VOLVO NEDEN KAN KAYBEDİYOR?

Geçenlerde trafik sıkışıklığında aklıma bir şey geldi. Neden yollarda eskisi kadar çok Volvo görmüyorum? Aslına bakılırsa İsveçli marka geçen yıl tarihi rekor kırarak 6000’li satış rakamlarına ulaşmıştı. Yani bu anlamda kendimle çelişiyor olmam lazım çünkü yollarda en çok Volvo görmem gereken zamandayız. Galiba bunun asıl nedeni Volvo’lar nispeten fazlalaştı ama BMW, Mercedes ve Audi o kadar çok satılıyor ki, Volvo modelleri dikkat çekmemeye başladı. Başlıkta Volvo neden kan kaybediyor dedim, bunu açıklamadan önce 2016 Ocak-Temmuz arasında premium markalar neler yapmış, bir bakalım. Öncelikle Audi 10 bin 932 adet satılmış. BMW, her zaman olduğu gibi daha ileride ve 14 bin 620 adede ulaşmış. Mercedes ise 16 bin 094 adetle ilk sırada. Kısaca sadece binek otomobile baktığımızda Mercedes lider.

VOLVO V40

VOLVO V40

Mercedes-Benz, hafif ticari araçlar da dahil edildiğinde 20 bin 296 adede ulaşıyor ama konumuz bu değil. Peki, Volvo? İsveçli marka, maalesef 2134 adetle oldukça geride. BMW ve Mercedes’in; Citroen, Honda, Kia, Nissan, Peugeot, Seat ve Skoda gibi markalardan daha çok satılıyor oluşu ise ayrı bir yazı konusu. Yine Volvo’ya gelelim, ne oldu da geçen yıl tarihinin en çok otomobilini satan Volvo, bu yıl bu kadar geriledi? Öncelikle rakamlara bakmak gerekli: 2015 Ocak-Temmuz arasında 4003 otomobili müşteriyle buluşturan Volvo, 2016’nın aynı döneminde neredeyse yarı yarıya bir düşüşe geçmiş ve 2134 adet de kalmış. Bunda en büyük etkenlerden biri artık 1.6 lt’nin altında dizel-otomatik model sunmuyor oluşu. Oysa bir dönem en iyi üçlü adı altında 1.6 lt-dizel ve otomatik modelleriyle pazardan pay kapmayı başarıyordu. Bir diğer etken de modellerin artık eskimiş olması. En küçük model V40, ilk kez 2012 Cenevre otomobil Fuarı’nda tanıtılmıştı. Şık bir tasarıma sahip olsa da artık özellikle kabin içinde yaşlılık izlerini gizleyemiyor. 96 bin 567 TL’den başlayan fiyatı aslında rakiplerinden uygun ama donanım paketine bağlı olarak fiyat yükseliyor. Advance paketi 106 bin 590 TL’yken, R-Design ise 111 bin 238 TL. 99 bin 502 TL’den başlayan, sınıfının tek arkadan itişli modeli BMW 118i varken neden Volvo V40 almalıyım sorusunun cevabı çok açık. V40’ın 2.0 lt dizel motoru da var ama fiyatı 145 bin TL’lere yükseldiği için rekabetçi olmaktan uzak. Gelelim orta sınıfa, S60 da artık yaşlı bir otomobil. Bir dönem sportif tasarımıyla çok ilgi çekmişti ama artık altı yaşında. Bu arada bir makyajdan geçti ama rakipleri çok güçlü. S60 da artık 1.6 lt dizel motor ve otomatik şanzıman opsiyonuna sahip değil. V40’la aynı motor seçenekleri bulunan S60; dört tekerlekten çekişli, 306 HP’lik bir versiyona daha sahip. Fiyatlara bakıldığında, S60 T3 Premium’un 122 bin 550 TL olduğu görülüyor. Mercedes C 180 ise 156 HP’lik benzinli motoruyla 138 bin TL. Aradaki 16 bin TL farkın beş yaş daha yeni bir otomobil için verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu arada BMW 318i’nin 128 bin TL civarında olduğunu da hatırlatmak gerekli. Bir dönem Volvo’nun en çok satan modellerinden biri XC60’tı ama o da artık çok yaşlı ve sekiz yaşına bastı. Makyajla eski bir otomobili güncelleyebilirsiniz ama tamamen yeni olan bir rakibin yanında pek de şansı olmaz. XC60 da aynı durumda. Üstelik artık sadece 2.0 ve 2.4 lt’lik dizel motorlarla satılıyor. Ayrıca 2.0 lt’lik bir benzinlisi de var. En uygun fiyatlı XC60, 212 bin 160 TL. Aslında bu oldukça rekabetçi bir fiyat çünkü Audi Q5, Mercedes GLC ve BMW X3’ün 2.0 lt ve üstü dizel motorlarına bakıldığında fiyatlarının 250 bin TL’yi geçtiği görülüyor. Yani çok yaşlı olduğuna takılmadığınız müddetçe hâlâ bir Volvo XC60 alabilirsiniz ama o da donanım yükseldikçe bu avantajını yitiriyor. R-Design paketli versiyon 248 bin TL civarında. Bu arada şunu da belirtmek gerekli, rakiplerinin fiyatı biraz daha pahalı ama hepsi de dört tekerlekten çekişli. XC60’ı dört tekerlekten çekişli istediğinizde motor 2.4 lt’ye fiyat da 281 bin TL’ye ulaşıyor. Kısaca daha yeni olan rakipler, teknik anlamda da daha avantajlı. Şimdiye kadar neden Volvo almalıyım sorusunun cevabını bulamadık ve satışlarının neden düştüğünü anlamaya başladık.

