VE İTALYANLAR OTOMOBİLİ YARATTI: ALFA GIULIA

2015’te kuruluşunun 105’inci yıl dönümünü kutlayan İtalyan otomobil üreticisi Alfa Romeo, orta sınıfta yer alan yeni temsilcisi Giulia’yı tanıttı. Markanın ilk resmi kuruluş günü olan 24 Haziran tarihinde ilk gösterimi gerçekleştirilen Alfa Romeo Giulia; yırtıcı tasarımı, yenilenen logosu, arkadan-dört tekerlekten çekişli altyapısı, kusursuz ağırlık dağılımı, aralarında Ferrari teknolojisi taşıyan performanslı motor seçeneğinin de yer aldığı güç üniteleriyle dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

ALFA ROMEO GIULIA

ALFA ROMEO GIULIA

Alfa Romeo Giulia, 100 yılı aşkın tarihe sahip İtalyan markasının saygın geçmişini yansıtan Alfa Romeo logosunun yeni versiyonunun kullanıldığı ilk model unvanını da taşımasıyla dikkat çekiyor. 2016 yılının Ocak ayında üretimi başlayacak olan Alfa Romeo Giulia, markayı tanımlayan ve duyguların mekaniği mottosunu kazandıran kendine özgü İtalyan tasarımı, yenilikçi motorları, mükemmel 50/50 ağırlık dağılımı, eşsiz teknik çözümleri ve en iyi güç-ağırlık oranı özellikleriyle ön plana çıkıyor. Yeni Alfa Romeo Giulia, birkaç sade dokunuşla kimliğini ortaya koyabilen güçlü ve heykelsi bir genel yapıya sahip. Aracın profilinden doğarak otomotiv tarihinin en ünlü ve tanınmış tasarım öğelerinden biri olan yonca biçimli efsanevi burun kısmına doğru uzayan keskin bir çizgiye sahip Giulia’nın, saldırmaya hazır büyük bir kediyi andıracak görünümü dikkat çekiyor. 50/50 ağırlık dengesi ve arkadan çekiş sistemi Alfa Romeo’nun en önemli özelliklerini oluştururken, ağırlığı kusursuz bir şekilde dengelemek için, motor ve mekanik parçalar iki aks arasında sıralanmış bulunuyor. Bu sebeple Alfa Romeo Giulia, çok kısa çıkıntılara, uzun bir motor kaputuna ve ön çamurluklara ve gücün yol üstüne salınan noktasını görsel olarak işaret eden gösterişli arka çamurluklara sahip. Tüm bunlar bu kategorideki en uzun aks aralığın kazandırmakla birlikte en kompakt gövdelerden birine sığdırılmış durumda. Giulia tanıtımında ön plana çıkan, en güçlü performansa sahip model versiyonu olan dört tekerlekten çekişli Giulia Quadrifoglio, aynı zamanda lüks orta sınıftaki rekabete Alfa Romeo markasının güçlü bir yanıtı olacak. Mühendislerin Ferrari altyapısıyla düzenlediği altı silindirli turbo benzinli motora sahip Alfa Romeo Giulia Quadrifoglio, 510 HP’lik eşsiz bir güce sahip. 0-100 km/s hızlanmasını sadece 3.9 sn’de tamamlayan Quadrifoglio’nun heyecan verici güç ve tork üreten motoru, elektronik olarak kontrol edilen silindir kapatma sistemine sahip olmasıyla aynı zamanda şaşırtıcı bir yakıt tasarrufu sunabiliyor. Yeni modelin tüm yeni nesil benzinli ve dizel motorları, bu altı silindirli motor gibi aracın özellikle ön aks ağırlığını düşürmek için tamamıyla alüminyumdan yapılmış olup Alfa Romeo’ya özgü motor sesine sahip.

ALFA ROMEO GIULIA

ALFA ROMEO GIULIA

Kusursuz bir güç-ağırlık oranı sağlamak için Alfa Romeo Giulia’da ultra hafif materyallerin çokça kullanımına özen gösterilmiş. Örneğin; tahrik mili, kaporta ve tavan için karbon fiber; kapılar ve çamurluklar gibi farklı birçok gövde elemanlarına ek olarak motor, fren ve süspansiyon (ön kapaklar, ön ve arka çerçeveler dâhil) için alüminyum kullanılmış. Dahası, arka çapraz elemanlar alüminyum bileşimi ve plastikten yapılmış. Toplam ağırlığı azaltmak için, fren sistemi alüminyum parçalar ve karbon seramik plakalar kullanılarak ayarlanmış. Ayrıca koltuklar karbon fiber bir yapısal çerçeveye sahip. Tüm bu ağırlık optimizasyonlarına ek olarak, araç zaman içinde kalite, akustik konfor ve aşırı zorlu koşullarda bile yeterli kavrayış sunma bakımından en iyi burulma direncine sahip. Giulia’nın bir özelliği de iki aks üzerinde kusursuz 50/50 dağılımı sağlamak için ağırlık ve materyallerin akıllı yönetimidir. Bu yönetim, Alfa Romeo’ya özgü sürüş memnuniyetini artırmak için temel bir esastır ve bu sonuca daha ağır elemanların mümkün olan en merkezi konuma yerleştirilmesiyle ulaşılmıştır. İdeal sürüş için süspansiyonlar da ağırlık dağılımı kadar önemlidir. Alfa Romeo Giulia’da yeni çift salıncaklı süspansiyon ve geliştirilmiş direksiyon sistemi ile hızlı ve hassas direksiyon hâkimiyeti sağlanmış. Aracın üstün yol tutuş performansı virajlarda lastiklerin yere tam tutunması ve yanal kuvvetlere karşı direnci ile artırılmış. Ayrıca üstün direksiyon tepki oranı ile her durumda ve her hızda direksiyon tepkileri doğal ve içgüdüsel olarak sürücüye yansıtılmış. Alfa Romeo’ya özgü bu özellik, sabit tekerlek izini köşelerde tutar ve yüksek hızlanmayı mümkün kılar. Tasarım, şasi ve süspansiyon yapısı ile materyallerinin seçimi Alfa Romeo’nun mühendislik kültürünün ileri ifadesi olarak her zaman mükemmeli yansıtır. Arka diferansiyelin, torkun her tekerleğe ayrı bir şekilde iletilmesini kontrol etmesini sağlayan çift kavramalı Tork Vektörleme gibi yeni otomobilde yer alan özel teknik çözümlerle kanıtlanmaktadır. Bu şekilde, yola uygulanan güç aktarımı düşük yol tutuşlu alanlarda geliştirilmiştir. Böylece, stabilite kontrol sistemine karşı sürmek zorunda kalınmadan güvenli ve eğlenceli bir sürüşü mümkün hale getirmektedir. Önemli tüm ağırlık optimizasyonlarına ek olarak ani fren tepkisi ve buna bağlı rekor kıran durma mesafesi için stabilite kontrolünü ve geleneksel servo freni bir araya getiren yenilikçi, elektromekanik bir sistem olan Entegre Fren Sistemi de Alfa Romeo Giulia’da kullanılmaktadır. Alfa Romeo Giulia, sürücünün seçimine bağlı olarak aracın dinamik davranışını değiştiren yenilenmiş Alfa DNA’sına sahiptir. Alfa DNA’sı, Dinamik (Dynamic), Doğal (Natural), İleri Düzeyde Verimli (Advanced Efficient) (enerji verimliliği modu ilk defa bir Alfa Romeo’da kullanılmıştır) ve elbette yüksek performanslı Quadrifoglio versiyonunda yer alan yarış modlarına sahip olmasıyla dikkat çekmektedir. Giulia’nın yolcu bölmesi özel, etkili Alfa Romeo tasarım unsurlarıyla kalite, güvenlik, donanım ve konfor bakımından en iyi deneyimi sunmaya hazırlanmaktadır. Sürücü odaklı iç mekânda Alfa DNA kontrol grubu ve bilgi-eğlence sistemini ayarlamak için gerekli insan-makine ara yüzü iki basit, kullanıcı dostu düğmeden oluşmaktadır. Tüm ana kontroller ise bilinçli bir şekilde Formula 1 araçlarında olduğu gibi direksiyon üzerinde birleştirilmiş ve kullanıcısına kabin içini daha keyifli bir hale getirmek için tasarlanmıştır.

Yazar: automagg

Bu yazıyı paylaş

Yorum gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir