Yeni BMW 3 Serisi’nin testleri devam ediyor
Ağu16

Yeni BMW 3 Serisi’nin testleri devam ediyor

BMW, yeni 3 Serisi’nin testlerine devam ediyor. Seri üretim öncesinde zorlu testlerden geçirilen otomobil, bu kez yeşil cehennem olarak adlandırılan Nürburgring’deydi. Dinamik özellikleri test etmek ve ince ayar yapmak için ideal bir pist olan Nurburgring Nordschleife, geleneksel olarak tüm BMW otomobillerini üretim öncesinde ağırlıyor. Aktarma organları ve süspansiyon sisteminin dayanıklılığını test eden mühendisler, sürüş konforu ve dinamik performans arasındaki dengeyi bulmaya uğraştılar. Dört kapılı sedanın ağırlık merkezi, önceki modele göre yaklaşık 10 milimetre düşürülmüş. Ön-arka ağırlık dağılımı da 50/50 gibi ideal bir orana getirilmiş. Motor seçeneğine göre toplam ağırlığı 55 kg’ye kadar düşürülen yeni 3 Serisi, dört silindirli motoruyla da övünüyor. Tamamen revize edilen bu motor, BMW’nin seri olarak ürettiği en güçlü dört silindirli motor olarak tanımlanıyor. Buna karşılık yakıt tüketimi önceki modele göre yüzde beş daha düşük. BMW 3 SERİSİ BMW 3 SERİSİ BMW 3 SERİSİ BMW 3 SERİSİ BMW 3 SERİSİ BMW 3 SERİSİ BMW 3 SERİSİ BMW 3 SERİSİ BMW 3...

Devamını Oku
Makyajlı Mercedes C-Serisi Türkiye’ye geldi
Ağu06

Makyajlı Mercedes C-Serisi Türkiye’ye geldi

Mercedes-Benz’in Türkiye’de en fazla satılan modeli olan C-Serisi, kapsamlı bir şekilde yenilenmesinin ardından 252 bin 600 TL’den başlayan fiyatlarla ülkemize geldi. Sedan, coupe ve cabriolet gövde seçenekleri ile ithal edilen makyajlı C-Serisi, versiyona göre Comfort, Exclusive ve AMG donanım paketlerinde tercih edilebiliyor. Premium orta sınıfın en fazla tercih edilen modeli olmayı hedefleyen yeni C-Serisi’nde tamamen yeni geliştirilen 1.5 litrelik turbo beslemeli benzinli motor, EQ Boost adındaki elektrik motor desteğine sahip olarak segmentinde öncü rol üstleniyor. Yeni C-Serisi’nin tüm modellerinde 9G-Tronic otomatik şanzıman, dizel ve benzinli motorların tamamında da partikül filtresi standart donanımda yer alıyor. Mercedes-Benz C 200 4Matic, hem elektrik destekli turbo benzinli motoru hem de dört tekerlekten çekişli olması ile segmentinde fark yaratan bir konuma geliyor. EQ Boost adındaki, 10 kW ek güç ve 160 Nm tork üreten elektrik motor desteği ile 1.5 litrelik dört silindirli turbo benzinli motorunda toplamda 184 BHP güç ve 280 Nm tork değerleri sunan yeni C 200 4Matic, tamamen yeni bir seçenek olarak dikkat çekiyor. Otomobillerin elektrikli geleceğine hazırlık niteliğindeki modellerin öncülerinden olan Mercedes-Benz C 200 4Matic, 48 Volt besleme sistemi ve EQ Boost’tan oluşan kombinasyonun da desteği ile 6.9 lt/100 km seviyesinde bir ortalama yakıt tüketimi sunuyor. Mercedes-Benz C 180 ise, C-Serisi ailesinin baz versiyonunu oluşturuyor. 9G-Tronic otomatik şanzıman ile kombine edilen bu motor 156 HP güç ve 250 Nm tork üretiyor. C 180, karma koşullarda 6.5 lt/100 km yakıt tüketimine sahip. Mercedes-Benz C 200 d, güncel dizel motor ailesinin yeni 1.6 litrelik versiyonu ile ilk kez kullanıma sunuluyor. OM 654 D16 olarak kodlanan ve Mercedes’in tasarladığı (Renault’dan alınma değil) bu motor, 150 HP güç ve 360 Nm tork üretiyor. Mercedes-Benz C 200 d’nin karma koşullarda yakıt tüketimi 4.8 lt/100 km olarak açıklanıyor. Üretiminin beşinci yılında kapsamlı olarak yenilenen Mercedes-Benz C-Serisi, görsel açıdan ağırlıklı olarak yeni farları ve arka aydınlatma grubu ile göz dolduruyor. Yeni C-Serisi’nin tampon veya radyatör ızgarası gibi detayları, Standart, AMG veya EXCLUSIVE tasarım paketlerine göre farklılık gösteriyor. Modern lüksün yeni yorumu niteliğindeki yeni C-Serisi’nin iç mekânındaki dekorasyon, isteğe bağlı olarak mat cilalı ceviz ağacından ahşap veya antrasit rengi meşe ağacından ahşap olarak tercih edilebiliyor. Yeni iç mekân renk alternatiflerinde magma grisi/siyah konsol kombinasyonu dışında AMG tasarım konsepti için sunulan eyer kahvesi de öne çıkıyor. Keyless-Go anahtarsız çalıştırma fonksiyonu standart donanım olarak sunulurken, yeniden tasarlanan start-stop düğmesi türbin görünümüyle iç mekândaki sportif dinamizmi destekliyor. C-Serisi’nin araç anahtarı da yenilenmiş ve müşterilere parlak krom kaplamalı siyah, krom kaplamalı beyaz ya da mat krom kaplamalı beyaz olmak üzere üç farklı anahtar seçeneği sunuluyor. Yenilenen S-Serisi’nin ekran konsepti ile donatılan yeni C-Serisi, isteğe bağlı olarak klasik, spor ve progressive olmak üzere üç farklı stilde tamamen dijital bir göstergeyle donatılabiliyor. Orta konsolun üzerinde...

