Gelecek nesil P1800: Volvo Concept Coupe

İlhamını çağdaş, ilerici İskandinav yaşam tarzı ve tasarımının yanı sıra P1800 gibi geçmişin ikonik unsurlarından alan seçkin Volvo Concept Coupe, şirketin yeni Ölçeklenebilir Ürün Mimarisi’nin (SPA) sağladığı tasarım olanaklarını ortaya koyan üç konsept otomobilden oluşan serinin ilk örneği.

Yükselen beklentilerle geçen bir yılın ardından, yeni Tasarımdan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Thomas Ingenlath’a ait ilk model, tasarımın Volvo markasına nasıl duygu kattığını sergilerken, 2014 yılında çıkacak XC90 ile start alacak olan gelecek nesil Volvo modellerine işaret ediyor.
Thomas Ingenlath, “Volvo Concept Coupe geleceğe ait hayali bir otomobil değil. O, yeni mimarimizin yeteneklerini sergilemesi için tasarlandı: Kendinden emin duruşu, proporsiyonları ve en önemli tasarım özellikleriyle… Yeni XC90 tamamen farklı bir otomobil türü olsa da, gelecek yıl satışa çıkarıldığında bağlantıyı hemen fark edeceksiniz,” diyor.
Volvo Cars’a özel olarak şirket dahilinde geliştirilen Ölçeklenebilir Ürün Mimarisi, Volvo’nun tasarımcı ve mühendislerini önceki platformların sınırlamalarından kurtarıyor. Thomas Ingenlath, “Yeni Volvo Concept Coupe, bundan sonra otomobillerimizi nasıl şekillendirebileceğimizi ortaya koyuyor. Biz, diğer otomobil markalarının dış görünüme odaklı yüzeysel heyecanından uzakta, İskandinav tasarımının karakteristik özelliği olan sakin ve kendinden emin güzellikle Volvo markasına duygusal değer katıyoruz,” diyor.

Güçlü görsel etki
Yeni proporsiyonların görsel etkisi en çok Volvo Concept Coupe’yi yan taraftan incelerken hissediliyor. Gösterge paneli ile ön aks arasındaki mesafe uzamış, C sütunu ise biraz arkaya kaydırılmış durumda. Alçak kaput, tavan ve beş kollu 21 inç jantlar da akıcı bir şekilde hareket eden zarif bir Gran Tourer’ın yarattığı izlenime katkıda bulunuyor. Kendinden emin duruş, tüm araç boyunca zarif bir yay oluşturan kemer çizgisi tarafından vurgulanıyor. Thomas Ingenlath, “Bir aslanın güçlü sakinliğini düşünün. Saygı uyandırmak için çaba sarf etmek zorunda değil. Sadece yatarken bile neler yapabileceğini açıkça belli ediyor,” diyor gülümseyerek…

Yeni T şeklinde DRL farlar
Volvo Concept Coupe’nin yüzü, yeni T şeklinde DRL kılavuz ışıklarına sahip farlar ile çevrelenen kaput ve ‘yüzen’ ızgaranın kazandığı yeni şekil ile karakterize edilmiş. Tıpkı stop lambaları gibi DRL farlar da Volvo Cars’ın benimsediği yeni tasarım çizgisinin ayırt edici unsurları. Concept Coupe, aynı zamanda 1960’ların Volvo P1800’ünü çağrıştıran unsurlar içeriyor. Thomas Ingenlath, “Şirket mirasının önemli parçaları olan tasarım imzalarını yansıtmak ve tasarıma dahil etmek bir otomobil tasarımcısının görevidir. P1800, güzel hatları ve ayrıntılarıyla ünlü ikonik bir Volvo. Bununla birlikte, P1800’ün iç ve dış tasarımına ait öğeler kullanmanın retro olmakla bir ilgisi yok. Biz, görkemli bir geçmişi yansıtan bu ince ayrıntıları, saf güzelliğin Volvo kimliğinin kolayca ayırt edilebilir bir parçasına dönüşeceği bir gelecek yaratmak için kullanıyoruz. Bu yolculuk Concept Coupe ile başlıyor,” diyor.

Parlayan kristal vites kolu
Volvo Car Group İç Tasarım Direktörü Robin Page,“Mavi-gri dış tasarım, Volvo Concept Coupe’nin içine de yansıyor. Deri gösterge paneli, doğal ahşap kaplamalar ve lacivert dokuma halılar gibi rafine, el yapımı unsurlar, kusursuzca işlenmiş metal detaylarla harmanlanıyor. Bana göre, el yapımı kristal üstün nitelikli İskandinav tasarımının en iyi örneklerinden biri ve bunu bir otomobile adapte etme fikrini seviyorum. Vites kolunun belirgin konumu bu parlak detay için mükemmel seçim,” diyor ve ekliyor: “Concept Coupe’nin içindeyken yaşanan deneyim, Volvo müşterilerine kendilerini gerçekten nasıl özel hissettireceğimizi gösteren mükemmel bir örnek.”

Geniş dokunmatik ekran
Konsept otomobil aynı zamanda Volvo Cars’ın insan-merkezli kullanıcı deneyimi ile ilgili tamamen yeni bir yaklaşımı temsil ediyor. Orta konsoldaki geniş dokunmatik ekran, sürücünün önündeki bir adaptif dijital ekran ve head-up display ile etkileşime geçiyor. Thomas Ingenlath, “Bu, yeni nesil otomobillerimizde kullanıcı arayüzlerinin doğal bir entegrasyonu. Kilit nokta, etkileşimin zevkli olması ama dikkat dağıtmaması. Otomobillerimize onları hem daha keyifli hem de daha güvenli kılmak için bağlanabilirlik özellikleri getiriyoruz,” açıklamasını yapıyor.
Ölçeklenebilir Ürün Mimarisi aynı zamanda tamamen otonom sürüş için de hazırlandı. Kazaları önlemek ve daha rahat sürüş imkânı sağlamak için tasarlanan ilk otonom sürüş özellikleri 2014 yılında tanıtılacak. Volvo Cars’ın amacı 2020 yılından önce yollarda tamamen otonom teknolojiyle çalışan otomobillere sahip olmak.

Benzinli plug-in hibrid: Güçlü ve verimli
Volvo Concept Coupe’de bulunan benzinli plug-in hibrid aktarma organları, Volvo Cars’ın yeni dört silindirli Drive-E motor ailesindeki en güçlü versiyonları yaratmak için elektrifikasyon kullanma stratejisini yansıtıyor. Bu, motor gücünü V8 sınıfına getirecek. Konsept otomobil, bir kompresör ve turboya sahip, yüksek performanslı 2.0 lt Drive-E benzinli motor içeriyor. Benzinli motor, arka aks üzerinde bir elektrikli motorla bir araya getirilmiş. Bu, Volvo Concept Coupe’ye 400 HP civarında bir toplam güç çıkışı ve 600 Nm’nin üzerinde tork sağlıyor.

(Visited 52 times, 1 visits today)

Yazar: automagg

Bu yazıyı paylaş

1 Yorum

  1. Güzel bir tasarım olmuş.Yalnız bir VOLVO aşığı olarak şunu söylemeliyim.Ön ızgara içerye doğru kıvrımlı oluşu göze farklı geliyor.Ama Genel tasarım oldukça hoş her ne kadar concept tasarımlar seri üretimde tasarım olarak yumuşatılsa da bu araç o şekilde çok daha güzel olacaktır.Sıra şimdi XC90 da bekleyip görelim 😀

    Post a Reply

Yorum gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir