

Devamını Oku
MERCEDES YENİ E-SERİSİ COUPE’Yİ TANITTI
Ara14

MERCEDES YENİ E-SERİSİ COUPE’Yİ TANITTI

Mercedes-Benz, yeni E-Serisi ailesini genişletiyor. Sedan ve All-Terrain’den sonra ortaya çıkan coupe, kalplere hitap etmesi için tasarlanmış. Lüks kimliğini koruyarak sportif bir tasarıma imza atmaya çalışan Mercedes, uzun kaput ve çerçevesiz yan camlar ile bunu başarmış gözüküyor. Sedan modelde olduğu gibi iki adet 12.3 inçlik dijital ekrana sahip kabin, malzeme kalitesiyle göz dolduruyor. 4826 mm uzunluğundaki E-Serisi Coupe, selefinden 123 mm daha uzun. Aynı zamanda 1430 mm yükseklik ve 1860 mm yükseklik değerleri de eski modele göre artmış. Aks aralığı da 113 mm uzatılan ve 2873 mm’ye ulaşan coupe, bu sayede daha geniş bir alan sunuyor. Arka diz mesafesi 74 mm artarken, ön ve arkadaki baş mesafesinde de iyileştirme söz konusu. Hepsi Euro6 emisyon standartlarını karşılayan benzinli ve dizel motorlar Eco start sistemiyle donatılmış. Ayrıca gama 194 HP’lik yeni 2.0 lt’lik bir turbo dizel motor da eklenmiş durumda. Üç benzinli içindeki en güçlü üniteyi E 400 oluşturuyor. Dört tekerlekten çekişli olan ve 3.0 lt V6 motora sahip bu model, 480 Nm’lik torkuyla da dikkat çekiyor. 5.3 saniyede 0-100 km/S hızlanmasını tamamlayan E 400 4Matic, şimdilik coupe modellerin en hızlısı konumunda. 184 HP’lik E 200 ve 245 HP’lik E 300 ise 2.0 lt dört silindirli turbo motorlara sahip. E 220 d’de bahsettiğimiz yeni dizel motor bulunuyor. 194 HP güç ve 400 Nm tork üreten bu motor otomobili 7.4 sn’de 100 km/s’ye taşıyor. Ortalama yakıt tüketimi ise 4.0 lt/100 km olarak açıklanıyor. MERCEDES-BENZ E-SERİSİ COUPE MERCEDES-BENZ E-SERİSİ COUPE MERCEDES-BENZ E-SERİSİ COUPE MERCEDES-BENZ E-SERİSİ COUPE MERCEDES-BENZ E-SERİSİ COUPE MERCEDES-BENZ E-SERİSİ COUPE MERCEDES-BENZ E-SERİSİ...

Devamını Oku
TÜM ZAMANLARIN EN HIZLI E-SERİSİ
Ara01

TÜM ZAMANLARIN EN HIZLI E-SERİSİ

Mercedes-AMG, yeni nesil E 63 4Matic+ ve E 63 S 4Matic+ ile en akıllı sedanını tüm zamanların en güçlü E-Serisi’ne dönüştürdü. Yenilikçi motor ve aktarma sistemleri yüksek performanslı sedanın sürüş dinamiklerini tamamen yeni bir boyuta taşıyor. 612 HP (450 kW) güç üreten 4.0 litrelik V8 silindirli biturbo motor performans beklentilerini zirveye çıkarıyor. Bugüne kadar bir E-Serisi’nde kullanılan en güçlü motor olmasıyla da öne çıkan motor, standart olarak sunulan silindir kapatma özelliği sayesinde çok daha verimli bir yapı sunuyor ve verimlilik noktasında da sınıfının standartlarını belirliyor. 0’dan 100 km/s hıza ulaşmak için sadece 3.4 saniye ile yetinen süper sedan, sınıfının en iyi değerine imza atıyor. Bu performansa rağmen yakıt tüketimi ise ortalama olarak sadece 8.8 lt/100 km olarak açıklanıyor. Dokuz ileri AMG Speedshift MCT şanzıman ilk kez ıslak kavrama ile kullanıma sunulurken, baştan aşağı yeniden geliştirilen dört tekerlekten çekiş sistemi AMG Performance 4Matic+ bir diğer önemli yenilik olarak dikkat çekiyor. AMG Performance 4Matic+ farklı çekiş sistemleri konseptini bir arada sunuyor. Bugüne kadar arka aks ağırlıklı bir aktarma gerçekleştiren sistem değişken tork dağılımı özelliği ile ilk kez güç aktarımını yol koşullarına bağlı olarak ön ile arka aks arasında dağıtıyor ve lastiklerin farklı zemin şartlarında bile optimum seviyede tutunmasını sağlıyor. MERCEDES-AMG E 63 S 4MATIC+ MERCEDES-AMG E 63 S 4MATIC+ MERCEDES-AMG E 63 S 4MATIC+ MERCEDES-AMG E 63 S 4MATIC+ MERCEDES-AMG E 63 S 4MATIC+ MERCEDES-AMG E 63 S 4MATIC+ MERCEDES-AMG E 63 S 4MATIC+ MERCEDES-AMG E 63 S 4MATIC+ MERCEDES-AMG E 63 S 4MATIC+ MERCEDES-AMG E 63 S 4MATIC+ MERCEDES-AMG E 63 S...