Devamını Oku
Yeni Mazda6 ne zaman geliyor?
Tem22

Yeni Mazda6 ne zaman geliyor?

Mazda’nın “KODO-Hareketin Ruhu” tasarım temasına sahip olan, motoru, şanzımanı, gövde ve şasisi ile tamamen Skyactiv teknolojisi kullanılarak üretilen makyajlı Mazda 6, eylül ayında Türkiye yollarına çıkacak. Yenilenen Mazda6, 2.0 litrelik benzinli Skyactiv 165 HP motor ve altı ileri otomatik şanzıman ile birlikte sunuluyor. Yeni Mazda6, WLTP/RDE test döngüleri koşullarına ve Euro 6d Temp emisyon düzenlemelerine uyumlu. 2.0 litrelik motorun düşük-orta devirlerdeki torkuyla, yakıt verimliliği ve güçlü sürüş arasında ideal bir denge sağladığı iddia ediliyor. Mazda’nın yeni teknolojileri, Skyactiv güç aktarma organınlarının performansını ve artırılmış gövde sertliği ile sürüş dinamiğini, direksiyon ve süspansiyon sistemi revizyonları ile daha fazla aerodinamik verimlilik sunuyor. Yeni Mazda6’nın sürüş ortamı, şirketin insan merkezli tasarım felsefesine dayanarak yenilenerek geliştirilmiş. Gösterge panelinde ve kapı trimlerindeki değişiklikler kabin içerisinde narin bir atmosfer yaratıyor. Ön ve arka koltuklar daha rahat, doğal bir duruş pozisyonu sağlıyor ve göstergelerin okunması da daha kolay hale getirilmiş. Mazda6’nın yeni teknolojileri içerisinde güvenlikte de önemli gelişmeler olduğuna dikkat çeken Mazda Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul, yenilenen Mazda6’nın Türkiye’de 271 bin 350 bin TL’lik anahtar teslim fiyatı ile satışa sunulacağını sözlerine ekledi. Mazda6’nın gelişmiş i-Activsense güvenlik teknolojileri, Mazda radar hız kontrol sistemi (MRCC) ile stop & go, adaptif LED farlar (ALH), 360 derece görünüm monitörü ve akıllı hız yardımcısı (ISA) sistemleriyle sürücüye daha geniş bir güvenlik desteği veriyor. Önceden tanıtılan güvenlik özellikleri ile birlikte bu teknolojiler, sürücülerin daha geniş bir yelpazede çeşitli koşullar altında üstün güvenlik ve endişesiz sürüş keyfini çıkarmasını sağlıyor. MAZDA6 MAZDA6 MAZDA6 MAZDA6...

Devamını Oku
Çakal kasa BMW 3 Serisi!
Tem18

Çakal kasa BMW 3 Serisi!

Geçenlerde bir arkadaşım bana neden çakal kasa BMW ile ilgili yazı yazmıyorsun diye sordu. Bu soru beni gülümsetti, neden mi? 1993 yılından beri çok geniş kitlelere ulaşan yayınlarda çalıştığım için kendiliğinden bir etik anlayışına sahip oldum. Zamanla en önemli amacım, insanlara doğru bilgiyi vermek, özellikle de halkımızın otomobil kültürünü artırmak haline geldi. Bu nedenle halk tabirlerinden uzak durmaya çalıştım. Evet, arkadaşlarımla sohbet ederken ben de balina kasa, çakal kasa, manda kasa, uzay kasa tabirlerini kullanıyorum ama yazı yazarken asla. Bu tabii sadece kullanılan yakıştırmalarla ilgili değil. Mesela yarış camiasında aks kesti denir ya da otomobili kırdım derler. Yoldan çıkmanın adı uçmaktır. Kısaca, dilimize yerleşen ama aslında yanlış olan o kadar çok tabir var ki. Bu nedenle yazı yazarken bunları da kullanmamaya özen gösteririm. Diğer yandan halk arasında kullanılan dilden uzaklaştığınızda bir kopukluk da olabiliyor. Yazılarınız daha soğuk olarak algılanabiliyor, kim bilir belki de hata yapıyorumdur. Sonuç olarak ilk kez bir yazımda ‘çakal kasa’ demiş oluyorum. Peki, kimdir bu meşhur çakal kasa? Daha da önemlisi neden bizde böyle deniyor? Bu otomobilin asıl gövde kodu E30. Aslında ikinci nesil BMW 3 Serisi (E21’in devamı) piyasaya ilk çıktığında yani yeniyken böyle bir tabir yoktu. 2000’lerden sonra bu otomobile çakal kasa demeye başladık. Bunun en önemli nedenlerinden biri, arkadan itişli aktarma organlarıyla (dört tekerlekten çekişli ‘ix’ modelleri de var) çok eğlenceli, kaymaya müsait bir yapısı olması. İşin içine özellikle altı silindirli versiyonların gücü de girince, gençlerin bu otomobile ilgi duymaması olanaksızdı. 2000’li yıllardan sonra bu otomobillerin fiyatları ucuzlayınca, modifiyeye meraklı gençler rahatlıkla E30 3 Serisi’ne sahip olmaya başladı. E30’ları kendi zevklerince donattılar. Müzik sistemleri eklediler, motorları güçlendirdiler, süspansiyonlarıyla oynayıp yere yaklaştırdılar, kocaman jantlar taktılar… Bu insanlar, agresif sürüş stilleriyle yollarda da dikkat çekmeye başladı. Zaten amaç da buydu, arkadan itişin keyfini çıkarmak… Bu tarz gençlere kızmamak lazım aslında. Çünkü içlerinde bir duygu var ve maalesef bu duygularını tatmin edecek pistimiz çok az. Geçtiğimiz günlerde TOSFED Başkanı Serkan Yazıcı’yla yaptığımız röportajda, kendisi de aynı şeyleri söyledi. Sonuç olarak, gençlere imkân tanımazsak, sokaklarda gazlamalarına kızamayız. E30’ların fiyatları ucuzlamadan önce bu tarz gençler, gazlama ve özellikle yanlama zevklerini yine arkadan itişli Şahin ve Doğan’larla gideriyordu ama bu otomobillerin kapasitesi sınırlıydı. E30 BMW ile birlikte sınırlar aşılmış oldu ve dediğim gibi sokaklarda çok dikkat çekmeye başladılar. Tabii bu durumda geniş bir kesimi de kızdırdılar. Yolda yanınızdan makas atarak geçen bir E30 gördüğünüzde mutlu olmazsınız doğal olarak. Bu nedenle ikinci nesil 3 Serisi ‘çakal kasa’ olarak anılmaya başladı. Neden çakal kasa tabirinin kullanıldığını anlatmaya çalıştık. Şimdi de E30 3 Serisi hakkında bilgi verelim. Özellikle 60’ların sonu ve 70’lerin başında doğanlar için E30 efsanedir. Çünkü E21’in devamı olarak 1982 yılında üretilmeye başlandı. Yani benim gibilerin (1973’lüyüm) gençlik dönemlerinin ulaşılmaz...

Devamını Oku
Yeni Peugeot 508’i Monaco’da kullandık
Tem08

Yeni Peugeot 508’i Monaco’da kullandık

İtiraf ediyorum ki, yeni Peugeot 508’in ilk fotoğraflarını gördüğüm an büyülendim. Gerçi şimdiye kadarki tecrübelerim, asıl kararımı otomobili canlı gördüğümde vermemi söylüyordu. Çünkü bildiğiniz gibi medya fotoğrafları; dünyanın en iyi fotoğrafçıları tarafından, en güzel mekânlarda, en iyi açılardan kareleniyor. Bu bir bilim, kaba tabirle ‘tipsiz’ bir otomobil bile güzel gösterilebilir. Tabii işin içinde bir de retouch denen photoshop operasyonları kısmı var. Diğer yandan bu bir zevk meselesi, benim beğendiğimden hoşlanmak zorunda değilsiniz. O yüzden yazılarımda uzun uzun tasarımdan bahsetmeyi pek tercih etmiyorum. Yine de otomobil satın alma kararında en önemli unsurların başında tasarım geldiğini de unutmamalıyız. İşte yeni Peugeot 508’in Monaco’da düzenlenen uluslararası basın lansmanına giderken kafamda bu düşünceler dolaşıyordu. İşin bir başka boyutu da tasarımın her şey olmadığını bilecek kadar uzun süredir bu işin içinde olmam. Eğer bir otomobil; güvenli, verimli, fonksiyonel, performanslı ve rafine bir sürüşe sahipse, kötü görünse bile pazarda şansı olabilir. Tabii bu ilk anda olmaz. Kulaktan kulağa iyi bir otomobil olduğu yayıldıkça satış şansı da aynı oranda artar. Bütün bunlara sahip olmayan ama iyi görünen bir otomobilse ölü doğmuştur. Yani Peugeot 508, pazarda başarılı olmak istiyorsa, sportif göründüğü kadar sürüşüyle de bunu ispatlamalı. Son dönemde üretilen Peugeot modellerinin bunu nasıl başardığını iyi bildiğimden aslında 508’den kuşkum yoktu ama mutlaka kullanmak ve kesin kararı ondan sonra vermek lazımdı. Tüm seçenekleri kullandık Monaco’ya verdiğimizin ertesi günü, sabahın erken saatlerinde 508’ler bizi karşıladı. Değişik renk seçenekleri, donanım paketleri ve farklı motor seçenekleriyle emrimize sunulmuşlardı. Bu arada otomobili canlı gördüğünde ne düşündün diye sorabilirsiniz. İnanın fotoğraflardan bile iyi görünüyor. Zaten Peugeot, bu radikal sedanında (aslında bir sedan değil, liftback demek daha doğru çünkü bagaj kapağı arka camla birlikte açılıyor) klasik orta sınıf otomobillere rakip olmayı düşünmüyor. Yani ilk anda akla geldiği gibi VW Passat ve Renault Talisman gibi otomobilleri hedeflemiyor. Asıl rotasında VW Arteon gibi coupe görünümlü sportif araçlar var. Bunun için bir önceki nesil 508’e göre uzunluk ve yükseklik azalmış, genişlik ise artmış. İşte bu kadar sportif görünmesinin asıl nedeni bu. Peki, Fransızlar neden böylesine radikal bir değişikliğe imza atmış? Klasik bir orta sınıf sedan tasarlasalardı daha fazla satmazlar mıydı? Aslında durum öyle değil. Son on yılda düşüş gösteren geleneksel D segmenti sedan satışları, Avrupa pazarında son dört yıldır mevcut seviyesini zor da olsa koruyor. Tüketim alışkanlıklarındaki değişim ve özellikle tasarımsal heyecan beklentisi, müşterilerin SUV segmentine kaymasına neden olurken, büyük hacimli sedan otomobillerin hayatta kalması iyice zorlaştı. Bunun için daha sportif bir sürüş ile özgün bir tasarıma sunmak gerekiyor. Müşterilerin ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran tasarımcılar, alışagelmiş geleneksel bagaj kapağına sahip dört kapılı bir sedan yerine, beş kapılı “fastback” gövde tipine sahip bir coupe-sedan formu tercih etmişler. Coupe tarzında aerodinamik çizgilere sahip olan 508, 1.40 metrelik yüksekliğiyle daha...

