VOLVO

(Visited 46 times, 1 visits today)

Volvo’dan yeni V60 Cross Country

18:19 D - ORTA, HABER, J - SUV/CROSSOVER, VOLVO, YENİLİK | 0 yorum

Volvo’dan yeni V60 Cross Country

Volvo Cars, orta sınıf station modeli V60’ın Cross Country versiyonunu tanıttı. V60 Cross Country, şirketin son yıllarda gerçekleştirdiği dönüşümü destekleyen yeni Volvo modelleri serisine yapılan son yeniliklerden biri. Yeni model, bu yılın başlarında Stockholm’de şehir dışı bir yolda tanıtılan kardeşi V60 gibi çok yönlü İsveç aile station’ları geleneğini temsil ediyor. Bu profile, 1997 yılında tanıtıldığı ilk günden itibaren Volvo’nun Cross Country serisini tanımlayan bir özellik olan, alışılmış yolların dışına çıkma özelliğini ekliyor, böylelikle V60’ı banliyölerden alıp skogen’e (İsveç’çe orman anlamına geliyor) sokuyor. Volvo Cars Başkan ve CEO’su Hakan Samuelsson: “Yeni V60 Cross Country ile aile konseptli otomobilimizi doğal ortamından alıp alışılmış yolların dışına götürüyoruz. Cross Country sınıfını 20 yıldan daha uzun bir zaman önce icat ettik, şimdi bu otomobil ile uzun süredir devam eden, güvenli, yetenekli ve çok yönlü aile otomobilleri neslimizi güçlendiriyoruz” dedi. Otomobilin arazi yeteneğini artıran, özel olarak geliştirilmiş şasi ve süspansiyon sayesinde, V60 Cross Country’nin yerden yüksekliği standart V60’a göre 75 mm daha yüksek. Yeni V60 Cross Country’de dört tekerlekten çekiş özelliğinin yanı sıra tepe iniş kontrolü ve viraj çekiş kontrolü gibi özelliklerin yanında off-Road sürüş modu da standart olarak yer alıyor. Yeni V60 Cross Country, 60 ve 90 serisindeki diğer modeller gibi Volvo Cars’ın ödüllü ölçeklenebilir ürün mimarisi (SPA) platfomun üstünde yükseliyor. Yeni V60 Cross Country, sahiplenme yerine aylık sabit bir bedel karşılığı üyelikle otomobili kullanma imkânı sağlayan, premium abonelik hizmeti “Care by Volvo” üzerinde de yer alıyor. Bu sistemin Türkiye’de de sunulması için çalışmalar devam ediyor. Volvo Cars Araştırma ve Geliştirmeden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Henrik Green: “V60 Cross Country’nin her parçası, SPA platformumuz üzerinde üretilen diğer tüm 60 ve 90 serisi otomobiller kadar özel. Daha yüksek oturma pozisyonu, artırılmış yerden yüksekliği ve dinamik dört tekerlekten çekiş yeteneği sayesinde çok yönlü olması, onun hem şehirde hem şehir dışında evindeymiş gibi gitmesini sağlıyor” dedi. 
Volvo Cars’ın otomatik frenleme özelliğine sahip ödüllü City Safety sistemi, V60 Cross Country’de standart olarak yer alıyor ve potansiyel çarpışma durumlarından kaçınması için sürücüye yardımcı oluyor. City Safety; yayaları, bisikletlileri ve büyük hayvanları algılayabilen pazarda yer alan tek sistem. Pilot Assist sistemi, iyi işaretlenmiş yollarda 130 km/s hıza kadar sürücüye direksiyon, ivmelenme ve frenleme desteği sağlıyor. Yoldan çıkma kaçınma, önden gelen araçtan kaçınma ve diğer direksiyon destek sistemleri standart olarak yer alıyor. Opsiyonel olarak yer alan ve otomatik frenleme sağlayan kavşak trafik uyarısı özelliği ise güvenliği daha da artırıyor. Bunlar ve kendini ispatlamış diğer güvenlik teknolojileri yeni V60 Cross Country’yi yoldaki en güvenli otomobillerden biri haline getiriyor. Volvo Cars’ın Apple CarPlay, Android Auto ve 4G ile tam uyumlu Sensus Connect bilgi-eğlence sistemi ister şehirde olsun ister şehir dışında, sürücünün sürekli bağlı olmasını sağlıyor. Sezgisel tablet şeklindeki dokunmatik ekran, otomobilin fonksiyonlarını, navigasyonu, bağlı servisleri ve araç içi eğlence uygulamalarını birleştiriyor. Yeni V60 Cross Country’nin, T5 AWD benzinli ve D4 AWD dizel motor seçenekleri bulunuyor. İlerleyen dönemde ise hafif hibrit ve elektrikli (plug-in) seçenekleri de pazara sunulacak. T5’de 250 HP’lik 2.0 lt turbo motor yer alıyor. 350 Nm tork sunan bu motor otomobili 6.8 saniyede kalkıştan 100 km/s hıza taşıyor. D4’de ise yine 2.0 litre hacminde 190 HP’lik turbo dizel motor bulunuyor. 400 Nm torka sahip olan bu motorun WLTP normlarında göre ortalama tüketimi 5.9 lt/100 km. Her iki motor seçeneğinde de sekiz ileri otomatik şanzıman bulunuyor. VOLVO V60 CROSS COUNTRY VOLVO V60 CROSS COUNTRY VOLVO V60 CROSS COUNTRY VOLVO V60 CROSS COUNTRY...

devamını oku

Volvo’dan otonom konsept: 360c

11:14 HABER, KONSEPT, VOLVO, YENİLİK | 0 yorum

Volvo’dan otonom konsept: 360c

Her iş günü evinizden işinize otonom sürüşe sahip, tam işlevli, bağlantılı, konforlu, mobil bir ofis alanı içinde gidiyor olsaydınız nerede yaşamak isterdiniz? Peki eğer bu hizmet, isteğe bağlı bir abonelik sistemi üzerinden sağlanıyor olsaydı? Ya da bir şirket bu hizmeti sağlarken, bir diğeri sağlamıyor olsaydı, çalışmak için siz hangi şirketi seçerdiniz? İşte bunlar, Volvo Cars’ın bugün, seyahatin geleceği vizyonunun -otonom, elektrik, bağlı ve güvenli- bir parçası olarak tanıttığı ve onu yeni pazarlarda büyütecek olan, yeni Volvo 360c Concept ile birlikte gündeme gelen pek çok senaryo ve sorudan sadece birkaçını oluşturuyor. Bu kavram, verimsiz ya da sıkıcı seyahat zamanını faydalı ve keyifli dakikalara ya da saatlere dönüştürerek, insanların yaşam şeklini değiştirme potansiyelini yansıtıyor. Volvo Cars Kurumsal Strateji Kıdemli Başkan Yardımcısı Mårten Levenstam, “360c, insan sürücüyü ortadan kaldırırken, zaman ve tasarımda yeni özgürlükler kullanarak nelerin mümkün olabileceğini araştırıyor. Bu, otonom sürüş teknolojisinin dünyayı bildiğimiz şeklinden başka nasıl değiştireceğine dair bir bakış açısı. Olasılıklar akıl almaz boyutta” dedi. Tamamen otonom ve elektrikli seyahat, şehirlerde yaşayanlar için daha az kirlilik, daha az trafik tıkanıklığı ve buna bağlı sağlık ve yaşam tarzı avantajları gibi bir çok gelişmiş güvenlik ve çevresel fayda sunuyor. Aynı zamanda, yaşayacağınız yeri seçerken daha özgür davranma fırsatı, emlak fiyatları üzerindeki baskının azalması ve daha uygun fiyatlı ev sahibi olma gibi olanaklar sağlıyor. Volvo Cars’ın yeni Volvo 360c Concept ile tanıttığı otonom seyahatin geleceği işte bu vizyona göre şekilleniyor; otonom, elektrikli, bağlantılı ve güvenli bir sürüşe sahip Volvo 360c Concept, geleceğin seyahatine bütünsel bir bakış getiriyor. Bu bakış açısı, Volvo Cars’a milyar dolarlık iç hatlar hava yolları endüstrisi gibi büyüyebileceği yeni pazarlar açabilir. 360c’nin temelinde, insan sürücüsü olmayan tam otonom, tam elektrikli bir otomobil yer alıyor. Direksiyon simidinin ve içten yanmalı bir motorun olmaması, konsepte tasarım özgürlüğü verirken, yolcuların geleneksel olarak ikili ya da üçlü koltuklarda oturması zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor ve tamamen yeni bir tasarım oluşturma imkânı sunuyor. 360c, otonom sürüşe sahip otomobillerin dört potansiyel kullanım şeklini; uyku ortamı, mobil ofis, oturma odası ve eğlence ortamı, birlikte sunarken, insanların seyahat yöntemlerini de yeniden hayal etmelerini sağlıyor. Volvo Cars güvenlik mühendisleri, 360c’yi geliştirirken tam otonom otomobiller ile diğer yol kullanıcıları arasında nasıl güvenli bir iletişim kurulabilir sorusunun cevabını bulmaya karar vermişler. 360c, dış sesler, renkler, görseller, hareketler ve aynı zamanda tüm bunların kombinasyonlarını kullanarak otomobilin niyetini diğer yol kullanıcılarına belli eden bir sistem kullanıyor. Bu, otomobilin ne yapacağının her zaman belli olacağı anlamına geliyor. Buradaki kritik nokta, 360c güvenlik iletişimi teknolojisinin tasarımına göre, otomobil diğer yol kullanıcılarına niyetini belli ederken, onlara hiçbir zaman yön ve talimat vermeyecek. 360c, Volvo Cars’ın işine yeni potansiyel müşteri grupları sağlamanın dışında ayrıca geleceğin seyahati, şehir planlama, alt yapı ve modern toplumun çevre ayak izi gibi konularda da uygulamalar sunuyor. VOLVO 360c VOLVO 360c VOLVO 360c VOLVO 360c VOLVO...

devamını oku

Türkiye’de satılan Amerikan otomobilleri

13:39 BMW, FORD, HABER, JEEP, MERCEDES, VOLVO | Türkiye’de satılan Amerikan otomobilleri için yorumlar kapalı

Türkiye’de satılan Amerikan otomobilleri

Son günlerde Türkiye ile Amerika arasında yaşanan kriz hepimizin malumu. Karşılıklı restleşmeler sürerken dolar aldı başına gitti ama neyse ki alınan bazı önlemlerle gün itibarıyla bir dolar 6.1 TL’ye kadar geriledi. Bu daha da düşebilir, bir anda tekrar yükselmeye de başlayabilir. Çünkü ekonomistler bile ne olacağını tam olarak kestiremiyor. Ümidimiz TL’nin değer kazanması yönünde elbette. Dediğim gibi biz ekonomist değiliz, işimiz otomobil. Bu nedenle de konuya otomotiv endüstrisi yönünden bakıyoruz. Amerikan yaptırımlarına verdiğimiz cevaplardan biri de gümrük vergilerini artırmak oldu. Amerika’da üretilen otomobiller Türkiye’ye gelirken yüzde 120 gümrük vergisiyle karşılaşıyor. Şimdi dyeceksiniz ki, Türkiye’de Amerikan otomobili mi kaldı? Evet 50’li ve 60’lı yıllarda değiliz. Sokaklarımızda dolaşan otomobillerin çoğu Amerikan değil ama bu konuyu sadece GM, Ford ve Chrysler ürünlerine indirgemek yanlış olur. Burada aklınıza hemen Ford gelebilir çünkü sokaklarımız Fiesta’larla Focus’larla dolu. Evet, Ford bir Amerikan markası ama ülkemizde ve Avrupa’da satılan modellerin büyük çoğunluğu anavatanından yani Amerika’dan gelmiyor. Bildiğiniz gibi Ford’un Türkiye’de de fabrikası var ve diğer modeller de Avrupa ülkelerinde üretiliyor. Peki, yüzde 120 gümrük vergisine takılan modeller hangileri? Hiç tahmin bile edemeyeceğiniz, Alman markası diye düşündüğünüz birçok model Amerika’dan geliyor. BMW ve Mercedes’den bahsediyoruz. BMW’nin SUV sınıfındaki oyuncuları X3, X4, X5 ve X6 modelleri Amerika’da üretiliyor. Mercedes ise yine SUV modelleri olan GLE ve GLS’yi Amerika’dan ülkemize getiriyor. Bildiğiniz gibi Türkiye, Amerika’dan ithal edilen araçlar için 21 Haziran tarihinde yüzde 60 ek gümrük vergisi koymuştu. Gün itibarıyla Resmi Gazete’de yayımlanan liste ile ABD’den gelen otomobillere uygulanacak verginin yüzde 120’ye çıktığı açıklandı. 45 gün içinde ithalat belgesini ibra edenler otomobillerini yüzde 120’lik tarifeye sokmadan Türkiye’de satabilecek. Geçen yıl Amerika’dan gelen otomobillerin ithalatı 87 milyon doları bulmuştu. Bu verinin yeni vergilerle birlikte 52 milyon dolar daha artacağı öngörülüyor Yukarıda bahsettiğimiz gibi yeni düzenleme, Amerika’dan ithal edilen otomobilleri kapsıyor, bu nedenle etkilenen sadece Amerikan otomobilleri olmayacak. SUV araçlarını Amerika’daki Spartanburg fabrikasında üreten BMW ilk etkilenen markalar arasında olacak. BMW neden bu araçlarını Amerika’da üretiyor sorusunun cevabı çok açık. Amerika çok büyük bir pazar ve SUV modeller ilgi çok büyük. BMW ve Mercedes gibi markalar da özellikle SUV modellerin üretimini oraya kaydırarak lojistik avantaj elde etmeyi planlıyor. Bu premium markaların SUV modelleri ülkemizde zaten yüksek fiyatlarla satılıyordu, bir de yeni gümrük vergisi eklenince fiyatlar uçuşa geçecek. BMW X5 xDrive25d’nin şu anda baz satış fiyatı 600 bin TL civarından başlıyor. Yeni düzenlemeyle bu aracın fiyatının bir milyonun üstüne çıkacağını düşünmek yanlış olmaz. Aynı şekilde şu anda 340 bin TL olan BMW X3 sDrive20i’nin 700 bin TL’ler bandına çıkması sürpriz değil. X6 ise iki milyon sınırını zorlayabilir. Mercedes’te de durum farklı değil GLE zaten neredeyse 1 milyon 400 bin TL’ye satılıyor. Yeni vergilerle iki milyon TL’ye ulaşabilir. GLS zaten çok üst sınıf bir SUV ve fiyatı 1 milyon 625 bin TL civarında. Yakın gelecekte 2.5 milyon TL’lik bir fiyata satılırsa hiç şaşırmayız. Bu fiyatları tam bu kadar olacak diye hesaplamadık ama üç aşağı beş yukarı durum böyle. Volvo da yeni S60’ı Amerika’da üretmeye karar verdi. Bu otomobil henüz Türkiye’ye gelmedi ama fiyatları can yakacağı şimdiden kesin gibi. Tabii bir de zaten Amerikalı olan marka ve modeller var. Ülkemizde çok sevilen Jeep bunlardan biri. Grand Cherokee, Cherokee ve Wrangler anavatanlarında üretiliyor. Neyse ki Renegade Avrupa’dan geliyor da fiyatlarında bir değişiklik olmayacak. Şu anda Jeep’in sitesinde fiyatlar yok ama Grand Cherokee’nin 1.5 milyon TL olacağını öngörmek zor değil. Ford ise Amerikan malı olarak sadece...

devamını oku

Markaları zarara sokan otomobiller

16:58 ALPINE, AUDI, CHRYSLER, CITROEN, FORD, HABER, HONDA, MERT YILMAZ, OPEL, VOLVO, VW | Markaları zarara sokan otomobiller için yorumlar kapalı

Markaları zarara sokan otomobiller

Biz belki de otomobillere karşı çok duygusal bir yaklaşım içindeyiz. Sonuçta üreticiler birer ticari kuruluş ve bu işi kaba tabirle para kazanmak için yapıyorlar. Peki, bir otomobilin yüksek satış rakamlarına ulaşması ve kârlı olması için yüksek bir kaliteye sahip olması mı gerekir? Hayır, bazı modeller var ki aslında ürün olarak çok da üstün bir yanı yok, rakipleri arasında dezavantajlara sahip ama halkın çok ilgisini çekiyor, dolayısıyla da iyi satıyor. Tam tersi de olabiliyor. Üretici, rakipsiz bir araç tasarladığını düşünüyor, hakikaten de öyle, dergilerin test pilotları yere göğe sığdıramıyor ama bir şekilde satmıyor ve markaya zarar veriyor. Büyük yatırımlarla üretim bandına alınmış ama sonuçta markasını batıracak noktaya getirmiş birçok model var. İsterseniz şimdi onları derleyelim. Bakalım otomotiv endüstrisini şaşırtan bu modeller neler? Aston Martin Lagonda (1976) Bu uzay çağı görünümlü otomobil, garip bir şekilde en muhafazakâr İngiliz otomobil üreticilerinden birinden gelmişti. Beyefendiler için el yapımı spor otomobiller üreten Aston Martin, farklı bir yola girmeyi denemişti ve dört kapılı bir sedana imza attı. Ama bu füturistik araçta elektronik problemleri vardı. 1980’lerin sonuna kadar üretilse de ancak 645 adedi bantlardan inebildi. Audi A2 (1999) Audi A2’nin fotoğraflarına bakarsanız şimdi bile çekici olduğunu görürsünüz. Küçük ve manevra kabiliyeti yüksek olan, aerodinamik olarak verimli ve rahatça dört kişinin yolculuk edebileceği, hafif alüminyum gövdeli bir otomobilden hoşlanmamak için neden sıralamak zor olabilir. Sürüş kalitesi de oldukça yüksekti ama en büyük sorun pahalı üretim maliyetleri nedeniyle fiyatının ulaştığı noktaydı. Aynı paraya daha hızlı ve daha büyük bir otomobile sahip olabiliyordunuz. Citroen C6 (2005) Citroen, yıllar içinde inanılmaz derecede farklı görünen birçok otomobil üretti. Bunların arasında günümüzde tanrıça olarak adlandırılan DS de vardı. Ama günümüzde işler öyle yürümüyor. Maalesef aynı parayla bir BMW ya da Citroen alabiliyorsanız, insanlar tercihini Fransız’dan yana kullanmıyor. İşte 2005 yılında tanıtılan Citroen C6’nın en büyük sorunu buydu. Çok kaliteli ve lükstü, ayrıca çok da şık görünüyordu ama yedi yıl içinde sadece 23 bin 384 adet satılabildi. C6’nın bir başka unvanı da uzun yıllar Fransa’nın başkanlık otomobili olarak kullanılmasıydı. Citroen Traction Avant (1934) Traction Avant, günümüzde kullanılan birçok teknolojinin öncüsüdür. Monokok gövde, bağımsız süspansiyon ve önden çekiş gibi özellikler zamanının çok ilerisindeydi. 1957’ye kadar üretilen ve aslında 760 bin adetle az da satılmayan Traction Avant, o döenmde kitlesel olarak üretilen en teknolojik otomobillerden biriydi. Fakat bu teknolojinin yaratılması için ayırılan kaynak Citroen’in çöküşüne yol açtı ve şirket iflasını açıkladı. Citroen’in bu dönemde en büyük hissedarı Michelin haline geldi… Chrysler Gas Turbine (1963) Chrysler’in büyük ümitlerle 1963’te ortaya çıkardığı Gas Turbine, hem görsel hem de teknik açıdan otomobilin geleceğini temsil ediyordu. Jet çağından esinlenerek tasarlanan bu otomobilde jet motoru sesi vardı. Şaka değil, bu ses yapay değildi çünkü bu otomobilde bir jet motoru bulunuyordu ve bu motor üç ileri otomatik şanzımana bağlıydı. Ancak şasi bu anormal güçle başa çıkamadı. Üstelik yakıt tüketimi anormal boyutlardaydı. Denemeler için inşa edilen 50 otomobilden 41’i hurdaya çıkarıldı. Günümüzde kalan otomobillerden biri Jay Leno’nun garajında duruyor. Chrysler Airflow (1934) Aerodinamik, 1930’larda otomobil tasarımında daha büyük bir rol oynamaya başladı, ancak çoğu tasarım hâlâ çok köşeli ve muhafazakârdı. Chrysler, 1934’te Airflow modeliyle kendi yoluna gitmeye karar verdi, ancak otomobilin üretim kalitesi zayıftı. Ağırdı ve güvenilirlik de bir sorundu. Bu nedenle ömrü uzun olmadı. Ford B-Max (2012) Ford B-Max’in neden sevilmediğini açıklamak zor. Fiesta bazı üstüne inşa edilen bu mikro MPV, verimli motorları, kaliteli sürüşü ve çok yönlülüğü ile dikkat çekiyordu...

devamını oku

Yeni Volvo S60 ne zaman Türkiye’ye geliyor?

00:13 D - ORTA, HABER, VOLVO, YENİLİK | Yeni Volvo S60 ne zaman Türkiye’ye geliyor? için yorumlar kapalı

Yeni Volvo S60 ne zaman Türkiye’ye geliyor?

Volvo Cars, Güney Carolina-Charleston’da, şirketin ABD’deki ilk fabrikasında üretilen orta sınıf sedanını yani yeni S60’ı tanıttı. Aynı zamanda yeni Charleston üretim tesisi de resmi olarak açıldı. Yeni modelin lansmanı ve fabrika açılışının birlikte yapılması, Volvo Cars’ın hem şirket hem de yeni S60 için önemli bir pazar olan ABD’ye verdiği önemi gösteriyor. Volvo Cars Başkan ve CEO’su Hakan Samuelsson, “Yeni S60, yaptığımız en heyecan verici Volvo otomobillerinden biri. Yeni S60, Volvo Cars için daha fazla büyüme fırsatı yaratacak, ABD ve Çin pazarlarında güçlü bir pozisyon almamızı sağlayacak, gerçek bir sürücü otomobili” dedi. Yeni S60, dizel seçeneği olmayan ilk Volvo otomobil olarak şirketin elektrifikasyonu destekleyen endüstri lideri yaklaşımını ve geleneksel içten yanmalı motorların dışında uzun vadeli bir geleceğin olduğunu gösteriyor. Volvo Cars 2017 yılında, 2019 yılından itibaren tüm yeni modellerinin elektrikli bir altyapıya sahip olacağı stratejisini açıklayan ilk global otomobil üreticisi olmuştu. Yeni S60’ta turbo ve kompresörlü olmak üzere iki ayrı elektrikli ve benzinli hibrit motor seçeneği bulunuyor. Volvo’nun T6 Twin Engine elektrikli hibrit motoru toplam 340 HP güç üretirken, ödül sahibi T8 Twin Engine elektrikli benzinli hibrit ise 400 HP güce sahip. S60 pazara sunulduğunda ayrıca Volvo’nun kendisini ispatlamış T5 ve T6 benzinli motorları da kendine yer bulacak. Müşteriler, yeni S60’a bu segmentte bir ilk olacak şekilde, otomobile ulaşmak için ön ödeme gerektirmeyen, sahiplik yerine aylık sabit üyelik ücreti olan, Volvo Cars’ın yeni premium üyelik servisi Care by Volvo üzerinden erişebilecekler. Care by Volvo, otomobil sahibi olmayı bir telefon almak kadar şeffaf, kolay ve sorunsuz hale getiriyor. “Volvo Cars Araştırma ve Geliştirmeden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Henrik Green, “Aktif şasi ve sürüş modları ile mükemmel kontrol, S60’ı bir sürücü otomobili haline getiren yüksek performans sunuyor. Yeni S60, aynı zamanda, 90 Serisi ve diğer 60 Serisi otomobillerimizde yer alan ve çok beğenilen teknolojiyi bu segmente taşıyor ve bu da onu piyasadaki en iyi spor sedanlardan biri haline getiriyor” dedi. Yeni S60, tıpkı bu yılın başlarında piyasaya sürülen orta sınıf station V60, her biri sektör lideri güvenlik derecelerine sahip 90 Serisi otomobiller ve ödüllü XC60 gibi Volvo Cars’ın Ölçeklendirilebilir Ürün Mimarisi (SPA) platformu üzerinde üretiliyor ve aynı güvenlik teknolojisi ile bilgi-eğlence sistemini taşıyor. Bu durum, yeni S60’ı yoldaki en güvenli otomobillerden biri haline getiriyor. Otomatik fren teknolojisine sahip City Safety, yayaları, bisikletlileri ve büyük hayvanları algılayabilen piyasadaki tek sistem olarak sürücünün olası çarpışmalardan kaçınmasına yardımcı oluyor. City Safety, orta ölçekli sedan segmentinde bir dünya ilki olacak şekilde, artık karşıdan gelen çarpışmalardan kaçınmak için de otomatik frenleme yapıyor. İyi işaretlenmiş yollarda, 130 km/s hıza kadar sürücüyü direksiyon, hızlanma ve frenleme ile destekleyen opsiyonel Pilot Assist sistemi, artırılmış viraj performansı ile daha da geliştirilmiş. Volvo Cars’ın Sensus Connect bilgi-eğlence sistemi, Apple CarPlay, Android Auto ve 4G ile tamamen uyumlu çalışırken sürücülerin her zaman bağlı olmalarını sağlıyor. Tablet tarzı dokunmatik bir ara yüz olan sezgisel kontrol, otomobilin fonksiyonlarını, navigasyonu, bağlı servisleri ve araç içi eğlence uygulamalarını bir araya getiriyor. Yeni S60’ın elektrikli versiyonları, Volvo Cars’ın elektrik performans kolu Polestar tarafından geliştirilen, Polestar Engineered adlı bir performans işletim güncellemesi sunuyor. Sadece T8 Twin Engine elektrikli hibrit modeline özel olarak sunulan Polestar Engineered, S60 T8’in kombine güç çıkışını 415 HP’ye kadar çıkartırken, eksiksiz bir teklif olarak otomobilin jantlarını, frenlerini, süspansiyonunu ve motor kontrol ünitesinin performansını da yükseltiyor. Yeni Volvo S60, Türkiye’de 2019’da satışa sunulacak. VOLVO S60 VOLVO S60 VOLVO S60 VOLVO S60 VOLVO S60 VOLVO S60 VOLVO...

devamını oku

Yeni Volvo XC40 Türkiye’de

21:02 HABER, J - SUV/CROSSOVER, VOLVO, YENİLİK | Yeni Volvo XC40 Türkiye’de için yorumlar kapalı

Yeni Volvo XC40 Türkiye’de

Volvo Cars, yeni kompakt otomobil platformu CMA’yı ilk kez kullandığı XC40’ın Türkiye lansmanını gerçekleştirdi. Volvo’nun SUV ürün ailesini tamamlayan XC40, yerden yüksek yapısı, gövde orantıları ve özgüvenli duruşuyla gerçek bir SUV. Şık bir tasarıma sahip olmasının yanı sıra ‘şehir otomobili’ temasıyla bir hayat tarzını da yansıtan yeni Volvo XC40, İstanbul’da gerçekleşen lansmanla tanıtıldı. Volvo Cars’ın yeni nesil otomobillerinin liderlerinden biri olarak öne çıkan model, tam elektrikli modeller de dahil olmak üzere 40 serisindeki diğer yeni otomobillerin takip edeceği bir teknolojiye sahip. Volvo XC40, SUV ailesinin diğer modellerinden daha kompakt olduğu halde bütün Volvo DNA’sını ve zekasını bünyesinde taşıyor. İskandinav tasarımını bir başka boyuta taşıyan Volvo XC40, yeni ön ızgara ve Thor’un çekicinin yeni yorumu gibi detaylarla XC90 ve XC60 modellerinin küçük kardeşinden çok kuzeni olarak ailedeki yerini alıyor. Yere sağlam basan duruşu ve modern çizgiler taşıyan tasarımıyla dikkat çeken Volvo XC40, 1658 mm yüksekliği ve 1863 mm genişliğiyle sınıfındaki ebatlı araç. Yüksekliği ve genişliğine rağmen 4425 mm’lik uzunluğuyla şehir içine de oldukça uygun. XC40, teknoloji alanında, yeni 90 ve 60 serisi otomobillerde yer alan ödüllü güvenlik, bağlantı ve eğlence-bilgilendirme teknolojilerini kompakt SUV segmentine de getiriyor. Pazardaki en donanımlı kompakt premium SUV olan yeni XC40’da yer alan güvenlik ve sürücü yardım özellikleri arasında Volvo Cars’ın Pilot Assist sistemi, City Safety, yoldan çıkma önleme ve engelleme, fren desteği ile kavşak uyarısı ve sürücülerin dar park alanlarında manevra yapmalarını kolaylaştıran 360 derece kamera özelliği yer alıyor. Tüm güvenlik sistemleri, kullanıcıların Volvo’dan bekledikleri yüksek güvenlik seviyesini ve daha da fazlasını sunmak üzere ahenk içinde birlikte çalışıyor. Zengin ve eğlenceli bir renk paleti sunan XC40, isteğe bağlı olarak çift renk kombinasyonlarıyla da sunuluyor. XC40’a farklı tasarım ve boyutlarda jant çeşitliliğiyle sahip olmak da mümkün. Jant alternatifleri standart olarak sunulan 17 inç ile başlıyor ve sportif 21 inçe kadar uzanıyor. Üç kat korozyon koruması ile kaplı jantlar dengeli sürüşe katkıda bulunuyor ama en çok da otomobilin tasarım çekiciliğini artırıyor. Lüks, yeni XC40’ta sadelik, ve yüksek kalitede işçilikle kendini gösteriyor. Zekice tasarlanmış kabin, kapı içlerinde ve koltuk altlarındaki alanlar, kablosuz şarj ünitesine sahip özel bir telefon bölümü, çantalar için katlanabilen bir askı ve tünel konsolunda boşaltılabilir bir çöp kutusu da dahil olmak üzere fonksiyonel birçok saklama alanı sunuyor. XC40, XC90 ve XC60 gibi daha büyük XC modellerinde kullanılan 9.0 inçlik dokunmatik geniş ekranı kompakt SUV segmentine de taşıyor. Ödüllü Sensus bilgi ve eğlence sistemi pratik bir kullanım sağlarken, dokunmatik ekran aynı zamanda otomobilin birçok fonksiyonuna erişimi kolaylaştırıyor. Sensus, sezgisel dokunmatik ekranlardan sesli kontrole kadar çok doğal bir kullanıma sahip. Hayatı kolaylaştıran ve daha eğlenceli hale getiren Sensus, asgari sayıda düğme kullanılarak maksimum kolaylık sağlanıyor. Kompakt boyutlarına rağmen büyük bir kabin hacmine sahip olan XC40 standart olarak; TFT dijital 12.3 inçlik sürücü ekranı ve 9.0 inçlik orta dokunmatik ekranla geliyor. Dijital sürücü ekranı, otomatik olarak etraftaki ışığa göre ayarlanıyor ve sürücü için en önemli olana göre öğelerin boyutlarını değiştiriyor. Otomatik olarak sürücüye kullanışlı ve ilgili bilgileri gösteriyor. Bütünüyle entegre navigasyon sisteminde kısa talimatlar sürücü ekranının ortasında yer alırken, büyük, dikey harita ekranı da yolu güzel bir şekilde gösteriyor. Sınırsız ve ücretsiz güncelleme sunuluyor; böylece haritalar ömür boyu güncel kalıyor. Yeni Volvo XC40’ta dünyada ilk kez sunulan, genişletilmiş İnternet bağlantılı hizmetler de bulunuyor. Benzersiz bir ses deneyimine sahip XC40’ın seçenekleri arasında, konsola entegre dünyanın ilk hava kanallı subwoofer hoparlörüne sahip Harman Kardon Premium Sound sistemi de bulunuyor. Opsiyonel...

