Mercedes yeni GLA’yı tanıttı
Ara15

Mercedes yeni GLA’yı tanıttı

Yeni Mercedes-Benz GLA dijital lansmanla tüm dünyaya aynı anda tanıtıldı. Güncel Mercedes-Benz kompakt sınıf ailesinin sekizinci modeli olarak tanıtılan yeni GLA, hem önceki neslinden daha kompakt hem de iç mekânda daha geniş ve daha güvenli. Kompakt Mercedes-Benz modellerinin en yeni üyesi GLA, sürücüyü destekleyen ve sürücünün hayatını kolaylaştıran en güncel sürüş yardım sistemleriyle kompakt sınıftaki en üst güvenlik seviyesini sunuyor. Yeni GLA, sekizinci model olarak Mercedes-Benz’in güncel kompakt sınıf model ailesini tamamlarken, aynı zamanda markanın başarılı SUV ürün gamının giriş seviyesini oluşturuyor. Önceki nesil ile kıyaslandığında daha güçlü bir karakter sergileyen yeni GLA, 1611 milimetrelik yüksekliği ile önceki nesline oranla 10 cm daha fazlasını sunuyor. Yeni GLA’da hem SUV tipi otomobillere özgü yüksek oturma pozisyonu hem de ön koltuklardaki baş mesafesi artmış durumda. Ayrıca her ne kadar yeni GLA’nın uzunluğu önceki nesline göre 1.5 cm kadar kısalmış olsa da arka koltuk diz mesafesi önemli oranda artış gösteriyor. Dik ön bölüm, kısa ön ve arka gövde uzantıları kadar otomobilin etrafını çevreleyen korumalar da arazi araçlarına özgü karakteristik tasarım unsuru olarak devreye giriyor. Yeni Mercedes-Benz GLA, kısa ön ve arka uzantılarıyla güçlü ve kendinden emin bir görünüm sergiliyor. Ön bölümde başlayan çizgi, A sütununu takip ederek kompakt cam alanların oluşturduğu yaşam alanıyla bütünleşiyor. Motor kaputunun üstündeki “güç kubbeleri” kadar 20 inçlik heybetli jantlar da kendinden emin ve dinamik tasarımı vurguluyor. Aza indirgenmiş çizgiler ve yalın tasarımın yansıması olan düzgün yüzeyler sportiflik ile modern tasarımı özenle harmanlıyor. Güçlü omuz çizgisi kadar coupe tarzında cam çizgisi de GLA’ya özgü bir tasarım özelliği olup otomobilin dinamik ve şık görünümünü daha da vurguluyor. Mercedes-Benz markasının diğer SUV modelleri gibi GLA’da da geniş boşluklara sahip olan, ortasından yatay bir çıta geçen ve merkezinde bir “yıldız” taşıyan bir ön radyatör ızgarası dikkat çekiyor. Markaya özgü bir uygulama olarak farların içi dahil olmak üzere birçok kaliteli detay dikkat çekiyor. Kaslı omuz çizgisi önden arkaya doğru genişleyerek güçlü bir arka görünümü beraberinde getiriyor. Kapıların alt kenarı ise marşpiyelerin üzerine biniyor. Böylece binme-inme hareketleri daha konforlu hale gelirken, aynı zamanda pantolon paçalarının kirlenmesi önleniyor ve daha da önemlisi yandan çarpışma güvenliği artıyor. Otomobili çevreleyen kaplamalar bir yandan ek koruma faktörü olarak devreye girerken diğer yandan ön ve arka tampon altı eklentileri gibi otomobilin off-road karakterine vurgu yapıyor. Bagaj kapağına kadar uzanan iki parçalı arka aydınlatma grubu tasarımı ve tampona entegre edilen geniş reflektör bir yandan daha geniş bir bagaj açıklığına imkan tanıyarak yükleme kolaylığını desteklerken aynı zamanda otomobilin arkadan bakıldığında daha geniş ve güçlü görünmesini sağlıyor. Donanım paketine bağlı olarak alüminyum tavan rayları ve krom kaplamalı bagaj eşiği de fonksiyonelliği desteklerken otomobilin off-road karakterini güçlendiriyor. Yeni GLA’da, ön konsol sürücü ve yolcu tarafı görsel olarak oyulmuş temel bir gövdeden oluşuyor....

Devamını Oku
Lüks SUV: Aston Martin DBX
Ara11

Lüks SUV: Aston Martin DBX

Aston Martin’in 106 yıllık başarılarla dolu tarihinde yeni dönemin startı, 20 Kasım 2019 tarihinde verildi. Markayı dünya çapında yeni zirvelere taşımayı hedefleyen ve ilk SUV’u olan DBX’in lansmanı, Çin’in başkenti Pekin’de gerçekleştirildi. 2015 yılında başlayan ve geçen yıl da Galler’deki fiziki testlerle sonlanan muhteşem serüvenin doruk noktası: Aston Martin DBX… Markanın ilk SUV’u Aston Martin’in daha önce keşfedilmemiş bir segmentteki olağanüstü performans, stil ve kullanılabilirlik sunma arayışındaki yeni döneme işaret ediyor. Dünyaca ünlü otomobil üreticisi Aston Martin, spor otomobillerin dinamikliğini off-road araçların fonksiyonelliğiyle birleştirerek sektördeki standartları sarsacak ilk lüks SUV’unu yollara çıkarttı. Aston Martin Lagonda Başkanı ve CEO’su Dr. Andy Palmer, DBX’in Aston Martin için ne denli heyecan verici bir deneyim olduğunu şu sözlerle ifade etti: “DBX’in Aston Martin için ne kadar heyecan verici ve önemli olduğunu ‘yeterince’ vurgulayamıyorum! Bu güzel SUV, şimdiden şirketimizi yeni alanlara ve ilham verici yönlere taşıdı. DBX ayrıca ‘ikinci yüzyıl planı’mızın üçüncü ve son aşamasında önemli bir dönemi işaret ediyor: Yalnızca portföyümüzün genişlemesini göstermekle kalmıyor, aynı zamanda Aston Martin’in ikinci üretim tesisindeki bir başlangıcı da müjdeliyor. Bu modeli, uzmanlığımızla oluşturduk ki kadın yöneticilerimiz de dahil olmak üzere tüm danışmanlarımızın paha biçilmez bilgi ve deneyimlerinden yararlandık. Bu, büyük İngiliz markası için gerçek bir dönüm noktasıdır. İnanıyorum ki DBX, onu gündelik yaşamlarında deneyimleyecek herkesi ödüllendirecektir…” Aston Martin’in St Athan, Galler’deki tesislerinde hayata geçirilen DBX, sektörde pek de rastlanmayan, sıradışı, çok özel bir SUV. İngiliz tasarım ve mühendisliğinin sınırlarını zorlayan, sektöre vizyon katacak bir ürün… 2245 kg ağırlığındaki model, 0-100 km/s hızlanmasını 4.5 saniyede tamamlıyor. Maksimum hızı ise 291 km/s. Aston Martin’in spor otomobillerinde de kullanıldığı alüminyum gövdesi, hem çok hafif hem de inanılmaz derecede sert. Bu müthiş teknoloji sayesinde DBX, şehirde de arazi şartlarında çok güçlü ve dinamik olabiliyor. Standart olarak savrulma önleyici sisteme sahip üçlü adaptif havalı süspansiyon ve elektrik kontrollü adaptif amortisörlerle birlikte gelen Aston Martin DBX’in yüksekliği, çevre koşullarına bağlı olarak 145 mm artırılıp 50 mm azaltılabiliyor. Bu özellik de sürücüye, her türlü arazi koşullarıyla mücadele edebilme önceliği sunuyor. DB11 ve Vantage’da bulunan 4.0 litrelik çift turbo V8 motoru kullanan Aston Martin DBX, özel düzenlemelerin ardından bu üniteden 550 HP güç ve 700 Nm tork çıkışı alabiliyor. Motor sesinin çok iyi olduğu bu lüks SUV, aktif egzoz sistemi ve silindir kapatma özelliği ile de dikkat çekici. Aston Martin DBX, gücünü yola dokuz ileri otomatik şanzımanla aktarırken, dört tekerlekten çekişden de yardım alıyor. Havalı süspansiyonlu araçta, aktif diferansiyel kontrolü ve elektrikli limitli kaydırmalı arka diferansiyel gibi özellikler de bulunuyor. DBX’in kabininde de performans verilerini destekleyen lüks bir tasarım bulunuyor. Tamamen deri işlemeli koltuklar ve pek çok detay, Alcantara ile de satın alınabiliyor. DBX, kabin boyunca metal, cam ve ahşabın akıllıca kullanımı ile malzemelerin orijinalliğini...

Devamını Oku
Yeni Defender film yıldızı oldu
Ara10

Yeni Defender film yıldızı oldu

Land Rover’ın, bugüne kadar ürettiği en yetenekli 4×4 modeli olmaya hazırlanan yeni Defender, 25’inci resmi James Bond filmine konuk oluyor. İlk kez 1983 yapımı James Bond filmi Orctopussy’de Range Rover Convertible ile başlayan Land Rover ve EON Productions işbirliği No Time to Die filmi ile devam ediyor. Land Rover Defender hayranları aracın üstün özelliklerini ilk kez Nisan 2020’de vizyona girmesi beklenen filmin nefes kesen takip sahnelerinde görecek. Aksiyon sahnelerinin çekimleri sırasında 007’nin uzman dublör ekibi tarafından en zorlu arazi ve yol koşullarında test edilen eni Land Rover Defender durdurulamayan doğasını sergileme fırsatını buldu. Benzersiz off-road kabiliyeti ve 291 mm’lik yerden yüksekliğiyle en dik eğimlerden ve nehirlerden rahatlıkla geçen yeni Defender beklentilerin çok ötesinde bir performansa imza attı. Land Rover’ın efsanevi modeli Defender yeni jenerasyonu ile modelin 70 yılı aşkın tarihinde yepyeni bir dönemi temsil ediyor. Gelişmiş arazi özellikleri ile geçmiş ruhuna sadık kalarak 21’inci yüzyılda macerayı yeniden tanımlayan yeni Defender, kendine has köşeli tasarımı ve yenilikçi özellikleriyle dikkat çekiyor. Defender, 90 ve 110 olmak üzere iki farklı gövde tipiyle tercih edilebilecek. Defender 90, altı kişiye kadar oturma kapasitesi sunabilirken, 110’da ise 5+2 oturma düzenine sahip bir iç mekân tercih edilebiliyor. LAND ROVER DEFENDER LAND ROVER DEFENDER LAND ROVER...

Devamını Oku
Yenilenen Suzuki Vitara Türkiye’ye geldi
Ara09

Yenilenen Suzuki Vitara Türkiye’ye geldi

Suzuki’nin geçtiğimiz yıl 30’uncu yılını kutlayan SUV modeli Vitara, yenilenen versiyonuyla Türkiye’de satışa sunuldu. Yeni Vitara; güncellenen tasarımı, 140 HP’lik Boosterjet turbo motoru, altı ileri otomatik şanzımanı, Allgrip 4WD dört tekerlekten çekiş sistemi, ileri güvenlik teknolojileri ve zengin kişiselleştirme seçenekleriyle sürücü beklentilerini eksiksiz karşılamayı hedefliyor. Tasarım cazibesi daha da artan Vitara’da; yeni tasarım krom görünümlü ön ızgara ve parlak alaşım yeni 17 inç jantlar daha modern bir görünüm ortaya koyuyor. LED teknolojisine sahip stop lambalarında uygulanan üç şeritli görsel, Suzuki’nin yenilikçi vizyonunu desteklerken, yeniden şekillendirilen arka tampon da kaliteyi yükselten unsurlar arasında yer alıyor. Daha önceden Vitara-S versiyonlarında sunulmayan panoramik açılır tavan ise artık tüm GLX Premium versiyonlarında sunuluyor. Makyaj operasyonuyla birlikte gövde renkleri de yenilenirken, ürün gamında çift renk seçenekli güneş sarısı ve buz mavisi olmak üzere tamamen iki yeni renk daha yer alıyor. Ayrıca arazi ve şehir şartlarına uyumlu geniş aksesuar paketleriyle yeni Suzuki Vitara sahiplerinin araçlarını daha da kişiselleştirebilmelerine imkân tanınıyor. Suzuki Vitara’nın dış tasarımıyla birlikte iç mekânı da gerek kalite, gerekse de tasarım anlamında göz dolduruyor. Yeni Vitara’nın iç konforunu daha da gösterişli hale getiren yeni 4.2 inç büyüklüğündeki renkli LCD yol bilgi ekranı; Allgrip dört tekerlekten çekiş sistemi modlarını, eğim iniş kontrolü animasyonlarını ve trafik işareti tanımlama sistemine ait görseller gibi işlevleri görmeyi kolaylaştırıyor. 10.1 inçlik multimedya ekran ise eğlenceli bir sürüş deneyimi sağlıyor. Hız sabitleme sisteminin entegre edildiği direksiyon simidi konfor artıran diğer bir yenilik olarak dikkat çekiyor. Adaptif hız sabitleme sistemi (ACC), geri görüş kamerası, ön ve arka park sensörleri ve arka çapraz trafik uyarısı, yedi adet hava yastığı ve elektronik dengeleme programı ESP ise yeni Vitara’da sürüş konforu ve araç hakimiyetini sağlayan unsurlar arasında yer alıyor. Yeni saat tasarımı, gösterge panelinin üzerindeki yumuşak dolgu malzemesi, konsoldaki daha parlak metal detaylar, geometrik çizgili süet koltuk döşemeleri kalite algısını artırarak daha modern ve sportif bir görünümü beraberinde getiriyor. Ayrıca geniş bagaj açıklığı, yolcu koltukları katlandığında 710 litreye ulaşan yükleme hacmi, otomatik klima, panoramik açılır tavan ve ön orta kol dayaması konfor artıcı diğer özellikler arasında yer alıyor. Yeni Vitara, tasarımsal değişikliklerle birlikte gücünü de yeni direkt enjeksiyonlu, turbo beslemeli ve düşük emisyon salım değeri sunan Boosterjet motorundan alıyor. Tüm yeni Vitara versiyonlarında yer alan 140 HP’lik Boosterjet, bünyesindeki ara soğutuculu turbo şarj sayesinde basınçlı havayı silindirlere göndererek düşük devir aralıklarında, hatta 2500 d/d’de dahi torkun maksimum seviyeye çıkmasına olanak tanıyor. Yeni Suzuki Vitara’da sunulan bu motorla kombine edilen dişli oranları genişletilmiş altı ileri tork konvertörlü otomatik şanzıman ise kalkış sonrasında mükemmel hızlanma sunarken, yüksek hızlarda dahi yakıt tasarrufuna katkı sağlıyor. Suzuki Vitara’nın direksiyon simidinin arkasına monte edilen vites değiştirme kulakçıkları, otomatik şanzıman konforunu bir üst seviyeye taşıyarak manuel şanzımanda olduğu gibi keyifli ve...