Devamını Oku
Yeni Volvo S60 ne zaman Türkiye’ye geliyor?
Haz21

Yeni Volvo S60 ne zaman Türkiye’ye geliyor?

Volvo Cars, Güney Carolina-Charleston’da, şirketin ABD’deki ilk fabrikasında üretilen orta sınıf sedanını yani yeni S60’ı tanıttı. Aynı zamanda yeni Charleston üretim tesisi de resmi olarak açıldı. Yeni modelin lansmanı ve fabrika açılışının birlikte yapılması, Volvo Cars’ın hem şirket hem de yeni S60 için önemli bir pazar olan ABD’ye verdiği önemi gösteriyor. Volvo Cars Başkan ve CEO’su Hakan Samuelsson, “Yeni S60, yaptığımız en heyecan verici Volvo otomobillerinden biri. Yeni S60, Volvo Cars için daha fazla büyüme fırsatı yaratacak, ABD ve Çin pazarlarında güçlü bir pozisyon almamızı sağlayacak, gerçek bir sürücü otomobili” dedi. Yeni S60, dizel seçeneği olmayan ilk Volvo otomobil olarak şirketin elektrifikasyonu destekleyen endüstri lideri yaklaşımını ve geleneksel içten yanmalı motorların dışında uzun vadeli bir geleceğin olduğunu gösteriyor. Volvo Cars 2017 yılında, 2019 yılından itibaren tüm yeni modellerinin elektrikli bir altyapıya sahip olacağı stratejisini açıklayan ilk global otomobil üreticisi olmuştu. Yeni S60’ta turbo ve kompresörlü olmak üzere iki ayrı elektrikli ve benzinli hibrit motor seçeneği bulunuyor. Volvo’nun T6 Twin Engine elektrikli hibrit motoru toplam 340 HP güç üretirken, ödül sahibi T8 Twin Engine elektrikli benzinli hibrit ise 400 HP güce sahip. S60 pazara sunulduğunda ayrıca Volvo’nun kendisini ispatlamış T5 ve T6 benzinli motorları da kendine yer bulacak. Müşteriler, yeni S60’a bu segmentte bir ilk olacak şekilde, otomobile ulaşmak için ön ödeme gerektirmeyen, sahiplik yerine aylık sabit üyelik ücreti olan, Volvo Cars’ın yeni premium üyelik servisi Care by Volvo üzerinden erişebilecekler. Care by Volvo, otomobil sahibi olmayı bir telefon almak kadar şeffaf, kolay ve sorunsuz hale getiriyor. “Volvo Cars Araştırma ve Geliştirmeden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Henrik Green, “Aktif şasi ve sürüş modları ile mükemmel kontrol, S60’ı bir sürücü otomobili haline getiren yüksek performans sunuyor. Yeni S60, aynı zamanda, 90 Serisi ve diğer 60 Serisi otomobillerimizde yer alan ve çok beğenilen teknolojiyi bu segmente taşıyor ve bu da onu piyasadaki en iyi spor sedanlardan biri haline getiriyor” dedi. Yeni S60, tıpkı bu yılın başlarında piyasaya sürülen orta sınıf station V60, her biri sektör lideri güvenlik derecelerine sahip 90 Serisi otomobiller ve ödüllü XC60 gibi Volvo Cars’ın Ölçeklendirilebilir Ürün Mimarisi (SPA) platformu üzerinde üretiliyor ve aynı güvenlik teknolojisi ile bilgi-eğlence sistemini taşıyor. Bu durum, yeni S60’ı yoldaki en güvenli otomobillerden biri haline getiriyor. Otomatik fren teknolojisine sahip City Safety, yayaları, bisikletlileri ve büyük hayvanları algılayabilen piyasadaki tek sistem olarak sürücünün olası çarpışmalardan kaçınmasına yardımcı oluyor. City Safety, orta ölçekli sedan segmentinde bir dünya ilki olacak şekilde, artık karşıdan gelen çarpışmalardan kaçınmak için de otomatik frenleme yapıyor. İyi işaretlenmiş yollarda, 130 km/s hıza kadar sürücüyü direksiyon, hızlanma ve frenleme ile destekleyen opsiyonel Pilot Assist sistemi, artırılmış viraj performansı ile daha da geliştirilmiş. Volvo Cars’ın Sensus Connect bilgi-eğlence sistemi, Apple CarPlay, Android Auto...

Devamını Oku
Sportif station: Yeni Peugeot 508 SW
Haz06

Sportif station: Yeni Peugeot 508 SW

Yeni Peugeot 508’in station versiyonu da tanıtıldı. Orta sınıftaki bu otomobil, station wagon pazarına yeni bir soluk getirme amacında. 1.42 m yüksekliğinde ve 4.78 m uzunluğunda olan yeni Peugeot 508 SW, akıcı çizgileriyle hem sportif hem de ağırbaşlı olmayı başarıyor. Çerçevesiz kapılar eski Amerikan otomobillerini andırırken, kabin de yeni i-Cockpit ile birlikte oldukça lüks görünüyor. Kalite fotoğraflarda bile belli ve konfora özel önem verilmiş. Çok noktalı masaj programından panoramik açılır cam tavana kadar çok zengin bir donanım söz konusu. Magic Flat fonksiyonu sayesinde yeni Peugeot 508 SW, 1780 litreye kadar varan bir bagaja sahip oluyor. Normal pozisyondaki hacim ise 530 litre. Focal tarafından tasarlanan üst düzey hi-fi sistemi 10 hoparlör içeriyor ve saf bir ses deneyimi sunuyor. Ürün yelpazesinin yeni özellikleri arasında stop & go fonksiyonlu adaptif hız sabitleyici, şerit takip asistanı ve gece görüş sistemi bulunuyor. Bu özellik orta sınıfta bir ilk. Sistem, gece saatlerinde aracın önündeki canlı varlıkları ya da araçları tespit etmek için kızılötesi bir kamera kullanıyor. Yeni Peugeot 508 SW, EMP2 platformu üzerine inşa edimiş. Elektrikli vites kolu ve tek dokunuşla kontrol edilen yeni sekiz ileri EAT8 otomatik şanzıman da seçenekler arasında. 508 SW, eni nesil PureTech ve BlueHDi motorlar ile sınıfının en iyi CO2 emisyon değerlerini sunma amacında. İki yeni benzinli seçeneği 180 ve 225 HP’lik 1.6 lt turbo motorlar oluşturuyor. Bu motorlar EAT8 otomatik şanzımanla kombine edilebiliyor. Dizel motorlar ise 1.5 lt ve 2.0 lt arasında değişiyor. Güçler ise 130, 160 ve 180 HP olarak açıklanıyor. 2019’un ikinci yarısında, 50 km elektrik menzili sunan verimli bir plug-in hibrit seçeneği de ürün gamına eklenecek. Bu araçta piller ikinci sıra koltukların altına yerleştirilecek. Yeni Peugeot 508 SW, Paris Otomobil Fuarı’nda sergilendikten sonra Ocak 2019’da Avrupa’da satışa başlayacak. PEUGEOT 508 SW PEUGEOT 508 SW PEUGEOT 508 SW PEUGEOT 508 SW PEUGEOT 508 SW PEUGEOT 508 SW PEUGEOT 508 SW PEUGEOT 508 SW PEUGEOT 508 SW PEUGEOT 508 SW PEUGEOT 508...