devamını oku

Volvo’nun hedefi yüzde elli elektrikli

11:59 HABER, VOLVO | Volvo’nun hedefi yüzde elli elektrikli için yorumlar kapalı

Volvo’nun hedefi yüzde elli elektrikli

Volvo Cars, 2025 yılında satışlarının yüzde 50’sinin elektrikli otomobillerden oluşmasını hedeflediklerini duyurdu. İsveçli üretici, 2017 yılında otomotiv endüstrisinde bir ilki gerçekleştirmiş ve 2019 yılından itibaren tüm yeni modellerinin mild hybrid, plug-in hybrid ya da bataryaya sahip elektrikli otomobillerden oluşacağını duyurmuştu. Şirketin bu stratejisi yani 2025 yılından itibaren satışlarının yarısını elektrikli otomobillerin oluşturması, onu elektrikli otomobiller pazarında dünya lideri olan Çin’de önemli bir oyuncu haline getiriyor. Çin hükümeti, 2025 yılına kadar ülkenin yıllık otomobil satışlarının yüzde 20’sinden fazlasını karşılayacak yeni enerjiyle çalışan otomobile sahip olmayı planlıyor ve bu da Çin hükümetinin tahminlerine göre yedi milyondan fazla otomobile denk geliyor. Volvo Cars Başkan ve CEO’su Hakan Samuelsson, “Geçen yıl, içten yanmalı motorun ötesindeki bir çağa hazırlık olarak elektrifikasyon taahhüdünde bulunduk.Bugün, dünyada elektrikli otomobiller konusunda lider olan bir pazarda bu taahhüdümüzü güçlendiriyor ve daha da genişletiyoruz. Çin’in elektrik geleceği Volvo Cars’ın elektrik geleceğidir…” dedi. Volvo Cars, şu anda Çin’de S90 ve S90L T8 Twin Engine modellerini üretiyor. Ayrıca bu hafta Çin’de, XC60 T8 Twin Engine modelinin üretimine başlıyor yani çok yakında Volvo Cars’ın Çin’deki üç fabrikası da -Luqiao, Chengdu ve Daqing- plug-in hybrid ya da bataryaya sahip elektrikli otomobiller üretmeye başlayacak. Volvo Cars, Beijing (Pekin) Otomobil Fuarı’nda sadece elektrikli otomobiller sergileyerek, şirketin elektrifikasyon konusunda bir endüstri lideri olduğu algısını...

devamını oku

Yeni Volvo V60 tanıtıldı

21:27 D - ORTA, HABER, VOLVO, YENİLİK | Yeni Volvo V60 tanıtıldı için yorumlar kapalı

Yeni Volvo V60 tanıtıldı

Volvo Cars, beş kapılı orta boy sınıf station modeli V60’ı tanıttı. Yeni V60, İsveçli markanın hem iyi görünüme sahip hem de gündelik hayata uygun pratik otomobiller ürettiğini bir kez daha vurguluyor. Volvo Cars Başkan ve CEO’su Hakan Samuelsson, “station aile otomobili sürücüsü, bizim işimizde nesillerdir önemli bir profil olmuştur. Şimdi yeni V60, bu geleneği onurlandırıyor ve onu daha da ileriye götürüyor” dedi. Yeni V60, ödüllü yeni XC60 ve sınıfının en üst seviyesi 90 Serisinde yer alan diğer dört otomobille birlikte Volvo Cars’ın ölçeklenebilir ürün mimarisi (SPA) üzerinde üretiliyor. SPA, şirketin geçtiğimiz yıllarda rekorlar kıran küresel satış performansının arkasında yatan birleştirici güç olarak biliniyor. SPA tabanlı Volvo V60, lüks bir iç mekân, artırılmış iç hacim, ileri bağlantı özellikleri ve Volvo Cars’ın en son sürücü destekleme ve güvenlik teknolojileriyle birlikte orta sınıf station sınıfına yeni bir standart getiriyor. Volvo Cars Tasarımdan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Robin Page, “V60, Volvo markasının tam orta noktasında yer alıyor. Güzel bir orantıya ve duruşa sahip bu zarif otomobil aynı zamanda pratiklik ve çok yönlülük sunuyor” dedi. Volvo Cars’ın otomotiv endüstrisinde bir ilk olarak, 2019 yılından itibaren tüm otomobillerini elektrikli hale getireceğini açıklamasına uygun olacak şekilde, V60’da iki adet elektrik destekli hibrit motor opsiyonu bulunuyor: Yeni T6 Twin Engine AWD benzinli-elektrikli hibrit motor 340 HP güç üretirken, T8 Twin Engine AWD benzinli-elektrikli hibrit ünite 390 HP güce ulaşıyor. Hibrit olmayan diğer motor seçenekleri arasında benzinli T5 ve T6 motorlar, dizel tercih edenler için ise D3 ve D4 motor seçenekleri yer alıyor. Yeni V60, standart olarak gelen bir dizi güvenlik özelliği sayesinde Volvo Cars’ın güvenlikte endüstri lideri olma pozisyonunu daha da sağlamlaştırıyor. 90 Serisi ve XC60’da yer alan ileri sürücü destek sistemleriyle birlikte V60 yollardaki en güvenli otomobillerden biri haline geliyor. Otomatik frenleme teknolojisi kullanan City Safety, olası çarpışmalardan kaçınmak için algılama sistemleri kullanıyor ve sürücüye fren desteği sağlıyor. Sistem, ayrıca yayaları, bisikletlileri ve büyük hayvanları algılayan pazardaki tek sistem olarak tanınıyor. City Safety, dünyada bir ilk olarak karşıdan gelen çarpışmalardan kaçınmak için de otomatik frenleme özelliği sağlıyor. Sürücüye, iyi işaretlenmiş yollarda 130 km/s hıza kadar direksiyon, ivmelenme ve frenleme desteği sağlayan Pilot Assist System’in virajlarda dönüş performansı geliştirildi. V60’da ayrıca yoldan çıkmayı önleme, karşı şeritten gelen araçla çarpışmadan kaçınma ve diğer direksiyon destekleme sistemleri de yer alıyor. Opsiyonel olarak sunulan otomatik frenleme özelliğine sahip kavşak trafik uyarısı ise otomobilin içinde ve dışarıda yer alan yayalar için güvenliği daha da artırıyor. Volvo Cars’ın bilgi ve eğlence sistemi Sensus, Apple CarPlay, Android ile tam uyumlu ve sürücünün her zaman internet üzerinden bağlı olmasını sağlıyor. Sistem, otomobilin diğer fonksiyonları, navigasyon özelliği, bağlantı servisleri ve diğer eğlence uygulamalarıyla birlikte tablet benzeri dokunmatik bir ekran üzerinden kontrol ediliyor. VOLVO V60 VOLVO V60 VOLVO V60 VOLVO V60 VOLVO V60 VOLVO V60 VOLVO V60 VOLVO...

devamını oku

Volvo XC60 tamamen yenilendi

13:02 FUAR, HABER, J - SUV/CROSSOVER, VOLVO, YENİLİK | Volvo XC60 tamamen yenilendi için yorumlar kapalı

Volvo XC60 tamamen yenilendi

Volvo Cars, uzun zamandır merakla beklenen ve yeni güvenlik teknolojileriyle dikkati çeken yeni SUV modeli XC60’ı Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıttı. Volvo Cars’ın 2017 yılındaki en iddialı modelleri arasında yer alan yeni otomobil, dokuz yıl önce piyasaya sunulan ve dünyada yaklaşık bir milyon adet satışla Avrupa’nın en çok satan orta boy SUV’u ünvanına sahip XC60’ın yerine geçecek. XC60, bugün Volvo’nun toplam küresel satışlarının yüzde 30’unu oluşturuyor. Volvo Car Group Başkan ve CEO’su Hakan Samuelsson, “En son teknolojiyi sunan, stil sahibi ve dinamik SUV’lar tasarlamakta güçlü bir mirasa sahibiz. Bu durum XC60 için de geçerli. XC60, aktif bir hayat tarzı için mükemmel bir otomobil ve ayrıca bizim dönüşüm planımızda bir sonraki adımı temsil ediyor” dedi. Tamamen yeni teknolojilerle donatılan XC60, bugüne kadar üretilmiş en güvenli otomobillerden biri olacak. Volvo Cars’ın yeni dönem teknolojileri arasında yer alan ve çığır açan city safety sistemine, direksiyon yardım (steer assist) özelliği de eklendi. Volvo’nun kör nokta uyarı sistemi (BLIS) şerit değiştirme kaynaklı çarpışma riskini azaltmak için yeni eklenen güvenlik sistemi karşı şeritten gelen araçtan kaçınma ise kafa kafaya çarpışmaları engellemek için direksiyon yardım (steer assist) özelliğini kullanıyor. Volvo Car Group Ürün ve Kalite Kıdemli Başkan Yardımcısı Henrik Green konu hakkında şöyle dedi: “Önündeki yola hakim, güzel tasarlanmış ve yalın bir iç kabinden, güvenli, ilham veren ve kendine güvenen bir sürüşe kadar, tüm duyularınıza keyifle hitap edecek bir otomobil üretmeye odaklandık. Müşterilerimize gündelik sorunları onlardan uzak tutacak konfor ve hizmetler sunarak hayatı onlar için kolaylaştırmaya büyük önem veriyoruz…” Volvo’nun iyi işaretlenmiş yollarda 130 km/s hıza kadar, direksiyon, ivmelenme ve frenleme işlemlerini üstlenebilen, yarı otonom sürüş yardım sistemi pilot assist, XC60’da opsiyonel olarak yer alıyor. Yeni XC60’ın sunduğu motor seçenekleri arasında, 407 HP güce sahip, aracı 0-100 km/s’ye 5.3 saniyede çıkabilen, Volvo’nun ödüllü T8 Twin Engine benzinli ve elektrikli hibrit motoru bulunuyor. Henrik Green motor seçenekleri konusunda “Geniş bir motor seçeneği yelpazesine sahibiz. Yeni XC60, 190 HP güce sahip D4 dizel ve PowerPulse teknolojisiyle 235 HP güç sunan D5 dizel motorlarla tanıtılacak. Ayrıca 254 HP güce sahip benzinli T5 ve hem turbo hem de kompresör özelliği bulunan, 320 HP güce ve 400 Nm torka sahip T6 benzinli motor seçeneklerimiz de bulunuyor” diyor. XC60 bir yandan da sağlıklı bir kabin için sunuyor. Yeni CleanZone dört bölümlü klima sistemi kirli, zararlı havayı ve parçacıkları dışarıda tutarken içeriye ise taze bir hava veriyor. Volvo Cars’ın sürücü bilgilendirme, eğlendirme ve bağlantılı hizmetler sistemi Sensus’un kullanılabilirliğini artırmak için grafik yüzleri de güncellendi. 90 serisi otomobillerde olduğu üzere CarPlay ve Android Auto sayesinde akıllı telefon entegrasyonu da araçta yer alıyor. Volvo Car Group Tasarımdan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Thomas Ingenlath, “XC60 diğerlerine tepeden bakmak için değil, sürmek için tasarlandı. Dış görünümü zamanın ötesinde, incelikli bir kaliteye sahip ve atletik bir görünüm taşıyor. İç tasarım ise iyi tasarlanmış bir mimariyi, güzel malzemeler ve en son teknolojiyle birlikte mükemmel bir şekilde bir araya getiriyor. XC60, kullanıcılarına kendilerini özel hissettirecek gerçek İskandinav deneyimini sunuyor” dedi. Volvo Cars’ın yeni XC60’ı nisan ortasında İsveç’te Torslanda fabrikasında üretilmeye hazır olacak. Aracın Türkiye’deki ön satışları 2017’nin üçüncü çeyreğinde başlayacak. İlk teslimatlar ise yine 2017’nin dördüncü çeyrek başı itibarıyla gerçekleştirilecek. Volvo Car Türkiye’nin 2017 hedefleri arasında yeni XC60’ı ortalama 400 adet satmak bulunuyor. Yeni XC60’ın satış fiyatı önümüzdeki günlerde açıklanacak. VOLVO XC60 VOLVO XC60 VOLVO XC60 VOLVO XC60 VOLVO XC60 VOLVO XC60 VOLVO XC60 VOLVO XC60 VOLVO XC60 VOLVO...

devamını oku

Volvo neden kan kaybediyor?

19:31 HABER, HANGİSİ ALINIR, MERT YILMAZ, VOLVO, YAZARLAR | Volvo neden kan kaybediyor? için yorumlar kapalı

Volvo neden kan kaybediyor?

Geçenlerde trafik sıkışıklığında aklıma bir şey geldi. Neden yollarda eskisi kadar çok Volvo görmüyorum? Aslına bakılırsa İsveçli marka geçen yıl tarihi rekor kırarak 6000’li satış rakamlarına ulaşmıştı. Yani bu anlamda kendimle çelişiyor olmam lazım çünkü yollarda en çok Volvo görmem gereken zamandayız. Galiba bunun asıl nedeni Volvo’lar nispeten fazlalaştı ama BMW, Mercedes ve Audi o kadar çok satılıyor ki, Volvo modelleri dikkat çekmemeye başladı. Başlıkta Volvo neden kan kaybediyor dedim, bunu açıklamadan önce 2016 Ocak-Temmuz arasında premium markalar neler yapmış, bir bakalım. Öncelikle Audi 10 bin 932 adet satılmış. BMW, her zaman olduğu gibi daha ileride ve 14 bin 620 adede ulaşmış. Mercedes ise 16 bin 094 adetle ilk sırada. Kısaca sadece binek otomobile baktığımızda Mercedes lider. Mercedes-Benz, hafif ticari araçlar da dahil edildiğinde 20 bin 296 adede ulaşıyor ama konumuz bu değil. Peki, Volvo? İsveçli marka, maalesef 2134 adetle oldukça geride. BMW ve Mercedes’in; Citroen, Honda, Kia, Nissan, Peugeot, Seat ve Skoda gibi markalardan daha çok satılıyor oluşu ise ayrı bir yazı konusu. Yine Volvo’ya gelelim, ne oldu da geçen yıl tarihinin en çok otomobilini satan Volvo, bu yıl bu kadar geriledi? Öncelikle rakamlara bakmak gerekli: 2015 Ocak-Temmuz arasında 4003 otomobili müşteriyle buluşturan Volvo, 2016’nın aynı döneminde neredeyse yarı yarıya bir düşüşe geçmiş ve 2134 adet de kalmış. Bunda en büyük etkenlerden biri artık 1.6 lt’nin altında dizel-otomatik model sunmuyor oluşu. Oysa bir dönem en iyi üçlü adı altında 1.6 lt-dizel ve otomatik modelleriyle pazardan pay kapmayı başarıyordu. Bir diğer etken de modellerin artık eskimiş olması. En küçük model V40, ilk kez 2012 Cenevre otomobil Fuarı’nda tanıtılmıştı. Şık bir tasarıma sahip olsa da artık özellikle kabin içinde yaşlılık izlerini gizleyemiyor. 96 bin 567 TL’den başlayan fiyatı aslında rakiplerinden uygun ama donanım paketine bağlı olarak fiyat yükseliyor. Advance paketi 106 bin 590 TL’yken, R-Design ise 111 bin 238 TL. 99 bin 502 TL’den başlayan, sınıfının tek arkadan itişli modeli BMW 118i varken neden Volvo V40 almalıyım sorusunun cevabı çok açık. V40’ın 2.0 lt dizel motoru da var ama fiyatı 145 bin TL’lere yükseldiği için rekabetçi olmaktan uzak. Gelelim orta sınıfa, S60 da artık yaşlı bir otomobil. Bir dönem sportif tasarımıyla çok ilgi çekmişti ama artık altı yaşında. Bu arada bir makyajdan geçti ama rakipleri çok güçlü. S60 da artık 1.6 lt dizel motor ve otomatik şanzıman opsiyonuna sahip değil. V40’la aynı motor seçenekleri bulunan S60; dört tekerlekten çekişli, 306 HP’lik bir versiyona daha sahip. Fiyatlara bakıldığında, S60 T3 Premium’un 122 bin 550 TL olduğu görülüyor. Mercedes C 180 ise 156 HP’lik benzinli motoruyla 138 bin TL. Aradaki 16 bin TL farkın beş yaş daha yeni bir otomobil için verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu arada BMW 318i’nin 128 bin TL civarında olduğunu da hatırlatmak gerekli. Bir dönem Volvo’nun en çok satan modellerinden biri XC60’tı ama o da artık çok yaşlı ve sekiz yaşına bastı. Makyajla eski bir otomobili güncelleyebilirsiniz ama tamamen yeni olan bir rakibin yanında pek de şansı olmaz. XC60 da aynı durumda. Üstelik artık sadece 2.0 ve 2.4 lt’lik dizel motorlarla satılıyor. Ayrıca 2.0 lt’lik bir benzinlisi de var. En uygun fiyatlı XC60, 212 bin 160 TL. Aslında bu oldukça rekabetçi bir fiyat çünkü Audi Q5, Mercedes GLC ve BMW X3’ün 2.0 lt ve üstü dizel motorlarına bakıldığında fiyatlarının 250 bin TL’yi geçtiği görülüyor. Yani çok yaşlı olduğuna takılmadığınız müddetçe hâlâ bir Volvo XC60 alabilirsiniz ama o da donanım yükseldikçe...

devamını oku