PRESTİJİN SİMGESİ: BMW 5-SERİSİ

BMW markasına karşı zaafım olduğunu beni biraz tanıyanlar bilir. Bu yüzden 5-Serisi’nin de kalbimdeki yeri ayrıdır. Hepimizin bildiği gibi 5-Serisi uzun yıllardır üretimde olan, yıllar geçtikçe daha da gelişerek bizlere sunulan bir model. 1972 yılında E12 kasa koduyla adlandırılan model (5 burada beşinci yeni platform anlamına geliyor) sadece sedan kasa ile üretildi. Eski model araçların o saf durumu bu araç için de geçerli. Sadece manuel şanzımanlı ve sedan… M modeli bile yok.

BMW 5-SERİSİ E12

BMW 5-SERİSİ E12

O zaman için M5 yerine geçen M535i modeli ise ayrı bir konu. 1972-1981 yılları arası üretildikten sonra yerini E28’e bırakan model bir çok yenilikle geldi. Ama bunların içinde en önemlisi, hatta benzin kafaların aklında dünyanın en hızlı sedanı olarak hatırı sayılır yeri vardır. E28 M5 zamanının en hızlı sedan otomobili olması yanında ”saf sürüşe” sahip bir modeldi. Arkadan çekişli olan araç 286 HP üreten altı silindirli motora sahipti.
E34 ise çoğu yaşıtımın gerçek manada 5-Serisiyle tanıştığı modeldir. Bu otomobil, ülkemizde en çok 520i modeliyle biliniyor. 1988-1996 yılları arasında Touring yani station modeli de üretildi. M5 ise elde üretilen son seri olma özelliğini taşıyor. Yine muhteşem altı silindirli motorla donatılan bu seri de ülkemiz için özel olarak üretilmiş dört silindirli motorla 518i olarak satıldı. Yıllar geçti ve sekiz yıl sonunda (1988-1996) yılları arasında üretilen E34 yerini yepyeni bir modele bıraktı. Çok daha teknolojik donanıma sahip, fakat kimilerinin başta çok hantal bulduğu E39 serisi yollara çıktı. Bu seri kimilerine göre (bende dahil) şişirilmiş bir E34 modeline benziyordu. Fakat bir çok altyapı ve elektronik aksamı 7-Serisi’nden alınan model zamanının en güvenilir ve en iyi 100 otomobilden biri olarak tarih sayfalarındaki yerini aldı. 2001 model 530i o tarihteki en sorunsuz model olma unvanına sahipti.

BMW 5-SERİSİ E28

BMW 5-SERİSİ E28

Yine uzun sayılabilecek sekiz yılın ardından 2003 yılında yerini E60-E61 (station) modeline bıraktı. Gelmiş geçmiş en popüler 5-Serisi olan E60’ın başarısında aslında biraz da teknolojik nimetlerin, refah seviyesinin artmasının ve en önemlisi geçmişten gelen tecrübelerin yeni modele başarıyla aktarılmasının payı büyük.
iDrive E60 serisinde kullanılmaya başlandı. Turbo ilk defa (5-Serisi için) bu modelde kullanılmaya başlandı. Motor hacminin küçülmesi bazı BMW’cileri korkutsa da sanılanın aksine ”saf sürüş” keyfi bu modelde de devam etti. Kullanıcılar artık daha kemik bir yapıya büründüler.
BMW 5-Serisi’nin yeni sahipleri eski 5-Serisi kullanıcıları oluyordu. Bu da sadık müşteri demekti. M5 (aslında tamamen ayrı bir konu olarak işlenebilir) artık V10 motorla gürlüyordu.
2010 yılına gelindiğinde yanılmıyorsam gelmiş geçmiş en radikal değişikliğe gidildi. 2010 yılından bu yana üretilen son seride artık ”E” kasa kodu bile değişti. Artık F10 olarak adlandırılan yeni modele yine bir station (F11) ve bir de Fastback (F07) eklendi. F07 GT olarak bilinen dört kapılı bir model…
Yeni seride artık çift turbolu motorlar kullanılmaya başlandı ve konsol eski modellerde olduğu gibi sürücüye odaklı olarak değiştirildi. Bu modelin bence tek sıkıntısı yeni 3-Serisi ile hatırı sayılır bir benzerlik göstermesi. Bu tamamen şahsi bir kanaat olabilir ama eskiden rahatlıkla ayırt edebildiğim BMW modellerini artık pek ayıramaz oldum. Bunda her yerde satılan beyaz rengin de etkisi büyük herhalde.

Yazar: automagg

Bu yazıyı paylaş

Yorum gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir