Makyajlı Renault Kadjar Paris’te ortaya çıktı
Eki04

Makyajlı Renault Kadjar Paris’te ortaya çıktı

Renault, premium ve paylaşımlı robot araç modeli konsept EZ-Ultimo le birlikte daha dinamik ve çekici çizgilere sahip makyajlı Kadjar’ın da Paris’te ilk gösterimi gerçekleştirdi. EZ-Ultimo; elektrikli, internet bağlantılı ve otonom bir robot otomobil. Bu konsept model, paylaşımlı mobilite hizmetlerinin giderek önem kazandığı bir dönemde herkese ayrıcalıklı ve benzersiz bir taşıma deneyimi sunan, birinci sınıf bir mobilite çözümü olarak öne çıkıyor. Seyahat veya şehir turunda hizmet vermek üzere tasarlanan lüks konsept EZ-Ultimo, her açıdan Renault’nun DNA’sına sahip olmasının yanı sıra markanın Fransız tasarımı ve kolay yaşam ilkelerini yansıtıyor. Konsept model, en fazla üç yolcunun seyahat edebildiği rahat bir kabine sahip. Renault Grubu tarafından tanıtılan AEX (Augmented Editorial Experience) kapsülü sayesinde benzersiz bir multimedya deneyimi ile şehri seyretmek mümkün oluyor. Yolcu, kabin içinde kendini evinde hissediyor ve evinin camından dışarı bakarmış gibi panoramik cam tavandan gökyüzünü seyredebiliyor. Kabin içinde ahşap, mermer ve deri gibi seçkin malzemeler öne çıkıyor. EZ-Ultimo’nun döşemelerindeki rafine detaylar, aydınlatma ve şeffaflık ise kabin içi sürüş deneyimini unutulmaz hale getiriyor. Dördüncü seviye otonom sürüş becerisine sahip EZ-Ultimo, önündeki araç ile olan mesafesini ayarlayabiliyor, şeritte kalabiliyor ve şerit değiştirebiliyor. Ayrıca kendi başına veya takip merkezine bağlantı imkânı sayesinde, yakınındaki olağanüstü olaylara karşı kendini güvenli bir konuma alabiliyor. Ayrıca EZ-Ultimo, hem şehir içinde hem de şehir dışında seyahat edebiliyor, örneğin havaalanına veya otelden turistik bir bölgeye gidebiliyor. EZ-Ultimo, Renault Grubu’nun 2018 yılında otonom, elektrikli, internet bağlantılı ve paylaşımlı şehir mobilite hizmetlerine yönelik üçüncü konsept modeli olarak öne çıkıyor. EZ-Go ve EZ-Pro’nun ardından Renault EZ-Ultimo, Renault Grubu’nun herkes için sürdürülebilir mobilite vizyonunu tamamlıyor. Yeni Renault Kadjar ise daha çekici tasarımı ve konforu ile Paris’te otomobil tutkunlarının beğenisine sunuldu. Kadjar, geleneksel SUV tasarımına sadık kalırken, dinamik ve çağdaş hatlarıyla daha çekici ve şık görünümü ile dikkat çekiyor. Yeni Kadjar’da konfor, kalite ve ergonomik tasarım ön planda tutulurken, yeniden tasarlanan iç kısım ile daha keyifli bir sürüş deneyimi sunuluyor. C şeklindeki LED farlar Kadjar’ın yüksek teknolojik görünümüne katkı sağlıyor. Yeni tasarım özellikleri arasında; yeni krom geniş ızgara, gövde rengiyle aynı renk tamponlar geliyor. Yeni multimedya dokunmatik ekran daha yüksek parlaklığa ve hassasiyete sahip. 7.0 inç ekran R-Link 2 sistemine sahip. Yenilenen Kadjar’da sunulan yakıt verimliliği ve performansı artıran yeni nesil benzinli ve dizel motorlar sürüş keyfini daha da artırıyor. 1.3 lt TCe benzinli motor yeni Renault Kadjar’da 140 ve 160 HP’lik iki güç seçeneğiyle birlikte sunuluyor. Bu yeni nesil motor, Daimler ile birlikte geliştirilmiş durumda. İki ortağının en üst kalite standartlarıyla sunulan motor, daha önceki Tce motora kıyasla daha geniş bir güç seçeneği, daha fazla tork (özellikle düşük motor hızlarında), daha az CO2 salımına sahip. Blue dCi adı verilen yeni nesil dizel motorların zararlı emisyon miktarlarını azaltan son teknoloji sistemleri de Paris Otomobil...

