FERRARI F40 OTUZ YAŞINDA
Ağu01

FERRARI F40 OTUZ YAŞINDA

Kuruluşunun 70’inci yılını kutlayan Ferrari, bu sene aynı zamanda başka bir gururu daha yaşıyor. 21 Temmuz 1987 yılında, Ferrari’nin 40’ıncı yılına özel olarak üretilip piyasaya sürülen F40 da bu sene 30 yaşına girdi. Satışa çıkarıldığı günden itibaren spor otomobiller dünyasında yeni bir sayfa açan Ferrari F40, aynı zamanda markanın kurucusu Enzo Ferrari’nin imzasını taşıyan son model olarak hafızalara kazındı. Ferrari F40, markanın 320 km/s’yi aşan ilk aracı olarak dikkatleri üzerine çekmişti. 308 GTB ve 288 GTO Evoluzione prototiplerinin bir türevi olan, mühendislik ve tasarım başyapıtı F40, döneminin sembolü olarak hafızalara kazındı. Ferrari F40, 2.9 litrelik çift turbolu V8 motoru ile 484 HP’lik bir güce sahipti. Model, markanın özelliklerini net biçimde yansıtırken yarış otomobillerinin aynı zamanda günlük kullanım araçları olduğu zamanlardan uzaklaşmıyor, sonuç olarak Ferrari’nin köklerinden kopmuyordu. Bu yıl kuruluşunun 70’inci yılını kutlayan Ferrari, tasarım ve stil harikası F40’ı İtalya’nın Maranello şehrindeki Ferrari Müzesi’nde gururla sergiliyor. Ferrari F40’ın yapımında rol oynayan tasarımcılar ve test pilotları ise ikonik modelin yapım aşamasını anlatırken ilk günkü heyecanını koruyor. Dönemin Özel Projeler Başkanı Ermanno Bonfiglioli, ikonik model F40’ın ortaya çıkış sürecini ve tanıtımını “Böyle bir lansman daha önce hiç yaşamamıştım. Aracın örtüsü kalktığında tüm salon yankılandı ve ardından alkışlar yükseldi. Enzo Ferrari’nin yakınındakiler dışında kimse o zamana kadar aracı görmemişti. Şirket, aracın geliştirilmesini ve testlerini her zamankinden daha da gizli tutmuştu. F120A projesinin motorunu tasarlamaya başladığımızda 1986 Haziran ayındaydık. Sekiz silindirli, 478 HP, çift turbo 288 GTO Evoluzione’nin bir türeviydi ama birkaç yenilikle F40, Ferrari’nin 320 km/s’yi aşan ilk aracı olmuştu. Yağ karteri, silindir kapaklar, emme manifoldu, debriyaj muhafazası gibi parçaları alüminyum alaşımdan beş kat daha masraflı olan magnezyumdan yaparak motorun ağırlığına çok dikkat ettik. Daha sonra üretilen araçlarda bu malzeme bu kadar fazla kullanılmadı” ifadeleri ile anlatıyor. Enzo Ferrari tarafından davet edilene dek Pininfarina’da tasarımcı olarak çalışan Leonardo Fioravanti ise F40’ın başarısının arkasındaki sırrı, “Enzo Ferrari’nin son otomobili olacağını o da biz de biliyorduk. Apar topar çalışmaya başladık. O zamana kadar üretilmiş en güçlü Ferrari yol otomobiline uygun değerleri elde edebilmek için rüzgâr tüneli üzerinde kapsamlı araştırmalar yaparak aerodinamiği geliştirdik. Alçak kaputu, kısa ön sarkıntısı, NACA havalandırmaları ve arka kanadıyla performansına denk olan tarzı, aracın ününü katlamıştı. F40’ın başarılı olmasının en önemli sebeplerinden biri, aracın tarzının, sıra dışı teknik içeriğini, yani hızını, hafifliğini ve performansını anında yansıtmaktaki başarısıdır” diyerek açıklıyor. Uzun yıllar Ferrari’de test pilotluğu yapan ve F40’ın tüm test süreçlerinde görev alan Dario Benuzzi ise ilk prototiplerin manevra kabiliyetinin zayıf olduğunu belirtmeden edemiyor. Ancak motorun inanılmaz gücünü kontrol altına almak için sayısız test ve ayarlamalar yapıldığının altını çizen Benuzzi sözlerini şu şekilde sürdürüyor: “Sonuç olarak harika bir aerodinamik yük ve yüksek hızlarda bile yüksek istikrâr elde etmiştik. Çok çalışıp hiç ödün vermeden...

Devamını Oku
MAZDA’DAN İKİ YENİ MODEL: CX-5 VE MX-5 RF
Tem23

MAZDA’DAN İKİ YENİ MODEL: CX-5 VE MX-5 RF

Mazda’nın hareketin ruhu felsefesinin son meyveleri olan yeni CX-5 ve katlanabilir hard-yop tavanlı MX-5 RF, Türkiye’ye geldi. Tanıtım toplantısında konuşan Mazda Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul, yeni CX-5 modelinin, Mazda bünyesinde bir devrim sayılan Skyactiv teknolojisine sahip ilk modeli olduğunu vurgulayarak, modelin 120 ülkede 1.5 milyon adetlik satışa ulaştığını hatırlattı. Mazda’nın Jinba Ittai adını verdiği sürücü-araç bütünlüğü anlayışının etkinliğini kanıtlayan ve insan merkezli tasarım ile mühendislik felsefesinin ürünü olan CX-5, sadece dinamik tasarımı ve heyecan verici sürüş performansı ile değil, aynı zamanda şirketin yıllık satışlarının yaklaşık yüzde 25’ini oluşturmasıyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Yenilenen Mazda CX-5’in bu başarısının altında, Japon markanın benzersiz tasarım yaklaşımı ve kapsamlı Skyactiv teknolojileri yatıyor. Yenilenen Mazda CX-5’te gürültüye özel önem verilmiş. Düşük frekanslı yol gürültüsü ile yüksek frekanslı rüzgâr ve lastik sesinin önemli ölçüde azaltıldığı iddia edilirken, Sakız Adası’nda yaptığımız test sürüşünde bunun doğruluğunu görme fırsatı yakaladık. CX-5’in Skyactiv gövde teknolojisinde, önceki modellere kıyasla burulma direnci yüzde 15 artırılmış. Diğer yandan direksiyon hareketlerine verilen tepki süresi de azaltılmış durumda. Otomobilin şasisinde de direksiyon, süspansiyon ve fren sistemleri daha hassas bir hale getirilmiş. Oldukça konforlu bir sürüş sunan CX-5, buna karşılık yol tutuşuyla da dikkat çekiyor. G-Vectoring Control (GVC) teknolojisi ile donatılan CX-5, her zamankinden daha konforlu, hassas ve tepki gücü yüksek bir yapıya kavuşmuş. Sakız Adası’nın virajlı yollarında sistemin verimliliğini deneme fırsatı bulduk. 506 lt’lik bir bagaj sunan Mazda CX-5 Türkiye’de tek motor seçeneği ile satılacak. 2.0 lt’lik atmosferik motor 160 Hp güç sunuyor ve gücünü dört tekerleğe birden iletiyor. 208 Nm torka sahip olan bu motor, yeterli performans sağlıyor ama daha küçük hacimli de olsa, yüksek torklu turbo bir motor bu araca daha çok yakışırdı. 179 km/s maksimum hıza ulaşan ve altı ileri otomatik şanzımana sahip olan CX-5’in ortalama yakıt tüketimi 6.6 lt/100 km olarak veriliyor. Otomobilin Power Sense paketiyle başlangıç fiyatı 183 bin 552 TL. İlk kez 2012 yılında satışa sunulan CX-5 modelinin Türkiye’de 861 adet satıldığını belirten Nurkan Yurdakul, bu yıl içindeki satış hedeflerini 90 adet olarak açıkladı. Çeşme’den Sakız Adası’na kadar süren lansmanda tanıştığımız ikinci yeni Mazda modeli MX-5 RF’ydi. Dünya otomotiv tarihinde belirli modeller vardır ki, kelimenin tam anlamıyla efsane olmuş, üretildikleri segmentle özdeşleşmiştir. İşte ilk kez 28 yıl önce üretilen Mazda MX-5 de bu tarz otomobillerden. Üretim hayatı boyunca 1 milyondan fazla satılarak, kendi alanında bir rekora imza atan MX-5, otomotiv dünyasının en ikonik modellerinden biri. Dördüncü neslinde bir ilke atarak katlanabilir hard-top tavan sunmaya başlayan MX-5’in bu modeli RF olarak adlandırılıyor. Retractable Fastback’in kısaltması olan RF, yumuşak tavan konseptine tereddütlü yaklaşan tüketicileri hedefliyor. Bir başka deyişle Mazda MX-5 RF, yumuşak tavanlı bir otomobil almaktan çekinen ya da aklında spor bir otomobil olmayan tüketicilerin sürüş keyfine ulaşabilmeleri için...

