AVRUPA GP’SİNİN ARDINDAN
Haz23

AVRUPA GP’SİNİN ARDINDAN

Formula 1’in sekizinci randevusu olan Bakü GP’si geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşti. Bilindiği gibi Bakü GP’si Formula 1 takvimine bu yıl dahil edildi. Bu pistte ilk defa yarışılacağı için hangi takım ve pilotun piste kolay adapte olabileceği bilinmezler arasındaydı. Mercedes-Benz pilotu Lewis Hamilton, cadde pistlerini en çok seven pilot olmasına rağmen Bakü pistinden memnun olmadığı konusunda açıklamada bulunurken, Mclaren-Honda takımından Fernando Alonso ise pistin heyecan verici olduğunu ve geçişe uygun yerler olduğunu belirtti. Ferrari pilotu Sebastian Vettel de simulatörde yaptıkları çalışmalarda pistin zor olduğunu ve adapte olmanın zorluğundan bahsetti. Red Bull Racing takım sorumlusu Helmut Marko, araçlarının düzlüklerde 1.2 sn hız kaybedeceklerini, iyi bir şasiye sahip olmalarına rağmen aradaki farkın kapanamayabileceğini belirtti. Pilotlar antreman turlarının başlaması ile birlikte, daha önce sadece simülatörde çalıştıkları pisti tanımaya başladılar. Antrenman turları başladığında pilotların sık sık pist dışı ziyaretlerini gördük. Takımlar, yoğunluklu olarak sarı logolu (yumusak), kırmızı logolu (süper yumuşak) lastikler ile turlamayı tercih ettiler. Günün birinci ve ikinci antrenman lideri Mercedes-Benz takımından Lewis Hamilton oldu. İkinci seansın bitimi ile birlikte ilk beş sırada Mercedes motorlu araçlar vardı. Mercedes-Benz takımı Bakü Pisti’ne çok çabuk adapte oldu. Red Bull Racing yarış sorumlusu Christian Horner, basın mensuplarına yaptığı açıklamada “Bakü Pisti’nin Mercedes takımı için yapılmış olduğunu söyledi.” Mercedes-Benz takımına en yakın olan isimse Force-India’dan Sergio Perez’di. Perez, Mercedes-Benz pilotu Lewis Hamilton’dan 1.1 sn daha yavastı. Ferrari ve Red Bull pilotları iki antreman süresince pek varlık gösteremediler. Ferrari, ilk antreman turlarının ardından Mercedes-Benz pilotu Hamilton’dan 2.0 sn daha yavaştı. Ferrari, bunun nedeninin lastikleri uygun ısıya getiremediklerinden ötürü lastikleri çalıştıramadıkları şeklinde açıkladı. Takım lastikleri çalıştırmayı başaramazsa sıralama turları onlar için zor geçeceğe benziyordu. Red Bull Racing takımından Daniel Ricciardo, birinci antrenman turlarında bariyerlere vurdu ve aracın arka kısmı büyük hasar aldı. İkinci antrenman turlarında yine Mercedes motorlu araçların özellikle de Mercedes-Benz takımının açık ara üstünlüğü vardı. İkinci antreman lideri Mercedes-Benz pilotu Lewis Hamilton oldu. Üçüncü antreman turlarına başlanıldığında Red Bull Racing ve Ferrari takımlarının ayarlarını biraz daha iyileştirdiğini gördük ancak bu ayarlar yine de Mercedes-Benz takımına yaklaşmaya yetmedi. Son antrenman turları sonucunda; Ferrari takımından Sebastien Vettel beşinci, Red Bull Racing takımından Ricciardo dördüncü, takım arkadaşı Max Vestappen ise yedinci sıradaydı. Force-India pilotlarından Nico Hulkenberg üçüncü sırada, takım arkadaşı Sergio Perez ise altıncı olarak antrenman turlarında büyük başarı gösterdiler. Sergio Perez, antrenman turlarının son saniyelerinde bariyerlere vurarak aracına zarar verdi. Üç saat sonra başlayan sıralama turlarına takım sıkı çalışarak aracı yetiştirdi. Sıralama turları beklenildiği üzere çok heyecanlı geçti. Antrenman turlarının lideri Mercedes-Benz pilotu Lewis Hamilton son seansta dağınık bir görünüm sergileyerek bariyerlere vurdu. Hamilton bu hatasıyla muhtemel bir pole pozisyonundan oldu. Seansın bitimine iki dakika kala gerçekleşen kazanın ardından araç kaldırıldı ve pilotların son bir deneme fırsatı daha oldu....

Devamını Oku
RENAULT, 2014 F1 MOTORUNU TANITTI
Haz21

RENAULT, 2014 F1 MOTORUNU TANITTI

Renault, 2014 F1 yarış motorunu günyüzüne çıkardı. Bu yeni nesil motora, yakıt verimliliği açısından öncü olan ve Renault’nun seri üretim otomobillerinde kullanılan Energy motor serisinin sinerjisini yansıtacak biçimde resmi olarak Renault Energy F1 adı verildi. İlk kez gözler önüne serilen bu yarış motoru, Formula 1 aktarma organları teknolojisinde radikal bir adımı yansıtıyor. Bunu da, doğrudan enjeksiyonlu turbo şarjlı motoru sayesinde elde edilen çığır açıcı yakıt verimliliği ile birlikte enerji geri kazanım sistemleri sayesinde sunuyor. Formula 1 yarışları 2014 yılında yepyeni bir çağa adım atacak. Üç yıllık planlama ve geliştirme çalışmasının ardından yaklaşık yirmi seneyi aşan bir süreden sonra en önemli teknik değişiklik, bu spor dalına damgasını vuracak. Söz konusu devrimin en önemli bölümünü motor yönetmelikleri oluşturuyor. Egzoz ya da frenlerle ısı olarak ortaya çıkan enerjiyi harmanlayarak verimliliği ciddi şekilde artıran enerji geri kazanım sistemleri ile birleştirilmiş 1.6 litrelik V6 turbo şarjlı yeni nesil motorlar en önemli rolü üstleniyor. Yeni motorun maksimum gücü mevcut V8 F1 motorlarının çıkış gücünü aşacak fakat yakıt verimliliği ciddi şekilde iyileştirilmiş olacak. Sadece 100 kg’ye izin verilen yarışlarda bu yeni motorlar seleflerine oranla yüzde 35 daha az yakıt tüketecek. “2014’ten itibaren motorları ön plana çıkaracağız ve F1’deki dengeleri yeniden belirleyeceğiz. Motor bir aracın kalbi olduğundan, önümüzdeki yıldan itibaren bu sporun da kalbi durumuna gelecek,” diyor Renault elçisi ve dört kez Formula 1 Dünya Şampiyonluğu sahibi Alain Prost. Renault seneler boyunca otomobiller, özellikle de Energy serisi gibi yakıt açısından verimli motorlar geliştirmek için yarış alanındaki know-how’ından istifade etti. Hedefler apaçık belli: downsizing motorlar kullanarak daha düşük yakıt tüketimi ve CO2 emisyonları elde ederken sürüş keyfini, ataklığı ve hızlanmayı korumak ve iyileştirmek. Fransız marka, tüm bu ilkeleri F1 motorunu geliştirirken devreye soktu ve yol ile pist arasında eksiksiz, orijinal gelişim sürecini yarattı. Bu nedenlerle Renault, söz konusu F1 motor serisini ‘Energy F1’ olarak adlandırdı. Bu, F1 motorunun seri üretim araçlarının DNA’sını paylaştığının açık bir kanıtı. “Önümüzdeki seneden itibaren F1’deki en büyük zorluklardan bir tanesi enerji verimliliğini ve yakıt tasarrufunu en üst düzeye çıkarırken, F1 araçlarından beklenen gücü ve performansı muhafaza etmeye çalışmak olacak. Renault, söz konusu teknolojiyi Energy serisi ile otomobillerde öncü niteliğinde kullandı. Motora Energy F1 isminin verildi çünkü Clio’dan bizim yarış departmanımıza kadar tam bir seri yaratıldı,” diyor Renault Sport F1 Başkanı Jean-Michel...

Devamını Oku
HONDA FORMULA 1’E GERİ DÖNÜYOR
May16

HONDA FORMULA 1’E GERİ DÖNÜYOR

Honda, yarışçı ruhunu yeniden dünyaya göstermek amacıyla McLaren ile yaptığı ortaklıkla 2015 yarış sezonunda F1’e geri döneceğini açıkladı. Bu ortaklıkta McLaren, aracın şasisinin geliştirilmesi ve üretimini üstlenirken Honda, motor ve güç dönüşüm ekipmanlarının geliştirilmesi ve üretiminden sorumlu olacak. 2014 yılında değişen Formula 1 kuralları çerçevesinde araçlar 1.6 lt direkt enjeksiyonlu turbo V6 motorlar ve enerji geri kazanım sistemleri ile yarışacaklar. Honda, uzun zamandır içten yanmalı motorların verimliliğinin artırılması ve hybrid sistemler gibi enerji yönetim teknolojilerinin geliştirilmesi için çalışmalar gerçekleştiriyor. Dolayısıyla Formula 1’de bu motor teknolojilerini daha da geliştirilebilme imkânı bulacak olması Honda’nın yarışlara katılım kararını tetiklemiş durumda. Honda, yeni kurallar çerçevesinde Formula 1’e katılımı ile her iki konuda da teknolojilerini daha üst seviyelere taşımayı hedefliyor. Bu heyecan verici gelişme hakkında Honda Motor Co.Ltd. Başkan ve CEO’su Takanobu Ito şu açıklamayı yaptı: “Honda, kuruluşundan bu yana yarışların heyecanıyla büyüyen bir şirket oldu. Dünyanın en prestijli otomobil yarışlarına katılarak teknolojilerimizi ve çalışanlarımızı geliştirme konusunda uzun bir tarihe sahibiz. Çevreciliğe odaklı yeni Formula 1 düzenlemeleri bize gelişmiş teknolojiler üretme konusunda daha da ilham verdi ve bu katılım kararımızı destekledi. FIA’nın bu zorlu ama bir o kadar da heyecan verici yeni düzenlemeleri, çevreci teknoloji geliştirmeye odaklanmış üreticiler için oldukça çekici. Dolayısıyla FIA’nın kararına saygımız sonsuz. FIA Başkanı Jean Todt ve Formula 1 Grup CEO’su Bernie Ecclestone’a Formula 1’e katılımımız konusunda gösterdikleri anlayış ve işbirliği için şükranlarımızı sunarım. Honda’nın şirket sloganı ‘Hayallerin Gücü’. Sloganımız, bizim hem müşterilerimiz hem de takipçilerimizle hayallerimizin peşinden koşma ve gerçekleştirme arzumuzu temsil ediyor. Honda, McLaren ile birlikte Formula 1’de yeni bir başlangıç yapacak…” McLaren Grup Limited CEO’su Martin Whitmarsh ise bu ortaklıkla ilgili olarak şunları söyledi: “McLaren ve Honda isimleri Formula 1’de kazandıkları başarılar göz önünde bulundurulduğunda eşanlamlıdır ve geçmişteki ortak başarılarımız her iki firmanın da çalışanlarının omuzlarında taşınmaktadır. Bu başarılar, tutkunun ve azmin işaretidir. Her iki taraf da McLaren Honda’yı bir kez daha Formula 1’in zirvesinde görmek istiyor. Geçmişte beraber birçok başarıya imza attık ve bu mirası devam ettirmek için kendimizi bütünüyle adamış...

Devamını Oku