Devamını Oku
MERCEDES-AMG GT R YOLLARA ÇIKIYOR
Kas21

MERCEDES-AMG GT R YOLLARA ÇIKIYOR

Mercedes-AMG, Almanya’nın Köln kenti yakınlarındaki Nürburgring’in Eifel Dağları’ndan geçen ve zorluğu nedeniyle “Yeşil Cehennem” olarak adlandırılan kuzey kısmında geliştirdiği Mercedes-AMG GT R ile ürün gamınındaki çıtayı yükseltmeye devam ediyor. Motorsporları teknolojisinin, daha önceki seri üretim modellerde benzerine rastlanmayan, en üst seviyede entegre edildiği ve bu özelliği ile Mercedes-AMG marka seri üretim otomobillerin en tepe noktasına çıkan Mercedes-AMG GT R, “AMG Magno açık yeşil” adındaki özel rengiyle yollarda kendine yer açıyor. Pist kullanımı göz önünde bulundurularak üstün teknolojilerle donatılan yeni AMG GT R, Alman Turing Otomobilleri Şampiyonası (DTM- Deutsche Tourenwagen Meisterschaft) başta olmak üzere motorsporları etkinliklerinde yarışan AMG GT3 modelinden elde edilen bilgi birikimi ile geliştirildi. Mercedes-AMG aerodinami ile tasarım ekiplerinin işbirliğiyle geliştirilen ve tasarımıyla AMG marka aidiyetine vurgu yapan yeni AMG GT R modelinin tasarımındaki her detay, aracın dinamizmini destekliyor. Motorsporlarından transfer edilen bileşenleri bünyesinde barındıran AMG GT R, yeni AMG Panamericana ön ızgası ile özgün bir ön tasarıma kavuşuyor. AMG GT3 yarış otomobilinden alınan ve 15 adet krom dikey çıtadan oluşan yeni ön ızgara, AMG GT R ile birlikte ilk kez seri üretim bir otomobilde kullanılıyor. Yeni ön ızgara aynı zamanda 1952 yılında efsanevi Meksika-Panamericana yol yarışını kazanan Mercedes-Benz 300 SL yarış otomobiline de gönderme yapıyor. Alçak ön tasarım ve ileriye doğru çıkıntılı devasa ön ızgara, köpek balığı burnu etkisi yaratırken aynı zamanda yol rüzgârını soğutma görevini görüyor ve aracın aerodinamik performansını optimize ediyor. Motorun ön kısmındaki alt kaplamaya gizlenen ve tamamen bir mühendislik harikası olan bir yeni yapı, aracın race modunda 80 km/sa hızın üzerine çıkmasıyla otomatik olarak 40 mm kadar aşağıya doğru iniyor ve yol rüzgârının hava akışını yönlendiriyor. Böylece oluşan venturi etkisi sayesinde ön aks üzerinde 250 km/sa hızla giderken 40 kg’lik bir ek bastırma kuvveti uyguluyor. Her bir tasarım ayrıntısıyla heyecan uyandıran yeni AMG GT R modeline arkadan bakıldığında da birçok yenilik dikkat çekiyor. 57 mm daha geniş yapısıyla yeni alüminyum çamurluklar, 20 inçlik jantlara ve daha geniş tabanlı lastiklere yer açıyor. Geniş tabanlı lastiklerle birlikte iz genişliği de artıyor. Bunlar da daha etkin bir yol tutuş ile daha yüksek viraj hızlarını beraberinde getiriyor. AMG GT R için yeniden ayarlanan yürüyen aksam sayesinde, tıpkı motorsporlarında olduğu gibi sürücü kendi sürüş ayarlarını belirleyebiliyor ve süspansiyonu mekanik olarak ayarlayabiliyor. Yüksek performans tipi yürüyen aksamı, adaptif ayarlı amortisör sistemi AMG Ride Control tamamlıyor. Sistem elektronik olarak kontrol ediliyor ve her bir tekerleğin amortisör sertliğini anlık olarak yol koşulu, hız ve sürüş pozisyonuna uyarlıyor. Bunun dışında sürücü AMG Drive Unit üzerinden tek bir düğme dokunuşu ile veya AMG Dynamic Select sürüş programı üzerinden adaptif amortisörlerin karakteristiğini ayarlayabiliyor. Sadece dış tasarımı değil yeni AMG GT R modelinin iç mekân tasarımı da motorsporlarından esinlenerek geliştirilmiş. Hızlı girilen virajlarda dâhi güçlü...

Devamını Oku
MERCEDES’İN İLK PICK-UP’I: X-SERİSİ
Eki26

MERCEDES’İN İLK PICK-UP’I: X-SERİSİ

Mercedes’in yeni pic-kup’ı X-Serisi, üretim versiyonuna çok yakın bir görünümle konsept olarak karşımıza çıktı. 2017 sonu itibarıyla pazara sunulacak olan model, öncelikli olarak Avrupa, Latin Amerika, Güney Afrika ve Avustralya’da satılmaya başlanacak. X-Serisi, premium bir pic-kup olarak lanse ediliyor. Ayrıca, güçlü görünümü, güvenliği ve yüksek sürüş konforuyla ön plana çıkmak istiyor. Atletik bir tasarıma sahip X-Serisi, segmentine göre oldukça dinamik ve etkili bir görünüm sunuyor. Güçlü motor kaputu belirgin panjurla birleşiyor. Çamurluklara kadar uzanan farlar ise çarpıcı ön görünümü oluşturuyor. Geniş çamurluklar aracın güçlü karakterini ortaya koyarken, geniş iz açıklığı X-Serisi’nin zorlu koşullardaki başarısını vurgular nitelikte. Konsept modelde kullanılan 22 inç’lik jantlar göz alıcı bir görünüm sunarken, otomobilin boyası da özel olarak imal edilmiş. Maceracı bir ruha sahip olan X-Serisi konseptinin içinde ve dışında karbon detaylar kullanılıyor. Teknik özelliklere baktığımızda ise V6 silindirli dizel bir motor kullanılacağı bilgisi veriliyor. Ayrıca dört tekerlekten çekişli 4Matic sistemi, diğer Mercedes modelleri gibi bu pick-up’ta da görev yapacak. MERCEDES X-SERİSİ KONSEPT MERCEDES X-SERİSİ KONSEPT MERCEDES X-SERİSİ KONSEPT MERCEDES X-SERİSİ KONSEPT MERCEDES X-SERİSİ KONSEPT MERCEDES X-SERİSİ KONSEPT MERCEDES X-SERİSİ KONSEPT MERCEDES X-SERİSİ KONSEPT MERCEDES X-SERİSİ...