Devamını Oku
EN GÜÇLÜ PORSCHE 911: GT2 RS
Tem03

EN GÜÇLÜ PORSCHE 911: GT2 RS

Porsche, yolda kullanıma hazır en hızlı ve güçlü 911 modeli olan yeni 911 GT2 RS’i tanıttı. Çift turbolu motoru 700 HP güç üreten 911 GT2 RS, 0’dan saatte 100 kilometre hıza yalnızca 2.8 saniyede ulaşırken, maksimum 340 km/s hız yapabiliyor. Bu özel otomobil, Porsche tutkunlarının özel siparişine göre üretilecek. Yüksek performanslı bu spor otomobilin kalbinde, 515 kW (700 HP) güç üreten, çift turbolu bir motor yer alıyor. Dolu depoyla 1470 kg ağırlığa sahip olan bu hafif iki koltuklu otomobil, 3.6 litrelik selefinden 59 kW (80 HP) daha fazla güç üretiyor ve 750 Nm torka ulaşıyor (önceki versiyondan 50 Nm daha fazla). 911 GT2 RS’nin motoru, 911 Turbo S’te kullanılan 3.8 litrelik 427 kW (580 HP) gücündeki motorun geliştirilmiş versiyonu. Motorun performansını artırmak için, büyük turbolar yardımıyla yanma odalarına daha fazla hava girişi sağlanıyor. Yeni ilave soğutma sistemi, motorun azami güçte çalıştığı durumlarda bile optimum soğutma sağlarken, çok yüksek sıcaklıklarda da intercooler’a su püskürtüyor. GT2 RS’deki yenilenen yedi ileri ve çift kavramalı GT şanzıman; gücün, otomobilin çekişinde herhangi bir kesintiye yol açmadan aktarılmasını sağlıyor. Ekstra hafif titanyumdan üretilen, özel geliştirilmiş egzoz sistemi 911 Turbo’da kullanılana kıyasla yedi kilogram daha hafif ve benzeri görülmemiş, etkileyici bir sese sahip. 911 GT2 RS’nin yüksek hızlara ulaşmasını sağlayan, yarış için tasarlanmış arka akstan yönlendirmeli şasisi ve Ultra yüksek performans (UHP) lastikleri. Tüm GT spor otomobillerinde olduğu gibi yeni modelde de optimum sürüş dinamikleri sağlamak üzere ayarlanmış, spor moduna sahip bir Porsche Stability Management (PSM) stabilite kontrol sistemi bulunuyor. Güçlü hava giriş ve çıkışları ve etkileyici arka kanat, aracın aerodinamik performansının hem şekil hem de tasarım olarak en üst seviyede olduğunun altını çiziyor. Büyük ve geniş lastikler (önde 265/35 ZR 20, arkada 325/30 ZR 21) fren esnasında ve virajlarda üst düzey yol tutuşu sağlıyor. 911 GT2 RS’te Porsche seramik kompozit fren sistemi (PCCB) standart özellik olarak bulunuyor. Ön kanatlar, tekerlek yuvalarındaki hava menfezleri, sport design yan aynalarının dış kaplaması, arka yan kısımdaki hava girişleri ve arka kısmın bazı bölümlerinin yanı sıra iç mekândaki pek çok parça, karbon fiber takviyeli plastikten (CFR) üretilmiş. Otomobilin ağırlığını olabildiğince azaltmak için kaput da karbondan üretilirken, standart kaplamalı tavan ise magnezyumdan. Her iki parçada da geniş, yatay bir kıvrım bulunuyor. Performans her zaman daha da artırılabilir, 911 GT2 RS de bu kurala bir istisna değil. Bu sebeple Porsche mühendisleri, otomobilin ağırlığını yaklaşık 30 kilogram azaltan, opsiyonel Weissach paketini geliştirmiş. Pakette karbon fiber takviyeli plastik ve titanyumdan üretilen parçaların sayısı artıyor. 911 GT2 RS’nin yolcu bölmesinin görünümüne kırmızı Alcantara, siyah deri ve standart olarak karbon kaplamalı parçalar hakim. 911 GT2 RS’nin vites pedallı spor direksiyonu, sürücünün hızla vites değiştirmesine imkân sağlıyor. Sürücü ve yolcular, bu yüksek performanslı spor otomobilin sürüş dinamiklerini,...

Devamını Oku
INFINITI Q60 SATIŞA SUNULDU
Haz24

INFINITI Q60 SATIŞA SUNULDU

Infiniti’nin iF Design tasarım ödüllü Q60 modeli, Türkiye’de 97 bin 183 Euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. Q60 Sport Coupe iki farklı motor alternatifi ile üretiliyor. 2.0 litre benzinli motor, 211 HP güç üretirken, 3.0 litre çift turbolu V6 motor 405 HP güce sahip ve akıllı dört tekerlekten çekiş sistemiyle sunuluyor. Drive by wire direksiyon sisteminin geliştirilen ikinci nesli sayesinde çok daha hızlı direksiyon tepkisi ve daha az sarsıntılı sürüş sağlanıyor. Q60 Sports Coupe, kaslı hatlara sahip cesur dış tasarımıyla etkileyici ve güçlü bir dış görünüm ortaya koyuyor. Q60 2.0T 97 bin 183 Euro’dan başlarken, Q60S 3.0T AWD ise 178 bin 238 Euro’dan başlayan fiyatlarla satılıyor. Otomobilin inovatif motor ve güç aktarım teknolojileri, güçlü bir sürüş sağlarken dinamizm vaadini de yerine getiriyor. Yeni ve özel yüksek performanslı 3.0 litre V6 çift turbolu motor, markanın uzun süredir sahip olduğu altı silindirli güç aktarım mirasını devam ettiriyor. 405 HP güç ve 475 Nm tork sunan bu çift turbo beslemeli V6 motor, yedi ileri otomatik şanzıman ve dört tekerlekten çekişle eşsiz bir performans deneyimi sunuyor. Safkan sürüş performansı arayanlar için ise Q60 2.0T’de yer alan sıralı dört silindirli turbo beslemeli 2.0 litre benzinli motor, 211 HP güç ve 350 Nm tork üretiyor. Q60 2.0T modelinde yedi ileri otomatik şanzıman ve arkadan itiş standart olarak sunularak saf sürüş keyfi tutkunları hedefleniyor. Infiniti’nin heyecan verici manevra tepkisi ve üstün sürüş konforu sağlamak için geliştirdiği yeni opsiyonel “dinamik dijital süspansiyon sistemi” dengeyi en üst seviyeye taşıyor. Mevcut ikinci nesil “doğrudan uyarlanabilir direksiyon sistemi”, direksiyon hissini ve geri bildirim seviyesini artırıyor. “Sürüş modu seçici” özelliği ise sürücünün tercihlerine uygun sürüş hassasiyetini belirleme imkânı tanıyor. Sürücü ve yolcuların tüm duygularını harakete geçirmek üzere tasarlanan Q60, modern iç mekânında gelişmiş Infiniti InSuite teknolojisi ile dış dünyayla bağlantıyı sağlıyor. Infiniti sürüş modu seçici, dokunmatik iki kontrol ekranı (7.0 ve 8.0 inç), geri görüş kamerası, bluetooth, iPhone için ekranda erişilebilir akıllı telefon entegrasyonu, ısıtmalı ön koltuklar gibi donanımları ile kullanıcılarına kusursuz bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Sürüş modu seçici, ana konsolda konumlandırılmış menüler yoluyla standart, kar, spor ve kişisel olmak üzere dört farklı ayar seçeneği sunuyor. Infiniti Q60’ın iç tasarımının odağında InSuite adı verilen, gelişmiş teknolojilerin yönetilebildiği iki farklı dokunmatik ekran bulunuyor. 7.0 ve 8.0 inçlik bu ekranlar üzerinden araç ayarları kontrol edilebiliyor. Kokpitin üst bölümünde yer alan 8.0 inçlik ekrandan navigasyon bilgileri takip edilebilirken, 7.0 inçlik alt ekrandan klima ayarları, multimedya, kişiselleştirilmiş menüler veya Google aramalarına ulaşmak mümkün. Kokpitte ayrıca, geleneksel kumanda arabirimleri de tasarlanarak farklı kullanıcı deneyimleri bir arada yaşanabiliyor. Dokunmatik ekranların her iki yanında bulunan butonlardan klima kontrolleri yapılabilirken, alt kısımda Bose imzalı ses sisteminin kısa yol ayarlarına ulaşılabiliyor. Vites topuzunun ardında, merkezi konsol üzerinde ise dairesel kontrol butonundan...

