YENİ PEUGEOT 508’E MERHABA
Şub22

YENİ PEUGEOT 508’E MERHABA

Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıtılacak olan yeni Peugeot 508, sahip olduğu özelliklerle sınıfının dengelerini değiştirmeye hazırlanıyor. Uzunluğu ve tavan yüksekliği azaltılan otomobil, artan genişliğinin de etkisiyle daha olgun ve dinamik bir görünüme sahip olmuş. Daha keskin hatlara sahip yeni dış tasarımla birlikte, her bir ayrıntısı büyük bir titizlikle ele alınan iç mekânda Peugeot i-Cockpit’in en lüks versiyonu görev yapıyor. 4.75 metre ile 4.83 metre uzunluğundaki ve önceki nesilden 8.0 cm daha kısa olan yeni Peugeot 508, kompakt boyutların getirisi olarak daha yüksek manevra kabiliyeti sunuyor. Yüksek omuz çizgisi ve dar cam alanlar kadar çerçevesiz kapılar da dinamik bir görünümü beraberinde getiriyor. Minimize edilen ek yerleri ve kapı arası boşluklar kalite algısını artırırken, boyutuyla çamurlukları tamamen dolduran tekerlekler kadar, eğimli tavan çizgisi de sportif ve dinamik görünümü destekliyor. Arkadan bakıldığında üç bölüm olarak tasarlanan ve ince yapısıyla ön farların tasarım dilini devam ettiren üç boyutlu tam LED stop lambalarının arasını boydan boya dolduran parlak siyah panel dikkat çekiyor. Peugeot’nun güncel tasarım dilini yansıtan bu mimari, dinamik bir görünümü beraberinde getirirken kalite algısını da yükseltiyor. Bagaj kapağının ardında ise 487 litrelik bir hacim gizleniyor. Kompakt boyutlu direksiyon simidi, 8:3 formatında 10.0 inç büyüklüğünde kapasitif dokunmatik ekran ve 12.3 inç büyüklüğünde yüksek çözünürlüklü yükseltilmiş gösterge paneli olmak üzere üç temel yapı elemanını bünyesinde barındıran i-Cockpit, altı farklı ekran moduyla kişiselleştirme imkânı da sunuyor.Tüm yeni nesil Peugeot modelleri gibi yeni 508 de EMP2 platformu üzerine yükseliyor. Önceki nesil ile kıyaslandığında 70 kg ağırlık avantajı sağlayan bu platform, konforla sürüş dinamizmini aynı potada eritiyor. GT versiyonunda ve tüm benzinli motor seçeneklerinde standart olarak ve 2.0 litrelik motor seçeneğinde isteğe bağlı olarak sunulan aktif süspansiyon kontrolü konfor seviyesini daha da artırıyor. Elektrikli vites kolu ile kumanda edilen yeni sekiz ileri EAT8 otomatik şanzıman da sürüş keyfi ile yakıt verimliliğinin en iyi dengesini sunan özelliklerden biri. Yeni Peugeot 508, Euro 6.c normuna uyumlu PureTech ve Blue HDi motorlar sayesinde sınıfının en iyi CO2 emisyon salım değerlerine imza atıyor. 1.6 litre PureTech motordan geliştirilen; PureTech 180 ve PureTech 225 iki yeni benzinli motoru oluşturuyor. Dizel cephesinde ise 1.5 lt ve 2.0 lt BlueHDi motorlardan geliştirilen; BlueHDi 130, BlueHDi 160 ve BlueHDi 180 olmak üzere üç alternatif sunuluyor. Yeni Peugeot 508’in üretimi Mulhouse tesislerinde gerçekleşirken, motor ve aktarma organları Trémery ve Douvrin tesislerinden çıkacak. Toplam uzunluğu 4.75 metre olan yeni Peugeot 508, ana akım pazarının en kompakt sedan modellerinden biri olmakla birlikte premium modellere daha yakın bir duruş sergiliyor. Audi A5 Sportback ile benzer bir uzunluğa sahip olan 508, 4.86 metre uzunluğundaki Volkswagen Arteon’dan 11.0 cm daha kısa. Önceki nesil ile kıyaslandığında toplam uzunluğu 8.0 cm kısalan aracın aks aralığı ise 2.4 cm düşürülmüş. Optimize edilmiş mimarisiyle yeni Peugeot...