Devamını Oku
YENİ MERCEDES GLC COUPE TÜRKİYE’DE
Eki21

YENİ MERCEDES GLC COUPE TÜRKİYE’DE

Mercedes-Benz ürün gamı içinde orta boy SUV-Coupe olarak konumlandırılan ve tüm Mercedes-Benz modellerinde olduğu gibi üstün güvenlik, son teknoloji sürüş yardımcı sistemleri ve sportif tasarım gibi özellikleri ile öne çıkan GLC Coupe Türkiye’de satışa sunuldu. GLC Coupe’de öne çıkan özellikler standart olarak sunulan sportif süspansiyon sistemi, geri bildirimi yüksek, direkt çalışan hassas spor direksiyon sistemi, Dynamic Select, sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi 4Matic ve 9G-Tronic isimli dokuz ileri otomatik şanzıman. Tüm bu özellikler konfordan ödün vermeden atak ve sportif bir sürüşü beraberinde getiriyor. Yeni GLC Coupe, tasarımıyla olduğu kadar boyutlarıyla da SUV işlevselliğini coupe çekiciliğiyle harmanlıyor. 4.73 metre uzunluğa ve 1.60 metre yüksekliğe sahip olan GLC Coupe 2.87 metrelik aks aralığıyla son derece dinamik ve çekici bir tasarıma sahip. Böylece GLC Coupe, aynı platformu ve teknik yapıyı paylaştığı GLC’den 8.0 cm kadar daha uzun ve yaklaşık 4.0 cm kadar daha alçak boyutlarıyla daha dinamik ve özgün bir silüet sergiliyor. Mercedes-Benz coupe modellerine özgü yatay çıtalı elmas görünümlü ön ızgara ve eğimli tavan çizgisi yeni GLC Coupe’ye özel bir karakter kazandırıyor. Bunun dışında A sütununun eğimi ve devamında keskin eğimle arkaya doğru alçalarak arka kısımla bütünleşen tavan çizgisi de GLC Coupe’nin farklı karakterini vurguluyor. Etkin aerodinamik yapı sayesinde arka cama hava akımı ulaşmadığından arka cam sileceğine gerek duyulmuyor. Yeni GLC Coupe, standart olarak bünyesinde eco, comfort, sport, sport+ ve individual olmak üzere beş farklı sürüş programı bulunan sürüş karakteri seçim fonksiyonu Dynamic Select’e sahip. Bunun dışında çelik yaylı ve sertliği seçilebilen süspansiyona sahip sportif karakterli süspansiyon sistemi Dynamic Body Control de alternatif olarak sunuluyor. Sürücü, bu sistemde de Dynamic Select ile sürüş tarzına uygun sürüş modunu seçebiliyor. Yeni GLC Coupe sadece tasarımıyla değil aerodinamik yapısıyla da dikkat çekiyor. Gövdenin aerodinamik hatları kadar; radyatör ve far çevresindeki açıklıkların kapanması, radyatör panjuru veya hava akımını optimize eden gövde altı kaplamaları gibi detay çözümler, üstün aerodinamik yapının ve 0,31’lik hava sürtünme katsayısının elde edilmesini sağlıyor. Yolculara geniş bir yaşam alanı ve geniş bir bagaj sunan boyutlarla zengin donanım seviyesine rağmen 1710 kg’lık ağırlıkla GLC 250 4Matic Coupe sınıfının en iyi ağırlık değerine imza atıyor. Söz konusu düşük ağırlığın elde edilmesinde ise gövdede kullanılan alüminyum ve çelik karışımını hafif yapı prensibi çok önemli bir rol üstleniyor. Benzer hafif yapı prensibi yürüyen aksamda da kullanılırken, söz konusu hafif yürüyen aksam yol konforuna olumlu etki ediyor. Yeni Mercedes-Benz GLC Coupe; dört dizel, dört benzinli ve prizden şarj edilebilen hibrit ile ailenin en güçlü versiyonu olan Mercedes-AMG olmak üzere toplam sekiz farklı motor seçeneğiyle sunuluyor. Mercedes-Benz GLC 350 e 4Matic Coupe ile atak sürüş özelliklerini düşük tüketimi ve emisyon değerleriyle bir arada sunan, 2.0 litre hacminde benzinli motor ile elektrik motorunu bir arada kullanan bir prizden şarj...

