Volkswagen T-Roc üstünü açıyor
Ağu15

Volkswagen T-Roc üstünü açıyor

VW, Frankfurt Otomobil Fuarı’nda T-Roc Cabriolet’yi tanıtacak. Tek bir tuşa basarak dokuz saniyede üstsüz kalabilen T-Roc, gelişen SUV pazarına taze bir kan olarak girecek. 2020 bahar aylarında satışa sunulması beklenen otomobil, kompakt sınıftaki ilk üstsüz SUV olacak. Bu tarz araçların fonksiyonelliğini, cabrio’ların özgürlüğü ile birleştirecek olan T-Roc, klasik bir yumuşak tavana sahip. Bu da Beetle ve Golf geleneğinden geldiğini hatırlatıyor. Araç hareket halindeyken bile 30 km/s hıza kadar açılıp kapanma işlemi yapılabiliyor. Arka koltukların arkasına yerleştirilen takla koruması, bir kaza anında otomatik olarak açılabiliyor. Sistem, tanımlanmış bir yanal ivmelenmeyi veya araç eğimini aşmaya yanıt olarak, bir saniyenin bir bölümü içinde arka koltuk başlıkları bölgesinde yukarıya doğru fırlıyor. Opsiyonel olarak alınabilen yeni nesil bilgi-eğlence sistemi MIB3 ile T-Roc Cabriolet sürekli olarak çevrimiçi. Yeni sistem, entegre bir eSIM de dahil olmak üzere çevrimiçi bir bağlantı birimine sahip. Standart olarak 8.0 inç olan bilgi-eğlence sistemi, isteğe bağlı olarak kullanılabilen aktif bilgi ekranı ile birlikte kullanıldığında, 11.7 inçlik tamamen dijital bir kokpit alanı oluşturulabiliyor. R-Line paketine de sahip olan T-Roc Cabriolet, bu sayede sportif karakterini artırabiliyor. Önden çekişli T-Roc Cabriolet’de sırasıyla 115 ve 150 HP güç üreten iki benzinli turbo motor kullanıyor. Manuel altı ileri şanzıman, 115 HP’lik 1.0 lt üç silindirli motorla birlikte standart olarak geliyor. 1.5 lt’lik dört silindirli motor için isteğe bağlı olarak yedi ileri çift kavramalı otomatik şanzıman da mevcut. VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC...

Devamını Oku
Yeni Opel Corsa ne zaman Türkiye’de?
Ağu09

Yeni Opel Corsa ne zaman Türkiye’de?