Devamını Oku
YENİ VOLVO V60 TANITILDI
Şub20

YENİ VOLVO V60 TANITILDI

Volvo Cars, beş kapılı orta boy sınıf station modeli V60’ı tanıttı. Yeni V60, İsveçli markanın hem iyi görünüme sahip hem de gündelik hayata uygun pratik otomobiller ürettiğini bir kez daha vurguluyor. Volvo Cars Başkan ve CEO’su Hakan Samuelsson, “station aile otomobili sürücüsü, bizim işimizde nesillerdir önemli bir profil olmuştur. Şimdi yeni V60, bu geleneği onurlandırıyor ve onu daha da ileriye götürüyor” dedi. Yeni V60, ödüllü yeni XC60 ve sınıfının en üst seviyesi 90 Serisinde yer alan diğer dört otomobille birlikte Volvo Cars’ın ölçeklenebilir ürün mimarisi (SPA) üzerinde üretiliyor. SPA, şirketin geçtiğimiz yıllarda rekorlar kıran küresel satış performansının arkasında yatan birleştirici güç olarak biliniyor. SPA tabanlı Volvo V60, lüks bir iç mekân, artırılmış iç hacim, ileri bağlantı özellikleri ve Volvo Cars’ın en son sürücü destekleme ve güvenlik teknolojileriyle birlikte orta sınıf station sınıfına yeni bir standart getiriyor. Volvo Cars Tasarımdan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Robin Page, “V60, Volvo markasının tam orta noktasında yer alıyor. Güzel bir orantıya ve duruşa sahip bu zarif otomobil aynı zamanda pratiklik ve çok yönlülük sunuyor” dedi. Volvo Cars’ın otomotiv endüstrisinde bir ilk olarak, 2019 yılından itibaren tüm otomobillerini elektrikli hale getireceğini açıklamasına uygun olacak şekilde, V60’da iki adet elektrik destekli hibrit motor opsiyonu bulunuyor: Yeni T6 Twin Engine AWD benzinli-elektrikli hibrit motor 340 HP güç üretirken, T8 Twin Engine AWD benzinli-elektrikli hibrit ünite 390 HP güce ulaşıyor. Hibrit olmayan diğer motor seçenekleri arasında benzinli T5 ve T6 motorlar, dizel tercih edenler için ise D3 ve D4 motor seçenekleri yer alıyor. Yeni V60, standart olarak gelen bir dizi güvenlik özelliği sayesinde Volvo Cars’ın güvenlikte endüstri lideri olma pozisyonunu daha da sağlamlaştırıyor. 90 Serisi ve XC60’da yer alan ileri sürücü destek sistemleriyle birlikte V60 yollardaki en güvenli otomobillerden biri haline geliyor. Otomatik frenleme teknolojisi kullanan City Safety, olası çarpışmalardan kaçınmak için algılama sistemleri kullanıyor ve sürücüye fren desteği sağlıyor. Sistem, ayrıca yayaları, bisikletlileri ve büyük hayvanları algılayan pazardaki tek sistem olarak tanınıyor. City Safety, dünyada bir ilk olarak karşıdan gelen çarpışmalardan kaçınmak için de otomatik frenleme özelliği sağlıyor. Sürücüye, iyi işaretlenmiş yollarda 130 km/s hıza kadar direksiyon, ivmelenme ve frenleme desteği sağlayan Pilot Assist System’in virajlarda dönüş performansı geliştirildi. V60’da ayrıca yoldan çıkmayı önleme, karşı şeritten gelen araçla çarpışmadan kaçınma ve diğer direksiyon destekleme sistemleri de yer alıyor. Opsiyonel olarak sunulan otomatik frenleme özelliğine sahip kavşak trafik uyarısı ise otomobilin içinde ve dışarıda yer alan yayalar için güvenliği daha da artırıyor. Volvo Cars’ın bilgi ve eğlence sistemi Sensus, Apple CarPlay, Android ile tam uyumlu ve sürücünün her zaman internet üzerinden bağlı olmasını sağlıyor. Sistem, otomobilin diğer fonksiyonları, navigasyon özelliği, bağlantı servisleri ve diğer eğlence uygulamalarıyla birlikte tablet benzeri dokunmatik bir ekran üzerinden kontrol ediliyor. VOLVO V60 VOLVO...