Devamını Oku
MERCEDES, PARİS’TE E-MOBİLİTE ÇÖZÜMLERİNİ TANITTI
Eyl29

MERCEDES, PARİS’TE E-MOBİLİTE ÇÖZÜMLERİNİ TANITTI

Mercedes-Benz bu yıl Paris Otomobil Fuarı’nda tamamen dijitale ve elektrikli sürüşe odaklandı. Yeni smart fortwo, fortwo cabrio ve bir ilk olarak smart forfour modellerinin tamamen elektrikli versiyonlarının dünya tanıtımı gerçekleştirildi. Dünya prömiyeri yapılan bir diğer araç olan Mercedes-Benz Showcar ise elektrik motorlu yeni nesil araçlara tamamen yeni bir yaklaşım sundu. Ayrıca fuarda ilk gösterimi gerçekleştirilen E-Serisi ailesinin yeni üyesi E-Serisi All Terrain, arazide sürüş odaklı yapısıyla büyük beğeni topladı. Elektrikli mobilite konusunu odak noktasına alan Mercedes-Benz, 2016 Paris Otomobil Fuarı’ndaki görkemli standı ve sergilediği dijital görüntülerle bu temaya dikkat çekiyor. 30’a yakın modelin sergilendiği 2500 metrekarelik standın merkezinde Mercedes-Benz Showcar bulunuyor ve bu özel otomobil elektrikli araçlarla çevreleniyor. Mercedes-Benz, EQ ile yeni bir elektrikli otomobil markası hayata geçiriyor. Elektrikli otomobillerin geleceğine bakış açısını gözler önüne seren EQ ‘Electric Intelligence’ bünyesinde; ürün, hizmet, teknoloji ve yenilikçi çözümleri barındıran eksiksiz bir ekosistem sunuyor. Generation EQ, SUV genlerini dinamik coupe karakteriyle harmanlarken arka kısımda Shooting Brake esintilerini de sergiliyor. Akıcı hatlara sahip alçak ve uzun siluetiyle dikkat çeken araç, parlak siyah motor kaputu, ön camı ve koyu renk panoramik cam tavanıyla gümüş gövde rengiyle kontrast oluşturuyor. Geniş omuzlu gövde kadar 21 inçlik alaşım jantlar da dinamik görünümü destekliyor. Dinamik tasarımlı gövdenin altında iki adet elektrik motoru yer alıyor. Motorlar en güçlü versiyonda toplam 300 kW (408 HP) sistem gücü ve 700 Nm tork üretirken sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi güvenli ve dinamik sürüş özelliklerini beraberinde getiriyor. Generation EQ, söz konusu güç ve tork değerleriyle 0-100 km/s hızlanmasını 5.0 saniyenin altında tamamlıyor. İki aksın arasında araç zemininde gizlenen 70 kWh kapasiteli lityum-iyon bataryalar 500 km’ye varan bir menzil sunuyor. Generation EQ yeni nesil farklı şarj teknolojileriyle şarj edilebiliyor. Herhangi bir standart prizden de şarj edilebilen Generation EQ yüksek kapasiteli hızlı şarj noktalarında da şarj edilebiliyor. 100 km ‘sıfır emisyon’ menzili için sadece 5 dakikalık bir şarj süresinin yeterli oluyor. Yeni nesil elektrikli otomobiller kendine ait ve özel olarak geliştirilmiş bir platform üzerine yükseliyor. Yeni platform; SUV, sedan, coupe, cabrio ve gelecekteki bütün elektrikli otomobil ailesi için gerekli olan altyapıyı sunuyor. smart modellerinin ataklığını ve kullanışlılığını sıfır emisyonlu sürüş ile birleştiren ve böylece şehir içi sürüşler için mükemmel bir mobilite çözümü sunan yeni elektrikli smart, elektrikli mobilite dünyasına girişi hiç olmadığı kadar kolaylaştırıyor. Sıfır emisyonlu sürüş keyfi sadece smart fortwo coupe ve smart fortwo cabrio modellerinde değil, aynı zamanda ilk kez dört koltuklu smart forfour modelinde de kullanıma sunuluyor. Böylece smart bütün ürün gamını benzinli motorların yanı sıra elektrikli motorlu olarak da sunan tek marka olarak öne çıkıyor. Sedan ve Estate versiyonlarının yanı sıra aileye eklenen yeni E-Serisi All Terrain modelinin ilk gösterimi 2016 Paris Otomobil Fuarı’nda yapıldı. Arazi sürüşü odaklı tasarım detaylarıyla E-Serisi...

Devamını Oku