Devamını Oku
500 ADETLİK ÖZEL PORSCHE 911
Haz12

500 ADETLİK ÖZEL PORSCHE 911

Porsche’nin bugüne kadar ürettiği en güçlü Turbo S modeli olan 911 Turbo S Exclusive, 607 HP gücünün yanında, eşsiz tasarımı ile de öne çıkıyor. Dünya genelinde sadece 500 özel Porsche tutkununun sahip olabileceği spor otomobil, Porsche’nin özel modeller için açtığı atölye olan Exclusive Manufaktur tarafından el işçiliği ile rafine edildi. Bu özel otomobile sahip olan Porsche tutkunları, aynı zamanda kendileri için tasarlanan özel 911 Turbo S Exclusive kronometreye ve bavul setine de sahip olacak. Porsche’nin yeni 911 Turbo S Exclusive Serisi, bugüne kadarki en güçlü ve eşsiz 911 Turbo S modeli. Araç, 446 kW (607 HP) güç üretiyor ve tüm dünya çapında sadece 500 adet ile sınırlı. 27 HP güç artışına ek olarak, 911 Turbo S Exclusive serisi modelinin standart 911 Turbo S modelinden farkı eşsiz tasarımı, daha yüksek kaliteli malzemeleri ve lüks detayları… Spor otomobil, Zuffenhausen’daki merkezde yer alan yeni Porsche Exclusive Manufaktur’da detaylı el işçiliğiyle tamamlanmış. Daha önce “Porsche Exclusive” adıyla anılan bu kurum içi atölye, müşterinin isteklerine göre üretimin yanı sıra sınırlı sayıda üretilen versiyonlar üzerinde uzman. Ve Porsche müşterileri ilk defa spor otomobilleri ile aynı tasarımda yapılandırılmış, uyumlu Porsche Design kronometresine sahip olabilecek. Porsche 911 Tubo S Exclusive’in 3.8 litrelik altı silindirli ve çift turboşarjlı boxer motoru, özel güç kitiyle 2250 ila 4000 d/dk arasında 750 Nm tork üretiyor ve otomobil 0’dan 100 km/s hıza sadece 2.9 saniyede ulaşabiliyor. 200 km/s hızı da 9.6 saniyede aşabiliyor. 911 Turbo S Exclusive’in maksimum hızı saatte 330 kilometre. 9.1 lt/100 km yakıt tüketimi, standart model ile aynı. CO2 emisyonu karşılığı ise 212 g/km. 911 Turbo S Exclusive, siyah renkte ve standart olarak göbekten kilitleme mekanizmalı 20 inç jantlara sahip. Tasarım çizgileri, yeni bir lazer teknolojisi kullanılarak metalik altın sarısı ile dikkatle işlenmiş. İlk defa, PCCB seramik fren sisteminin kaliperleri, fabrikadan siyah boyalı ve metalik altın sarısı renkte Porsche logosu ile sunuluyor. Porsche Active Suspension Management (PASM) ve Sport Chrono paketi ile aktif spor şasi sistemi, standart donanım kapsamında yer alıyor. Arka aks yönlendirme sistemi ve yana yatma önleme sistemi Porsche Dynamic Chassis Control (PDCC), direksiyon hakimiyetini ve stabiliteyi artırıyor. 911 Turbo S Exclusive Serisi’ni farklı kılan özellikler arasında, ayrıcalıklı metalik altın sarısı rengi ve kaput, tavan ve yan etekler gibi karbondan yapılmış çeşitli bileşenler. Tavan ve kaput hatlarını çevreleyen iki karbon dokuma şerit, otomobilin sportif görünüşünü vurguluyor. Arkadan görünüşün karakterini, Turbo aerokit arka kanat, yeni arka apron, karbondan yapılmış hava girişi ve siyah renkli paslanmaz çelik iki çift egzoz ucunu içeren egzoz sistemi belirliyor. Kanatlar, dekoratif Porsche Exclusive Manufaktur plakalarını taşıyor. Metalik altın sarısının yanı sıra, dikkatle seçilmiş diğer gövde renkleri de sunuluyor. Yolcu bölmesi hem zarif, hem de eşsiz. 18 yönde ayarlanabilir spor koltuklar, iki kat perfore...

Devamını Oku
EN GÜÇLÜ ATMOSFERİK PORSCHE 911: GT3
Mar10

EN GÜÇLÜ ATMOSFERİK PORSCHE 911: GT3

Porsche, 911 ailesinin en güçlü atmosferik üyesi olan (911 R ile birlikte) yeni GT3’ü Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıttı. Her zamanki gibi sıradışı bir otomobil olan 911 GT3 ile gündelik kullanım ile yarış pistlerindeki bağ daha da güçlenmiş. Porsche’nin yarış otomobillerini ürettiği bantta üretilen 500 HP gücündeki yeni 911 GT3, manuel şanzımanla 0’dan 100 km/s hıza sadece 3.9 saniyede ulaşıyor. Yeni Porsche 911 GT3, motorsporlarına özgü performansı, hafif gövdesiyle sağlıyor. Bu en yeni versiyonun kalbinde, 4.0 lt’lik boxer motor bulunuyor. 500 HP gücündeki bu inanılmaz motor, 911 GT3 Cup safkan yarış otomobilinde bulunan versiyonla hemen hemen aynı. Arkadan itişli yürüyen aksamı da sürüş keyfini maksimuma çıkarıyor. 2.86 kg/HP’lik güç/ağırlık oranı sayesinde yeni 911 GT3 gerçek karakterini yarış pistlerinde ortaya çıkarıyor. Yedi ileri çift kavramalı PDK şanzımanın standart olduğu GT3, deposu tam doluyken 1430 kilogram ağırlığa sahip ve 0’dan 100 km/s hıza 3.4 saniyede çıkabiliyor. Maksimum hız ise 318 km/s. Porsche, katıksız bir sürüş deneyimini tercih edenler için yeni 911 GT3’ün manuel, altı ileri bir alternatifini de sunuyor. Manuel şanzımanlı versiyonun maksimum hızı 320 km/s. 911 Carrera S’ten 25 mm daha düşük olan yükseklik, aracı daha çevik ve yolda daha istikrârlı kılıyor. İç mekân da 911 GT3 sürüş deneyimine uygun olarak tasarlanmış. 360 milimetrelik GT spor direksiyon, 918 Spyder’da kullanılan ile aynı. Geliştirilmiş yan yastıklar ve mekanik ileri/geri konum ayar özelliğine sahip Porsche sports seats plus koltukları sayesinde hem sürücü hem de yolcu otomobilin sürüş dinamiklerini tümüyle tecrübe etme fırsatı buluyor. Koltukların yükseklik ve sırtlıkları ise dijital olarak ayarlanıyor. 911 GT3 geleneksel olarak iki koltuklu olduğundan, arka koltuk boşlukları kapatılmış durumda. Porsche, 911 GT3 için üç farklı koltuk seçeneği sunuyor: Elektrikli kumanda ile 18 yönde ayarlanabilen sports seats plus, yatırılabilir sırtlıklı, entegre göğüs hava yastığına sahip ve manuel ileri/geri konum ayarlı yarış koltuğu ve karbon dokuma kaplamalı, karbon fiberle güçlendirilmiş plastikten üretilen yarış koltuğu… Gerçek zamanlı trafik bilgileri sunan çevrimiçi bir navigasyon modülü olan Porsche Communication Management (PCM) sistemine ek olarak, otomobilde connect plus modülü ve track precision uygulaması da standart özellik olarak geliyor. Track precision uygulaması, 911 GT3 sürücülerinin sürüş bilgilerini akıllı telefonları üzerinden görüntüleme, kaydetme ve incelemelerine izin veriyor. PORSCHE 911 GT3 PORSCHE 911 GT3 PORSCHE 911 GT3 PORSCHE 911 GT3 PORSCHE 911...

Devamını Oku
MERCEDES-AMG’DEN SIRADIŞI KONSEPT
Mar08

MERCEDES-AMG’DEN SIRADIŞI KONSEPT

Bu yıl 50’nci yıldönümünü kutlayan Mercedes-AMG, geçmişteki ve günümüzdeki başarısını kutlamanın yanı sıra geleceğe yönelik planlar da yapıyor. Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilenen ve 50’nci yıla özel tasarlanan Mercedes-AMG GT Concept, spor otomobil ve performans markası AMG’nin tasarlamakta olduğu geleceğin alternatif sürüş ve yapılandırmalarına işaret ediyor. Her şeyin ötesinde, bu dört kapılı coupe, AMG GT ailesinin büyümekte olduğunu müjdeliyor. SLS AMG ve AMG GT’den sonraki üçüncü model, şirketin Affalterbach’taki fabrikasında tamamen AMG bünyesinde geliştirilmiş. Otomobilin ön ve arka kısım temel tasarım elemanları AMG GT ailesine olan akrabalığına işaret ediyor. Konseptin ayna kamerasında bulunan “EQ Power+” ifadesi AMG’nin hibritleştirilmesi ile gelen artırılmış performansını simgeliyor. AMG GT’nin başarı hikâyesini devam ettirmesi beklenen Affalterbach’ta üretilecek dört kapılı spor otomobil, geniş bagaj hacmi ve değişken iç mekânı sayesinde günlük kullanıma da oldukça uygun. Bu yeni konsept coupe, yüksek işlevselliği ve AMG GT spor otomobillerin sportifliğini mükemmel şekilde harmanlıyor. Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilenen Mercedes-AMG GT Concept otomobil, yeni üretilecek modellerin dış tasarımı hakkında da ipucu veriyor. MERCEDES-AMG GT MERCEDES-AMG GT MERCEDES-AMG GT MERCEDES-AMG GT MERCEDES-AMG...

