FORD

Ford Motor Company, Henry Ford tarafından Michigan-ABD’de 1903 tarihinde kuruldu. Şu anda merkezi Dearborn, Michigan’dadır. Dünyada ilk otomobil seri üretimine adım atan, otomotiv sektörü liderlerinden Ford Motor Company, altı kıtada, 200 pazarda araç üretip, dağıtmaktadır. Dünya genelinde yaklaşık 246.000 çalışanı ve 110 fabrikası vardır. FMC’nin ana otomotiv markaları Ford ve Lincoln’dür. Bir dönem Aston Martin, Volvo, Jaguar ve Land Rover gibi markalara da sahip olan Ford, yakın zaman önce bu markaları satmak durumunda kalmıştır.

www.ford.com.tr

(Visited 236 times, 1 visits today)

Yenilenen Ford Ranger Türkiye’de

15:30 FORD, HABER, YENİLİK | 0 yorum

Yenilenen Ford Ranger Türkiye’de

Ford Ranger ve Raptor yenilenen motoruyla yüksek performans ve üstün yakıt verimliliğini bir arada sunuyor. Yeni 2.0 litre EcoBlue motor yüzde 24’e varan yakıt verimliliğine sahip. 213 HP gücünde çift turbolu versiyonu da bulunan Ranger, yeni 10 ileri otomatik şanzımanıyla da bu sınıfta bir ilk. Yeni Ford Ranger; yaya algılama ve akıllı hız sınırlama gibi özellikler de dahil olmak üzere ileri teknoloji sürüş destek sistemleri ile pick-up pazarındaki standartları yeniden belirlemeyi hedefliyor. Aktif park asistanı veya kolay açılıp-kapanan bagaj kapağı gibi özellikler günlük kullanım kolaylığını destekliyor. Yeni Ford Ranger; XLT ve Wildtrack donamım paketleri, 170 HP ve 213 HP gücünde 2.0 litre EcoBlue motor seçenekleri, 4×2 ve 4×4 aktarma organları ile manuel ya da otomatik şanzıman alternatifleri ile satışa sunuluyor. Ford ayrıca pick-up pazarındaki en yeni üyesi Ranger Raptor ile seçeneklerini ikiye çıkarıyor. Yeni Ranger’ın ardından ekim ayında pazara sunulacak olan ve efsanevi Ford F150’den ilham alınarak geliştirilen Ford Ranger Raptor; güçlendirilmiş şasi, 213 HP güç ve 500 Nm tork üreten yüksek performanslı 2.0 lt EcoBlue motor ve 10 ileri otomatik şanzımanıyla Ford Performance ruhunu yansıtıyor. Bu araç, gelişmiş süspansiyon sistemi ve lastikler dışında arazi yönetim sistemi gibi çözümlerle en zorlu arazi şartlarını dize getiriyor. Yeni Ford Ranger; dört tekerlekten çekiş sistemi ve SYNC 3 ile kullanıcılara tamamen yeni çözümler sunuyor. Bu sınıfta yaya algılama özelliğine sahip çarpışma önleme sistemi ve akıllı hız sınırlama özelliklerini standart olarak sunan ilk pick-up olan yeni Ford Ranger, aktif park yardımcısı da dahil olmak üzere olası bir çarpışmayı önleyen veya etkilerini en aza indiren gelişmiş sürüş destek sistemleri sunuyor. Ürün gamının güçlü versiyonlarında daha konforlu bir sürüş için aktif gürültü yönetimi teknolojisi sunulurken, Ranger Wildtrak kolay açılıp-kapanan bagaj kapağı gibi donanımlarıyla kullanım kolaylığı sunuyor. 800 mm ile sınıfının en iyi su geçiş derinliğine sahip olan ve 230 mm yerden yüksekliğe sahip olan yeni Ford Ranger, sürücü ve beraberindeki yolcuların konforunu bozmadan zor arazi koşullarını dize getirmek için tasarlanmış. 29 derecelik yaklaşma ve 21 derecelik uzaklaşma açıları asfalt dışı yollarda güvenle ilerlemeye yardımcı oluyor. Üstün off-road performansını 3500 kg römork çekme kapasitesi ve 1.252 kg yükleme kapasitesi tamamlıyor. Ford Ranger’da kullanılan yeni 2.0 litre EcoBlue turbo dizel motor performansla yakıt verimliliğini bir arada sunuyor. Bu motor giriş seviyesinde 170 HP güç ile 420 Nm tork üretiyor ve 8.3 lt/100 km yakıt tüketiyor. Aynı motorun bi-turbo versiyonu 213 HP güç ve 500 Nm tork üretiyor. Bu versiyon 9.2 lt/100 km yakıt tüketiyor ve 228 g/km CO2 emisyon salım değerine ulaşıyor. Optimize edilen kompakt boyutlu turbo besleme sayesinde yeni motor yerini aldığı 2.2 litre hacimli TDCi motora kıyasla özellikle alt devirlerde daha yüksek hava iletimi gerçekleştiriyor ve böylece tüm devir aralıklarında daha canlı ve atak bir sürüş hissi sunuyor. Ürün gamının tepe noktasını oluşturan bi-turbo versiyonda her iki turbo besleme alt devirlerde yüksek tork üretimi için seri çalışıyor. Üst devirlerde küçük turbo devreden çıkarken büyük turbo yüksek güç üretimi için çalışmaya devam ediyor. Altı ileri manuel şanzıman dışında 170 HP ve 213 HP versiyonları bu sınıfta benzersiz 10 ileri otomatik şanzımanla donatılabiliyor. Daha kısa aralıklı oranlar ve şanzımanın değişen koşullara adapte olmasına izin veren gerçek zamanlı uyarlanabilir vites değişimleri gibi özellikler farklı sürüş koşullarında mümkün olan en iyi performans, yakıt verimliliği veya akıcı sürüş özelliklerini tesis etmeye yardımcı oluyor. Ford’un gerçek yaşam sürüş koşullarına göre belirlediği verilere göre yeni dizel motor yerini aldığı motora kıyasla manuel...

devamını oku

Ford Focus mu, Volkswagen Golf mü?

19:42 C - KOMPAKT, FORD, HABER, HANGİSİ ALINIR, VW | 0 yorum

Ford Focus mu, Volkswagen Golf mü?

Sıfır kilometre otomobil fiyatları çok yüksek seviyelerde. Kompakt sınıf bir otomobil sahibi olmanın bedeli neredeyse 150 bin TL’den başlıyor. Bu nedenle daha ince eleyip sık dokumak durumundayız. Kompakt sınıfın iki önemli modelini masaya yatırıyoruz. Bakalım hangisini satın almak daha mantıklı? Focus daha yeni Geçtiğimiz yıl satışa sunulan dördüncü nesil Ford Focus yenilik avantajına sahip. Bilindiği gibi Golf VII 2012’den beri yollarda. 2017’de makyajlanan ve Golf 7.5 diye adlandırılan model hâlâ çekici olsa da Focus’un gençlik avantajından bahsetmek mümkün. Ebatlarıyla da bu durumu oraya çıkaran Focus’un daha uzun ve geniş olduğunu görmek mümkün. Ayrıca aks aralığı da daha uzun. Bu durum kabin genişliğine de yansıyacaktır. Şunu söylemek gerekir ki bu masabaşı bir karşılaştırma. Daha çok fiyat ve teknik özelliklere yoğunlaşıyor. Bu nedenle genişlik, yol tutuş ve konfor gibi test sürüşüyle belirlenebilecek detaylara yer vermeyeceğiz. Aslında bunun nedeni çok basit, insanların beklentileri çok farklı. Alıcılardan biri konfor odaklı olurken, diğeri yol tutuşa daha fazla önem verebiliyor. O nedenle bir otomobil alırken mutlaka test sürüşü yapmanız gerekiyor. Bir test editörü otomobili ne kadar iyi incelerse incelesin, son karar kullanıcınındır. Şöyle bir örnek vermek doğru olur. 190 cm boyundaki bir test pilotunun genişlik algısıyla, 170 cm’lik birinin hissi çok farklıdır. O direksiyon ayarını bir türlü yapamazken, siz çok rahatça kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Bu nedenle test sürüşü gerçekten çok önemli. Diğer yandan fabrika verileri değişmez. Yani biz size fabrika verileri ve fiyatlarla bir fikir vermeye çalışacağız. Bu verileri kendi fikirlerinizle harmanladığınızda hangi otomobilin size uygun olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz. Golf versiyonları daha pahalı Fiyat listelerine ilk baktığınızda Golf’ün daha pahalı olduğunu görebilirsiniz. Peki, bunun nedeni ne? Golf hem daha eski hem de daha pahalı. Bunun karşılığında donanım ve teknolojik üstünlükleri mi var? Ford Focus; Trend X, Titanium ve ST-Line donanım paketlerine sahip. Golf’te ise Midline Plus, Comfortline ve Highline bulunuyor. Tabii Fcous’taki ST-Line’ın sadece tek bir motor-şanzıman seçeneğiyle satıldığını belirtmek gerekli. Donanım seçenekleri detaylı incelendiğinde Focus’un daha avantajlı olduğu görülüyor. Temel ihtiyaçlar her iki otomobilde de baz modelden itibaren sunulsa da kablosuz şarj ve head-up dislay gibi özellikler Golf’te yok. Ayrıca Focus’ta opsiyonel olarak sunulan şerit takip sistemi gibi birçok güvenlik sistemi Golf ile birlikte alınamıyor. Focus, trafik levhası tanıma sisteminden dur-kalk özellikli adaptif hız sabitleyiciye kadar birçok donanıma sahip. Bu donanımlar, Titanium ve ST-Line’da opsiyonel olarak alınabiliyor. Tüm bu özelliklere bakıldığında Focus’un daha genç olduğunu anlamak zor olmuyor. Kısacası fiyat/donanım oranına bakıldığında, Ford Focus’un daha uygun bir fiyata daha fazla özellik sunduğu görülebiliyor. Motor seçenekleri Golf biraz daha pahalı olabilir. Özellikle modern güvenlik donanımları açısından da geride kalmış olabilir ama motor seçenekleriyle öne geçebilecek mi? Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Benzinli motor seçeneklerine bakıldığında Golf’ün hem performans hem de verimlilik adına önde olduğunu rahatça anlamak mümkün. 1.0 ve 1.5 lt’lik TSI motorlar oldukça avantajlı üniteler. Focus’un 1.5 lt’lik atmosferik benzinli motoru tork olarak geride kalıyor. Üstelik daha az olan tork bir de yüksek devirde üretildiği için esneklik olarak da daha zayıf. Daha modern 1.0 lt EcoBoost motor sadece ST-Line paketinde ve otomatik şanzımanla sunuluyor. Kısacası benzinli motorlarda VW Golf’ün bileğini bükmek mümkün değil. Özellikle silindir kapatma özellikli 1.5 lt TSI motor hem performansı hem de yakıt tüketimiyle oldukça önde. Bizce fiyat farkını oluşturan en önemli unsur motorlar. Dizel motorlara gelindiğinde ise ibre Ford’a dönüyor gibi görünüyor. Daha güçlü olan 1.5 lt EcoBlue dizel motorun torku da 50 Nm daha yüksek. Buna karşılık performans...

devamını oku

Ford Puma artık bir crossover

16:11 FORD, HABER, J - SUV/CROSSOVER, YENİLİK | 0 yorum

Ford Puma artık bir crossover

Ford, sportif ve atletik tasarımıyla dikkat çeken SUV esintilerine sahip yeni crossover modeli Puma’yı tanıttı. Puma’nın etkileyici dış tasarımı Ford’un insan odaklı tasarım felsefesinde yeni bir sayfa açıyor. Sınıfının en iyisi bagaj hacmi, müşteri geri bildirimleri doğrultusunda geliştirilen yenilikçi esnek kullanım çözümlerini beraberinde getiriyor. Gelişmiş Ford EcoBoost Hybrid 48 Volt teknolojisi üstün yakıt verimliliği, performans ve sürüş keyfi sunuyor. Dur-Kalk özelliğine sahip adaptif hız kontrol sistemi, kablosuz şarj ünitesi ve 12.3 inç büyüklüğünde dijital renkli gösterge ekranı sunulan yenilikçi teknolojilerden sadece birkaçı. Ford, yeni Puma ile Fiesta Active, Focus Active, EcoSport, Kuga, Edge ve yeni Explorer Plug-in Hybrid’den oluşan SUV ve SUV esintilerine sahip crossover ürün gamını genişletiyor. Ford Avrupa satışları içerisinde SUV’lar önemli bir paya sahip. Avrupa’da satılan her beş otomobilden biri SUV ve 2018 yılında SUV–CUV araçların toplam satışları yüzde 18’in üzerinde arttı. 2020 yılında Türkiye’de satışa sunulması planlanan yeni Ford Puma, 2008 yılından bu yana 1.5 milyar Euro yatırım yapılan Ford’un Romanya’da bulunan Craiova tesisinde üretilecek. Şık, sportif ve baştan çıkarıcı tasarımıyla dikkat çeken yeni Ford Puma, temelde Ford’un B segmenti platformunu kullanıyor ancak bunu artırılmış aks aralığı ve iz genişliği ile SUV sınıfına özgü gövde orantılarıyla tamamlıyor. Puma, çarpıcı ve tamamen özgün bir siluet için alçak, eğimli bir tavan çizgisi kullanıyor. Önden arkaya doğru yükselen ve arkaya doğru iyice genişleyen omuz çizgisi dinamik ve güçlü bir görünümü beraberinde getiriyor. Düzgün ve akıcı hatları, özenle şekillendirilen tampon tamamlıyor. Yatay formlu iki parça stop lambası tasarımı, sadece daha geniş bir arka görünüm sunmakla kalmıyor aynı zamanda bagaj erişimi ve kullanımını kolaylaştırıyor. Yan gövde boyunca uzanan pürüzsüz ve akıcı hatlar alt gövdede ön ve arka lastikler arasındaki iç bükey oluşumla daha dinamik ve canlı bir görünüm kazanıyor. Dinamik ve sportif tasarım LED sis lambaları gibi şık detaylarla tamamlanırken, yukarıda konumlandırılan farlarla birlikte özgün bir görünüm ortaya çıkıyor. Yeni Ford Puma, ST-Line ve Titanium dahil her biri farklı bir karakter yansıtan son derece özgün tasarım detaylarına sahip donanım paketleriyle geliyor. Puma Titanium’da parlak gri 18 inçlik alaşım jantlarla birlikte ön ızgara, sis farı ve yan marşpiyelerde krom detaylar bulunuyor. Metalik gri arka difüzör ve plakalık ile parlak siyah cam çıtaları dış tasarımı tamamlıyor. Büyük bir özenle şekillendirilen iç mekânda deri direksiyon, ahşap eklentileri ve kumaş kapı panelleri çekici bir görünüm ve yüksek kalite algısı sağlıyor. Ford’un performans modellerinden izler taşıyan Puma ST-Line donanımda 18 inçlik jantlar sunulurken isteğe bağlı olarak 19 inçlik mat siyah jantlar tercih edilebiliyor. Özel olarak tasarlanmış yay ve amortisörleriyle spor süspansiyon sportif bir sürüş hissi sunarken ST-Line ön ızgara, mat siyah tasarım unsurları, sis farı çerçevesi gibi parlak süslemeler ve daha büyük bir tavan spoyleri sportif görünümü tamamlıyor. İç mekânda ise alt kenarı düz direksiyon, kırmızı dikiş detaylı parçalı deri koltuklar, alaşım pedallar ve alüminyum detaya sahip vites topuzu sportif tasarımı destekliyor. Her biri aracın dinamik karakterini tamamlayan 11 farklı renk seçeneğine sahip yeni Ford Puma yenilikçi bagaj çözümünün de aralarında bulunduğu son derece fonksiyonel ve kullanışlı yapısal özellikler sunuyor. Sınıfının ödün vermeyi gerektirmeyen en iyi bagaj hacmine sahip olan yeni Puma’da 456 litrelik bir bagaj bulunuyor. Arka koltukların yatırılmasıyla 112 cm uzunluğunda, 97 cm genişliğinde ve 43 cm yüksekliğinde bir koli esnek kullanım özelliklerine sahip bagaja sığıyor. Müşteri gereksinimlerini karşılamak için geliştirilen Ford MegaBox ile iki golf çantasını dik konumda rahatça barındırabilen derin ve çok yönlü bir depolama alanı ortaya çıkıyor. Bu ek depolama...

devamını oku

Ford Transit ve Tourneo Custom yenilendi

18:33 FORD, HABER, TİCARİ, YENİLİK | 0 yorum

Ford Transit ve Tourneo Custom yenilendi

Ford, sektöre yön veren modelleri Transit ve Custom’ı yeniledi. Yük kapasitesi artırılan Ford Transit, optimize edilen 2.0 litre EcoBlue dizel motoru ve segmentte bir ilk olarak hibrit teknolojisiyle daha çevreci ve verimli hale gelmiş. 2.0 litre EcoBlue dizel motorun yakıt verimliliği yüzde 7’ye varan oranda iyileştirilmiş. Minibüs versiyonlarında EcoBlue motor, 170 HP güç ve 405 Nm tork sunuyor. Kasım 2019 itibarıyla EcoBlue motorun daha güçlü (185 HP) versiyonu ve 2020 yılının ilk çeyreği ile de arkadan itişli modeller için yeni 10 ileri otomatik şanzıman müşterilerle buluşacak. Yeni Ford Transit Van’ın yük kapasitesi, ağırlıktan tasarruf etmeyi amaçlayan programla 66 kilograma kadar artırılmış durumda. Ford’un dayanıklılıktan ve güvenlikten ödün vermeyen hafif alüminyum kaputu, Transit’e yüksek mukavemetli kompozit bir ara bölme de sunuyor. Yeni Ford Transit’in şık dış tasarımında daha yüksek, daha iddialı üç çubuklu ızgara ile yeniden tasarlanan alt ön tampon yer alıyor. Kabinin tamamen yenilenen iç tasarımıyla stil, kolay kullanım ve sürücü konforu sağlanması hedeflenmiş. Araçta sesli komutlar veya 8.0 inç dokunmatik ekranda parmak hareketleriyle kullanılabilen Ford’un SYNC 3 bilgi ve eğlence sistemi gibi ileri teknolojiler de sunuluyor. Transit’in binek araçlara benzeyen sürüş karakteri, park ve manevra esnasında daha fazla destek vererek sürücünün yorgunluğunu azaltmaya yardımcı olan elektrik destekli direksiyonu (EPAS) ve 180 derece görüş sağlayan ön ve arka kamera sistemi ile daha konforlu hale geliyor. Sürücü destek teknolojileri arasında şeritte kalma ve şerit hizalama yardımcısı gibi özellikler de yer alıyor. Transit sürücüleri, ilk kez seçilebilir sürüş modları arasından seçim yaparak sürüş performansını koşullara adapte edebilecek. Seçilebilir sürüş modları değişken yol şartlarına uyacak şekilde normal, eko ve kaygan modlarından oluşuyor. Yeni Transit’in minibüs versiyonu Ecoblue 170 HP motor seçeneğiyle, Van versiyonu ise Ecoblue 130 ve 170 HP motor seçeneklerinin yanı sıra yeni Ecoblue Hibrit 170 HP (Mart 2020) ve Ecoblue 185 HP (Kasım 2019) motor seçenekleri ile de satışa sunulacak. Kamyonet versiyonu ise Ecoblue 170 HP ve Ecoblue 185 HP versiyonları ile müşteri bekleyecek. Yeni Ford Tourneo ve Transit Custom daha fazla güç ve hibrit teknolojisi ile daha düşük işletme maliyeti ve geliştirilmiş sürüş konforu sunacak. Tourneo Custom motor seçenekleri arasına, dokuz yolcu ve yük taşırken daha uyumlu performans ve daha yüksek çekiş gücü için 415 Nm torka sahip yeni EcoBlue 185 HP motor seçeneği eklenirken, 2.0 litre EcoBlue motor ile birlikte 170, 130 ve 105 HP güç seçenekleri sunulmaya devam edilecek. Yenilenen Transit Custom ve Tourneo Custom sürücülerine ilk kez sunulan sürücü destek teknolojileri arasında şerit değiştirirken veya geri viteste giderken diğer yol kullanıcılarının varlığı konusunda sizi uyaran çapraz trafik uyarı sistemi ile sunulan kör nokta uyarı sistemi, trafik işareti tanıma sistemi ile tespit edilen hız limitine göre otomatik olarak seyir hızınızı ayarlayacak akıllı hız sınırlayıcı özellikli adaptif hız kontrol sistemi, elektrik destekli direksiyon (EPAS) ile desteklenen şeritte kalma ve şerit hizalama yardımcısı, aracın paralel park ve dikey park alanlarına girmesine yardımcı olan aktif park asistanı bulunuyor. Yaya algılama özellikli çarpışma önleme yardımcısı, yoldaki yayaları ve araçları tespit etmek için ön görüş kamerasını ve radarı kullanıyor ve sürücünün uyarılara tepki vermemesi halinde otomatik olarak fren uyguluyor. Sistem şimdi geceleri far ışıklarının aydınlattığı yayaları da algılayabiliyor. Segmentinde bir ilk olan EcoBlue hibrit motor seçeneği, özellikle şehir trafiğindeki dur-kalk durumlarında ilave yakıt verimliliği sağlıyor. Yenilikçi EcoBlue hibrit motor seçeneğinin Kasım 2019 itibarıyla satışa sunulması planlanıyor. Tourneo Custom, önceki seride sunulan Ecoblue 130 ve 170 HP motor seçeneklerinin yanı sıra artık Ecoblue...

devamını oku

Ford Tourneo ve Transit Connect yenilendi

15:21 FORD, HABER, TİCARİ, YENİLİK | 0 yorum

Ford Tourneo ve Transit Connect yenilendi

Ford, müşterilerinin ihtiyaç ve isteklerine göre yenilediği Tourneo ve Transit Connect ile pratikliği, hareketliliği, optimum kullanım maliyetini ve yakıt tasarrufunu bir arada sunmayı hedefliyor. Yeni Ford Tourneo ve Transit Connect, müşteri ihtiyaçlarına göre geliştirilen teknolojik donanımları, yeni sekiz ileri otomatik şanzımanı ve güçlü motor seçenekleri ile standartları yeniden belirleyecek. Ford Tourneo ve Transit Connect, yeni nesil EcoBlue motoru ile artık daha çevreci ve verimli bir hale geldi. Ayrıca, sekiz ileri otomatik şanzımanı, start/stop sistemi, kablosuz şarj ünitesi, SYNC3 ve 6.0 inç dokunmatik ekranı, anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, aktif park asistanı, şerit takip sistemi, trafik levhası tanıma sistemi, akıllı hız sınırlandırma sistemi (ISA), çarpışma önleme yardımcısı ve HID Bi-Xenon gündüz yanan LED farları ve Transit Connect’te standart olarak sunulan geri görüş kamerası gibi bir çok etkileyici ve yeni özellikleriyle konfor, teknoloji ve performans limitlerini değiştirecek. Yenilenen yüzü, ön tampon ve ızgarası ile dinamik bir görünüme kavuşan ve tasarımı ile sınıfında öne çıkan yeni Ford Transit Connect, 1.5 litre 100 HP, Euro 6 emisyon seviyesine sahip dizel motoruyla müşterilerin beklediği gücü sağlıyor. Akıllı cihaz istasyonu ile akıllı telefonlar şarj edilirken aynı zamanda navigasyon cihazı olarak da kullanılabiliyor. SYNC ile yenilikçi teknolojileri kullanıcılarına sunan Transit Connect, üç yıl sınırsız kilometre garantisi ile segmentinde ilk ve tek olma özelliğini koruyor. Yeni Transit Connect, Trend paketiyle 1.5 lt dizel motor ve manuel şanzıman seçeneğine sahipken, sadece kısa şasi ile sunulan yeni Tourneo Connect ise Deluxe ve Titanium paketleriyle Tourneo Connect severlerin ihtiyaçlarını karşılıyor. Deluxe paket, 1.5 lt dizel 100 HP motora sahipken, Titanium paketi ise 1.5 lt dizel 120 HP motor ile sekiz ileri otomatik ve altı ileri manuel şanzıman seçenekleriyle satışa sunuluyor. Yeni Ford Transit Connect 102 bin 075 TL’den, yeni Ford Tourneo Connect ise 144 bin 780 TL’den başlayan anahtar teslim fiyatına sahip. Yeni Ford Transit ve Tourneo Connect fiyat listesi Transit Connect 1.5 EcoBlue 100 Trend Kısa 102.075 TL Transit Connect 1.5 EcoBlue 100 Trend Uzun 109.195 TL Tourneo Connect 1.5 EcoBlue 100 Deluxe Kısa 144.780 TL Tourneo Connect 1.5 EcoBlue 120 Titanium Kısa 158.095 TL Tourneo Connect 1.5 EcoBlue 120 AT8 Titanium Kısa 166.035 TL Teknik özellikler Model Tourneo Connect 1.5 EcoBlue 120 AT8 Titanium Fiyat 166.030 TL Motor 1500 cc, 4 silindirli, DOHC, 16V, turbo dizel Güç 120 HP 3600 d/d Tork 270 Nm 1750 d/d 0-100 km/s 12.9 sn Maksimum hız 170 km/s Şanzıman 8 ileri otomatik Yakıt tüketimi 5.0 lt/100 km Bagaj hacmi 1029/1838 lt Ağırlık 1687 kg FORD TRANSIT CONNECT FORD TRANSIT CONNECT FORD TRANSIT CONNECT FORD TRANSIT CONNECT FORD TRANSIT CONNECT FORD TOURNEO...

devamını oku

Yeni Ford Kuga’da hibrit versiyonlar da olacak

21:37 FORD, HABER, J - SUV/CROSSOVER, YENİLİK | 0 yorum

Yeni Ford Kuga’da hibrit versiyonlar da olacak

Ford’un şimdiye kadar geliştirdiği elektrikli araçlar arasında en ileri seviyeyi temsil eden yeni Kuga; Titanium, ST Line ve Vignale olmak üzere farklı donanım seviyesi ve yüksek yakıt verimliliği sunan gelişmiş ve kapsamlı hibrit sistemi ile yollara çıkacak. Yeni Ford Kuga, zengin güç ve aktarma organları çeşitliliği ile farklı kullanıcı beklentilerini karşılamayı hedefliyor. Kuga Plug-in Hybrid, Kuga EcoBlue Hybrid (yarı hibrit) ve Kuga Hybrid (tam hibrit) olmak üzere üç farklı elektrik destekli versiyon dışında, 2.0 litre EcoBlue dizel, 1.5 litre EcoBlue dizel ve ayrıca bir de 1.5 litre EcoBoost benzinli motor da ürün gamında yer alıyor. Ford’un Avrupa’da en çok satan SUV modeli olan Kuga aynı zamanda Fiesta ve Focus’tan sonra Avrupa’da en çok satış adedine ulaşan üçüncü Ford modeli. Entegre modeme sahip FordPass Connect, 12.3 inçlik dijital gösterge paneli, kablosuz şarj ünitesi, 8.0 inçlik dokunmatik ekranlı SYNC 3 ve B&O ses sistemi gibi teknolojiler kabin içindeki yaşam kalitesini artırırken gelişmiş sürüş destek sistemleri sürüş güvenliğine ve sürüş konforuna katkı sağlıyor. Yeni stop/start özellikli geliştrilmiş adaptif hız kontrol, trafik levhası tanıma ve şerit hizalama teknolojileri, sürücülerin daha güvenle sürüşüne katkıda bulunurken, yeni Focus ile sunulan Ford dinamik LED ön far sistemi zorlu yol koşullarında daha iyi görüş sağlıyor. Göz hizası gösterge paneli, sürüş anında gerekli olan bilgileri sürücünün görüş alanına yansıtıyor ve aktif park asistanı tek tuşla park manevralarını otonom olarak yerine getirerek sürücünün hayatını kolaylaştırıyor. Kuga, Ford’un yeni global C2 platformunu kullanan ilk SUV modeli. Aerodinamik yapıyı ve yakıt verimliliğini daha da iyileştirmek üzere tasarlanan platform yüzde 10 oranında artırılan burulma direnci ile daha yüksek çarpışma güvenliği performansı sunuyor ve yerini aldığı nesil ile karşılaştırıldığında 90 kg daha hafif bir yapı sunuyor. Yeni Ford Kuga daha enerjik ve daha dinamik tasarım detayları ve premium bir siluet ile dikkat çekiyor. Vignale, ST-Line ve Titanium olmak üzere farklı versiyonla sunulurken her bir versiyon kendine özgü bir karakter sergiliyor. Kuga Titanium donanım seviyesinde sportif ön tampon, arka difüzör, gövde renginde aynalar, LED gündüz farları ile 17 inçlik jantlar standart olarak bulunurken isteğe bağlı olarak 19 inçlik jantlar sunuluyor. Daha lüks ve prestijli bir duruşa sahip olan Kuga Vignale; tavan rayları, ön ve arka tampon tasarımları ve saten alüminyum süslemeleriyle daha özgün ve elit bir görünüm sergiliyor. Standart olarak 18 inçlik jantlar sunulurken, isteğe bağlı olarak 19 inç veya 20 inç tercih edilebiliyor. Altıgen tasarımlı deri koltuklar, ısıtmalı deri direksiyon iç mekandaki kalite algısını destekliyor. Ford Performance modellerinden ilham alınan Kuga ST-Line versiyonunda gövde renginde tamponlar ve yan etekler ile siyah ön ızgara, ön tampon, arka difüzör ve tavan rayları daha sportif bir görünüm sunuyor. Arka rüzgârlık ve çift egzoz çıkışı sportifliğe vurgu yaparken standart olarak sunulan 18 inçlik jant dışında 19 inçlik jantlar da tercih edilebiliyor. Kırmızı dikişli kontrast ST-Line koltuklar, alüminyum pedallar, alt kenarı düz direksiyon simidi ve ST-Line paspaslar ile St-Line marşpiye performans vurgusu yapıyor. Ford bu yılın başlarında yeni Focus ile başlamak üzere tüm yeni modellerinin bir elektrik destekli versiyona sahip olacağını açıklamıştı. Yeni Ford Kuga söz konusu stratejinin yansıması olarak şarj edilebilir hibrit, yarı hibrit ve tam hibrit güç ve aktarma teknolojilerini sunan ilk Ford modeli oldu. Kuga Plug-in Hybrid, içten yanmalı motorun menzil özgürlüğünü ve elektrikli motorun verimliliğini bir arada sunuyor. Sistemde 2.5 litre hacimli benzinli motoru elektrikli motor ve jeneratör ile 14.4 kWh kapasiteli lityum batarya destekliyor. 225 HP güç üreten ve Ford’un Avrupa’daki ilk şarj...