Küçük sınıf denilince aklınıza hangi otomobiller geliyor? Volkswagen Polo mu, Renault Clio mu, Ford Fiesta mı? Citroen C3 ve Peugeot 208 de olabilir mesela… Konu mankenimiz Opel Corsa’yı da unutmamak lazım tabii ki. Ülkemizde çok sevilen ve 1982’den beri beş nesildir üretilen Corsa, artık tamamen yeni. Yani bir makyaj operasyonundan bahsetmiyoruz. Tasarımından platformuna, mekanik aksamından teknolojik donanımına kadar yepyeni bir otomobil var karşımızda. Corsa F’nin orijinal projesinin başlangıcında 2017 sonbaharında piyasaya sürülmesi planlanıyordu ancak Opel’in Groupe PSA tarafından devralınması nedeniyle bu süre oldukça uzadı. PSA CMP yani EMP1 platformuna geçiş nedeniyle, 2017’de neredeyse yeniden geliştirilmeye başlandı. Yeni Opel Corsa’da artık Peugeot ve Citroen modellerinden tanıdığımız motorlar kullanılacak. Üstelik yeni Peugeot 208 gibi tamamen elektrikli bir modeli de olacak. Motorlardan bahsetmişken isterseniz detaylara girelim. Baz motor, üç silindirli ve 1.2 litre hacminde. 75 HP güç üreten bu motorun torku 118 Nm. Ortalama yakıt tüketimiyse 4.1 litre/100 km. Sadece beş ileri manuel şanzımanla sunulan bu motordan sonra aynı ünitenin turbolusu geliyor. Güç 100 HP’ye ve tork da 205 Nm’ye çıkarkeni ortalama tüketim 4.2 litre/100 km. Aynı motorun 130 HP güç ve 230 Nm tork üreten bir versiyonu da bulunuyor. 100 HP’lik motor hem altı ileri manuel hem de sekiz ileri otomatik şanzımanla satın alınabiliyor. 130 HP’lik ise sadece sekiz ileri otomatik şanzımanla satılacak. Dizel cephesinde 1.5 lt’lik bir motor bulunuyor. 102 HP’lik bu motorun torku 250 Nm. Yakıt tüketimi 3.2 lt/100 km’ye inerken, şanzıman olarak şimdilik sadece altı ileri manuel sunuluyor. En güçlü Corsa 208 km/s maksimum hızı ve 8.7 saniyelik 0-100 km/s hızlanmasıyla dikkat çekiyor. Dizel-otomatik isteyenler şimdilik beklemek zorunda. Elektrikli versiyon ise 136 HP güce sahip. Almanya’da satışı başlayan yeni Corsa, ülkemize 2020’nin ikinci yarısında gelecek. Yeni Corsa’nın bir başka olumlu özelliği ise hafif olması. Baza model 980 kg ile 1000 kg’nin altında kalıyor. Bu da önceki modelden 108 kilo daha hafif olduğu anlamına geliyor. 4.06 metre uzunluğa sahip olan yeni Corsa’nın beyaz gövde seçenekleri yaklaşık 40 kg daha hafif. Kompakt üç silindirli motorlar önceki neslin dört silindirli ünitelerinden yaklaşık 15 kg daha az ağırlığa sahip. Alüminyum kaput, önceki modelin sactan ürtetilmiş daha küçük kaputuna kıyasla 2.4 kg tasarruf sağlıyor. Koltuklar da diyete sokulmuş. Optimize edilmiş koltuk yapısı otomobili 10 kg hafifletiyor. Yeni Corsa, eskisine göre daha sportif tasarlanmış. Tavan çizgisi, önceki modelden 48 mm daha basık. Sürücü 28 mm daha alçak oturuyor. Ağırlık merkezinin düşürülmesi, kullanımı daha eğlenceli hale getiriyor. Yeni Corsa’da daha önce Opel müşterilerin daha yüksek araç sınıflarından tanıdığı teknoloji ve sürüş destek sistemleri bulunuyor. Alman otomobil üreticisinin küçük otomobil segmentinde ilk kez yaygın olarak kullanıma sunacağı IntelliLux LED Matrix farlar çok özel bir donanım olarak fark yaratacak. Yeni nesil yüksek çözünürlüklü ön kamera tarafından kontrol...

Devamını Oku
Honda CR-V Hybrid Türkiye yollarında
Tem25

Honda CR-V Hybrid Türkiye yollarında

Avrupa’da satışa sunulan ilk hibrit Honda SUV modeli olan Honda CR-V Hybrid Türkiye’de satışa çıktı. Honda CR-V Hybrid’in sisteminde, var olan güç kaynakları arasında sorunsuz geçiş yapmayı sağlayan i-MMD (akıllı çok modlu sürücü) teknolojisi kullanılıyor. Honda CR-V Hybrid bu teknolojiyi kullanarak yola çıkan ilk araç olma özelliğine de sahip. Honda’nın 2025 yılı ‘elektrikli vizyon’ stratejisi kapsamında geliştirilen, sürüş koşullarındaki yüksek verimlilik seviyesi ile Avrupa genelinde başarısını kanıtlayan i-MMD Hybrid teknolojisi, iki adet güçlü elektrik motoru ile bir adet 2.0 litre hacimli i-Vtec sahip benzinli motoru bir arada kullanıyor. Ayrıca i-MMD teknolojisi tamamen yenilikçi güç ve aktarma organı ile geleneksel mekanik şanzımana olan ihtiyacı da ortadan kaldırarak pratik bir çözüm sağlıyor. Honda CR-V Hybrid, 450 bin TL’lik fiyatıyla Türkiye’de satışa çıkıyor. Honda CR-V Hybrid’in yüksek verimlilik sağlayan 2.0 litre hacimli i-Vtec benzinli motoru, iki elektrik motoru ve lityum-iyon bataryadan oluşan sistemi 184 HP güç ve 315 Nm tork üretiyor. Geleneksel şanzımana olan ihtiyacı da ortadan kaldıran i-MMD teknolojisi, sabit oranlı tek dişli hareketli parçalar arasında doğrudan bir bağlantı oluşturularak daha yumuşak bir tork aktarımı sağlıyor. Honda’nın kullanıma sunmuş olduğu bu çözüm, diğer hibrit araçlarda kullanılan gezegen dişliye sahip e-CVT şanzımana oranla çok daha yüksek bir verimlilik sunuyor. Honda’ya özgü i-MMD teknolojisi, mümkün olan en yüksek verimlilik seviyesini sağlamak için elektrikli sürüş, hibrit sürüş ve benzinli sürüş olmak üzere üç farklı sürüş modu arasında otomatik olarak geçiş yapabiliyor. Elektrikli sürüş modunda lityum-iyon bataryanın sağlamış olduğu enerji elektrik motoruna yönlendiriliyor ve benzinli motor kapalı tutularak elektrik motoruyla tekerlekler harekete geçiriliyor. Hibrit sürüş modunda benzinli motor jeneratör olarak görev yapan ikinci elektrik motoruna güç veriyor. Jeneratör olarak görev yapan ikinci elektrik motoru diğer elektrik motoru için ilave elektrik enerjisi üretiyor. Benzinli sürüş modunda ise kilitli bir kavrama benzinli motor ile tekerlekler arasında doğrudan bağ kuruyor. Honda CR-V Hybrid, şehir içi sürüş koşullarında mümkün olan yüksek verimlilik seviyesini sunmak üzere elektrikli sürüş modu ile hibrit sürüş modu arasında geçiş yapıyor. Hibrit sürüşte, akünün jeneratör motoru üzerinden şarj edilebilmesi için benzinli motordan gelen fazla güç yönlendirilebiliyor. Benzinli sürüş modu ise otoyol gibi daha yüksek hızlardaki sürüşler için yüksek verimlilik sağlıyor. Ortalama hızlarda sürüşün yarısından fazlasını elektrikli sürüş modunda gerçekleştiren CR-V Hybrid, diğer yandan daha yüksek hızlarda sürüşün üçte birini bu modda gerçekleştiriyor. i-MMD teknolojisinin işletim sistemi, sürücünün herhangi bir müdahalesine gerek olmaksızın sürüş koşullarına bağlı olarak sürüş verimliliğini mümkün olan en üst seviyeye çıkartmak üzere sürüş modları arasında ne zaman geçiş yapması gerektiğine karar veriyor. Honda’nın CR-V Hybrid projesindeki mühendisler, özellikle araç durduğunda devreye giren start/stop özelliği de dahil olmak üzere güç sistemleri arasındaki geçiş sürecinin sürücü ve beraberindeki yolcular tarafından fark edilmemesini sağlamak için çalışmalar yapmış. Bu çalışmalar sonucunda Honda CR-V Hybrid’in güç yönetimleri...

Devamını Oku
Ford Focus mu, Volkswagen Golf mü?
Tem23

Ford Focus mu, Volkswagen Golf mü?

Sıfır kilometre otomobil fiyatları çok yüksek seviyelerde. Kompakt sınıf bir otomobil sahibi olmanın bedeli neredeyse 150 bin TL’den başlıyor. Bu nedenle daha ince eleyip sık dokumak durumundayız. Kompakt sınıfın iki önemli modelini masaya yatırıyoruz. Bakalım hangisini satın almak daha mantıklı? Focus daha yeni Geçtiğimiz yıl satışa sunulan dördüncü nesil Ford Focus yenilik avantajına sahip. Bilindiği gibi Golf VII 2012’den beri yollarda. 2017’de makyajlanan ve Golf 7.5 diye adlandırılan model hâlâ çekici olsa da Focus’un gençlik avantajından bahsetmek mümkün. Ebatlarıyla da bu durumu oraya çıkaran Focus’un daha uzun ve geniş olduğunu görmek mümkün. Ayrıca aks aralığı da daha uzun. Bu durum kabin genişliğine de yansıyacaktır. Şunu söylemek gerekir ki bu masabaşı bir karşılaştırma. Daha çok fiyat ve teknik özelliklere yoğunlaşıyor. Bu nedenle genişlik, yol tutuş ve konfor gibi test sürüşüyle belirlenebilecek detaylara yer vermeyeceğiz. Aslında bunun nedeni çok basit, insanların beklentileri çok farklı. Alıcılardan biri konfor odaklı olurken, diğeri yol tutuşa daha fazla önem verebiliyor. O nedenle bir otomobil alırken mutlaka test sürüşü yapmanız gerekiyor. Bir test editörü otomobili ne kadar iyi incelerse incelesin, son karar kullanıcınındır. Şöyle bir örnek vermek doğru olur. 190 cm boyundaki bir test pilotunun genişlik algısıyla, 170 cm’lik birinin hissi çok farklıdır. O direksiyon ayarını bir türlü yapamazken, siz çok rahatça kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Bu nedenle test sürüşü gerçekten çok önemli. Diğer yandan fabrika verileri değişmez. Yani biz size fabrika verileri ve fiyatlarla bir fikir vermeye çalışacağız. Bu verileri kendi fikirlerinizle harmanladığınızda hangi otomobilin size uygun olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz. Golf versiyonları daha pahalı Fiyat listelerine ilk baktığınızda Golf’ün daha pahalı olduğunu görebilirsiniz. Peki, bunun nedeni ne? Golf hem daha eski hem de daha pahalı. Bunun karşılığında donanım ve teknolojik üstünlükleri mi var? Ford Focus; Trend X, Titanium ve ST-Line donanım paketlerine sahip. Golf’te ise Midline Plus, Comfortline ve Highline bulunuyor. Tabii Fcous’taki ST-Line’ın sadece tek bir motor-şanzıman seçeneğiyle satıldığını belirtmek gerekli. Donanım seçenekleri detaylı incelendiğinde Focus’un daha avantajlı olduğu görülüyor. Temel ihtiyaçlar her iki otomobilde de baz modelden itibaren sunulsa da kablosuz şarj ve head-up dislay gibi özellikler Golf’te yok. Ayrıca Focus’ta opsiyonel olarak sunulan şerit takip sistemi gibi birçok güvenlik sistemi Golf ile birlikte alınamıyor. Focus, trafik levhası tanıma sisteminden dur-kalk özellikli adaptif hız sabitleyiciye kadar birçok donanıma sahip. Bu donanımlar, Titanium ve ST-Line’da opsiyonel olarak alınabiliyor. Tüm bu özelliklere bakıldığında Focus’un daha genç olduğunu anlamak zor olmuyor. Kısacası fiyat/donanım oranına bakıldığında, Ford Focus’un daha uygun bir fiyata daha fazla özellik sunduğu görülebiliyor. Motor seçenekleri Golf biraz daha pahalı olabilir. Özellikle modern güvenlik donanımları açısından da geride kalmış olabilir ama motor seçenekleriyle öne geçebilecek mi? Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Benzinli motor seçeneklerine bakıldığında Golf’ün hem performans hem de verimlilik adına önde olduğunu...

Devamını Oku
Yeni BMW 3 Serisi kaç para?
Tem08

Yeni BMW 3 Serisi kaç para?

Yeni BMW 3 Serisi, segmentinde pek çok ilki temsil eden yeni teknolojileri ve benzersiz tasarımı ile Türkiye’de satışa sunuldu. Baştan aşağı yenilenen yedinci nesliyle, 331.300 TL’den başlayan fiyatlarla sipariş alımına açılan yeni BMW 3 Serisi, ağustos ayından itibaren Türkiye’de yollarla buluşacak. BMW’nin en çok satılan modeli BMW 3 Serisi’nin yedinci neslini temsil eden, G20 gövde kodlu yeni BMW 3 Serisi, önemli ölçüde geliştirilen sportif becerileri, yeni tasarım dili, sürücü destek sistemleri ve yeni nesil bilgi-eğlence teknolojilerine sahip. 3 Serisi, yeni süspansiyon teknolojisi, rijitliği artırılan gövdesi ve geliştirilen şasi geometrisi ile daha keskin bir sportif sürüş karakterine kavuşmuş durumda. Yeni BMW 3 Serisi, tekerleklerinin genişleyen iz açıklığı, azalan ağırlığı, daha da aşağı çekilen ağırlık merkezi ve 50/50 oranındaki ön/arka ağırlık oranı ile segmentindeki en sportif sürüş hissini sunmaya devam etmeyi hedefliyor. BMW’nin yeni tasarım dilinin kullanıldığı modelde, net çizgiler ve kıvrımlar otomobilin modern ve estetik görünmesini sağlayarak, yeni BMW 3 Serisi’nin sportif ve duygu dolu mevcudiyetini gözler önüne seriyor. Lansmana özel First Edition donanım paketleriyle tasarlanan otomobil; Sport Line, Luxury Line ve M Sport tasarım seçenekleriyle de kişiselleştirilebiliyor. Yeni BMW 3 Serisi, aktif böbrek ızgara kontrolü, hava perdeleri ve neredeyse tamamen düzleşen tabanı ile rüzgar direncini 0.26’dan 0.23 Cd’ye indirmiş. Tamamen LED farlar yeni BMW 3 Serisi’nde standart olarak sunulurken, 530 metre aydınlatma menziline sahip olan adaptif BMW Laserlight sistemi ise opsiyonel olarak tercih edilebiliyor. Ayrıca karartılmış LED stop lambaları da standart olarak sunuluyor. Yeni BMW 3 Serisi’nin iç mekânı da baştan yaratılmış. Tamamen sürücü odaklı ve daha rafine bir iç mekâna sahip olan yeni BMW 3 Serisi’nin orta konsolunda çok daha modern kumanda tuşlarına ve yüksek kalitede malzemelere yer verilmiş. Ön koltukların omuz ve bacak destekleriyle birlikte yeni BMW 3 Serisi’nin arka görüşü de önemli ölçüde artırılmış durumda. Büyüyen ölçüleriyle birlikte arka koltuklarda sunulan diz mesafesinde de önemli bir artış sağlanırken, bagaj kapasitesi ise 480 litreye ulaşmış. Yeni BMW 3 Serisi’nde görev alan aktif güvenlik sistemleri de dikkat çekiyor. Fren fonksiyonlu kaza ve yaya algılama sistemi ile şerit takip uyarı sistemi yeni BMW 3 Serisi’nde artık standart olarak sunuluyor. Opsiyonel olarak sunulan profesyonel sürüş asistanı kapsamında stop & go özelliğine sahip aktif hız sabitleme sistemi, direksiyon ve şerit kontrol asistanı, şerit değişim uyarı sistemi, yan çarpışma koruması ve çapraz trafik uyarısı sistemlerine sahip olunabiliyor. Ayrıca yeni nesil BMW head-Up display sistemi de opsiyonel olarak tercih edilebiliyor. Yeni BMW 3 Serisi’nde modern ve inovatif kokpitiyle otomobili yönetmek artık çok daha kolay. Standart olarak sunulan BMW Live Cockpit ile gösterge içi ve orta konsol üstündeki renkli ekranların da boyutları sırasıyla 5.7 inç ve 8.8 inçe çıkarılmış. Opsiyonel olarak tercih edilebilen BMW Live Cockpit Professional ile 12.3 inç genişliğinde tamamen dijital bir...

Devamını Oku
Renault Captur tamamen yenilendi
Tem03

Renault Captur tamamen yenilendi

Avrupa’nın küçük SUV lideri Renault Captur tamamen yenilendi. 2013 yılından beri 1.2 milyon adet satılan Captur, pazar liderliğini sürdürmek amacıyla yenilenirken, sevilen tasarım konseptini çok değiştirmemiş. Renault tasarımcıları, yeni Clio’da olduğu gibi Captur’de de radikal tasarım değişikliklerine gitmemiş. Daha atletik bir havaya kavuşan otomobilin kabini de daha partik hale getirilirken, yeni teknolojilere de yer verilmiş. Her kıtada satılacak şekilde geliştirilen Captur, Çin’de de üretilecek. Renault yakın gelecekte 12 elektrikli modele sahip olmayı planlıyor. Tamamen yeni Captur de bu planın bir parçası ve E-Tech plug-in hybrid güç ünitesinden faydalanan ilk Renault modeli olacak. Diğer yandan 2022 yılına kadar otonom teknolojisinde de ciddi ilerleme planlanıyor ve Captur, yeni Clio ile birlikte bu planın bir parçası. Yeni Captur, Clio’ gibi CMF-B platformu üstünde yükseliyor. 110 mm daha uzun olan yeni modelde daha yüksek bir bel çizgisine bulunuyor. Yeni dokunuşlarla SUV görünümü güçlendirilmiş. Toplamda 11 gövde rengi, dört kontrast tavan rengi ve üç kişiselleştirme paketiyle birlikte ile birlikte 90 farklı kombinasyon yapmak mümkün. İlk olarak yeni Clio’da görülen iç mekân devrimi Captur’de de devam ediyor. Yeni Captur, sürücüye dönük ‘smart cockpit’ tasarım stilini devam ettiriyor ve kendi sınıfındaki en büyük ekranlara sahip. Orta konsolda isteğe bağlı olarak 9.3 inçlik ekran yer alıyor. Gösterge panelinde ise 7.0 veya 10.0 inçlik TFT ekranlar seçilebiliyor. Konfor ve kullanıcı dostu konularında yapılan iyileştirmeler arasında çerçevesiz dikiz aynası, otomatik park freni, 1.5 litrelik şişeleri barındırabilecek kapı panelleri, kablosuz şarj, önde iki USB soketi ve arkada 12 V’luk soket bulunuyor. Bir önceki modele göre daha kompakt bir hava yastığı kullanılması sayesinde direksiyon simidi de küçülmüş. Tamamen yeni bir koltuk tasarımı sayesinde, arka koltuktaki yolcuların ayak boşluğunu 17 mm artırılmış. Tamamen yeni Captur’ün toplam uzunluğu önceki modele göre 11 cm artmış. Bu da yolcular ve bagajları için daha fazla alan anlamına geliyor. Arka koltuk 16 cm’lik bir hareketle ileri-geri oynatılabiliyor. 2020 yılında pazara çıkacak olan hibrit model, saf elektrik gücüyle 45 km menzil sunacak. Yeni 1.6 lt’li benzinli motorla birlikte çalışacak iki elektrikli motor, çok modlu sürekli değişken oranlı bir şanzıman üstünden gücü tekerleklere aktaracak. Yeni Captur’ün benzinli motorları 100 ila 155 HP arasında güç üretiyor. TCe 100, üç silindirli ve turbo 1.0 lt’lik bir motora sahip. 160 Nm tork üreten bu motor baz versiyonu temsil ederken, yeni 1.3 lt TCe motorun 130 ve 155 HP’lik iki güç versiyonu bulunuyor. 130 HP’lik motor 240 Nm tork üretiyor ve altı ileri manuelin yanında yedi ileri EDC çift kavramalı otomatik şanzımanla da satın alınabiliyor. 270 Nm tork sunan TCe 155 ise sadece EDC şanzımanla sunuluyor. Yeni Captur’de iki adet dizel seçeneği de mevcut. 1.5 lt’lik Blue dCi motorun 95 ve 115 HP’lik iki versiyonu var. 240 Nm tork sunan baz versiyon sadece...

Devamını Oku
Opel makyajlı Opel Astra’yı tanıttı
Tem03

Opel makyajlı Opel Astra’yı tanıttı

Yeni nesil Opel Astra, aerodinamik yapısı ile yüksek verimli yeni motor ve şanzımanlar sayesinde daha verimli hale gelmiş. Önceki model ile karşılaştırıldığında yüzde 19’a varan oranda daha düşük CO2 salımına sahip olan makyajlı Astra, 1.2 ve 1.5 lt arasında benzinli ve dizel motorlarla gelecek. Benzinli motorlarda ortalama tüketim yeni WLTP normuna göre 5.2 lt/100 km’ye kdar gerilemiş. Üç silindirli motorlar, denge mili sayesinde titreşimleri azaltacak şekilde güncellenmiş. Temel güç ünitelerinde altı ileri manuel şanzıman standart olarak sunuluyor. Otomatik şanzıman isteyenler ise motor seçeneğine bağlı olarak yedi ileri CVT ve dokuz ileri tork konvertörlü şanzıman arasında seçim yapabilecek. 1.2 lt’lik üç silindirli motorun 110, 130 ve 145 HP’lik güç çıkışları mevcut. Bu motorların tork değerleri ise 195 ila 225 Nm arasında değişiyor. Yeni 1.4 lt’lik motor ise 145 HP güç ve 236 Nm tork sunuyor. BU motor seçeneği sadece yedi ileri CVT otomatik şanzımanla sunuluyor. Dizel isteyenler ise 105 HP ve 122 HP’lik 1.5 lt motorlar arasından seçim yapabiliyor. 105 HP’lik versiyon 260 Nm tork sunarken, 122 HP’lik versiyonun torku 300 Nm’ye çıkıyor. 122 HP’lik 1.5D motor dokuz ileri tork konvertörlü otomatik şanzımanla da satın alınabiliyor. Otomatik versiyonun torku 285 Nm. Önceki 1.6 lt dizel motorla karşılaştırıldığında yakıt tüketimi ve CO2 salımı yüzde 17 azaltılmış. 105 HP’lik versiyonun ortalama tüketimi, WLTP normuna göre 3.6 lt/100 km’ye kadar iniyor. Opel Astra, zaten kompakt sınıfta rakipsiz olan Intellilux LED farlar gibi bazı teknolojilere sahipti. Yeni modelde adaptif hız sabitleyici, otomatik acil frenlemeli ileri çarpışma uyarısı gibi modern özellikler de sunuluyor. Otomobildeki yeni ön kamera daha küçük ama daha hızlı bir işlemciye sahip. Bu kamera sadece araçları tanımakla kalmıyor, aynı zamanda yayalar için de bir güvenlik duvarı oluşturuyor. Yeni yüksek çözünürlüklü kamera sayesinde trafik işareti tanıma özelliğinin kapsamı da genişlemiş. Dijital arka görüş kamerası yeni Multimedya Navi Pro bilgi-eğlence sistemi ile birlikte kullanılabiliyor. Apple CarPlay ve Android Auto uyumlu multimedya sisteminin üç versiyonu bulunuyor. 8.0 inçlik dokunmatik ekrana sahip olan bu sistem, ses kontrolü ile de çalışabiliyor. Bu ekran, daha modern bir görünüm sunuyor ve yeniden tasarlanmış sembollere sahip. Yeni Opel Astra’da dijital gösterge paneli de kullanılmaya başlamış. Kablosuz şarj sistemi ve Bose ses sistemi de diğer yenilikler arasında. OPEL ASTRA OPEL ASTRA OPEL ASTRA OPEL ASTRA OPEL ASTRA OPEL ASTRA OPEL...

Devamını Oku
Ford Puma artık bir crossover
Tem01

Ford Puma artık bir crossover

Ford, sportif ve atletik tasarımıyla dikkat çeken SUV esintilerine sahip yeni crossover modeli Puma’yı tanıttı. Puma’nın etkileyici dış tasarımı Ford’un insan odaklı tasarım felsefesinde yeni bir sayfa açıyor. Sınıfının en iyisi bagaj hacmi, müşteri geri bildirimleri doğrultusunda geliştirilen yenilikçi esnek kullanım çözümlerini beraberinde getiriyor. Gelişmiş Ford EcoBoost Hybrid 48 Volt teknolojisi üstün yakıt verimliliği, performans ve sürüş keyfi sunuyor. Dur-Kalk özelliğine sahip adaptif hız kontrol sistemi, kablosuz şarj ünitesi ve 12.3 inç büyüklüğünde dijital renkli gösterge ekranı sunulan yenilikçi teknolojilerden sadece birkaçı. Ford, yeni Puma ile Fiesta Active, Focus Active, EcoSport, Kuga, Edge ve yeni Explorer Plug-in Hybrid’den oluşan SUV ve SUV esintilerine sahip crossover ürün gamını genişletiyor. Ford Avrupa satışları içerisinde SUV’lar önemli bir paya sahip. Avrupa’da satılan her beş otomobilden biri SUV ve 2018 yılında SUV–CUV araçların toplam satışları yüzde 18’in üzerinde arttı. 2020 yılında Türkiye’de satışa sunulması planlanan yeni Ford Puma, 2008 yılından bu yana 1.5 milyar Euro yatırım yapılan Ford’un Romanya’da bulunan Craiova tesisinde üretilecek. Şık, sportif ve baştan çıkarıcı tasarımıyla dikkat çeken yeni Ford Puma, temelde Ford’un B segmenti platformunu kullanıyor ancak bunu artırılmış aks aralığı ve iz genişliği ile SUV sınıfına özgü gövde orantılarıyla tamamlıyor. Puma, çarpıcı ve tamamen özgün bir siluet için alçak, eğimli bir tavan çizgisi kullanıyor. Önden arkaya doğru yükselen ve arkaya doğru iyice genişleyen omuz çizgisi dinamik ve güçlü bir görünümü beraberinde getiriyor. Düzgün ve akıcı hatları, özenle şekillendirilen tampon tamamlıyor. Yatay formlu iki parça stop lambası tasarımı, sadece daha geniş bir arka görünüm sunmakla kalmıyor aynı zamanda bagaj erişimi ve kullanımını kolaylaştırıyor. Yan gövde boyunca uzanan pürüzsüz ve akıcı hatlar alt gövdede ön ve arka lastikler arasındaki iç bükey oluşumla daha dinamik ve canlı bir görünüm kazanıyor. Dinamik ve sportif tasarım LED sis lambaları gibi şık detaylarla tamamlanırken, yukarıda konumlandırılan farlarla birlikte özgün bir görünüm ortaya çıkıyor. Yeni Ford Puma, ST-Line ve Titanium dahil her biri farklı bir karakter yansıtan son derece özgün tasarım detaylarına sahip donanım paketleriyle geliyor. Puma Titanium’da parlak gri 18 inçlik alaşım jantlarla birlikte ön ızgara, sis farı ve yan marşpiyelerde krom detaylar bulunuyor. Metalik gri arka difüzör ve plakalık ile parlak siyah cam çıtaları dış tasarımı tamamlıyor. Büyük bir özenle şekillendirilen iç mekânda deri direksiyon, ahşap eklentileri ve kumaş kapı panelleri çekici bir görünüm ve yüksek kalite algısı sağlıyor. Ford’un performans modellerinden izler taşıyan Puma ST-Line donanımda 18 inçlik jantlar sunulurken isteğe bağlı olarak 19 inçlik mat siyah jantlar tercih edilebiliyor. Özel olarak tasarlanmış yay ve amortisörleriyle spor süspansiyon sportif bir sürüş hissi sunarken ST-Line ön ızgara, mat siyah tasarım unsurları, sis farı çerçevesi gibi parlak süslemeler ve daha büyük bir tavan spoyleri sportif görünümü tamamlıyor. İç mekânda ise alt kenarı düz direksiyon,...

Devamını Oku