Devamını Oku
VE ALPINE A110 İLE GERİ DÖNDÜ
Mar08

VE ALPINE A110 İLE GERİ DÖNDÜ

Alpine, Cenevre Otomobil Fuarı’nda modern zamanlardaki ilk seri üretim otomobili olan A110’un ilk gösterimini gerçekleştirdi. Alpine’in hafiflik, çeviklik ve performans şeklinde özetlenebilecek zamansız ilkelerini bir araya getiren iki koltuklu bu spor coupe, A110 ‘Berlinette’ modelinin ruhunu taşıyor. A110, Dieppe’deki Alpine fabrikasında üretiliyor ve Avrupa’da 2017’nin sonlarında pazara sunulacak. İngiltere ve Japonya’da ise 2018’den itibaren satışa çıkacak. A110, sadece 1080 kg’lık boş ağırlığı (opsiyonlar hariç) ile kelimenin tam anlamıyla ultra-hafif. Otomobilin kompakt boyutları (4178 mm uzunluk, 1798 mm genişlik ve 1252 mm yükseklik), optimal ağırlık dağılımı (yüzde 44 ön/56 arka) ve düşük ağırlık merkezi sayesinde üst düzeyde ataklık elde edilmiş. Özellikle de Alpine’in nam saldığı 60 ve 70’lerde dağ yollarını tırmanırken gösterdiği ataklık işte bu sayede sağlanmış durumda. Alpine’in kütlesi de aracın merkezi etrafında toplanmış. Örneğin, yakıt deposu ön aksın arkasında ve motor da arka aksın önünde konumlandırılmış. Böylelikle sürücü kendisini otomobille adeta tek vücut gibi hissedebiliyor. A110, dört silindirli, 1.8 litrelik ve turbo şarjlı yeni bir motorla donatılmış. Alpine ve Renault Sport mühendisleri bu motoru Alpine’e özel hale getirirken; özel hava girişi, farklı bir turbo, egzoz sistemi ve elektronik kontrol ünitesi kullanılmış. Motorun maksimum gücü 252 HP ve tork değeri de 320 Nm. Tüm bu değerler sadece 1080 kg’lık boş ağırlıkla bir araya geldiğinde A110’un 4.3 kg/HP’lik kusursuz güç/ağırlık oranı (233 HP/ton) ortaya çıkıyor. Böylelikle de 0-100 km/saat hızlanması sadece 4.5 saniye sürüyor. Motor, yedi ileri ve çift kavramalı Getrag DCT şanzımanla eşleştirilmiş ve dişli oranları da Alpine’in her zaman optimum performans göstermesi bakımından özel olarak ayarlanmış. A110’da normal, spor ve pist olmak üzere üç farklı sürüş modu bulunuyor. Bu modlarda motor ve şanzıman ayarları, direksiyon, ESC, egzoz sesi ve sürücü göstergeleri ilgili sürüş koşuluna (ve tabii ki sürücünün ruh haline) uygun biçimde adapte ediliyor. Araçta rüzgâr tünelinde denenip test edilen yarış otomobillerine benzer biçimde bir düz zemin kullanılmış. Kusursuz hatlar ve eşsiz performans arayışındaki Alpine mühendisleri A110’un aerodinamik özelliklerini en üst düzeye çıkarmak için yarış otomobilleri dünyasına odaklanmışlar. A110’un 250 km/s’de sınırlandırılmış maksimum hıza erişmesi ve arka spoylere ihtiyaç duyulmaksızın pürüzsüz ‘Alpine’ profilini muhafaza etmesi bu sayede mümkün olmuş. Ön tamponda yer alan hava girişleri ön tekerlek yuvalarının önünde adeta bir perde oluşturuyor ve böylece ön tekerleklerin etrafındaki hava akışı iyileştirilmiş ve direnç azaltılmış oluyor. A110, hem modern bir tasarıma sahip hem de bir “Alpine” olarak hemen göze çarpıyor. Modern tasarım dilini, malzemelerini ve teknolojilerini A110 Berlinette’i efsane haline dönüştüren ebat, biçim ve profil özellikleriyle harmanlıyor. Aracın ön kısmındaki birbirinden bağımsız dört adet full LED gündüz sürüş ışıkları ve kaputun merkezi ‘omurgası’ açık bir şekilde Alpine DNA’sını gözler önüne seriyor. A110’un iç mekânında ise minimalist, hafif bir tasarımla birlikte konforlu bir sürüş pozisyonu hemen göze çarpıyor. Pürüzsüz doğal...

Devamını Oku