Devamını Oku
Yeni Renault Captur ne zaman Türkiye’de?
Kas05

Yeni Renault Captur ne zaman Türkiye’de?

SUV pazarının öncü modellerinden Renault Captur, lanse edildiği 2013 yılından bu yana 1.5 milyon satış adedine ulaşarak hem Fransa hem Avrupa’da kısa sürede segmentinin en çok satan modeli oldu. Segmentinde oyuncu sayısındaki artışa rağmen her yıl yükselen bir satış grafiği gösteren Renault Captur, 2018 yılında Fransa’da 67 bin, Avrupa’da ise 215 bin satış adedi ile B-SUV segment liderliğini sürdürdü. Captur, rekabetin giderek arttığı pazarda bir önceki neslini başarıya taşıyan kimliğini daha güçlendirerek yenilendi. Dönüşüm gerçekleştiren model, dinamik ve güçlü yeni SUV çizgileriyle dikkat çekiyor. Renault Grubu için üst düzeyde stratejik bir bölge olan Çin’de de üretilecek olan yeni Captur böylece global bir model haline geliyor. Model, Güney Kore dahil olmak üzere Renault markası altında, tüm pazarlarda aynı isim ile pazara sunulacak. Yeni Captur, CMF-B platformu gibi yeni platformların kullanımı ve ortak teknolojilerin geliştirilmesi ile İttifak bünyesindeki sinerjiyi güçlendirmeye yönelik, Grup stratejisinin merkezinde yer alıyor. Modelin yeni elektrik ve elektronik mimarisi, en yeni teknolojik gelişmelerin kullanımını mümkün hale getiriyor. Yeni Captur, elektrikli, internet bağlantılı ve otonom sürüş özellikleriyle Renault Grubu’nun stratejik planını destekliyor. İç mekânda sunduğu kalite ve konfor ile yeni Captur üst segment araçlara yaklaşıyor. En üst kalite malzemeler, yumuşak ön panel, kapı paneli, fütüristik EDC vites kolu ile kokpit tarzı orta konsol, titizlikle işlenmiş detaylar ve yeni koltuk mimarisi ile yenilikler dikkat çekiyor. Yeni Captur’ün iç kısmındaki teknolojik devrim ilk bakışta fark ediliyor. Captur, sürüş, park ve güvenlik olmak üzere üç kategoride ADAS (sürüşe yardımcı destek sistemleri) teknolojileri sunuyor. Renault Easy Drive sistemini oluşturan bu özellikler, Renault Eesy Link multimedya sistemi üzerinden dokunmatik olarak kolayca kontrol edilebiliyor. Yeni Captur, 9.3 multimedya ekranı ve 10.2 inç dijital gösterge paneli ile kategorisinin en büyük ekranlarından birine sahip. Captur’de modelin DNA’sını oluşturan kişiselleştirme ve modülerlik özelikleri korunuyor. Yeni Captur ile 11 gövde rengi, dört kontrast tavan rengi ve üç özelleştirme paketi ile toplamda 90 farklı kombinasyon seçeneği sunuluyor. Captur’ün konfor ve modülaritesi için kilit bir faktör olan kayar arka koltuklar, ikinci nesilde de mevcut. Yeni Captur, 536 litre gibi oldukça yüksek bir bagaj hacmi (sınıfının en iyisi), 27 litreye kadar iç depolama hacmi ve hepsinden de önemlisi benzersiz bir modülarite sunuyor. Captur, yenilenen verimli bir motor yelpazesine sahip. Otomobil, üç benzinli ve iki dizel motor ile pazara sunulacak. Bu motorları benzinli 1.0 TCe 100 HP, 1.3 TCe 130 HP, 1.3 TCe 155 HP ve dizel 1.5 Blue dCi 95 HP, 1.5 Blue dCi 115 HP oluşturuyor. Hem benzinli hem de dizel motorlarda EDC otomatik şanzıman sunulmaya devam edecek. Yeni Captur, 2020 yılından itibaren motor seçenekleri arasına E-Tech plug-in hibrit versiyonunu da ekleyecek. Renault Grubu için bir ilk olan bu ürün, aynı zamanda B-SUV segmentinde de benzersiz bir seçenek olacak. Yeni Captur...