Devamını Oku
Citroen C5 Aircross’a hibrit versiyon geliyor
Eyl29

Citroen C5 Aircross’a hibrit versiyon geliyor

Citroen, kendi evindeki Paris Otomobil Fuarı’nda yeni C5 Aircross’u Avrupalı tüketicilerle ilk kez buluşturacak. Ayrıca Citroen için bir ilk olan C5 Aircross Hybrid Concept de fuarda tanıtılacak. 2019’da 100’üncü yılını kutlayacak olan Fransız marka, yolculuk sırasında akıllı telefon ve tabletlerle ilgilenenlerin yaşadığı yol tutması problemini ortadan kaldıran Seetroen gözlüklerini, kamp ve outdoor meraklılarına yönelik 4×4 Spacetourer RipCurl ve C3 Aircross RipCurl’ü, moda işbirliklerinden doğan C3 Elle Edition’ı, Jean-Charles de Castelbajac imzalı E-Mehari ve C3 özel serilerini sergileyecek. 2018 yılının ilk yarısında dünya genelindeki satışlarını yüzde dokuz oranında artıran Citroen, Avrupa’da da hem binek hem de ticari araçta son yedi yılın en yüksek satış rakamını elde etti. Bu artışın arkasındaki modeller son iki yılda tanıtılan C3, C3 Aircross, yeni C4 Cactus ve Çin pazarında satışa sunulan C5 Aircross oldu. Markanın fuardaki en önemli yeniliği 2019 yılının ilk çeyreğinde satışa sunulacak olan C5 Aircross SUV modeli olacak. Citroen Advanced Comfort programı kapsamında üretilen C5 Aircross, sağladığı konfor ile fark yaratmayı hedefliyor. Hafif ve ileri teknoloji ürünü EMP2 modüler platformu üzerine geliştirilen C5 Aircross, üstün sürüş konforuna ek olarak ilk kez C4 Cactus ile Avrupa’da sunulan, yol sarsıntılarının araç içine asgari düzeyde yansıtılmasını sağlayan Progressive Hydraulic Cushions (kademeli hidrolik destekli) süspansiyon sistemini de barındırıyor. Fuarın sürprizi ise Citroen C5 Aircross’un plug-in (dışarıdan şarj edilebilir) hibrit versiyonu olacak. Hibrit modunda benzinli motorlara göre yüzde 40 yakıt tasarruf sağlayan bu model, ZEV (sıfır emisyon) modunda 135 km/s’ye ulaşan hızlarda 50 km menzil sunuyor. C5 Aircross, 30 farklı gövde kombinasyonu, beş farklı iç mekân tasarımı, 20 adet yeni nesil sürüş destek ve güvenlik teknolojisi, altı farklı bağlantı teknolojisi, geliştirilmiş güvenlik donanımları, benzinli ve dizel motorlarında yer alan EAT8 otomatik şanzıman opsiyonuyla öne çıkıyor. Ayrı ayrı kaydırılabilen, katlanabilen ve yatırılabilen arka koltuklar sayesinde otomobilin bagaj hacmi 580 ila 720 litre arasında değişebiliyor. Sınıfının standartlarının üzerinde bagaj hacmi sunan otomobil benzeri görülmemiş bir modülerlik sağlıyor. C5 Aircross, ön camın üst kısmında yer alan bir kamera ve ön tamponun içindeki radar sensörü sayesinde otonom sürüşe doğru önemli bir adım da atıyor. Otomobil; aktif güvenlik freni, stop&go özelliğine sahip adaptif hız sabitleyici, şeritte kalma asistanı, park asistanı, zorlu koşullarda sürücülere destek olan yokuş iniş destek sistemi ve Grip Control’ün de bulunduğu 20 farklı sürüş ve konfor destek sistemi ile donatılmış. Fransa’daki Rennes-La Janais tesisinde üretilen C5 Aircross, Avrupa’da 2018 yılı sonunda satışa sunulacak. Modelin 2020 yılının başında sunulması planlanan plug-in hibrit (PHEV) versiyonu da Citroen C5 Aircross Hybrid Concept ismiyle fuarda ilk kez görücüye çıkacak. Fuarda tanıtılacak olan Citroen C5 Aircross Hybrid Concept; ön tamponda, yan airbump’larda ve tavan çıtalarının alt kısmında yer alan beyaz, derin mavi ve elektrik mavisi grafik detayları içeren özel bir kaplamayla ve gövdeye elektrik...

