Audi yeni R8’i tanıttı
Eki26

Audi yeni R8’i tanıttı

Audi’nin ilk kez 2006 yılında üretimine başladığı spor modeli R8’in yeni nesli; güçlü V10 motoru, modifiye edilmiş süspansiyon sistemi ve agresif dış tasarımı ile motorsporlarının dinamizmini yolda yaşamak isteyen otomobil tutkunlarının beğenisine sunuldu. Audi, dünya genelinde pistlerde şampiyonluk kovalayan takımlar için geliştirdiği yarış otomobili ve tanıtımını geçen haftalarda Paris Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirdiği R8 LMS GT3’ün seri üretim versiyonu olan yeni R8’i beğeniye sundu. R8 LMS GT3 ile yüzde 50 oranında aynı parçalara sahip yeni R8, bir önceki nesle göre daha sportif tasarımın yanında, daha güçlü motorlara sahip. Coupe ve Spyder versiyonları geliştirilen R8, Audi mühendisleri tarafından “bir yarış otomobiline en yakın seri üretim otomobil” olarak tanımlanıyor. Audi R8’in anında tepki veren ve otomobili yıldırım benzeri ivmelendiren en öne çıkan özelliği, oldukça karakteristik bir sese sahip olan V10 motoru. Yeni nesil otomobilde sadece motor yağı sıcaklığını kontrol eden ayrı bir radyatör bulunuyor. Yarış otomobillerinden alınan bu prensip sayesinde, motor daha alçakta konumlanabiliyor, böylece otomobil daha düşük bir ağırlık merkezine sahip oluyor. Motor versiyonuna bağlı olarak R8’de, ek olarak kuru, ıslak ve kar sürüş modları bulunuyor. Otomobil, zeminin sürtünme katsayısına bağlı olarak performansını ayarlayabiliyor. R8, güncellenmiş ESC (elektronik stabilite kontrol) sistemi ve modifiyeli süspansiyon sayesinde, R8 saatte 100 kilometre hızla giderken, bir önceki versiyona 1,5 metre, saatte 200 kilometrede ise 5 metre daha kısa mesafede durabiliyor. AUDI R8 AUDI R8 AUDI R8 AUDI R8 AUDI R8 SPYDER AUDI R8 SPYDER AUDI...

Devamını Oku
Yeni Audi A6’ye beş yıldız
Eyl30

Yeni Audi A6’ye beş yıldız

Konfor, sportiflik ve en ileri teknoloji bağlantı özelliklerini birleştiren Audi A6, güvenlikte de tam not aldı. Yeni A6, EuroNCAP tarafından güvenlikte beş yıldız ile ödüllendirildi. Avrupa’da satışa sunulan otomobillerin tasarımlarını, teknik yapılarını ve güvenlik performanslarını, çarpışma testleri sonrasında titiz biçimde denetleyen bağımsız güvenlik kuruluşu EuroNCAP, Audi A6’yı, beş yıldız ile ödüllendirdi. Audi A6, yetişkin korumasında 100 üzerinden 93, çocuk korumasında 85, yaya güvenliğinde 81 ve sürüş destek sistemlerinde de 76 puan alarak, segmentinin en güvenli otomobilleri arasında yer aldı. Tamamen yenilenen sekizinci nesil Audi A6, tüm motor seçeneklerinde sunulan hibrit teknolojisi, sürüş güvenliğini daha da artıran 39 adet asistan sistemi, sezgisel kullanım özellikli bilgi ve eğlence sistemleri ve dinamik tüm tekerden yönlendirme sistemi ile otomobilde business class konforunu sunuyor. Yeni Audi A6, bu yılın ikinci yarısından itibaren Türkiye’de satışa...

Devamını Oku
Sınıfına göre Avrupa’nın en çok satan otomobilleri
Eyl28

Sınıfına göre Avrupa’nın en çok satan otomobilleri

Otomobil endüstrisi yeni segmentlerle sık sık genişliyor, yeni gövde tipleri ortaya çıkıyor. Peki, bu otomobil sınıflarında en çok satan modeller hangileri? Sizler için A segmenti yani mink sınıftan başlayarak Avrupa’nın en çok satılan modellerini derledik. Minik sınıf: Fiat 500, 138.991 adet Minik sınıf otomobiller ülkemizde pek tutulmuyor ama Avrupa’da popülerler. Türkiye’de Hyundai i10’un hakimiyeti sürse de Avrupalılar Fiat 500’ün cazibesini reddedemiyor. Bu sınıfta en çok satan diğer otomobiller ise Fiat Panda ve Volkswagen Up. Küçük sınıf: Renault Clio, 237.982 adet Ülkemizde de üretilen Renault Clio, Avrupa’da en çok satan otomobillerinden biri. Artık eskise de Fransa, Portekiz ve Slovenya gibi ülkelerde en çok satan model olmayı başarıyor. Küçük sınıfta en çok satan diğer modeller ise Volkswagen Polo ve Ford Fiesta. Kompakt sınıf: Volkswagen Golf, 330.942 adet Kompakt sınıfta sürpriz yok. VW golf her zamanki gibi birinci. Avusturya, Belçika, Almanya, Letonya ve Lüksemburg, Danimarka, İrlanda, İsveç, Norveç, Slovenya, İsviçre ve İngiltere’de en çok satan model olan Golf, Avrupalılar’ın en çok sevdiği aile HB’si. İkinci sırada Skoda Octavia ve üçüncülükte de Ford Focus yer alıyor. Orta sınıf: Volkswagen Passat, 123.774 adet Volkswagen’in orta sınıf otomobili sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da çok seviliyor. D segmentinin en çok satan modeli olan Passat, neredeyse ucuz A segmenti otomobiller kadar satılmış durumda. Passat’ı takip eden modeller ise Mercedes C-Serisi ve Audi A4. Üst orta sınıf: Mercedes E-Serisi, 81.505 adet Yeni E-Serisi, Mercedes’in dünyadaki en büyük otomobil üreticilerinden biri haline gelmesine ciddi yardımcı oldu. Hatta BMW Group’u liderlikten etti. Üst orta sınıfın en çok satan diğer modelleri ise BMW 5 Serisi ve Audi A6. Üst sınıf: Mercedes S-Serisi, 10.476 adet İşte Mercedes-Benz’in kendini en rahat hissettiği sınıf. Bu nedenle birinciliği almakta hiç zorlanmıyor. Yine de artık ciddi bir rakibi var hem de markası BMW ya da Audi değil. Porsche Panamera’dan bahsediyoruz. Panamera satışları BMW 7 Serisi’ni bile geçmiş durumda. Küçük SUV: Renault Captur, 159.387 adet Kısa bir süre önce ortaya çıksa da küçük SUV ve crossover’lar pazar payını gittikçe artırıyor. Hatta sektördeki en hızlı büyüyen segment diyebiliriz. Renault, Clio platformunda ürettiği Captur’le sınıfın liderliğni alan marka. Lansmanından beş yıl sonra bile iyi satmaya devam ediyor. Onu takip eden modeller arasında ise Peugeot 2008 var. Orta SUV: Nissan Qashqai, 180.765 adet Ülkemizde olduğu gibi Avrupa’da da kompakt SUV denildiğinde akla Nissan Qashqai geliyor. Bir tür kahraman oan otomobil, İngiltere’de üretiliyor. Qashqai’yi takip eden modeller ise Volkswagen Tiguan ve Peugeot 3008 oluyor. Peugeot 3008, segmentte yeni olmasına rağmen başarılı satış rakamlarıyla dikkat çekiyor. Büyük SUV: Peugeot 5008, 56.893 adet Peugeot, 3008’deki başarısını 5008’le de devam ettiriyor ve orta boy SUV’lar arasında Avrupa’da lider. Segment lideri 5008’i Skoda Kodiaq ve Nissan X-Trail takip ediyor. Tüm sınıflardaki SUV satışlarına bakıldığında, sektördeki...

Devamını Oku
Audi’nin ilk elektrikli modeli: e-tron
Eyl18

Audi’nin ilk elektrikli modeli: e-tron

Audi, markanın ilk tamamen elektrikli seri üretim modeli olan e-tron’u tanıttı. Audi e-tron, sadece 30 dakika şarjla yola çıkmaya hazır olurken, lityum iyon pilleri tam şarj ile 400 kilometrelik menzil sunuyor. e-tron’un tasarım ve üretimindeki en önemli unsur, pil sisteminin düşük ve merkezi bir şekilde konumlanması. Bu konumlama, Audi e-tron’un daha uzun bir menzile sahip olmasını mümkün kılıyor. Otomobilin yavaşladığı durumların yüzde 90’nında, geri kazanım sistemi devreye giriyor ve buradan elde edilen enerjiyi tekrar pillere geri kazandırıyor. Elektrikli SUV, sıfır karbon emisyonuna sahip ve oldukça sessiz olan iki elektrikli motora sahip. Yeni nesil quattro dört tekerlekten çekiş sistemi de her şartta otomobile mükemmel yol tutuşu sağlıyor. Audi, iki adet elektrikli motor ve elektrohidrolik olarak entegre edilmiş olan fren kontrol sistemini bugüne kadar bir elektrikli modelde kullanan ilk otomobil markası oldu. e-tron’un, verimliliğine, teknolojisinin yanında, aerodinamik tasarımı da büyük katkı sunuyor. Opsiyonel olarak sunulan ve bir seri üretim otomobilde ilk kez yer alan sanal yan aynalar, aerodinamik sürtünmeyi azaltırken, otomobilde dijitalleşmeyi farklı bir seviyeye taşıyor. Audi e-tron, markanın tüm modellerinde sunduğu konfor ve rahatlığın yine yüksek kalite ve iyi işçilik ile birlikte elektrikli modellere yansımasının bir örneği. Böylece elektrikli otomobil deneyimi, premium otomobil deneyimi ile buluşuyor. Audi e-tron, navigasyon sisteminde bulunan ve rota üzerinde en yakın şarj istasyonunu gösteren e-tron rota planlayıcısından, şarj istasyonunda otomatik faturalama sistemine ve akıllı telefon ile uzaktan kumandaya kadar, otomotiv dünyasındaki tüm bağlanabilirlik çözümlerini kullanıcılarına sunuyor. Gelişmiş LTE ve Wi-Fi noktasını araç içine getiren MMI navigation plus sistemine sahip otomobil, aynı zamanda sürücü için birçok sürüş destek sistemi de sunuyor. AUDI E-TRON AUDI E-TRON AUDI E-TRON AUDI E-TRON AUDI E-TRON AUDI...

Devamını Oku
Paris’de hangi yenilikler sergilenecek?
Eyl18

Paris’de hangi yenilikler sergilenecek?

Yılın en büyük ikinci Avrupa fuarına az kaldı. 2 Ekim’de kapılarını ziyaretçilere açacak olan Paris Otomobil Fuaarı’nda birçok yenilik sergilenecek. Ancak bir dizi büyük üretici bu yılki şova katılmayacak. Bunlar rasında Alfa Romeo, Fiat, Volkswagen, Ford, Nissan ve Volvo gibi markalar bulunuyor. İşte A’dan Z’ye Paris’de sergilenecek tüm yenilikler… Audi Audi, Paris’de yeni A1, A4 ve Q3’ü sergileyecek. MINI rakibi olan yeni Audi A1’i yanında orta sınıftaki A4 de yenilikleriyle karşımızda olacak. 2019 yaz aylarında satışa sunulması beklenen yeni A4, BMW 3 Serisi gibi modellerle rekabet etmeyi sürdürecek. Audi’nin artık Q2 adında küçük bir SUV’u daha var. Bu nedenle yeni Q3’ün kardeşinden daha büyük ve kullanışlı olması gerekiyordu. Alman mühendisler aynen bunu yapmış. Q2’den daha pratik ve donanımlı olduğu iddia ediliyor. BMW BMW, yenilenen 3 Serisi’ni Paris’de sergileyecek. Mercedes C-Serisi, Avrupa’nın en çok satan premium orta sınıf otomobili haline geldiğinden beri BMW için işler iyi gitmiyor. Alman marka, diğer modeller ve SUV’lar sayesinde iyi satışlara imza atmasına rağmen yeni G20 3 Serisi ile C-Serisi’ni tahtından indirmeyi planlıyor. BMW’nin Paris’deki bir diğer yeniliği de X2 M35i olacak. Uzun zamandan sonra dört silindirli olan ilk ‘M’ aracı olan X2 M35i’nin satışına 2019 Mart ayında başlanacak. Rakipler ise Cupra Ateca ve VW T-Roc R olacak. BMW X5 de yenilenen modeller arasında. Yeni bir ön yüze kavuşan aracın altyapısı 5 ve 7 Serisi ile paylaşılıyor. Uzun zamandan sonra BMW Z4 de sahneye dönüyor. Yeni Z4, ilk kez Pebble Beach’de sergilenmişti. Bu otomobil, Porsche Boxster ve Mercedes-Benz SLC’nin rakibi olacak. Citroen Citroen, kendi evindeki fuara ilk plug-in hibriti C5 Aircross Hybrid ile katılacak. 2020’de piyasaya çıkması beklenen bu araç, fuarda konsept olarak sergilenecek ama seri üretim versiyona çok yakın olacak. 225 HP’lik bir motora sahip olduğu söylenen aracın sadece elektrikli menzilinin ise 50 km olduğu söyleniyor. DS DS Automobiles, SUV pazarına odaklanmaya devam ediyor. Paris’de sergilenecek olan DS 3 Crossback, küçük bir SUV ama yeni bir platforma sahip. Böylece, E-Tense adında tamamen elektrikli bir versiyonu da olabilecek. Geleneksel içten yanmalı benzinli ve dizel motorlar da devam edecek. Hyundai Henüz net bir bilgi olmasa da Hyundai’nin Paris Otomobil Fuarı’nda i30 Fastback N’i sergileyeceği söyleniyor. Hatchback kardeşi kadar sportif ve güçlü olup olmayacağı henüz belli değil. Kia Kia, Paris Otomobil Fuarı’nda yeni Ceed’in GT versiyonunu sergileyecek. 1.6 lt’lik turbo motora sahip olan Ceed GT’nin 200 HP civarında bir güce sahip olacağını söyleyebiliriz. Koreli markanın Paris’de sergileyeceği bir diğer yenilik de Proceed olacak. Lexus Lexus’un fuarda sergileyeceği LC Limited Edition adından da anlaşılacağı gibi sınırlı sayıda üretilecek. Özel boya ve iç tasarım otomobilin farkını ortaya koyuyor. Otomobilin hem hibrit hem de atmosferik V8 motorlu versiyonları bulunuyor. Lexus, makyajlanan giriş seviyesi coupe’si RC’yi de Paris’de sergileyecek. Madde reklamın...

Devamını Oku
Markaları zarara sokan otomobiller
Ağu13

Markaları zarara sokan otomobiller

Biz belki de otomobillere karşı çok duygusal bir yaklaşım içindeyiz. Sonuçta üreticiler birer ticari kuruluş ve bu işi kaba tabirle para kazanmak için yapıyorlar. Peki, bir otomobilin yüksek satış rakamlarına ulaşması ve kârlı olması için yüksek bir kaliteye sahip olması mı gerekir? Hayır, bazı modeller var ki aslında ürün olarak çok da üstün bir yanı yok, rakipleri arasında dezavantajlara sahip ama halkın çok ilgisini çekiyor, dolayısıyla da iyi satıyor. Tam tersi de olabiliyor. Üretici, rakipsiz bir araç tasarladığını düşünüyor, hakikaten de öyle, dergilerin test pilotları yere göğe sığdıramıyor ama bir şekilde satmıyor ve markaya zarar veriyor. Büyük yatırımlarla üretim bandına alınmış ama sonuçta markasını batıracak noktaya getirmiş birçok model var. İsterseniz şimdi onları derleyelim. Bakalım otomotiv endüstrisini şaşırtan bu modeller neler? Aston Martin Lagonda (1976) Bu uzay çağı görünümlü otomobil, garip bir şekilde en muhafazakâr İngiliz otomobil üreticilerinden birinden gelmişti. Beyefendiler için el yapımı spor otomobiller üreten Aston Martin, farklı bir yola girmeyi denemişti ve dört kapılı bir sedana imza attı. Ama bu füturistik araçta elektronik problemleri vardı. 1980’lerin sonuna kadar üretilse de ancak 645 adedi bantlardan inebildi. Audi A2 (1999) Audi A2’nin fotoğraflarına bakarsanız şimdi bile çekici olduğunu görürsünüz. Küçük ve manevra kabiliyeti yüksek olan, aerodinamik olarak verimli ve rahatça dört kişinin yolculuk edebileceği, hafif alüminyum gövdeli bir otomobilden hoşlanmamak için neden sıralamak zor olabilir. Sürüş kalitesi de oldukça yüksekti ama en büyük sorun pahalı üretim maliyetleri nedeniyle fiyatının ulaştığı noktaydı. Aynı paraya daha hızlı ve daha büyük bir otomobile sahip olabiliyordunuz. Citroen C6 (2005) Citroen, yıllar içinde inanılmaz derecede farklı görünen birçok otomobil üretti. Bunların arasında günümüzde tanrıça olarak adlandırılan DS de vardı. Ama günümüzde işler öyle yürümüyor. Maalesef aynı parayla bir BMW ya da Citroen alabiliyorsanız, insanlar tercihini Fransız’dan yana kullanmıyor. İşte 2005 yılında tanıtılan Citroen C6’nın en büyük sorunu buydu. Çok kaliteli ve lükstü, ayrıca çok da şık görünüyordu ama yedi yıl içinde sadece 23 bin 384 adet satılabildi. C6’nın bir başka unvanı da uzun yıllar Fransa’nın başkanlık otomobili olarak kullanılmasıydı. Citroen Traction Avant (1934) Traction Avant, günümüzde kullanılan birçok teknolojinin öncüsüdür. Monokok gövde, bağımsız süspansiyon ve önden çekiş gibi özellikler zamanının çok ilerisindeydi. 1957’ye kadar üretilen ve aslında 760 bin adetle az da satılmayan Traction Avant, o döenmde kitlesel olarak üretilen en teknolojik otomobillerden biriydi. Fakat bu teknolojinin yaratılması için ayırılan kaynak Citroen’in çöküşüne yol açtı ve şirket iflasını açıkladı. Citroen’in bu dönemde en büyük hissedarı Michelin haline geldi… Chrysler Gas Turbine (1963) Chrysler’in büyük ümitlerle 1963’te ortaya çıkardığı Gas Turbine, hem görsel hem de teknik açıdan otomobilin geleceğini temsil ediyordu. Jet çağından esinlenerek tasarlanan bu otomobilde jet motoru sesi vardı. Şaka değil, bu ses yapay değildi çünkü bu otomobilde bir jet motoru bulunuyordu...

Devamını Oku
Audi Q3 tamamen yenilendi
Tem25

Audi Q3 tamamen yenilendi

Audi, ikinci nesil Q3’ü tanıttı. BMW X1 ve Jaguar E-Pace gibi üstün nitelikli rakiplerini alt etmek üzere tasarlanan yeni Q3, Q8’den ilham alan bir görünüm kazanmış. Kasım ayında yollara çıkması beklenen yeni Audi Q3, artık başka bir role sahip çünkü eskisi gibi ailenin en küçük üyesi değil. Bu nedenle Audi Q2’den çok daha fazlasını sunmak zorunda. Volkswagen Group’un modüler enine mimarisine dayanan yeni Audi Q3, neredeyse tüm boyutlarda büyümüş. 4485 milimetre uzunluğundaki araç, eski modelden 97 milimetre daha uzundur. Genişlik açısından 25 milimetre büyüme ile 1856 milimetreye ulaşan Q3’ün yüksekliği ise 1585 mm. Aks aralığı da uzatılarak 2680 mm’ye ulaşmış. Arka koltukların ve sırtlıkların konumuna bağlı olarak, bagaj kapasitesi toplamda 530 veya 675 litreye ulaşıyor. Arka koltuklar tamamen katlandığında ise 1525 litreye kadar artıyor. bagajın yükleme tabanı üç seviyede ayarlanabilirken, 748 milimetrelik düşük yükleme eşiği ağır bagajları yüklemeyi kolaylaştırıyor. Satışa başlamasıyla birlikte dört motor seçeneğine sahip olacak olan Q3’te üç benzinli ve bir de dizel motor yer alacak. Güçler ise 150 ila 230 HP arasında değişecek. Giriş seviyesi Q3, TFSI 35 olarak kodlanan ve 150 HP güç üreten 1.5 litrelik dört silindirli turbo benzinli motorla güçlendirilecek. İki adet 2.0 litrelik benzinli motor da mevcut. TFSI 40’da 190 HP, TFSI 45’de ise 230 HP’lik versiyonlar yer alacak. 2.0 litrelik TDI dizel seçeneğini ise 150 HP güç üretecek. İleriki dönemde 190 HP’lik 2.0 TDI da seriye eklenecek. Aktarma organlarına bakıldığında ise önden çekiş ve quattro dört tekerlekten çekişli versiyonlar görülüyor. AUDI Q3 AUDI Q3 AUDI Q3 AUDI Q3 AUDI Q3 AUDI Q3 AUDI Q3 AUDI Q3 AUDI Q3 AUDI Q3 AUDI Q3 AUDI Q3 AUDI...

Devamını Oku
Audi’den dört kapılı coupe: A7 Sportback
Haz25

Audi’den dört kapılı coupe: A7 Sportback

Audi’nin Prologue ile başlayan yeni tasarımı dilini ve gelecek öngörüsünü temsil eden A7 Sportback, lüks sınıfta standartları yeniden belirliyor. Bu dört kapılı coupe, dinamik çizgiler, sistematik dijitalleştirme, sportif bir sürüş deneyimi ve çok yönlü bir alan konsepti ile Gran Turismo kavramının yeni tarzını ortaya koyuyor. Yeni A7 Sportback’in dış tasarımı Audi’nin geniş yüzeylerin, keskin kenarların ve değişken ışık ve gölgelerin öne çıktığı yeni, progresif tasarım dili ile dikkatleri çekiyor. Gran Turismo’nun dinamik karakteri, geniş ve alçak tek parça ızgarası ve öne çıkan hava kanalları ile daha ilk bakışta göze çarpıyor. Yatay olarak uzanan on iki ayrı ışık şeridi ve iki adet opsiyonel far seçeneğiyle aydınlatmaya imzasını atıyor. Seride üst düzey bir özellik olarak sunulan, Audi lazer ışığı teknolojisiyle donatılmış HD Matrix LED farları, mavi ışıklı reflektör ile ayırt etmek mümkün. Yeni A8 ile başlatılan dijitalleşme stratejisinin devamında yeni Audi A7 Sportback, akustik haptik geribildirime sahip bir MMI dokunmatik ekran konseptiyle donatılmış. Buna göre, bir fonksiyonun etkinleştirildiği, ekrana dokunurken hissedilebiliyor ve klik sesi duyuluyor. Audi’nin opsiyonel olarak sunulan sesli kumanda özelliği, MMI navigasyon ve üstündeki sistemlerde doğal bir dil ile diyalog kurulacak şekilde tasarlanmış. Bu sistem hem araç içi bilgilerini hem de buluttan aldığı bilgileri kullanarak tüm verileri işliyor. MMI navigation plus sisteminde aynı zamanda Audi sanal kokpit uygulaması da yer alıyor. Audi, yeni A7 Sportback’te 39 farklı sürücü asistan sistemi seçeneği ile karşımıza çıkıyor. Yeni Audi A7 Sportback’te dinamizm ile konforun buluşması daha da optimize ediliyor. Şehir dışı yollarında kıvrılırken dinamik bir çeviklik sağlayan bu özellik, otoyolda da konforlu bir sürüş sunuyor. Opsiyonel olarak yer verilen dinamik dört tekerlekten yönlendirme özelliği, direkt direksiyon kontrolünü üstün bir stabiliteyle buluşturuyor. Ön aksta, yönlendirme oranını sürüş durumuna göre değiştiren bu fonksiyon, arka aksta ise tekerlekleri hıza göre değişecek şekilde, ön tekerlerle aynı veya ön tekerlerden farklı bir yönde çeviriyor.Temel direksiyon donanımında bile sürücüye yolla ilgili yoğun bir geribildirim veren yeni bir iyileştirilmiş direksiyon konsepti mevcut. Yeni Audi A7 Sportback’in tahrik sistemi, yeni yarı hibrit sistem (MHEV) sayesinde artık daha da verimli. Coupé’nin piyasaya çıkan ilk versiyonunda 3.0 TDI motor bulunuyor. MHEV sistemi, her iki motorda da 48 voltluk bir ana elektrik sistemi ve alternatör marş motoru (BAS) ile çalışarak 12 kilovata varan gücü geri kazanıyor. Start-stop özelliği artık 22 km/s hıza kadar devreye girebiliyor. Otomobilin 3.0 TFSI versiyonunda yedi ileri S tronik, 3.0 TDI versiyonunda ise sekiz ileri tiptronik şanzıman donanımı mevcut. S tronik şanzıman ile birlikte quattro güç aktarım sisteminde, arka teker tahrik sistemini ihtiyaca göre devreye alan verimli bir ultra teknoloji kullanılıyor. 3.0 TFSI turbo şarjlı V6 motorun gücü 340 HP, torku ise 500 Nm. Dört kapılı coupe’yi 0’dan 100 km/s’ye 5.3 saniyede çıkarabiliyor. Maksimum hız ise 250 km/s. 286 HP güç...

Devamını Oku