Hyundai’den geleceğin SUV konsepti
Ara11

Hyundai’den geleceğin SUV konsepti

Hyundai, 2019 yılını tanıttığı yeni modellerle uğurlarken aynı zamanda gelecekteki vizyonunu da gözler önüne seriyor. Markanın son olarak 2019 AutoMobility LA’de tanıttığı Vision T konsepti, özellikle gelecekteki SUV modellerin tasarımı hakkında ipucu verirken Guangzhou Motor Show’da görücüye çıkardığı Lafesta modeli ise sportif sedanlara bakış açısını yansıtıyor. Her iki modelin alternatif yakıtlı olması da markanın doğa dostu çevreci modellere ağırlık verdiğini de kanıtlamış oluyor. Son olarak Frankfurt’ta tanıttığı 45 EV Concept ile elektriğe dikkat çeken Hyundai, bu kez de plug-in hibrit ile öne çıktı. RM19 ise 396 HP gücüyle performans tutkunlarını heyecanlandırıyor. Hyundai’nin Amerika’da düzenlenen 2019 AutoMobility LA’da tanıttığı yenilikçi Vision T Plug-in Hybrid SUV konsepti, gelişmiş Sensuous Sportiness yani duyusal sportiflik global tasarım dilini en iyi şekilde ifade ediyor. Hyundai Design Center’ın HDC-7 kodlu yedinci konsepti olan bu otomobil, gelecekteki SUV modellerin nasıl bir yapıda olacağını da vurgulamış oluyor. Uzun aks aralığına sahip konsept model düz tavan çizgisi ve güçlü ön bölümüyle de sportifliğini perçinlemiş oluyor. Araçta kullanılan parametrik ızgara Hyundai’nin yenilikçi ruhunu temsil simgeliyor. Araç durduğu zaman kapanan ızgara, harekete geçtikten sonra hıza duyarlı olarak açılıp kapanıyor ve sürüşe muazzam bir dinamizm kazandırıyor. Bu yeni özellik, aerodinamiği ve yakıt verimliliğini optimize ederken aynı zamanda güç aktarım sistemine de hava akışı sağlıyor. Lafesta EV ise yepyeni bir elektrikli bir model. Sportif sedanları seven tüketicileri hedefleyen otomobil, Çin’in rekabetçi elektrikli araç pazarını hedef alıyor ve geçtiğimiz günlerde satışa sunuldu. HYUNDAI LAFESTA EV HYUNDAI RM19 HYUNDAI VISION T HYUNDAI VISION T HYUNDAI VISION T HYUNDAI VISION...

Devamını Oku
Geleceğin station’ı: VW Space Vizzion
Ara08

Geleceğin station’ı: VW Space Vizzion

Volkswagen, ID. model ailesinin en son üyesi ID. Space Vizzion’ın dünya prömiyerini Los Angeles Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirdi. ID. Space Vizzion; ID., ID. Crozz, ID. Buzz, ID. Vizzion, ID. Buggy ve ID. Rommzz’dan sonra tasarlanan yedinci konsept model oldu. Diğer tüm ID. modellerinde olduğu gibi tamamen elektrikli olan ID. Space Vizzion’nın tasarımı ve formunda yeni bir yaklaşım dikkat çekiyor. Modelin öne çıkan tasarım unsurlarının başında sportif dizayn öğelerini taşıyan detaylar yer alıyor. Böylece aracın sürtünme kat sayısı 0.24 Cd’ye kadar düşürülmüş. Volkswagen’in MEB (modüler elektrikli araç platformu) üzerine inşa edilen ID. Space Vizzion, 82 kWh’lık pil kapasitesiyle 590 kilometreye kadar sürüş menzili sağlıyor. 4Motion özelliğiyle de tercih edilebilen model, 340 HP’lik motor gücü sayesinde 0’dan 100 km/s hıza 5.4 saniyede ulaşabiliyor. Elektrikli otomobillerin ön kısmında radyatöre veya motor için büyük bir alana ihtiyaç duyulmadığından tasarım açısından daha fazla özgürlük sağlanıyor. Volkswagen tasarımcıları ve mühendisleri de bu özgürlüğü, ID. Space Vizzion’ın aerodinamiğini en iyi düzeye getirmek ve menzilini artırmak amacıyla son derece verimli kullanmış. Ön bölümde yer alan hava girişleri, aracın yol tutuşu ve menziline katkı sağlıyor. ID. Space Vizzion’ın iç tasarımında MEB platformunun sunduğu avantajlardan tam anlamıyla faydalanılmış. Elektrikli motorun kompakt boyutları ve zemine entegre edilen piller sayesinde orta sınıf bir modele göre daha uzun bir aks aralığı mümkün oluyor. Böylece kullanışlı ve geniş bir iç mekân elde ediliyor. ID. Space Vizzion’ı sürdürülebilir bir otomobil haline getiren bir diğer unsur ise iç mekânda kullanılan malzemeler. Modelin iç tasarımında kullanılan geri dönüştürülebilir malzemeler, ID. Space Vizzion’ın çevreci karakterini pekiştiriyor. Tamamen dijitalleştirilmiş kokpitiyle, ID. Space Vizzion sezgisel kontrol açısından yeni bir dönemi açıyor. Araç sürüş bilgilerinin tamamı, İlk kez, arttırılmış gerçekliğe sahip renkli ek bilgilendirme ekranıyla (augmented reality head up display) ön cama yansıtılıyor.Klasik kokpit yerine, yalnızca temel sürüş bilgilerini içeren bir mini ekran direksiyon arkasında bulunuyor. Tüm otomobil ayarları ve bilgi-eğlence sistemi menülerine 15.6 inç’lik bir dokunmatik ekran üzerinden ulaşılabiliyor. VW ID. SPACE VIZZION VW ID. SPACE VIZZION VW ID. SPACE VIZZION VW ID. SPACE VIZZION VW ID. SPACE VIZZION VW ID. SPACE VIZZION VW ID. SPACE VIZZION VW ID. SPACE...

Devamını Oku
Peugeot Boxer 4×4 konsept
Eki19

Peugeot Boxer 4×4 konsept

Peugeot Boxer, sıra dışı tasarımı ve yenilikçi çözümleriyle satışa sunulduğu günden bu yana 720 bin adedin üstünde adedine ulaştı. Bu başarıyı benzersiz bir maceracıya çevirmek isteyen Peugeot tasarımcıları, VDL 2019 Boxer’ı 4×4’e dönüştürdü. Peugeot’nun alışılmışın dışında tasarımıyla heyecan uyandıran eğlence aracı; Wanderlust Green, Mint, Alcantara Greval Grey ve doğal beyaz renklerinin bir arada kullanılmasıyla görsel açıdan son derece özgün bir duruş sergiliyor. Peugeot Rifter 4×4 Concept’in izinden giden araç; Dangel dört tekerlekten çekiş sistemi, özel lastikler ve artırılmış yerden yükseklik ile her türlü arazide yeni keşifler için tasarlanmış. Kullanıma sunulan 10 metrekare alan eksiksiz bir keşif deneyimi için üç kişiyi uzun yolculuklarda rahat ettirmek üzere şekillendirilmiş. Yolun bittiği noktalarda da keşfe devam etmek için Peugeot eM02 FS Powertube elektrikli dağ bisikleti ve Kanada ceviz ağacından üretilen özel bir kano devreye giriyor. Peugeot Boxer 4×4 Concept, 28 Eylül ile 6 Ekim 2019 tarihleri arasında gerçekleşen “Recreational Vehicle Show”da tanıtıldı. PEUGEOT BOXER 4×4 CONCEPT PEUGEOT BOXER 4×4 CONCEPT PEUGEOT BOXER 4×4 CONCEPT PEUGEOT BOXER 4×4 CONCEPT PEUGEOT BOXER 4×4 CONCEPT PEUGEOT BOXER 4×4...

Devamını Oku
W115 Mercedes’in yeniden yorumu
Nis30

W115 Mercedes’in yeniden yorumu

İlk olarak 1968’de tanıtılan Mercedes-Benz W115, özellikle ülkemizde çok iyi bilinir. Tasarımcı David Obendorfer tarafından yeniden yorumlanan otomobil, yaratıcısına göre mütevazı lüksü gözler önüne seriyor. Icon E adı verilen otomobil, tasarımıyla W115’i andırıyor ama günümüz teknolojisine sahip. Özellikle dikey farlar W115’in en önemli mirası konumunda. Tüm mekanik ve elektronik temeli güncel E-Serisi’ne dayanan Icon E; uzunluk, genişlik, yükseklik ve dingil aks aralığı gibi ana boyutlarıyla güncel modelle aynı değerleri sunuyor. İç mekân da benzer şekilde tasarlanmış. Yani hem W115’e benziyor hem de tüm modern ekipmanlara sahip. Obendorfer, tasarıma mümkün olduğunca az dekoratif eleman eklemek istediğini belirtiyor. Direksiyon, metal parçalı klasik Mercedes stiline doğrudan bir gönderme yapıyor. Gösterge tablosu ise sadece hız göstergesini barındıran büyük bir dijital ekrana sahip ve olabildiğince minimalist görünüyor. Icon E konsepti, aynı zamanda Mercedes tarihinin baş tasarımcılarına da bir hediye olarak kabul ediliyor. Bu kişiler, orijinal W115’i tasarlayan Paul Bracq ve 1975-1999 yılları arasında tasarım başkanı olarak görev yapan Bruno Sacco… Obendorfer’ın bu çalışmaları büyük ölçüde kişisel projeler. Daha önce tasarladığı Citroen Relay minibüsü de efsanevi Citroen H tipinden esinlenmişti. Bu aracın gövde kiti satılmaya başladı. Obendorfer’in otomotiv konseptlerinin tümü ikonik otomobillerin günümüz yorumlarını oluşturuyor. Bu otomobiller arasında Renault 4, Fiat 127, Fiat 600 ve BMW CS gibi konseptler bulunuyor. MERCEDES ICON E MERCEDES ICON E MERCEDES ICON E MERCEDES W115 MERCEDES ICON E MERCEDES ICON E MERCEDES ICON E MERCEDES ICON E MERCEDES ICON E MERCEDES ICON E MERCEDES ICON E MERCEDES ICON E MERCEDES ICON...