Devamını Oku
Volvo’dan otonom konsept: 360c
Eyl06

Volvo’dan otonom konsept: 360c

Her iş günü evinizden işinize otonom sürüşe sahip, tam işlevli, bağlantılı, konforlu, mobil bir ofis alanı içinde gidiyor olsaydınız nerede yaşamak isterdiniz? Peki eğer bu hizmet, isteğe bağlı bir abonelik sistemi üzerinden sağlanıyor olsaydı? Ya da bir şirket bu hizmeti sağlarken, bir diğeri sağlamıyor olsaydı, çalışmak için siz hangi şirketi seçerdiniz? İşte bunlar, Volvo Cars’ın bugün, seyahatin geleceği vizyonunun -otonom, elektrik, bağlı ve güvenli- bir parçası olarak tanıttığı ve onu yeni pazarlarda büyütecek olan, yeni Volvo 360c Concept ile birlikte gündeme gelen pek çok senaryo ve sorudan sadece birkaçını oluşturuyor. Bu kavram, verimsiz ya da sıkıcı seyahat zamanını faydalı ve keyifli dakikalara ya da saatlere dönüştürerek, insanların yaşam şeklini değiştirme potansiyelini yansıtıyor. Volvo Cars Kurumsal Strateji Kıdemli Başkan Yardımcısı Mårten Levenstam, “360c, insan sürücüyü ortadan kaldırırken, zaman ve tasarımda yeni özgürlükler kullanarak nelerin mümkün olabileceğini araştırıyor. Bu, otonom sürüş teknolojisinin dünyayı bildiğimiz şeklinden başka nasıl değiştireceğine dair bir bakış açısı. Olasılıklar akıl almaz boyutta” dedi. Tamamen otonom ve elektrikli seyahat, şehirlerde yaşayanlar için daha az kirlilik, daha az trafik tıkanıklığı ve buna bağlı sağlık ve yaşam tarzı avantajları gibi bir çok gelişmiş güvenlik ve çevresel fayda sunuyor. Aynı zamanda, yaşayacağınız yeri seçerken daha özgür davranma fırsatı, emlak fiyatları üzerindeki baskının azalması ve daha uygun fiyatlı ev sahibi olma gibi olanaklar sağlıyor. Volvo Cars’ın yeni Volvo 360c Concept ile tanıttığı otonom seyahatin geleceği işte bu vizyona göre şekilleniyor; otonom, elektrikli, bağlantılı ve güvenli bir sürüşe sahip Volvo 360c Concept, geleceğin seyahatine bütünsel bir bakış getiriyor. Bu bakış açısı, Volvo Cars’a milyar dolarlık iç hatlar hava yolları endüstrisi gibi büyüyebileceği yeni pazarlar açabilir. 360c’nin temelinde, insan sürücüsü olmayan tam otonom, tam elektrikli bir otomobil yer alıyor. Direksiyon simidinin ve içten yanmalı bir motorun olmaması, konsepte tasarım özgürlüğü verirken, yolcuların geleneksel olarak ikili ya da üçlü koltuklarda oturması zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor ve tamamen yeni bir tasarım oluşturma imkânı sunuyor. 360c, otonom sürüşe sahip otomobillerin dört potansiyel kullanım şeklini; uyku ortamı, mobil ofis, oturma odası ve eğlence ortamı, birlikte sunarken, insanların seyahat yöntemlerini de yeniden hayal etmelerini sağlıyor. Volvo Cars güvenlik mühendisleri, 360c’yi geliştirirken tam otonom otomobiller ile diğer yol kullanıcıları arasında nasıl güvenli bir iletişim kurulabilir sorusunun cevabını bulmaya karar vermişler. 360c, dış sesler, renkler, görseller, hareketler ve aynı zamanda tüm bunların kombinasyonlarını kullanarak otomobilin niyetini diğer yol kullanıcılarına belli eden bir sistem kullanıyor. Bu, otomobilin ne yapacağının her zaman belli olacağı anlamına geliyor. Buradaki kritik nokta, 360c güvenlik iletişimi teknolojisinin tasarımına göre, otomobil diğer yol kullanıcılarına niyetini belli ederken, onlara hiçbir zaman yön ve talimat vermeyecek. 360c, Volvo Cars’ın işine yeni potansiyel müşteri grupları sağlamanın dışında ayrıca geleceğin seyahati, şehir planlama, alt yapı ve modern toplumun çevre ayak izi gibi...

Devamını Oku
Skoda Vision RS Paris’te tanıtılacak
Ağu30

Skoda Vision RS Paris’te tanıtılacak

Skoda’nın Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtacağı Vision RS konseptinin ilk tasarım eskizleri yayınlandı. Bu sportif kompakt model, Skoda’nın 117 yıllık motorsporları tarihinden faydalanıyor. Yeni konseptin bir diğer amacı da Rapid Spaceback’ten sonra gelecek olan C segmenti yani Golf rakibi modelin görünümü hakkında ipuçları vermesi. Vision RS, Oliver Stefani tarafından yönetilen Skoda tasarım bölümünün gelecek vizyonunu da ortaya koyuyor. Kaba taslaklar bile araçta aerodinamiye büyük önem verildiğini gösteriyor. İnce farlar oldukça dinamik bir görünüme sahip. Arkadaki difüzör ve aerodinamik olarak optimize edilmiş tavan spoyleri sportif görünümü artırıyor. Skoda Vision RS, 4356 milimetre uzunluğunda ve 1810 milimetre genişliğinde. Yükseklik ise 1431 milimetre olarak açıklanıyor ve aks aralığı da 2650 milimetre. Skoda, RS harf kombinasyonunu ilk kez 1974 yılında 180 RS ve 200 RS ralli spor otomobilleri için kullanmıştı. 130 RS’nin başarısının ardından, son dönemde birçok sportif Skoda modelinin üstünde RS logosunu...

Devamını Oku
Suzuki Baleno’da nisan avantajı
Nis15

Suzuki Baleno’da nisan avantajı

Suzuki’nin dinamik kompakt sınıf temsilcisi Baleno, nisan ayına özel avantajlarla otomobil tutkunlarına sesleniyor. 1.2 litrelik 90 HP gücündeki ekonomik benzinli motoru, sürekli değişken oranlı CVT otomatik şanzıman seçeneği, geniş iç mekânı ve bagaj hacmi ile 8.0 inç boyutundaki dokunmatik multimedya ekranıyla yolculukları keyifli hale getiren Suzuki Baleno, kampanya kapsamında 15 bin TL’ye kadar 12 ay vadeli ve yüzde sıfır faizli kredi imkânıyla satışa sunuluyor. Üstelik dileyenler 40 bin TL’ye kadar 12 aya varan vadeyle yüzde 0.85 faizli kredi seçeneğinden ve Suzuki yetkili satıcılarında sunulan çok özel fırsatlardan da faydalanabiliyor. Suzuki’nin dinamik kompakt sınıf temsilcisi Baleno, nisan ayı için özel olarak devreye alınan kampanyalarla otomobil tutkunlarına sesleniyor. Geniş yaşam alanı, 320 litrelik cömert bagaj hacmi, 100 km’de ortalama 4.6 litre yakıt tüketen tutumlu 1.2 litrelik 90 HP gücündeki DualJet benzinli motoru ve sürekli değişken oranlı CVT otomatik şanzıman seçeneğiyle dikkat çeken Baleno’nun zengin donanım listesi öne çıkıyor. Suzuki Baleno’da LED gündüz farları, 16 inç alaşım jantları, yokuş kalkış desteği, altı hava yastığı, ABS, ESP ve BAS güvenlik sistemlerinin yanı sıra Techno donanımında sunduğu 8.0 inçlik yüksek çözünürlüklü dokunmatik multimedya ekranı, bluetooth bağlantısı, USB ve AUX girişi, navigasyon sistemi ve geri görüş kamerasıyla da yolculukları daha güvenli ve keyifli kılıyor. Nisan ayına özel kampanya kapsamında Suzuki Baleno modelleri, 15 bin TL’ye kadar 12 ay vadeli, yüzde 0 faizli kredi imkânıyla satın alınabilirken, dileyenler 40 bin TL’ye kadar 12 aya varan vadeyle yüzde 0.85 faizli kredi seçeneğinden...

Devamını Oku
Porsche’den elektrikli SUV konsepti
Mar10

Porsche’den elektrikli SUV konsepti

Porsche, Cenevre Otomobil Fuarı’nda Mission E Cross Turismo elektrikli Cross Utility Vehicle (CUV) konseptini tanıttı. Bu çok yönlü otomobil, seyahat eden, spor yapan veya dışarıda vakit geçiren sürücülere hitap ediyor. Aracın esnek iç mekânı her tür spor ekipmanın sığabileceği alan yaratırken, modern yük taşıma sistemleriyle sörf tahtalarını veya bir Porsche elektrikli bisikleti taşımak son derece kolaylaşıyor. Otomobilin güçlü yanları arasında çarpıcı tasarımının yanı sıra dokunmatik ekran ve göz takip sistemine sahip bir etkileşim konsepti yer alıyor. 4.95 metre uzunluğundaki konsept, dört tekerlekten çekiş sistemini besleyen 800 voltluk ve hızlı şarj şebekesine bağlanabilen bir motor altyapısına sahip. Porsche’nin elektrikli konsepti Mission E Cross Turismo, kıvrımlı kemerler arasından uzanan alçak kaputu ile Porsche 911’in DNA’sını taşıdığını ilk bakışta ortaya koyuyor. Otomobilin siluetine damgasını vuran tasarım unsuru, arkaya doğru kavis çizerek uzanan, Porsche tasarımcılarının ‘flyline’ olarak adlandırdıkları sportif tavan çizgisi. Üç boyutlu yan paneller, 1.99 metre genişliğindeki konsept otomobilin sportif crossover karakterinin altını çiziyor. Otomobile bir arazi aracı izlenimi veren dikkat çekici kapı eşikleri ve 275/40 R20 lastikleri karakteristik özellikler arasında yer alıyor. Toplamda 600 HP üzerinde sistem gücü üreten iki sürekli mıknatıslı senkron motor (PSM) sayesinde Mission E Cross Turismo sıfırdan 100 km/h hıza 3.5 saniyenin altında, 200 km/h hıza ise 12 saniye altında çıkıyor. Otomobilin sağladığı sürekli güç, elektrikli otomobiller arasında rakipsiz ve performanstan ödün vermeden art arda birçok kez hızlanmak mümkün. Motor gücünü tekerleklere otomatik olarak dağıtan Porsche tork vectoring teknolojisi sayesinde her yüzeyde istenen anda dört tekerlekten çekiş sağlanıyor. Otomobilin etkileyici çeviklik ve dengesinde dört tekerlekten yönlendirme sistemi büyük rol oynuyor. Otomobilin zeminden yüksekliğini 50 milimetre kadar artıran adaptif havalı süspansiyonun haricinde otomobilde yer alan bir diğer özellik ise sağladığı aktif dengeleme sayesinde otomobilin virajlarda yana yatmasını önleyen ve engebeli yüzeylerde sarsıntıyı azaltan Porsche dinamik şasi kontrolü (PDCC). Lityum iyon batarya, otomobilin 800 voltluk elektrik mimarisi sayesinde yeni Avrupa sürüş çevrimi (NEDC) standartlarına göre 400 kilometrelik bir yolculuk için gereken şarja 15 dakika gibi bir sürede ulaşabiliyor. Konsept otomobilin esnek şarj sistemi, yolda veya evde şarj edilmesini mümkün kılıyor. Otomobil, IONITY ortak girişimi kapsamında ana arterler üzerinde kurulan hızlı şarj altyapısına bağlanmaya hazır durumda. Buna ek olarak, Mission E Cross Turismo’nun bataryası endüktif olarak, bir şarj istasyonu ile veya Porsche ev enerji depolama sistemi kullanılarak şarj edilebiliyor. Ev enerji depolama sistemleri, ev ölçeğinde kurulan güneş enerjisi sistemleriyle de uyumlu. PORSCHE MISSION E CROSS TURISMO PORSCHE MISSION E CROSS TURISMO PORSCHE MISSION E CROSS TURISMO PORSCHE MISSION E CROSS TURISMO PORSCHE MISSION E CROSS TURISMO PORSCHE MISSION E CROSS TURISMO PORSCHE MISSION E CROSS TURISMO PORSCHE MISSION E CROSS TURISMO PORSCHE MISSION E CROSS...

Devamını Oku
Toyota’dan yeni konsept
Kas30

Toyota’dan yeni konsept

Toyota, Los Angeles Otomobil Fuarı’nda birçok yeniliğini ziyaretçilerle buluşturdu. Bu yenilikler arasında özellikle macera tutkunlarını derinden etkileyecek ve bakış açılarını değiştirecek yeni konsepti FT-AC’yi sergilerken, Türkiye’de üretilen C-HR de fuarın özel modellerinden biri oldu. Yeni konsept FT-AC, Toyota’nın gelecekte üreteceği yeni tasarım dili ve maceracı modelleri simgelemesi açısından önemli ipuçları da veriyor. Aktif bir yaşam tarzı olanlar ve outdoor kullanım için geliştirilen FT-AC, aynı zamanda günlük kullanım için de ideal bir otomobil olarak göze çarpıyor. Yolculukların eğlenceli olabileceğini de ilk bakışta hissettiren FT-AC konsepti aynı zamanda dikkat çeken kaslı tasarımı ile Toyota’nın SUV ve pick-up araçlarının tarzını da yansıtıyor. Geniş, büyük siyah ızgaraya sahip konseptin parlak LED farları dikkat çekerken, sis lambaları ise kötü hava şartlarında en iyi aydınlatmayı sağlıyor. Bu sis lambaları, istendiğinde çıkarılarak el feneri olarak kullanılabiliyor veya bisiklete de monte edilebiliyor. Araç kurtarmak için kancalara sahip FT-AC, uzun aks aralığı ve geniş iz açıklığıyla yolda güçlü bir duruş sergiliyor. FT-AC, 20 inç jantlar ve her koşulla baş edebilecek lastiklerle donatılmış. Safari tarzı tavan ise ekipmanların yüklenmesi için ekstra alan sağlıyor. Tavanın üzerindeki LED’ler de etrafın aydınlatılmasına yarıyor. FT-AC maceracı yanıyla birlikte birçok teknolojik özellik de sunuyor. Aynaların üzerindeki kızıl ötesi kameralar, macera sürüşleri kaydetmeye yararken, istendiğinde çıkarılarak kullanılabiliyor. Ayrıca entegre Wi-Fi hotspot özelliğiyle mobil cihazlara görüntü gönderilebiliyor. Bununla birlikte FT-AC ile yapılan sürüşler canlı olarak paylaşılabiliyor. Benzinli motora sahip olması planlanan ve gelecekte hibrit versiyonunun da üretilmesi düşünülen FT-AC, geliştirilmiş tork vektörlü dört çeker sistemini kullanıyor. Böylece harika kontrol yetenekleri ve maksimum çekiş elde ediliyor. Daha dinamik ve güvenli sürüş için farklı zeminlere uygun ayarlara sahip, dört tekerleği kilitleme özelliğiyle her şartta maksimum çekiş kontrolü sağlıyor. TOYOTA FT-AC TOYOTA FT-AC TOYOTA FT-AC TOYOTA...

Devamını Oku
Honda’dan elektrikli konseptler
Eki28

Honda’dan elektrikli konseptler

Dünyanın önde gelen otomotiv üreticilerinden Honda, 2017 Tokyo Otomobil Fuarında seri üretim ve konsept otomobillerinin yanı sıra motosikletlerini ve diğer ürünlerini sergileyecek. Civic Sedan, Civic Hatchback, Civic Type-R ve NSX gibi seri üretim modellerin yanı sıra Honda Sports EV Concept, Honda Urban EV Concept, Honda NeuV ve Honda Robot Cast Concept gibi konsept araçların da sergileneceği fuarda, McLaren-Honda F1, Dallara DW12 ve Dallara SF14 gibi araçlar ise markanın motorsporları başarılarını gözler önüne serecek. Fuarda ayrıca 60 yıllık köklü geçmişiyle eski, güncel ve yeni Super Cub motosiklet modelleri de sergilenecek. Dünya tanıtımı yapılacak olan Honda Sports EV Concept, EV performansı ile AI çözümünü kompakt bir formda bir araya getirerek otomobil ile tam anlamıyla bütünleşme hissi vermeyi amaçlıyor. Honda Urban EV Concept ile aynı platformu paylaşan araç, benzersiz silueti, bünyesinde barındırdığı yaşam tarzını tasarımına da yansıtan görünümü ve zarif hatlarıyla duyguları harekete geçiren yeni nesil bir spor otomobil olarak öne çıkıyor. Japonya tanıtımı gerçekleştirilecek olan Honda Urban EV Concept elektrikli araçlar için özel olarak geliştirilen yeni bir platform üzerine inşa edilirken geniş kitlelere ulaşacak olan elektrikli araçların geleceğine ışık tutuyor. Kompakt boyutları kent içi sürüşlerini desteklerken yalın tasarımı ‘eğlenceli bir sürüş’ ve ‘dostluk ve samimiyet’ gibi kavramları destekliyor. Honda Urban EV Concept, AI ve kullanıcıya mesajları ileten otomobilin ön ekranı gibi teknolojiler aracılığıyla insanlarla otomobiller arasındaki doğal iletişim tesis ediyor. Japonya tanıtımı yapılacak olan Honda NeuV otonom sürüş teknolojisi ve AI aracılığıyla tamamen yeni mobilite olanaklarını gözler önüne seriyor. Sürüş güvenliğini desteklemek için yüz ifadelerinden ve ses tonlarından sürücünün stres seviyesini belirleyen ve sürücünün yaşam biçimini ve tercihlerini öğrenerek duruma göre sürücüye öneriler de sunan araç sürücü ve mobilite arasında doğal bir iletişim tesis ediyor. Araç sahibinin izin vermesi halinde NeuV, kullanılmadığı zamanlarda otonom otomobil paylaşımına da imkân tanıyor. Japonya tanıtımı gerçekleştirilecek olan Honda CR-V, gelişmiş fonksiyonellik özellikleri ile binek otomobil sürüş dinamiklerini aynı potada eriten bir SUV olup, dünya çapında 160’tan fazla ülke ve bölgede satışa sunuluyor. Beşinci nesil CR-V, Honda’nın benzersiz “SPORT HİBRİT i-MMD” teknolojisi ile donatılan ilk seri üretim hibrit model olmasıyla öne çıkıyor. İki adet elektromotordan oluşan hibrit sistem önden çekişli ve dört tekerlekten çekişli modellerde sunulacak. Fonksiyonellik daha da artırılırken üçüncü koltuk sırasına sahip bir benzinli versiyon da ürün gamına dahil edilmiş. Ayrıca Honda’nın gelişmiş güvenli sürüş destek sistemi “Honda Sensing” standart donanım olarak sunuluyor. HONDA SPORTS EV CONCEPT HONDA SPORTS EV CONCEPT HONDA SPORTS EV...

Devamını Oku