Devamını Oku
Volkswagen T-Roc üstünü açıyor
Ağu15

Volkswagen T-Roc üstünü açıyor

VW, Frankfurt Otomobil Fuarı’nda T-Roc Cabriolet’yi tanıtacak. Tek bir tuşa basarak dokuz saniyede üstsüz kalabilen T-Roc, gelişen SUV pazarına taze bir kan olarak girecek. 2020 bahar aylarında satışa sunulması beklenen otomobil, kompakt sınıftaki ilk üstsüz SUV olacak. Bu tarz araçların fonksiyonelliğini, cabrio’ların özgürlüğü ile birleştirecek olan T-Roc, klasik bir yumuşak tavana sahip. Bu da Beetle ve Golf geleneğinden geldiğini hatırlatıyor. Araç hareket halindeyken bile 30 km/s hıza kadar açılıp kapanma işlemi yapılabiliyor. Arka koltukların arkasına yerleştirilen takla koruması, bir kaza anında otomatik olarak açılabiliyor. Sistem, tanımlanmış bir yanal ivmelenmeyi veya araç eğimini aşmaya yanıt olarak, bir saniyenin bir bölümü içinde arka koltuk başlıkları bölgesinde yukarıya doğru fırlıyor. Opsiyonel olarak alınabilen yeni nesil bilgi-eğlence sistemi MIB3 ile T-Roc Cabriolet sürekli olarak çevrimiçi. Yeni sistem, entegre bir eSIM de dahil olmak üzere çevrimiçi bir bağlantı birimine sahip. Standart olarak 8.0 inç olan bilgi-eğlence sistemi, isteğe bağlı olarak kullanılabilen aktif bilgi ekranı ile birlikte kullanıldığında, 11.7 inçlik tamamen dijital bir kokpit alanı oluşturulabiliyor. R-Line paketine de sahip olan T-Roc Cabriolet, bu sayede sportif karakterini artırabiliyor. Önden çekişli T-Roc Cabriolet’de sırasıyla 115 ve 150 HP güç üreten iki benzinli turbo motor kullanıyor. Manuel altı ileri şanzıman, 115 HP’lik 1.0 lt üç silindirli motorla birlikte standart olarak geliyor. 1.5 lt’lik dört silindirli motor için isteğe bağlı olarak yedi ileri çift kavramalı otomatik şanzıman da mevcut. VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC CABRIOLET VW T-ROC...