Devamını Oku
Makyajlı Renault Kadjar Paris’te ortaya çıktı
Eki04

Makyajlı Renault Kadjar Paris’te ortaya çıktı

Renault, premium ve paylaşımlı robot araç modeli konsept EZ-Ultimo le birlikte daha dinamik ve çekici çizgilere sahip makyajlı Kadjar’ın da Paris’te ilk gösterimi gerçekleştirdi. EZ-Ultimo; elektrikli, internet bağlantılı ve otonom bir robot otomobil. Bu konsept model, paylaşımlı mobilite hizmetlerinin giderek önem kazandığı bir dönemde herkese ayrıcalıklı ve benzersiz bir taşıma deneyimi sunan, birinci sınıf bir mobilite çözümü olarak öne çıkıyor. Seyahat veya şehir turunda hizmet vermek üzere tasarlanan lüks konsept EZ-Ultimo, her açıdan Renault’nun DNA’sına sahip olmasının yanı sıra markanın Fransız tasarımı ve kolay yaşam ilkelerini yansıtıyor. Konsept model, en fazla üç yolcunun seyahat edebildiği rahat bir kabine sahip. Renault Grubu tarafından tanıtılan AEX (Augmented Editorial Experience) kapsülü sayesinde benzersiz bir multimedya deneyimi ile şehri seyretmek mümkün oluyor. Yolcu, kabin içinde kendini evinde hissediyor ve evinin camından dışarı bakarmış gibi panoramik cam tavandan gökyüzünü seyredebiliyor. Kabin içinde ahşap, mermer ve deri gibi seçkin malzemeler öne çıkıyor. EZ-Ultimo’nun döşemelerindeki rafine detaylar, aydınlatma ve şeffaflık ise kabin içi sürüş deneyimini unutulmaz hale getiriyor. Dördüncü seviye otonom sürüş becerisine sahip EZ-Ultimo, önündeki araç ile olan mesafesini ayarlayabiliyor, şeritte kalabiliyor ve şerit değiştirebiliyor. Ayrıca kendi başına veya takip merkezine bağlantı imkânı sayesinde, yakınındaki olağanüstü olaylara karşı kendini güvenli bir konuma alabiliyor. Ayrıca EZ-Ultimo, hem şehir içinde hem de şehir dışında seyahat edebiliyor, örneğin havaalanına veya otelden turistik bir bölgeye gidebiliyor. EZ-Ultimo, Renault Grubu’nun 2018 yılında otonom, elektrikli, internet bağlantılı ve paylaşımlı şehir mobilite hizmetlerine yönelik üçüncü konsept modeli olarak öne çıkıyor. EZ-Go ve EZ-Pro’nun ardından Renault EZ-Ultimo, Renault Grubu’nun herkes için sürdürülebilir mobilite vizyonunu tamamlıyor. Yeni Renault Kadjar ise daha çekici tasarımı ve konforu ile Paris’te otomobil tutkunlarının beğenisine sunuldu. Kadjar, geleneksel SUV tasarımına sadık kalırken, dinamik ve çağdaş hatlarıyla daha çekici ve şık görünümü ile dikkat çekiyor. Yeni Kadjar’da konfor, kalite ve ergonomik tasarım ön planda tutulurken, yeniden tasarlanan iç kısım ile daha keyifli bir sürüş deneyimi sunuluyor. C şeklindeki LED farlar Kadjar’ın yüksek teknolojik görünümüne katkı sağlıyor. Yeni tasarım özellikleri arasında; yeni krom geniş ızgara, gövde rengiyle aynı renk tamponlar geliyor. Yeni multimedya dokunmatik ekran daha yüksek parlaklığa ve hassasiyete sahip. 7.0 inç ekran R-Link 2 sistemine sahip. Yenilenen Kadjar’da sunulan yakıt verimliliği ve performansı artıran yeni nesil benzinli ve dizel motorlar sürüş keyfini daha da artırıyor. 1.3 lt TCe benzinli motor yeni Renault Kadjar’da 140 ve 160 HP’lik iki güç seçeneğiyle birlikte sunuluyor. Bu yeni nesil motor, Daimler ile birlikte geliştirilmiş durumda. İki ortağının en üst kalite standartlarıyla sunulan motor, daha önceki Tce motora kıyasla daha geniş bir güç seçeneği, daha fazla tork (özellikle düşük motor hızlarında), daha az CO2 salımına sahip. Blue dCi adı verilen yeni nesil dizel motorların zararlı emisyon miktarlarını azaltan son teknoloji sistemleri de Paris Otomobil...

Devamını Oku
Citroen C5 Aircross’a hibrit versiyon geliyor
Eyl29

Citroen C5 Aircross’a hibrit versiyon geliyor

Citroen, kendi evindeki Paris Otomobil Fuarı’nda yeni C5 Aircross’u Avrupalı tüketicilerle ilk kez buluşturacak. Ayrıca Citroen için bir ilk olan C5 Aircross Hybrid Concept de fuarda tanıtılacak. 2019’da 100’üncü yılını kutlayacak olan Fransız marka, yolculuk sırasında akıllı telefon ve tabletlerle ilgilenenlerin yaşadığı yol tutması problemini ortadan kaldıran Seetroen gözlüklerini, kamp ve outdoor meraklılarına yönelik 4×4 Spacetourer RipCurl ve C3 Aircross RipCurl’ü, moda işbirliklerinden doğan C3 Elle Edition’ı, Jean-Charles de Castelbajac imzalı E-Mehari ve C3 özel serilerini sergileyecek. 2018 yılının ilk yarısında dünya genelindeki satışlarını yüzde dokuz oranında artıran Citroen, Avrupa’da da hem binek hem de ticari araçta son yedi yılın en yüksek satış rakamını elde etti. Bu artışın arkasındaki modeller son iki yılda tanıtılan C3, C3 Aircross, yeni C4 Cactus ve Çin pazarında satışa sunulan C5 Aircross oldu. Markanın fuardaki en önemli yeniliği 2019 yılının ilk çeyreğinde satışa sunulacak olan C5 Aircross SUV modeli olacak. Citroen Advanced Comfort programı kapsamında üretilen C5 Aircross, sağladığı konfor ile fark yaratmayı hedefliyor. Hafif ve ileri teknoloji ürünü EMP2 modüler platformu üzerine geliştirilen C5 Aircross, üstün sürüş konforuna ek olarak ilk kez C4 Cactus ile Avrupa’da sunulan, yol sarsıntılarının araç içine asgari düzeyde yansıtılmasını sağlayan Progressive Hydraulic Cushions (kademeli hidrolik destekli) süspansiyon sistemini de barındırıyor. Fuarın sürprizi ise Citroen C5 Aircross’un plug-in (dışarıdan şarj edilebilir) hibrit versiyonu olacak. Hibrit modunda benzinli motorlara göre yüzde 40 yakıt tasarruf sağlayan bu model, ZEV (sıfır emisyon) modunda 135 km/s’ye ulaşan hızlarda 50 km menzil sunuyor. C5 Aircross, 30 farklı gövde kombinasyonu, beş farklı iç mekân tasarımı, 20 adet yeni nesil sürüş destek ve güvenlik teknolojisi, altı farklı bağlantı teknolojisi, geliştirilmiş güvenlik donanımları, benzinli ve dizel motorlarında yer alan EAT8 otomatik şanzıman opsiyonuyla öne çıkıyor. Ayrı ayrı kaydırılabilen, katlanabilen ve yatırılabilen arka koltuklar sayesinde otomobilin bagaj hacmi 580 ila 720 litre arasında değişebiliyor. Sınıfının standartlarının üzerinde bagaj hacmi sunan otomobil benzeri görülmemiş bir modülerlik sağlıyor. C5 Aircross, ön camın üst kısmında yer alan bir kamera ve ön tamponun içindeki radar sensörü sayesinde otonom sürüşe doğru önemli bir adım da atıyor. Otomobil; aktif güvenlik freni, stop&go özelliğine sahip adaptif hız sabitleyici, şeritte kalma asistanı, park asistanı, zorlu koşullarda sürücülere destek olan yokuş iniş destek sistemi ve Grip Control’ün de bulunduğu 20 farklı sürüş ve konfor destek sistemi ile donatılmış. Fransa’daki Rennes-La Janais tesisinde üretilen C5 Aircross, Avrupa’da 2018 yılı sonunda satışa sunulacak. Modelin 2020 yılının başında sunulması planlanan plug-in hibrit (PHEV) versiyonu da Citroen C5 Aircross Hybrid Concept ismiyle fuarda ilk kez görücüye çıkacak. Fuarda tanıtılacak olan Citroen C5 Aircross Hybrid Concept; ön tamponda, yan airbump’larda ve tavan çıtalarının alt kısmında yer alan beyaz, derin mavi ve elektrik mavisi grafik detayları içeren özel bir kaplamayla ve gövdeye elektrik...