Devamını Oku
MERCEDES C-SERİSİ MAKYAJLANDI
Şub15

MERCEDES C-SERİSİ MAKYAJLANDI

Mercedes, güncel C-Serisi’nin dördüncü yılında makyajlandı. Alman markanın en çok satan modeli olan C-Serisi, 2017’de dünya çapında 415 bin adet kişiye ulaştı. Görünümü yenilenen otomobilin ön farları ve stop lambalarında yeni dokunuşlar bulunuyor. Ön tamponlar da yeniden tasarlanırken, renk seçenekleri de geliştirilmiş. İç mekânda da bazı yenilikler yapılmış. Bu yenilikler radikal boyutlarda değil ama örneğin aracın anahtarı bile yenilenmiş. Yeni C-Serisi, klasik, spor ve progresif adlı üç farklı ekran stiline sahip olacak. Temel modelde iki kutuplu klasik bir gösterge paneli bulunuyor. Bu göstergeler arasında 5.5 inçlik renkli ekran yer alıyor. Tam dijital göstergeler ise isteğe bağlı olarak mevcut. 12.3 inçlik ekran, 1920×720 piksel yüksek çözünürlük sunuyor. Orta konsolun üstündeki multimedya ekranı da iki boyutta mevcuttur. Audio 20 ile birlikte 7.0 inç ekran sunuluyor. Audio 20 ile birlikte ise ilk kez 10.25 inç ekran geliyor. C-Serisi, direksiyon simidine monte edilmiş dokunmaya duyarlı kontrollere de sahip. Yeni C-Serisi, sürücüye desteği sunan ve öncekinden daha yüksek bir etkin güvenlik standardı sağlayan en yeni sürüş yardım sistemlerine sahip. Otomobil, bazı durumlarda yarı özerk olarak sürülebiliyor. Yenilenen C-Serisi, yaz aylarında yollara çıkacak… MERCEDES C-SERİSİ ESTATE MERCEDES C-SERİSİ ESTATE MERCEDES C-SERİSİ ESTATE MERCEDES C-SERİSİ ESTATE MERCEDES C-SERİSİ MERCEDES C-SERİSİ MERCEDES C-SERİSİ MERCEDES C-SERİSİ MERCEDES C-SERİSİ MERCEDES...

Devamını Oku
VW ARTEON SÜRÜŞ İZLENİMİ
Kas08

VW ARTEON SÜRÜŞ İZLENİMİ

Aslında Arteon, CC’nin yeni nesli fakat Volkswagen yetkilileri aracı yepyeni bir model olarak tanıtıyorlar ve biz de buna saygı duyuyoruz. Saygı duymamızdaki en büyük sebeplerin başında ise Arteon’un tasarımı geliyor. Arteon bugüne kadar gördüğüm en çarpıcı Volkswagen tasarımlarından biri olabilir. Özellikle artık markanın da diğer modellerinde de kullanmaya başlayacağı ön yüzü, yolda gözleri üzerinize çekiyor. Profilden bakıldığında arkaya doğru alçalan tavan çizgisi, Arteon’un coupe gibi görünmesini sağlıyor. Arka taraf ise tasarımın en sade olan yeri. CC’ye oldukça benzeyen arka tarafta, büyük Volkswagen logosu ilk göze çarpan detaylardan biri… Passat’a göre 10 cm daha uzun olan Arteon, aks aralığı olarak da 5.0 cm daha uzun. Bu durum Arteon’a dışarıdan bakıldığında Passat’a göre daha heybetli durmasını sağlıyor. Uzayan aks aralığı aynı zamanda arka taraftaki yaşam alanını da ferahlatıyor. Kabine geçtiğimizde ise diğer Volkswagen modellerine benzer bir kokpitle karşılaşıyoruz. Sade ve şık gözüken kabin tasarımının, Arteon gibi sportif bir modelde biraz daha kendinizi farklı hissetmenizi sağlayacak detaylara yer vermesini beklerdim doğrusu. 12 inçlik dijital gösterge paneline Tiguan ve Passat’tan alışığız. Çözünürlülüğü başarılı, istediğiniz bilgileri rahatça kontrol edebiliyorsunuz. 9.0 inçlik multimedya ekranı da yine arayüz ve çözünürlülük olarak sınıfının en iyilerinden biri… Malzeme ve işçilik başarılı. Eşya gözü olarak biraz sıkıntılı fakat sonuçta Arteon safkan bir aile otomobili değil ve bu yüzden bu konuda fazla eleştirilmeyi hak etmiyor. Arka tarafa geçtiğimde ise uzayan aks aralığının etkisini çok daha iyi gördüm. Diz mesafesi beklediğimden çok daha genişti. Arkaya doğru alçalan tavan sebebiyle uzun boylu yolcular için baş mesafesi biraz sıkıntı olabilir fakat benim gibi 1.80 cm’ye yakın bir boya sahipseniz rahat edebilirsiniz. 563 litrelik bagaj hacmi, Passat’ın az da olsa gerisinde fakat yeterli alanı sunuyor. Özellikle arka camla birlikte açılan bagaj kapağı eşya yüklemeyi kolaylaştırıyor. Volkswagen Arteon ülkemizde tek motor ve iki farklı güç çıkışıyla satılıyor. 2.0 litrelik turbo dizel motoru ister 150 HP’lik önden çekişli olarak, isterseniz de 240 HP’lik dört tekerlekten çekiş sistemiyle satın alabiliyorsunuz. Test aracımızın kaputunun altında 240 HP güç üreten ve 500 Nm tork değerine sahip ünite bulunuyordu. Bu motor gücünü dört tekerleğe yedi ileri çift kavramalı DSG şanzıman üzerinden iletiyor. 500 Nm tork her devir aralığında başarılı bir ivmelenme sunuyor. Gaza tam bastığınızda sırtınızı koltuğa yapıştırmayı başaran Arteon, 0’dan 100 km/s hızlanmasını sadece 6.5 saniyede tamamlıyor. Dört tekerlekten çekiş sistemi sayesinde güç kaybı yaşamadan hızlanan Arteon, dizel motorun avantajıyla da ortalama 5.9 litrelik bir tüketim değerine sahip. Bu değeri tutturmak pek mümkün olmasa da sakin kullanımlarda 7.0 lt/100 km’lerde gezebiliyorsunuz. Biraz gaza bastığınızda ise 10.0 lt/100 km’ye çıkabiliyorsunuz. Volkswagen Arteon başarılı yol tutuşuyla da övgüyü hak ediyor. Süspansiyon sistemi hem konfor hem de iyi yol tutuşu başarılı şekilde ayarlıyor. Dört tekerlekten çekiş sisteminin de yardımıyla viraj çıkışlarında gaza...

Devamını Oku
AUDI’DEN MUHTEŞEM STATION: RS 4 AVANT
Eyl13

AUDI’DEN MUHTEŞEM STATION: RS 4 AVANT

Audi’nin RS efsanesinin rakipsiz ikonu olarak kabul ettiği Audi RS 4’ün yeni neslinin dünya prömiyeri Frankfurt Otomobil Fuarı’nda gerçekleşti. Yeni RS 4 Avant, 2.9 TFSI motoru 450 HP gücü ve 600 Nm tork değeriyle A4 ailesinin öncüsü konumunda. Model, quattro özelliğiyle V6 biturbo’nun gücünü dört tekerleğin tamamına dağıtıyor. Audi’nin RS geçmişinin son ürünü olan Audi RS 4 Avant, önceki modellerde de görülen yüksek performansın gündelik kullanımına uyumunun yeni örneği. Audi RS 4 Avant’ın dördüncü nesli tasarımında Audi 90 quattro IMSA GTO’nun detaylarından esinlenilmiş. Tipik RS petek yapılı masif hava girişleri ve geniş, düz tek çerçeveli ızgara da belirleyici bir unsur. 0’dan 100 km/s hıza sadece 4.1 saniyede ulaşan RS 4 Avant, isteğe bağlı RS dinamik paketiyle 280 km/s maksimum hıza çıkabiliyor. AUDI RS 4 AVANT AUDI RS 4 AVANT AUDI RS 4 AVANT AUDI RS 4 AVANT AUDI RS 4 AVANT AUDI RS 4 AVANT AUDI RS 4...

Devamını Oku
EN İYİ OPEL: INSIGNIA GRAND SPORT
Eyl09

EN İYİ OPEL: INSIGNIA GRAND SPORT

Opel’i ülkemize sevdiren en önemli modeli Vectra olmuştu. 90’lı yılları hatırlayanlar Vectra efsanesini de çok iyi hatırlayacaklardır. Sportif tasarımı ve dinamik sürüşüyle sınıfının en çok satan modellerinden biri olmayı başarmıştı. Vectra’nın başarısını yerine gelen Insignia devam ettiremedi. Bunun birçok sebebi olabilir tabii ki, artan model sayısı, rekabetin zorlaşması, uzun süre dizel-otomatik seçeneğinin sunulmuyor oluşu bunlardan sadece birkaçı… Peki yeni nesil Insignia Grand Sport rekabette geri kalmasına yol açan eksikliklerini giderebildi mi? Avrupa ve ülkemizde D segmentine rağbet SUV’lar sebebiyle azalmaya başladı. Aile otomobili kavramı D segmentinden çıkıp SUV’larla anılır oldu. D segmentinde iddialı modelleri bulunan markalar ise özellikle tasarım olarak araçlarını radikal şekilde değiştirmeye başladı. Yeni Opel Insignia Grand Sport da tasarım olarak bir önceki nesilden çok farklı duruyor. Asıl rakipleri Volkswagen Passat, Skoda Superb, Renault Talisman ve Ford Mondeo olan Insignia Grand Sport, gözünü BMW 3 Serisi ve Audi A4’e dikti. Yeni nesil Insignia, ülkemizde 1.5 litre turbo benzinli, 1.6 litre turbo dizel ve 2.0 litre turbo benzinli motor seçenekleriyle satılıyor. 1.6 litre dizel ve 1.5 litre benzinli motor seçeneklerinde altı ileri otomatik şanzıman seçeneğiniz mevcut. 2.0 litrelik turbo benzinli versiyonda sekiz ileri otomatik şanzıman ve dört tekerlekten çekiş sistemi de geliyor. 122.900 TL’den başlayan fiyatlar, 273.000 TL’ye kadar uzanıyor. Renault Talisman 123.100 TL, Skoda Superb 88.900 TL, Volkswagen Passat 98.600 TL ve Ford Mondeo 119.595 TL’den başlıyor. Yeni platform sayesinde boyutları büyüyen Insignia Grand Sport, yaşam alanı bakımından da sınıfının en cömert modellerinden biri olmayı başarıyor. Segmentin yaşam alanı bakımından referans modeli olan Skoda Superb, artık kendine gerçek bir rakip bulmuşa benziyor. Tek eksisi arka tarafa doğru alçalan tavan sebebiyle, arka koltuktaki baş mesafesinin uzun boylu yolcular için biraz sıkıntı doğurabilmesi. Tasarımıyla dikkatleri üzerine çeken Insignia Grand Sport, IntelliLux LED Matrix farları, sürücü destek sistemleri ve head up display’e kadar yüksek teknolojiyi bünyesinde barındırıyor. Bose müzik sistemi de sınıfının en başarılı ses sistemlerinden biri… İç tasarım yeni nesil Astra’yı andırırken, 8.0 inçlik multimedya ekranı sayesinde bir önceki nesilde eleştiri konusu olan düğme kalabalığından kurtulunmuş. Malzeme ve işçilik kalitesi bakımından sınıfının gerisinde değil fakat eşya gözleri konusunda Superb’ün cömertliğini sunmaktan uzak kalıyor. Süspansiyon sistemi konfor ve yol tutuşu iyi şekilde harmanlıyor. Sınıfının en iyi yol tutan otomobillerinden biri olan Insignia Grand Sport, konfordan da taviz vermiyor. Direksiyon sistemi Ford Mondeo kadar net tepkiler vermese de his bakımından bir sorun yaratmıyor. Yoldan gelen tepkiler hızlı şekilde direksiyona iletiliyor. Yeni platform sayesinde 175 kilogram kadar hafifleyen Insignia Grand Sport, neredeyse Astra kadar çevik hissettiriyor. Test aracımızın kaputunun altında 136 HP güç üreten 1.6 litrelik dizel motor yer alıyordu. Sınıfının en güçlü 1.6 litrelik dizel ünitelerinden biri olan bu motor, 1522 kilogramlık Insignia Grand Sport’u rahatlıkla hareket ettirebiliyor. Altı ileri otomatik şanzıman...

Devamını Oku
GSi EFSANESI INSIGNIA İLE DÖNÜYOR
Tem25

GSi EFSANESI INSIGNIA İLE DÖNÜYOR

Opel’in GSi efsanesini tekrar canlandıracağı bilgileri geliyordu. Çünkü sportif OPC modelleri asla GSi’lar kadar etkileyici olamadı. Markayı tanıyanlar ilk yeni GSi’ın Astra olacağını tahmin edilyordu ama Opel bir sürpriz yaptı. Insignia GSi’ı gösterime sunan Alman marka, bu modeli tamamen performans odaklı değil de daha ortada bir karışım olarak hazırlamış. Daha büyük hava kanalları olan tamponlar, göz alıcı 20 inç jantlar, şık arka spoyler, kırmızı fren kaliperleri ve sportif marşpiyeler ile kendini standart Insignia Grand Sport’tan ayırdığı kesin olan GSi, yine de vahşi bir performans aracı değil. Opel, Insignia GSi modelini bir önceki jenerasyon OPC modeli ile karşılaştırıyor ve tur zamanını açıklamamakla birlikte Nürburgring’de OPC’den daha hızlı tur yaptığını iddia ediyor. GSi modelinin dört silindirli 2.0 litre turbo beslemeli motoruyla, kendisinden daha güçlü olan eski V6 motorlu OPC modeline rağmen yaptığını vurgulamak önemli. Opel’e göre GSi, OPC’den 160 kilogram daha hafif, yere daha yakın ve tork vektörlü dört tekerlekten çekiş sistemi yüzünden çok daha iyi yol tutuşa sahip. 260 HP güç üreten 2.0 lt turbo motor, 400 Nm torka sahip. Ortalama tüketim ise 8.6 lt/100 km olarak açıklanıyor. Insignia GSi, standart modellerden 10 mm daha alçak ve Brembo fren kaliperleriyle donatılmış. Ön disklerin çapı 345 mm. Yeni Insignia GSi’ın iç mekânında yanal destekleri ile sportif sürüş odaklı koltuklar kullanılmış. Alıcılar, araçlarını konfigüre ederken GSi logolu iki farklı döşeme opsiyonu seçebilecek. Insignia GSi’ın ilk gösteriminin eylül ortasında gerçekleşecek olan Frankfurt Otomobil Fuarı’nda olacağı ve sonrasındaki ayda satışın başlayacağı kesinleşti. Güçlü bir dizel opsiyonu ise 2018 yılında satışa sunulacak. Bilindiği gibi ilk GSi logosuna sahip olan otomobiller Manta ve Kadett’ti. Kadett GSi’ın 115 HP’lik 1.8 lt motoru bulunuyordu. Dört yıl sonra ise 2.0 lt DOHC 16V motora geçildi. Daha sonra gelen Astra GSi’ın da 1.8 lt 125 HP ve 2.0 lt 16V 150 HP’lik versiyonları vardı. 150 HP’lik motor daha sonra 136 HP’ye düşürüldü. 1988’de üretilen 100 HP’lik Corsa A GSi da mevcuttu. Corsa GSi, dört nesil olarak 2012’ye kadar kadar üretildi. OPEL INSIGNIA GSI OPEL INSIGNIA GSI OPEL INSIGNIA GSI OPEL INSIGNIA GSI OPEL INSIGNIA GSI OPEL INSIGNIA...

Devamını Oku
ALFA ROMEO GIULIA’YA BİR ÖDÜL DAHA
Haz09

ALFA ROMEO GIULIA’YA BİR ÖDÜL DAHA

Alfa Romeo Giulia, dünyanın en köklü ve saygın otomobil dergilerinden biri olan Autocar tarafından anlamlı bir ödüle layık görüldü. Autocar Ödülleri 2017 kapsamında verilen “Game Changer/Oyunu Değiştiren Otomobil” ödülüyle, İtalyan geleneklerini ateşli bir şekilde dışa vuran, gerçek bir sporcu olduğunu tekrar gözler önüne serdi. Eşsiz teknik altyapısı, mükemmel ağırlık dağılımı, yenilikçi güç ve aktarım organlarıyla, kendine özgü dinamik tasarım özelliklerini, yüksek kaliteli malzemeler ve kusursuz işçilikle harmanlayan Alfa Romeo Giulia, Autocar dergisi tarafından “kendisine hayran bırakan, kendine özgü, belirgin şekilde üstünlüğe sahip, çarpıcı bir otomobil” övgüsü aldı. Autocar Dergisi Editörü Mark Tisshaw, Alfa Romeo Giulia için “Giulia, sadece en rekabetçi Alfa Romeo modeli olmakla kalmıyor; aynı zamanda damarlarında Alfisti kanı taşıyan herkesin en hoşlandığı otomobil olarak dikkat çekiyor. İnanılmaz performansı ve heyecan verici sürüş özellikleri ile Giulia, bir Alfa Romeo’da olmasını istediğiniz her şeye sahip” şeklinde açıklamada bulundu. Autocar’ın “Oyunu Değiştiren Otomobiller” kategorisinde, üyesi oldukları sınıfın standartlarını ileri boyutlara taşıyan ve otomobil kullanıcılarına fayda sağlamak adına geleneksel özelliklere meydan okuyan bir model, “Game Changer” ödülüne layık...

Devamını Oku