Devamını Oku
Honda CR-V Hybrid Türkiye yollarında
Tem25

Honda CR-V Hybrid Türkiye yollarında

Avrupa’da satışa sunulan ilk hibrit Honda SUV modeli olan Honda CR-V Hybrid Türkiye’de satışa çıktı. Honda CR-V Hybrid’in sisteminde, var olan güç kaynakları arasında sorunsuz geçiş yapmayı sağlayan i-MMD (akıllı çok modlu sürücü) teknolojisi kullanılıyor. Honda CR-V Hybrid bu teknolojiyi kullanarak yola çıkan ilk araç olma özelliğine de sahip. Honda’nın 2025 yılı ‘elektrikli vizyon’ stratejisi kapsamında geliştirilen, sürüş koşullarındaki yüksek verimlilik seviyesi ile Avrupa genelinde başarısını kanıtlayan i-MMD Hybrid teknolojisi, iki adet güçlü elektrik motoru ile bir adet 2.0 litre hacimli i-Vtec sahip benzinli motoru bir arada kullanıyor. Ayrıca i-MMD teknolojisi tamamen yenilikçi güç ve aktarma organı ile geleneksel mekanik şanzımana olan ihtiyacı da ortadan kaldırarak pratik bir çözüm sağlıyor. Honda CR-V Hybrid, 450 bin TL’lik fiyatıyla Türkiye’de satışa çıkıyor. Honda CR-V Hybrid’in yüksek verimlilik sağlayan 2.0 litre hacimli i-Vtec benzinli motoru, iki elektrik motoru ve lityum-iyon bataryadan oluşan sistemi 184 HP güç ve 315 Nm tork üretiyor. Geleneksel şanzımana olan ihtiyacı da ortadan kaldıran i-MMD teknolojisi, sabit oranlı tek dişli hareketli parçalar arasında doğrudan bir bağlantı oluşturularak daha yumuşak bir tork aktarımı sağlıyor. Honda’nın kullanıma sunmuş olduğu bu çözüm, diğer hibrit araçlarda kullanılan gezegen dişliye sahip e-CVT şanzımana oranla çok daha yüksek bir verimlilik sunuyor. Honda’ya özgü i-MMD teknolojisi, mümkün olan en yüksek verimlilik seviyesini sağlamak için elektrikli sürüş, hibrit sürüş ve benzinli sürüş olmak üzere üç farklı sürüş modu arasında otomatik olarak geçiş yapabiliyor. Elektrikli sürüş modunda lityum-iyon bataryanın sağlamış olduğu enerji elektrik motoruna yönlendiriliyor ve benzinli motor kapalı tutularak elektrik motoruyla tekerlekler harekete geçiriliyor. Hibrit sürüş modunda benzinli motor jeneratör olarak görev yapan ikinci elektrik motoruna güç veriyor. Jeneratör olarak görev yapan ikinci elektrik motoru diğer elektrik motoru için ilave elektrik enerjisi üretiyor. Benzinli sürüş modunda ise kilitli bir kavrama benzinli motor ile tekerlekler arasında doğrudan bağ kuruyor. Honda CR-V Hybrid, şehir içi sürüş koşullarında mümkün olan yüksek verimlilik seviyesini sunmak üzere elektrikli sürüş modu ile hibrit sürüş modu arasında geçiş yapıyor. Hibrit sürüşte, akünün jeneratör motoru üzerinden şarj edilebilmesi için benzinli motordan gelen fazla güç yönlendirilebiliyor. Benzinli sürüş modu ise otoyol gibi daha yüksek hızlardaki sürüşler için yüksek verimlilik sağlıyor. Ortalama hızlarda sürüşün yarısından fazlasını elektrikli sürüş modunda gerçekleştiren CR-V Hybrid, diğer yandan daha yüksek hızlarda sürüşün üçte birini bu modda gerçekleştiriyor. i-MMD teknolojisinin işletim sistemi, sürücünün herhangi bir müdahalesine gerek olmaksızın sürüş koşullarına bağlı olarak sürüş verimliliğini mümkün olan en üst seviyeye çıkartmak üzere sürüş modları arasında ne zaman geçiş yapması gerektiğine karar veriyor. Honda’nın CR-V Hybrid projesindeki mühendisler, özellikle araç durduğunda devreye giren start/stop özelliği de dahil olmak üzere güç sistemleri arasındaki geçiş sürecinin sürücü ve beraberindeki yolcular tarafından fark edilmemesini sağlamak için çalışmalar yapmış. Bu çalışmalar sonucunda Honda CR-V Hybrid’in güç yönetimleri...

Devamını Oku
Renault Captur tamamen yenilendi
Tem03

Renault Captur tamamen yenilendi

Avrupa’nın küçük SUV lideri Renault Captur tamamen yenilendi. 2013 yılından beri 1.2 milyon adet satılan Captur, pazar liderliğini sürdürmek amacıyla yenilenirken, sevilen tasarım konseptini çok değiştirmemiş. Renault tasarımcıları, yeni Clio’da olduğu gibi Captur’de de radikal tasarım değişikliklerine gitmemiş. Daha atletik bir havaya kavuşan otomobilin kabini de daha partik hale getirilirken, yeni teknolojilere de yer verilmiş. Her kıtada satılacak şekilde geliştirilen Captur, Çin’de de üretilecek. Renault yakın gelecekte 12 elektrikli modele sahip olmayı planlıyor. Tamamen yeni Captur de bu planın bir parçası ve E-Tech plug-in hybrid güç ünitesinden faydalanan ilk Renault modeli olacak. Diğer yandan 2022 yılına kadar otonom teknolojisinde de ciddi ilerleme planlanıyor ve Captur, yeni Clio ile birlikte bu planın bir parçası. Yeni Captur, Clio’ gibi CMF-B platformu üstünde yükseliyor. 110 mm daha uzun olan yeni modelde daha yüksek bir bel çizgisine bulunuyor. Yeni dokunuşlarla SUV görünümü güçlendirilmiş. Toplamda 11 gövde rengi, dört kontrast tavan rengi ve üç kişiselleştirme paketiyle birlikte ile birlikte 90 farklı kombinasyon yapmak mümkün. İlk olarak yeni Clio’da görülen iç mekân devrimi Captur’de de devam ediyor. Yeni Captur, sürücüye dönük ‘smart cockpit’ tasarım stilini devam ettiriyor ve kendi sınıfındaki en büyük ekranlara sahip. Orta konsolda isteğe bağlı olarak 9.3 inçlik ekran yer alıyor. Gösterge panelinde ise 7.0 veya 10.0 inçlik TFT ekranlar seçilebiliyor. Konfor ve kullanıcı dostu konularında yapılan iyileştirmeler arasında çerçevesiz dikiz aynası, otomatik park freni, 1.5 litrelik şişeleri barındırabilecek kapı panelleri, kablosuz şarj, önde iki USB soketi ve arkada 12 V’luk soket bulunuyor. Bir önceki modele göre daha kompakt bir hava yastığı kullanılması sayesinde direksiyon simidi de küçülmüş. Tamamen yeni bir koltuk tasarımı sayesinde, arka koltuktaki yolcuların ayak boşluğunu 17 mm artırılmış. Tamamen yeni Captur’ün toplam uzunluğu önceki modele göre 11 cm artmış. Bu da yolcular ve bagajları için daha fazla alan anlamına geliyor. Arka koltuk 16 cm’lik bir hareketle ileri-geri oynatılabiliyor. 2020 yılında pazara çıkacak olan hibrit model, saf elektrik gücüyle 45 km menzil sunacak. Yeni 1.6 lt’li benzinli motorla birlikte çalışacak iki elektrikli motor, çok modlu sürekli değişken oranlı bir şanzıman üstünden gücü tekerleklere aktaracak. Yeni Captur’ün benzinli motorları 100 ila 155 HP arasında güç üretiyor. TCe 100, üç silindirli ve turbo 1.0 lt’lik bir motora sahip. 160 Nm tork üreten bu motor baz versiyonu temsil ederken, yeni 1.3 lt TCe motorun 130 ve 155 HP’lik iki güç versiyonu bulunuyor. 130 HP’lik motor 240 Nm tork üretiyor ve altı ileri manuelin yanında yedi ileri EDC çift kavramalı otomatik şanzımanla da satın alınabiliyor. 270 Nm tork sunan TCe 155 ise sadece EDC şanzımanla sunuluyor. Yeni Captur’de iki adet dizel seçeneği de mevcut. 1.5 lt’lik Blue dCi motorun 95 ve 115 HP’lik iki versiyonu var. 240 Nm tork sunan baz versiyon sadece...

Devamını Oku