Devamını Oku
Volvo’dan otonom konsept: 360c
Eyl06

Volvo’dan otonom konsept: 360c

Her iş günü evinizden işinize otonom sürüşe sahip, tam işlevli, bağlantılı, konforlu, mobil bir ofis alanı içinde gidiyor olsaydınız nerede yaşamak isterdiniz? Peki eğer bu hizmet, isteğe bağlı bir abonelik sistemi üzerinden sağlanıyor olsaydı? Ya da bir şirket bu hizmeti sağlarken, bir diğeri sağlamıyor olsaydı, çalışmak için siz hangi şirketi seçerdiniz? İşte bunlar, Volvo Cars’ın bugün, seyahatin geleceği vizyonunun -otonom, elektrik, bağlı ve güvenli- bir parçası olarak tanıttığı ve onu yeni pazarlarda büyütecek olan, yeni Volvo 360c Concept ile birlikte gündeme gelen pek çok senaryo ve sorudan sadece birkaçını oluşturuyor. Bu kavram, verimsiz ya da sıkıcı seyahat zamanını faydalı ve keyifli dakikalara ya da saatlere dönüştürerek, insanların yaşam şeklini değiştirme potansiyelini yansıtıyor. Volvo Cars Kurumsal Strateji Kıdemli Başkan Yardımcısı Mårten Levenstam, “360c, insan sürücüyü ortadan kaldırırken, zaman ve tasarımda yeni özgürlükler kullanarak nelerin mümkün olabileceğini araştırıyor. Bu, otonom sürüş teknolojisinin dünyayı bildiğimiz şeklinden başka nasıl değiştireceğine dair bir bakış açısı. Olasılıklar akıl almaz boyutta” dedi. Tamamen otonom ve elektrikli seyahat, şehirlerde yaşayanlar için daha az kirlilik, daha az trafik tıkanıklığı ve buna bağlı sağlık ve yaşam tarzı avantajları gibi bir çok gelişmiş güvenlik ve çevresel fayda sunuyor. Aynı zamanda, yaşayacağınız yeri seçerken daha özgür davranma fırsatı, emlak fiyatları üzerindeki baskının azalması ve daha uygun fiyatlı ev sahibi olma gibi olanaklar sağlıyor. Volvo Cars’ın yeni Volvo 360c Concept ile tanıttığı otonom seyahatin geleceği işte bu vizyona göre şekilleniyor; otonom, elektrikli, bağlantılı ve güvenli bir sürüşe sahip Volvo 360c Concept, geleceğin seyahatine bütünsel bir bakış getiriyor. Bu bakış açısı, Volvo Cars’a milyar dolarlık iç hatlar hava yolları endüstrisi gibi büyüyebileceği yeni pazarlar açabilir. 360c’nin temelinde, insan sürücüsü olmayan tam otonom, tam elektrikli bir otomobil yer alıyor. Direksiyon simidinin ve içten yanmalı bir motorun olmaması, konsepte tasarım özgürlüğü verirken, yolcuların geleneksel olarak ikili ya da üçlü koltuklarda oturması zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor ve tamamen yeni bir tasarım oluşturma imkânı sunuyor. 360c, otonom sürüşe sahip otomobillerin dört potansiyel kullanım şeklini; uyku ortamı, mobil ofis, oturma odası ve eğlence ortamı, birlikte sunarken, insanların seyahat yöntemlerini de yeniden hayal etmelerini sağlıyor. Volvo Cars güvenlik mühendisleri, 360c’yi geliştirirken tam otonom otomobiller ile diğer yol kullanıcıları arasında nasıl güvenli bir iletişim kurulabilir sorusunun cevabını bulmaya karar vermişler. 360c, dış sesler, renkler, görseller, hareketler ve aynı zamanda tüm bunların kombinasyonlarını kullanarak otomobilin niyetini diğer yol kullanıcılarına belli eden bir sistem kullanıyor. Bu, otomobilin ne yapacağının her zaman belli olacağı anlamına geliyor. Buradaki kritik nokta, 360c güvenlik iletişimi teknolojisinin tasarımına göre, otomobil diğer yol kullanıcılarına niyetini belli ederken, onlara hiçbir zaman yön ve talimat vermeyecek. 360c, Volvo Cars’ın işine yeni potansiyel müşteri grupları sağlamanın dışında ayrıca geleceğin seyahati, şehir planlama, alt yapı ve modern toplumun çevre ayak izi gibi...

Devamını Oku
Skoda Vision RS Paris’te tanıtılacak
Ağu30

Skoda Vision RS Paris’te tanıtılacak

Skoda’nın Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtacağı Vision RS konseptinin ilk tasarım eskizleri yayınlandı. Bu sportif kompakt model, Skoda’nın 117 yıllık motorsporları tarihinden faydalanıyor. Yeni konseptin bir diğer amacı da Rapid Spaceback’ten sonra gelecek olan C segmenti yani Golf rakibi modelin görünümü hakkında ipuçları vermesi. Vision RS, Oliver Stefani tarafından yönetilen Skoda tasarım bölümünün gelecek vizyonunu da ortaya koyuyor. Kaba taslaklar bile araçta aerodinamiye büyük önem verildiğini gösteriyor. İnce farlar oldukça dinamik bir görünüme sahip. Arkadaki difüzör ve aerodinamik olarak optimize edilmiş tavan spoyleri sportif görünümü artırıyor. Skoda Vision RS, 4356 milimetre uzunluğunda ve 1810 milimetre genişliğinde. Yükseklik ise 1431 milimetre olarak açıklanıyor ve aks aralığı da 2650 milimetre. Skoda, RS harf kombinasyonunu ilk kez 1974 yılında 180 RS ve 200 RS ralli spor otomobilleri için kullanmıştı. 130 RS’nin başarısının ardından, son dönemde birçok sportif Skoda modelinin üstünde RS logosunu...

Devamını Oku