VOLVO XC90 R-DESIGN

VOLVO XC90 R-DESIGN

Bakalım iki yeni modeli Volvo’yu kurtaracak mı? XC90, 235 HP’lik D5 AWD versiyonuyla 358 bin 490 TL’den başlayan fiyatlara sahip. Yeniliğinden ve kalitesinden kuşku yok ama BMW X5 xDrive25d, 231 HP’lik 2.0 lt dizel motoruyla 361 bin TL. Kısaca, burada XC90’nın bir şansı var çünkü yeni Audi Q7’nin 2.0 lt dizel motoru yok. GLE’nin de 250 d 4Matic versiyonu 2143 cc’lik motoruyla vergi dezavantajına sahip ve fiyatı 441 bin TL’ye yükseliyor. Gelelim yeni S90’a… Bu otomobil, yaklaşık 10 yıl üretilen ve artık rakiplerinin karşısında hiç şansı kalmayan S80 yerine geldi. Şık bir tasarıma sahip. Türkiye’ye sadece tek bir motor seçeneğiyle geliyor. 235 HP’lik 2.0 lt dizel motor ve sekiz ileri otomatik şanzımana sahip olan S90, dört tekerlekten çekişiyle de avantajlı. Fiyatları ise 291 bin 540 (Momentum) başlıyor ve Inscription paketinde 317.340 TL’ye çıkıyor. Pazarda şansı var mı hemen inceleyelim: Audi A6 2.0 TDI da dört tekerlekten çekişli. Fiyatı ise 296 bin TL. Tabii 190 HP’lik motoru Volvo’nun yanında zayıf kalıyor. Ayrıca o da oldukça eski bir model. Mercedes-Benz E 250 BlueTEC 4Matic, 204 HP güç sunuyor, 2134 cc’lik motoruyla vergi dezavantajına sahip ve fiyatı 317 bin TL’yi geçiyor. BMW cephesindeyse BMW 525d xDrive 281 bin TL’den başlayan fiyatlara sahip. O da S90 gibi dört tekerlekten çekişli ve 218 HP gücünde. Diğer yandan F10 kodlu 5 Serisi, 2011 yılından beri üretildiği için artık biraz eskidi. Kısaca Volvo S90’ın avantajlı olduğu görülüyor ama durum aslında böyle değil. Müşteriler bu sınıfta mutlaka 2.0 lt dizel alayım peşinde değil. 172 bin TL’ye bir BMW 520i, 177 bin TL’ye bir Mercedes E 180 almak mümkün. Çünkü insanlar sınıf atlama peşinde ve motor çok da önemli değil. Kısaca tek bir motor seçeneği baz alındığında Volvo S90 çekici duruyor ama sokakta gördüğümüz üst orta sınıf premium otomobillerin çoğunu 520i ve E 180 oluşturuyor. Sonuç olarak, S90 şansını artırmak istiyorsa 1.6 lt’lik, en azından benzinli bir motora ihtiyacı var. Tabii Türkiye’den bahsediyorum, dünyada böyle hacim takıntıları yok. İncelememiz sonunda ortaya döküldüğü gibi Volvo’nun kan kaybetmesi çok normal. 1.6 lt-dizel-otomatik modellerin yokluğunda Volvo almak için de bir neden kalmadı. Şu anda satın alınası tek model XC90 gibi görünüyor. Onun da hitap ettiği kitle belli. Volvo’nun satış adetlerini yükseltmesi için V40 ve S60 gibi lokomotif modellerini yenilemesi ve uygun motor seçeneklerine ihtiyacı var. Tabii premium markalar için gerekli olan bir şey de fark yaratmak. Volvo’nun rakiplerinden daha iyi yaptığı hiçbir şey yok. Evet, kaliteli, konforlu, güvenli, performanslı ve ekonomik otomobiller üretiyor ama bu yeterli değil. Bir konuda en iyi olması gerekli. Nasıl sürüş keyfi denildiğinde BMW akla geliyorsa Volvo’nun da bir konuda ayrışması lazım. Eskiden farklı olduğu konu güvenlikti ama son dönemde güvenli olmayan marka kalmadı. Yani güvenli olmak, günümüzde ekstra bir özellik değil. Kısaca İsveçli markanın daha başka bir vizyona ihtiyacı var…

VOLVO S90

VOLVO S90

Yazar: automagg

Bu yazıyı paylaş