Devamını Oku
Yeni Peugeot 508’e merhaba
Şub22

Yeni Peugeot 508’e merhaba

Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıtılacak olan yeni Peugeot 508, sahip olduğu özelliklerle sınıfının dengelerini değiştirmeye hazırlanıyor. Uzunluğu ve tavan yüksekliği azaltılan otomobil, artan genişliğinin de etkisiyle daha olgun ve dinamik bir görünüme sahip olmuş. Daha keskin hatlara sahip yeni dış tasarımla birlikte, her bir ayrıntısı büyük bir titizlikle ele alınan iç mekânda Peugeot i-Cockpit’in en lüks versiyonu görev yapıyor. 4.75 metre ile 4.83 metre uzunluğundaki ve önceki nesilden 8.0 cm daha kısa olan yeni Peugeot 508, kompakt boyutların getirisi olarak daha yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. Yüksek omuz çizgisi ve dar cam alanlar kadar çerçevesiz kapılar da dinamik bir görünümü beraberinde getiriyor. Minimize edilen ek yerleri ve kapı arası boşluklar kalite algısını artırırken, boyutuyla çamurlukları tamamen dolduran tekerlekler kadar, eğimli tavan çizgisi de sportif ve dinamik görünümü destekliyor. Arkadan bakıldığında üç bölüm olarak tasarlanan ve ince yapısıyla ön farların tasarım dilini devam ettiren üç boyutlu tam LED stop lambalarının arasını boydan boya dolduran parlak siyah panel dikkat çekiyor. Peugeot’nun güncel tasarım dilini yansıtan bu mimari, dinamik bir görünümü beraberinde getirirken kalite algısını da yükseltiyor. Bagaj kapağının ardında ise 487 litrelik bir hacim gizleniyor. Kompakt boyutlu direksiyon simidi, 8:3 formatında 10.0 inç büyüklüğünde kapasitif dokunmatik ekran ve 12.3 inç büyüklüğünde yüksek çözünürlüklü yükseltilmiş gösterge paneli olmak üzere üç temel yapı elemanını bünyesinde barındıran i-Cockpit, altı farklı ekran moduyla kişiselleştirme imkânı da sunuyor.Tüm yeni nesil Peugeot modelleri gibi yeni 508 de EMP2 platformu üzerine yükseliyor. Önceki nesil ile kıyaslandığında 70 kg ağırlık avantajı sağlayan bu platform, konforla sürüş dinamizmini aynı potada eritiyor. GT versiyonunda ve tüm benzinli motor seçeneklerinde standart olarak ve 2.0 litrelik motor seçeneğinde isteğe bağlı olarak sunulan aktif süspansiyon kontrolü konfor seviyesini daha da artırıyor. Elektrikli vites kolu ile kumanda edilen yeni sekiz ileri EAT8 otomatik şanzıman da sürüş keyfi ile yakıt verimliliğinin en iyi dengesini sunan özelliklerden biri. Yeni Peugeot 508, Euro 6.c normuna uyumlu PureTech ve Blue HDi motorlar sayesinde sınıfının en iyi CO2 emisyon salım değerlerine imza atıyor. 1.6 litre PureTech motordan geliştirilen; PureTech 180 ve PureTech 225 iki yeni benzinli motoru oluşturuyor. Dizel cephesinde ise 1.5 lt ve 2.0 lt BlueHDi motorlardan geliştirilen; BlueHDi 130, BlueHDi 160 ve BlueHDi 180 olmak üzere üç alternatif sunuluyor. Yeni Peugeot 508’in üretimi Mulhouse tesislerinde gerçekleşirken, motor ve aktarma organları Trémery ve Douvrin tesislerinden çıkacak. Toplam uzunluğu 4.75 metre olan yeni Peugeot 508, ana akım pazarının en kompakt sedan modellerinden biri olmakla birlikte premium modellere daha yakın bir duruş sergiliyor. Audi A5 Sportback ile benzer bir uzunluğa sahip olan 508, 4.86 metre uzunluğundaki Volkswagen Arteon’dan 11.0 cm daha kısa. Önceki nesil ile kıyaslandığında toplam uzunluğu 8.0 cm kısalan aracın aks aralığı ise 2.4 cm düşürülmüş. Optimize edilmiş mimarisiyle yeni Peugeot...

Devamını Oku