devamını oku

Volkswagen ve Ford birlikteliği açıklandı

21:48 FORD, HABER, TİCARİ, VW | 0 yorum

Volkswagen ve Ford birlikteliği açıklandı

Volkswagen AG ve Ford Motor Company, şirketlerin rekabetçiliğini artıracak ve sektördeki hızlı değişim döneminde müşterilere daha iyi hizmet verecek şekilde konumlandıran ittifakın ilk resmi adımını attı. Volkswagen CEO’su Dr. Herbert Diess ve Ford CEO’su Jim Hackett, şirketlerin 2022 gibi erken bir tarihte başlayarak küresel pazarlar için ticari araçlar ve orta ölçekli pick-up’lar geliştirmek niyetinde olduklarını doğruladı. Her iki şirket de ticari araçlarda olan işbirliği sayesinde 2023’ten başlayarak yıllık işletme sonuçlarını iyileştireceklerini tahmin ediyor. Buna ek olarak, Volkswagen ve Ford, otonom araçlar, mobilite hizmetleri ve elektrikli otomobiller konusundaki işbirliğini kapsayacak bir mutabakat zaptı da imzaladı. Hackett, “Zaman içinde bu ittifak her iki şirketin de değer yaratmasına, müşterilerimizin ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olacak” dedi. Diess ise şunları ekledi: “Volkswagen ve Ford, dünyadaki milyonlarca müşteriye daha iyi hizmet verebilmek için ortak kaynaklarını, inovasyon kapasitesini piyasa konumlarını kullanacak. Aynı zamanda bu ittifak, rekabetçiliğin artırılması yönündeki çabamızın temel taşı olacaktır…” İki şirket arasında karşılıklı sahipliği gerektirmeyen ittifak ortak bir komite tarafından yönetilecek. Bu komitenin başında Hackett ve Diess olacak ayrıca her iki şirketin de üst düzey yöneticilerini içerecek. Ford ve Volkswagen, Ford Transit ailesi ve Ranger’ın yanı sıra Volkswagen Transporter, Caddy ve Amarok gibi popüler isim levhaları ile dünya genelinde güçlü bir ticari araç portföyüne sahip. Bu şirketlerin 2018’deki hafif ticari araç hacimleri dünya çapında yaklaşık 1.2 milyon adede ulaştı ve bu, endüstrinin üretim ölçekleri olarak en yüksek işbirliğini temsil ediyor. Önümüzdeki beş yılda, hem orta hem de ticari kamyonetler için talebin küresel olarak artması bekleniyor. İttifak, şirketlerin geliştirme maliyetlerini paylaşmalarını, kendi üretim kapasitelerini artırmalarını, araçlarının yeteneklerini ve rekabetçiliğini yükseltmelerini ve marka özelliklerini korurken, maliyet verimliliği sağlamalarına yarayacak. İttifak aracılığıyla Ford, 2022 gibi erken bir zamanda piyasaya çıkması beklenen orta büyüklükte pick-up’lar üretecek. Bu araçların Türkiye’de Gölcük fabrikasında üretilmesi de söz konusu. Bunun yanında Ford, her iki taraf için de Avrupalı ​​müşterilere uygun ticari vanlar tasarlamayı hedefliyor. Bu araçların geliştirilmesi ve üretilmesi ise Volkswagen’e ait...

devamını oku

Yeni Ford Focus kaç para?

21:09 C - KOMPAKT, FORD, HABER, YENİLİK | 0 yorum

Yeni Ford Focus kaç para?

Ford’un tamamen yenilediği kompakt sınıf modeli Focus, geçtiğimiz nisan ayında Avrupa’da tanıtılmıştı. Trend X, Titanium ve ST-Line donanım paketleriyle ülkemizde satışa sunulan Focus’un sedan ve HB gövde seçenekleri bulunuyor. Station model ise isteğe bağlı olarak getirilecek. Crossover görünümlü Active için ise biraz daha beklemek gerekli. 1.5 lt 123 HP ve 1.0 lt EcoBoost 125 HP benzinli motor seçeneklerine sahip olan yeni Focus’un dizel versiyonu ise 1.5 lt hacminde ve 120 HP gücünde. Hem benzinli hem de dizel motorlarda sekiz ileri otomatik şanzıman opsiyonu da sunuluyor. 135 bin TL’den başlayan fiyatlara sahip olan yeni Focus, donanım ve motor seçeneğine göre ına göre 186 bin 500 TL’ye kadar yükselebiliyor. YENİ FORD FOCUS FİYAT LİSTESİ Focus 1.5 TI-VCT Trend X 135.000 TL Focus 1.5 TI-VCT AT Trend X 145.500 TL Focus 1.5 Ecoblue Trend X 151.000 TL Focus 1.5 Ecoblue AT Trend X 162.000 TL Focus 1.5 TI-VCT Titanium 151.000 TL Focus 1.5 TI-VCT AT Titanium 162.000 TL Focus 1.5 Ecoblue Titanium 167.000 TL Focus 1.5 Ecoblue AT Titanium 178.000 TL Focus HB 1.0 EcoBoost AT ST-Line 169.500 TL Focus HB 1.5 Ecoblue AT ST-Line 186.500...

devamını oku

Türkiye’de satılan Amerikan otomobilleri

13:39 BMW, FORD, HABER, JEEP, MERCEDES, VOLVO | Türkiye’de satılan Amerikan otomobilleri için yorumlar kapalı

Türkiye’de satılan Amerikan otomobilleri

Son günlerde Türkiye ile Amerika arasında yaşanan kriz hepimizin malumu. Karşılıklı restleşmeler sürerken dolar aldı başına gitti ama neyse ki alınan bazı önlemlerle gün itibarıyla bir dolar 6.1 TL’ye kadar geriledi. Bu daha da düşebilir, bir anda tekrar yükselmeye de başlayabilir. Çünkü ekonomistler bile ne olacağını tam olarak kestiremiyor. Ümidimiz TL’nin değer kazanması yönünde elbette. Dediğim gibi biz ekonomist değiliz, işimiz otomobil. Bu nedenle de konuya otomotiv endüstrisi yönünden bakıyoruz. Amerikan yaptırımlarına verdiğimiz cevaplardan biri de gümrük vergilerini artırmak oldu. Amerika’da üretilen otomobiller Türkiye’ye gelirken yüzde 120 gümrük vergisiyle karşılaşıyor. Şimdi dyeceksiniz ki, Türkiye’de Amerikan otomobili mi kaldı? Evet 50’li ve 60’lı yıllarda değiliz. Sokaklarımızda dolaşan otomobillerin çoğu Amerikan değil ama bu konuyu sadece GM, Ford ve Chrysler ürünlerine indirgemek yanlış olur. Burada aklınıza hemen Ford gelebilir çünkü sokaklarımız Fiesta’larla Focus’larla dolu. Evet, Ford bir Amerikan markası ama ülkemizde ve Avrupa’da satılan modellerin büyük çoğunluğu anavatanından yani Amerika’dan gelmiyor. Bildiğiniz gibi Ford’un Türkiye’de de fabrikası var ve diğer modeller de Avrupa ülkelerinde üretiliyor. Peki, yüzde 120 gümrük vergisine takılan modeller hangileri? Hiç tahmin bile edemeyeceğiniz, Alman markası diye düşündüğünüz birçok model Amerika’dan geliyor. BMW ve Mercedes’den bahsediyoruz. BMW’nin SUV sınıfındaki oyuncuları X3, X4, X5 ve X6 modelleri Amerika’da üretiliyor. Mercedes ise yine SUV modelleri olan GLE ve GLS’yi Amerika’dan ülkemize getiriyor. Bildiğiniz gibi Türkiye, Amerika’dan ithal edilen araçlar için 21 Haziran tarihinde yüzde 60 ek gümrük vergisi koymuştu. Gün itibarıyla Resmi Gazete’de yayımlanan liste ile ABD’den gelen otomobillere uygulanacak verginin yüzde 120’ye çıktığı açıklandı. 45 gün içinde ithalat belgesini ibra edenler otomobillerini yüzde 120’lik tarifeye sokmadan Türkiye’de satabilecek. Geçen yıl Amerika’dan gelen otomobillerin ithalatı 87 milyon doları bulmuştu. Bu verinin yeni vergilerle birlikte 52 milyon dolar daha artacağı öngörülüyor Yukarıda bahsettiğimiz gibi yeni düzenleme, Amerika’dan ithal edilen otomobilleri kapsıyor, bu nedenle etkilenen sadece Amerikan otomobilleri olmayacak. SUV araçlarını Amerika’daki Spartanburg fabrikasında üreten BMW ilk etkilenen markalar arasında olacak. BMW neden bu araçlarını Amerika’da üretiyor sorusunun cevabı çok açık. Amerika çok büyük bir pazar ve SUV modeller ilgi çok büyük. BMW ve Mercedes gibi markalar da özellikle SUV modellerin üretimini oraya kaydırarak lojistik avantaj elde etmeyi planlıyor. Bu premium markaların SUV modelleri ülkemizde zaten yüksek fiyatlarla satılıyordu, bir de yeni gümrük vergisi eklenince fiyatlar uçuşa geçecek. BMW X5 xDrive25d’nin şu anda baz satış fiyatı 600 bin TL civarından başlıyor. Yeni düzenlemeyle bu aracın fiyatının bir milyonun üstüne çıkacağını düşünmek yanlış olmaz. Aynı şekilde şu anda 340 bin TL olan BMW X3 sDrive20i’nin 700 bin TL’ler bandına çıkması sürpriz değil. X6 ise iki milyon sınırını zorlayabilir. Mercedes’te de durum farklı değil GLE zaten neredeyse 1 milyon 400 bin TL’ye satılıyor. Yeni vergilerle iki milyon TL’ye ulaşabilir. GLS zaten çok üst sınıf bir SUV ve fiyatı 1 milyon 625 bin TL civarında. Yakın gelecekte 2.5 milyon TL’lik bir fiyata satılırsa hiç şaşırmayız. Bu fiyatları tam bu kadar olacak diye hesaplamadık ama üç aşağı beş yukarı durum böyle. Volvo da yeni S60’ı Amerika’da üretmeye karar verdi. Bu otomobil henüz Türkiye’ye gelmedi ama fiyatları can yakacağı şimdiden kesin gibi. Tabii bir de zaten Amerikalı olan marka ve modeller var. Ülkemizde çok sevilen Jeep bunlardan biri. Grand Cherokee, Cherokee ve Wrangler anavatanlarında üretiliyor. Neyse ki Renegade Avrupa’dan geliyor da fiyatlarında bir değişiklik olmayacak. Şu anda Jeep’in sitesinde fiyatlar yok ama Grand Cherokee’nin 1.5 milyon TL olacağını öngörmek zor değil. Ford ise Amerikan malı olarak sadece...

devamını oku

Markaları zarara sokan otomobiller

16:58 ALPINE, AUDI, CHRYSLER, CITROEN, FORD, HABER, HONDA, MERT YILMAZ, OPEL, VOLVO, VW | Markaları zarara sokan otomobiller için yorumlar kapalı

Markaları zarara sokan otomobiller

Biz belki de otomobillere karşı çok duygusal bir yaklaşım içindeyiz. Sonuçta üreticiler birer ticari kuruluş ve bu işi kaba tabirle para kazanmak için yapıyorlar. Peki, bir otomobilin yüksek satış rakamlarına ulaşması ve kârlı olması için yüksek bir kaliteye sahip olması mı gerekir? Hayır, bazı modeller var ki aslında ürün olarak çok da üstün bir yanı yok, rakipleri arasında dezavantajlara sahip ama halkın çok ilgisini çekiyor, dolayısıyla da iyi satıyor. Tam tersi de olabiliyor. Üretici, rakipsiz bir araç tasarladığını düşünüyor, hakikaten de öyle, dergilerin test pilotları yere göğe sığdıramıyor ama bir şekilde satmıyor ve markaya zarar veriyor. Büyük yatırımlarla üretim bandına alınmış ama sonuçta markasını batıracak noktaya getirmiş birçok model var. İsterseniz şimdi onları derleyelim. Bakalım otomotiv endüstrisini şaşırtan bu modeller neler? Aston Martin Lagonda (1976) Bu uzay çağı görünümlü otomobil, garip bir şekilde en muhafazakâr İngiliz otomobil üreticilerinden birinden gelmişti. Beyefendiler için el yapımı spor otomobiller üreten Aston Martin, farklı bir yola girmeyi denemişti ve dört kapılı bir sedana imza attı. Ama bu füturistik araçta elektronik problemleri vardı. 1980’lerin sonuna kadar üretilse de ancak 645 adedi bantlardan inebildi. Audi A2 (1999) Audi A2’nin fotoğraflarına bakarsanız şimdi bile çekici olduğunu görürsünüz. Küçük ve manevra kabiliyeti yüksek olan, aerodinamik olarak verimli ve rahatça dört kişinin yolculuk edebileceği, hafif alüminyum gövdeli bir otomobilden hoşlanmamak için neden sıralamak zor olabilir. Sürüş kalitesi de oldukça yüksekti ama en büyük sorun pahalı üretim maliyetleri nedeniyle fiyatının ulaştığı noktaydı. Aynı paraya daha hızlı ve daha büyük bir otomobile sahip olabiliyordunuz. Citroen C6 (2005) Citroen, yıllar içinde inanılmaz derecede farklı görünen birçok otomobil üretti. Bunların arasında günümüzde tanrıça olarak adlandırılan DS de vardı. Ama günümüzde işler öyle yürümüyor. Maalesef aynı parayla bir BMW ya da Citroen alabiliyorsanız, insanlar tercihini Fransız’dan yana kullanmıyor. İşte 2005 yılında tanıtılan Citroen C6’nın en büyük sorunu buydu. Çok kaliteli ve lükstü, ayrıca çok da şık görünüyordu ama yedi yıl içinde sadece 23 bin 384 adet satılabildi. C6’nın bir başka unvanı da uzun yıllar Fransa’nın başkanlık otomobili olarak kullanılmasıydı. Citroen Traction Avant (1934) Traction Avant, günümüzde kullanılan birçok teknolojinin öncüsüdür. Monokok gövde, bağımsız süspansiyon ve önden çekiş gibi özellikler zamanının çok ilerisindeydi. 1957’ye kadar üretilen ve aslında 760 bin adetle az da satılmayan Traction Avant, o döenmde kitlesel olarak üretilen en teknolojik otomobillerden biriydi. Fakat bu teknolojinin yaratılması için ayırılan kaynak Citroen’in çöküşüne yol açtı ve şirket iflasını açıkladı. Citroen’in bu dönemde en büyük hissedarı Michelin haline geldi… Chrysler Gas Turbine (1963) Chrysler’in büyük ümitlerle 1963’te ortaya çıkardığı Gas Turbine, hem görsel hem de teknik açıdan otomobilin geleceğini temsil ediyordu. Jet çağından esinlenerek tasarlanan bu otomobilde jet motoru sesi vardı. Şaka değil, bu ses yapay değildi çünkü bu otomobilde bir jet motoru bulunuyordu ve bu motor üç ileri otomatik şanzımana bağlıydı. Ancak şasi bu anormal güçle başa çıkamadı. Üstelik yakıt tüketimi anormal boyutlardaydı. Denemeler için inşa edilen 50 otomobilden 41’i hurdaya çıkarıldı. Günümüzde kalan otomobillerden biri Jay Leno’nun garajında duruyor. Chrysler Airflow (1934) Aerodinamik, 1930’larda otomobil tasarımında daha büyük bir rol oynamaya başladı, ancak çoğu tasarım hâlâ çok köşeli ve muhafazakârdı. Chrysler, 1934’te Airflow modeliyle kendi yoluna gitmeye karar verdi, ancak otomobilin üretim kalitesi zayıftı. Ağırdı ve güvenilirlik de bir sorundu. Bu nedenle ömrü uzun olmadı. Ford B-Max (2012) Ford B-Max’in neden sevilmediğini açıklamak zor. Fiesta bazı üstüne inşa edilen bu mikro MPV, verimli motorları, kaliteli sürüşü ve çok yönlülüğü ile dikkat çekiyordu...

devamını oku