100 bin TL’ye kadar olan otomobiller
Ara04

100 bin TL’ye kadar olan otomobiller

Her yıl olduğu gibi bu sene de son çeyrekte satışlar arttı. Tabii ki bu artış beklentileri karşılamıyor ama sektörün biraz nefes almaya ihtiyacı olduğu da çok açık. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2019 yılı on bir aylık dönemde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 28.47 azalarak 388 bin 560 adet olarak gerçekleşti. 2018 yılı 11 aylık döneminde satışlar 543 bin 231 adetti. Aslında bu da doğru bir karşılaştırma değil çünkü satışlar 2018’de de düşüktü. 2017 yılına göre kıyaslama yapmak daha doğru olur ki, bu durumda yüzde 50’ye yakın bir daralma ortaya çıkıyor. Sadece otomobillere baktığımızda, otomobil satışları 2019 Kasım ayı sonunda geçen yıla göre yüzde 25.63 oranında azalarak 316 bin 427 adet olarak gerçekleşti. Ticari araçlarda düşüş daha fazla ve yüzde 38.74 oranında bir düşüş görülüyor. Kasım ayında 58 bin civarında otomobil ve hafif ticari araç satıldığını düşünürsek, aynı performans sürerse 2019 yılı toplam pazarı 450 bin adet olarak gerçekleşecek gibi görünüyor. Normal şartlarda bir milyonluk bir pazar olan Türkiye, kapasitesinin yüzde 50 altında seyrediyor. Tabii bunda en büyük etkenlerden biri fiyatların yüksek oluşu ve kredi almanın zorluğu. Son dönemde faiz oranları düşse de bankalar fazla ince eleyip sık dokuyor. Peki, yeni bir araç satın almak istiyorsunuz ve fiyatının da uygun olmasını istiyorsunuz, hangi modellere bakmalısınız? Sizler için ülkemizde 100 bin TL’nin altında satılan araçları derledik. Bazı fiyatlara baktığınızda 100 bin TL’den fazla olduğunu göreceksiniz. Bunun nedeni 15 bin TL’lik hurda indiriminin dahil edilmemiş olması. Bir de yetkili satıcıya gittiğinizde mutlaka bir indirim yapacaktır. O yüzden anahtar teslim fiyatı 120 bin TL’ye kadar olan otomobilleri bir araya getirdik. Listemize baktığımızda en çok seçeneğin Dacia ve Fiat’da olduğu görülüyor. 100 bin TL’ye alabileceğiniz araçların çoğu benzinli ve baz donanıma sahip. Dizel motorlar daha çok hafif ticari araçlarda bulunuyor. Otomatik şanzıman istiyorsanız seçeneklerin çok kısıtlı olduğu da ortaya çıkıyor. Sınıflara baktığımızda da büyük çoğunluğu minik ve küçük sınıf otomobiller oluşturuyor. Kompakt sınıfta sadece Fiat Egea ve Opel Astra Sedan yer alıyor. Kompakt bir minivan olan Dacia Lodgy’yi de unutmamız gerekli. Ben mutlaka SUV istiyorum diyorsanız tek seçeneğiniz Dacia Duster. 100 BİN TL’NİN ALTINDAKİ OTOMOBİL VE HAFİF TİCARİ ARAÇLAR CITROEN C-Elysee 1.2 PureTech 82 Live 98.500 TL DACIA Sandero 1.0 Sce 75 Ambiance 89.900 TL Sandero Stepway 0.9 Turbo 90 101.550 TL Sandero Stepway 0.9 Turbo 90 Eco-G 107.250 TL Duster 1.0 Tce 100 4×2 Comfort 116.900 TL Duster 1.6 Sce Eco-G 115 4×2 Comfort 119.700 TL Lodgy 1.6 Sce 100 5 koltuk Ambiance 109.200 TL Lodgy 1.6 Sce 100 7 koltuk Ambiance 111.400 TL Lodgy 1.6 Sce Eco- G 110 5 koltuk Ambiance 115.850 TL Lodgy 1.6 Sce Eco- G 110 7 koltuk Ambiance 118.100 TL Logan...

Devamını Oku
2000 TL taksitle Fiat Egea
Kas08

2000 TL taksitle Fiat Egea

Fiat, cazip kampanyalarını kasım ayında da sürdürüyor. Kamu bankalarının sağladığı avantajlı faiz oranlarının yanına Fiat’ın cazip alım imkanlarının eklendiği ay boyunca; Türkiye’nin en çok satan otomobili olan Fiat Egea’nın sedan, hatchback ve station wagon versiyonları 50 bin TL için 24 ay vadeli yüzde 0.69 faizli kredi ile sunuluyor. 2019 model Fiat Egea Sedan Easy 1.4 Fire versiyonuna; 15 bin TL tutarında hurda teşvikinden yararlanılması durumunda 31 bin TL peşin ve aylık 2000 TL taksitle ve 74 bin 450 TL’den başlayan fiyatlarla sahip olunabiliyor. Fiat’ın avantaj sağlayan aynı kredi ve faiz oranları, ay boyunca yedi kişilik yolcu kapasitesine sahip Doblo Panaroma ve Fiorino Panaroma modelleri için de...

Devamını Oku
Dünya otomobilleri
Kas07

Dünya otomobilleri

Otomobil üreticilerinin her bölgedeki farklı güvenlik ve emisyon düzenlemelerine uymaları, alıcı tercihlerini dikkatlice incelemeleri ve üretim ile satışları güçlü bir şekilde etkileyen, sürekli değişen jeopolitik faktörleri göz önünde bulundurmaları gerekir. Bu uzun bir listedir. Kısaca bütün dünyada kabul gören bir model yaratmak çok zordur. Bunu başaran modeller dünya otomobili olarak adlandırılır ve markalarına önemli miktarda kâr sağlar. Sizler için dünya otomobili olmayı başarmış modelleri derledik… Ford Model T (1908) Ford, hedef pazar tek bir otomobil inşa etme konseptine öncülük etti. Daha önceleri, nakliye masraflarından tasarruf etmek için Amerika Birleşik Devletleri’nde düzinelerce montaj tesisinin bulunması gerekiyordu. Bu fabrikaların çoğu bugün hâlâ yaşıyor, üretim yapmasalar bile ofis binası olarak kullanılıyorlar. Ford aynı zamanda uluslararası pazarlara da bakış atmaktan çekinmedi. Kanada, Detroit’e olan yakınlığından dolayı kolay bir genişleme adayıydı ancak yarım düzine Avrupa ülkesi gibi Japonya, Arjantin ve Brezilya’daki fabrikalar da Model T’yi üretti. Sonuçta 15 milyondan fazla üretim yapıldı ve Model T, dünyayı tekerlekler üstünde taşıyan ilk model olma unvanını kazandı. Volkswagen Beetle (1938) 1930’ların sonunda Alman halkının otomobili olarak doğan Beetle, 1960’larda ABD pazarını fethetti ve firmanın yerel pazarın oldukça büyük bir dilimini kazanmasına yardımcı oldu. 1970’lerde rakip markaların çoğalmasıyla popülerliği azalsa da Volkswagen, Beetle üretimini yurtdışında sürdürmenin yollarını buldu. Beetle’ın Meksika’daki üretimi, orijinal tasarımın modern ihtiyaçlara meydan okuduğu bir nokta olan Temmuz 2003’e kadar devam etti. Volkswagen’in Fusca olarak adlandırdığı Brezilya’da üretim 1986’da sona erdi. Üretim 1993’te tekrar başladı ve 1996’a kadar gitti. Volkswagen, Güney Afrika, Avustralya, Belçika, Malezya, Yugoslavya ve Nijerya’da dahi Beetle’ı üretti. Bu da 21 milyonun üzerinde araç anlamına geliyordu. Jeep CJ (1944) Savaş alanı için tasarlanan orijinal Jeep, bir çiftlikte veya arazi şartlarında kullanıcılarına yardım etmeye istekli bir araç olarak hayatına devam etti. Jeep benzeri bir araca olan küresel talep, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hızla arttı ve Willys’ler mümkün olduğunca çok para kazanma görevini üstlendi. Mitsubishi ve Mahindra, Japon ve Hindistan pazarları için, CJ-2A’nın bir evrimi olan CJ-3B’yi üretmek lisans satın aldı. Japonya’da, Mitsubishi’nin CJ’si Nissan Patrol ve Toyota Land Cruiser ile aynı segmentte rekabet etti. Daha sonra CJ-5, Avustralya ve Brezilya gibi ülkelerde de üretildi. Jeep, Renault’nun American Motors Corporation’da hisse satın almasıyla Avrupa’da CJ-7 satışlarını artırmak için altın bir fırsat gördü. Renault yıllarında satılan Avrupa modellerinin çoğunda Trafic minibüsten çıkan dört silindirli dizel motor yer alıyordu. Renault, CJ-7’yi 1983 ve 1986 yılları arasında bayi ağı üzerinden dağıttı. Volkswagen Kombi (1949) Volkswagen’in Brezilya’daki bölümü, 1950’lerin başlarında Kombi adı verdikleri minibüsleri önce montaj olarak daha sonra ise yerel yan sanayiyi kullanarak üretmeye başladı. Beetle’ın başarısının yanında Kombi de Brezilya’nın en çok satan ticari araçlarından biri haline geldi. Bu aracın temel yapısı hiç değişmedi fakat düzenli olarak gelişti. Hatta ön tarafına bir radyatör eklenmesini gerektiren bir...

Devamını Oku
PSA ve FCA ortaklığının ardında yatan gerçekler
Kas07

PSA ve FCA ortaklığının ardında yatan gerçekler

Geçtiğimiz günlerde Fiat Chrysler Automobiles ve PSA Group arasında bir şirket evliliği olacağı açıklandı. Hatırlanacağı üzere FCA daha önce Renault-Nissan-Mitsubishi ittifakı ile de flört etmişti. Satışlara dayalı olarak dünyanın en büyük dördüncü otomotiv şirketi haline gelecek olan bu kuruluş Hollanda merkezli olacak. Yeni şirketin yönetim kurulu 11 üyeden oluşacak. Beş kurul üyesi FCA’dan, altı kurul üyesi ise Groupe PSA’dan aday gösterilecek. Şirketin başkanı John Elkann olurken, ilk beş yıllık dönemde icra kurulu başkanlığı görevini ise Carlos Tavares yürütecek. Birleşme öncesinde ilk olarak bu grupların hangi markalara sahip olduğuna bakmak gerekli. FCA’nın markaları arasında Abarth, Fiat, Alfa Romeo, Lancia, Chrysler, Ram, Dodge, Jeep ve Maserati bulunuyor. PSA’da ise bilindiği gibi Peugeot, Vauxhall, DS, Opel ve Citroen gibi satış anlamında güçlü markalar mevcut. Peki, bu markaların birleşmesinin avantajı ne olur? PSA, verimli üretim teknikleri ile Opel ve Vauxhall’u kısa sürede kâra geçirmeyi başarmıştı. Bu anlamda FCA’ya da önemli bir destek sağlayacaktır. Teknoloji ve platformları paylaşmanın yanında diğer kaynakları da bir araya getirerek, yıllık 3.7 milyar Euro tasarruf sağlanabileceği öngörülüyor. Bu hedeflerin yüzde 80’inin dört yıl sonunda sağlanacağı düşünülürken, amaca ulaşmanın toplam maliyetinin 2.8 milyar Euro olduğu tahmin ediliyor. Diğer yandan FCA, PSA’nın elinde olmayan lüks markalara sahip. Ayrıca arazi araçları konusunda da fazlasıyla deneyimli. Bunlara örnek olarak Maserati ve Jeep’i gösterebiliriz. Ayrıca Kuzey Amerika pazarına kolayca giriş gibi bir avantaj da söz konusu. İki devin birleşmesi; Volkswagen Grubu, Toyota ve Renault-Nissan-Mitsubishi ittifakının ardında dördüncü güç olmasını sağlayacak ve General Motors ile Hyundai-Kia’nın önüne geçmesi sağlanacak. Bu da yıllık 8.5 milyon araç satan 15 markalı bir otomotiv topluluğu yaratılması anlamına geliyor. Şimdi bir de iki markanın rakamlarına bakalım: FCA, dünya çapında 199 bin çalışana sahip. Yılda 4.6 milyon araç satıyor. Şirket değeri 110 milyar Euro ve yıllık geliri 3.5 milyar Euro. PSA ise 211 bin çalışana sahip. 74 milyar Euro’luk bu şirket, yıllık 2.8 milyar Euro kâr sağlıyor ve bunu yılda 3.9 milyon araç satarak başarıyor. Bu verilere bakıldığında araç başına 760 Euro kâr ile FCA’nın daha verimli olduğu düşünülebilir. PSA ise araç başına 717 Euro kâr ediyor fakat şöyle bir durum var ki, FCA’nın markaları daha lüks ve pahalı. Yani araç başına daha fazla kâr edebiliyor olmalıydı. Maserati ve Alfa Romeo’da işlerin çok iyi gitmediği biliniyor. Ayrıca çekirdek marka Fiat’ın da Avrupa’da yeniden atağa geçmesi gerekiyor. Şu anda küçük sınıfta bir otomobilleri yok. Büyük anlamda Panda ve 500 satışlarına güveniyorlar. PSA’nın bu problemleri çözmesi çok kolay olacaktır. Yeni Punto için kolaylıkla 208/Corsa platformu kullanılabilir. Bir sonraki Egea/Tipo için de Peugeot 308 gibi modellerin kullandığı EMP2 platformuna geçiş yapılabilir. Daha büyük bir sorun, FCA’nın İtalya’da araçlar ve yedek parçalar için şaşırtıcı şekilde 27 üretim tesisine sahip olması gösteriliyor. Kapasitesinin çok altında çalışan...

Devamını Oku
Fiat’dan yılın kampanyası
Eki02

Fiat’dan yılın kampanyası

Üç kamu bankasının girişimiyle Türkiye’de üretim yapan otomotiv markaları için taşıt kredisi faiz oranlarının yüzde 0.49 ile yüzde 0.69 arasına çekilmesini takiben; bankalar ile otomotiv markaları arasında yapılan işbirliğine Fiat markası da otomobil ve hafif ticari araç modelleriyle katılıyor. Kampanya kapsamında, Fiat’ın Doblo ve Fiorino modellerini tercih eden tüketiciler 120 bin TL tutar ve 60 aya kadar vadeli taşıt kredisine yüzde 0.49 faiz oranıyla sahip olabilecek. Ziraat Bankası, Halkbank ve Vakıfbank üzerinden kullanılabilecek bu avantajlı koşullara, Egea Sedan, Egea HB ve Egea SW modellerini tercih eden tüketiciler ise 120 bin TL’lik tutar ve 30 aya kadar vade seçeneğiyle yine yüzde 0.49 faiz oranıyla ulaşabilecek. Sunulan kredi koşulları yerine araçlarını peşin olarak satın almayı düşünen tüketiciler ise Fiat bayilerinde yine oldukça avantajlı nakit ödeme fırsatlarından yaralanabilecek. Fiat Egea’ya Ekim ayı boyunca 76 bin 400 TL’den başlayan fiyatlarla sahip...

Devamını Oku
Fiat Chrysler’den elektrikli hamle
Tem22

Fiat Chrysler’den elektrikli hamle

Fiat Chrysler Automobiles (FCA), elektrikli otomobiller alanındaki ilk büyük hamlesini gerçekleştirdi. Şirket, Mirafiori fabrikasında 2020 yılından itibaren elektrikli Fiat 500’ün üretimine başlayacak. Fiat 500 BEV (bataryalı elektrikli araç) modeli için açılacak yeni üretim hattında 1200 kişi çalışacak. 700 milyon Euro yatırımla hayata geçirilecek ve 2020 yılının ikinci çeyreğinde üretime başlayacak olan üretim hattı, yılda 80 bin adetlik araç üretim kapasitesine sahip olacak. Fiat’ın otomotiv tarihine damgasını vuran pek çok modelin üretimini gerçekleştiren ve bu yıl 80’inci yılını kutlayan Mirafiori fabrikasında 200 robotun görev yapacak. Mirafiori fabrikasındaki gövde üretim hattında Fiat 500 BEV’leri üretecek olan robotun isminin ise Comau olduğu açıklandı. Konuyla ilgili açıklamada bulunan FCA EMEA COO’su Pietro Gorlier, “Mirafiori, bugün hâlâ faaliyette olan Avrupa’nın en eski otomotiv fabrikalarından biri. Fiat 500 BEV, Mirafiori yatırım planlarımızın ilk aşamasını temsil ediyor. Bu projeyi Levante ve diğer Maserati modelleri takip edecek. Ayrıca iş planımızda farklı modeller de yer alıyor” ifadelerini kullandı. Fiat 500 BEV, FCA’nın 2019-2021 dönemine yönelik geniş kapsamlı yatırım planının sadece bir parçasını oluşturuyor. Grup, önümüzdeki süreçte önemli oranda yenilenmiş veya tamamen yeni 13 model dışında; var olan bir modelin elektrikli veya tamamen yeni elektrikli modeli de olmak üzere yeni modellere toplam 5 milyar Euro yatırım yapacak. Aynı zamanda EMEA Bölgesi’nde otomobillerin elektrikle geleceğe hazırlanmasıyla ilgili tüm faaliyetleri koordine etmekten sorumlu bir e-Mobilite birimi de kuran FCA, ayrıca yakın zamanda enerji çözümleri sunan şirketler olan Enel X ve Engie ile anlaşmalar imzaladı. Bu anlaşmalar, grubun herhangi bir markasının elektrikli aracını satın alan ve kullanan müşterilerin hayatlarını kolaylaştıracak çözümler...

Devamını Oku
Renault ve Fiat birleşiyor mu?
May31

Renault ve Fiat birleşiyor mu?

1970’li yıllardan itibaren ülkemizde üretime başlayan Renault ve Fiat (Tofaş) kendilerine göre bir hayran kitlesi oluşturmaya başladı. O dönemde ülkemize ithalat da sınırlı olduğu için daha doğrusu yabancı marka otomobil sayısı çok az olduğundan bu iki markayı kullananlar arasında fanatik bir ilişki vardı. Bahsettiğimiz yıllarda Türkiye’de Amerikan otomobillerinin sayısı çok fazlaydı ve Avrupalı markalar pek tanınmıyordu. Yerli otomobil üretimine paralel olarak ralliler de başladığından Renault 12 ve Murat 124 rekabeti parkurlara da taşındı. Tabii aynı dönemde Otosan ve Anadol da bu ilişki içindeydi ama konumuz Renault ile Fiat olduğu için daha çok bu iki markadan bahsedeceğiz. Kısaca, neredeyse 90’ların sonuna kadar büyük bir Renault-Tofaş rekabeti vardı. Otomobillere biraz ilgi duyanlar bile hemen bir taraf seçer, o markayı kullanır ve arkadaş sohbetlerinde ciddi tartışmalar yaşanırdı. Neredeyse Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti gibi bir durum söz konusuydu. 90’larla birlikte resmi olarak ithalat arttığından bu rekabet yavaş yavaş azaldı. Hatta bir dönem Renault ve Tofaş ürünleri teknolojik olarak yabancı markaların arkasında kaldığı için aşağılanmaya bile başladı. Satış anlamında yine en üstte olsalar da fanatiklik boyutu azaldı. Neyse ki daha sonra her iki marka da Avrupa’yla paralel üretimlere başladı ve günümüze kadar geldik. Sonuç olarak artık Renault-Tofaş taraftarlığı gibi bir durum söz konusu değil. Elbette her iki markanın da özellikle eski modellerini seven bir kitle var. Özellikle Tofaş tarafında bu durum daha yoğun. İşte Renault ve Fiat birleşmesi haberini duyduğumda aklıma bunlar geldi. Ben ciddi bir Renault taraftarıyım (hâlâ öyle) zamanında arkadaşlarımla o kadar çok Renault-Tofaş (Fiat) tartışması yaşadım ki, şimdi böyle bir birleşme yaşanırsa ne yaparım bilmiyorum. Şaka bir yana şimdi her iki markanın güncel durumuna bakalım. Bilindiği gibi Renault ve Fiat dünyanın en eski otomobil üreticilerinden ikisi. Öncelikle Fiat Chrysler (FCA) ile Renault birleşirse, yıllık dokuz milyon satışla dünyanın üçüncü büyük otomobil üreticisi (Toyota ve Volkswagen’in arkasında) oluşacak. Bu birleşme olursa, her iki taraf da otomotiv endüstrisine hızla yaklaşan elektrik devrimi gibi değişiklikleri daha kolay sırtlayacak. Önemli miktarda bütçe tasarrufu sağlamak için ölçek ekonomisinin faydalarından yararlanmayı planlıyorlar. Kâğıt üzerinde bakarsak bu birleşmenin önemli avantajları var. Renault, Fiat Chrysler’in elektrikli araçlarda zayıf olduğu bölgelerde, özellikle Avrupa’da çok güçlü. Bunun tersi de geçerli. FCA, Kuzey Amerika’da oldukça büyük bir varlığa sahip ve onlarca yıllık kamyonet ve SUV deneyimi bulunuyor. RENAULT GRUBU Renault, kısa bir süre öncesinde tartışmalar yaşanmaya başlasa da Nissan’la uzun süredir devam eden bir ittifakın içinde. Fakat buna rağmen Çin gibi pazarlarda istediği başarıyı bir türlü yakalayamadı. Renault Grubu, otomobil pazarının her ana segmentinde yer alıyor ama büyük ölçüde üst sınıflarda yok. Nissan’da yüzde 43.4 hissesi olan Renault, Güney Kore merkezli Samsung Motors’un da yüzde 80.1‘lik hissesini kontrol ediyor. Ayrıca Lada’nın ana şirketi AvtoVAZ’ın kontrol hissesi de Renault’da. Bilindiği gibi Alpine ve Dacia da...

Devamını Oku
Fiat Egea Sport satışa sunuldu
Mar19

Fiat Egea Sport satışa sunuldu

Fiat Egea ailesinin Hatchback ve Station Wagon gövdeli versiyonlarında tercih edilebilecek üç farklı donanım satışa sunuldu. Tasarım detaylarında daha dinamik özelliklere sahip Street ve Sport versiyonları Egea Hatchback’te tercih edilebilecekken; S-Design versiyonu ise HB ile station gövde tipinde sunuluyor. Fiat, bu yenilikçi ürün hamlesi ile markanın pazardaki gücüne güç katmayı hedefliyor. Fiat Marka Direktörü Altan Aytaç, “Yılın ilk iki aylık döneminde pazarın yeni lideri Fiat markasının Türkiye’nin en çok tercih edilen modeli Egea Sedan’ın başarısını, Egea HB ve SW versiyonlarında sunduğumuz üç farklı donanım versiyonu ile pekiştirmeyi hedefliyoruz” dedi. Fiat motorsporları takımı’nın pist ve rallilerde yarattığı dinamizmi cadde otomobillerinde gençlere sunmak istediklerini belirten Fiat Pazarlama Direktörü Özgür Süslü ise “Biz gençlerin gönlünü fethetmek istiyoruz. Bunu yaparken de Fiat motorsporları takımından güç alıyoruz. Motorsporlarıyla cadde otomobilleri arasındaki bağı sağlamlaştırmak ve motorsporlarını seven gençlere, pist ve parkurlarda gördükleri araçların benzerlerini, günlük hayatlarında kullanma imkânı vermeyi amaçlıyoruz” açıklamasında bulundu. Tasarım anlamında dinamik özellikleriyle fark yaratan Street, S-Design ve Sport modelleri, sportiflik beklentisi olan otomobil tutkunlarına yönelik geliştirilmesiyle ön plana çıkıyor. Üç yeni versiyonun gösteriminde pazara yönelik değerlendirmelerde bulunan Fiat Marka Direktörü Altan Aytaç, “2018 yılının son üç ayı ile 2019 yılının ilk iki ayını kapsayan süreçte markamızın beş ayın üçünü lider olarak tamamladığını görüyoruz. Şubat ayını Fiat markası olarak yüzde 15 pazar payı ile kapattık ve 2019 yılının ilk iki ayı sonunda pazarın lideri Fiat oldu. Son iki ayda markamızın pazarda önemli başarılara imza attığını görüyoruz. Bunların ilki satışlarımızdaki yerlilik payı. Pazarda toplam satışlarda, özellikle teşviklerin devreye girmesi ile beraber yerli araçların toplam pazardan aldığı pay yılın ilk iki ayında yüzde 42’nin üzerine çıktı. Fiat markası olarak hem otomobil hem de ticari araç olmak üzere toplam satışlarımızın yüzde 97’sini, yılın ilk iki ayında yerli üretim, yani Tofaş fabrikasında ürettiğimiz araçlar oluşturdu” diye konuştu. Fiat’ın ocak ayı sonunda Türkiye’de 50 ilde “en çok tercih edilen marka” olduğu bilgisini veren Aytaç, “Bu ve benzer sonuçlar almamızı sağlayan en önemli etken son üç yıldır ülkemizin en çok satan otomobili unvanını taşıyan Fiat Egea Sedan’dır. Kasım 2015’ten 2019’un Şubat ayı sonuna kadar ülkemizdeki toplam Egea satışı 132 bin adet olarak gerçekleşti. Bu satış adedinin 120 binlik kısmını Egea Sedan tek başına yaptı. Aynı dönemde 10 bin adet Egea HB ve 2000 adet Egea SW satışı gerçekleştirdik. Pazara yeni sunduğumuz Street, S-Design ve Sport donanım versiyonlarıyla Egea HB ve Egea SW’ye daha fazla bir dinamizm kazandırmak istiyoruz” açıklamasında bulundu. Fiat Pazarlama Direktörü Özgür Süslü ise Street, S-Design ve Sport versiyonları ile Fiat motorsporları takımının yarışlarda yarattığı dinamizmi cadde otomobillerinde sunmayı hedeflediklerini dile getirdi. Egea Sedan ile özellikle aileler nezdinde büyük bir başarı elde ettiklerini ifade eden Süslü, “Biz gençlerin de gönlünü fethetmek istiyoruz. Bunu yaparken de köklü...

Devamını Oku