Avrupalı klasik: Renault 4
Ara14

Avrupalı klasik: Renault 4

Renault sloganı bir zamanlar ‘otomobiller yaratır’’ diye lanse edilmişti. Eğer Renault tarihine bakarsanız bu cümlenin tam olarak doğru olduğunu, Renault’yu daha iyi anlatamayacağını göreceksiniz. Evet otomobili bulmadılar ya da icat etmediler fakat otomobil kavramı içinde alt başlık olarak geçen otomobillerin bir çoğunu onlar ‘yarattılar.’ Örneklerle anlatacağım ama tek tek, çünkü yarattıkları çok otomobil var. Sizlere esas anlatacağım modele geçmeden önce yaratılmış bir kaç modeli sayayım içiniz biraz rahat etsin. 1000 kg, 4 CV, R4, R5, Avantime ve Espace bunların sadece bir kısmı. Bu yazıda sizlere, benim en büyük favorilerimden biri ‘Renault 4’ü anlatacağım. Renault, Avrupa pazarına çok güzel bir zamanlamayla 1961 yılında R4’ü sundu. Tasarımcılar bu aracı toplumun geniş bir kesimini hedef alacak şekilde tasarlamışlardı. Esas amaç refah seviyesi artan insanların artık bir otomobil sahibi olması ve bunu yaparken günlük işlerini de bu araçlarla görmesiydi. R4, çalışanlar (özellikle esnaf veya kendi işini yapanlar) için hafta içi çalışıp, hafta sonu pikniğe çıkma amacıyla tasarlanmış, bunda da çok başarılı olmuştu. Tasarlanmış ilk hatchback aile otomobiliydi. Basit, boyutlarına göre çok ferah, esnek iç yapısı vardı. Hafta içi yük taşıyıp bir kamyonet gibi kullanılabiliyordu. Hafta sonu ise tüm aile bireylerini rahat koltuklarıyla gezmeye götürebiliyordu. Koltukların katlanması (yaratıcılık için güzel bir örnek) o zaman için çok büyük bir yenilikti. Arkası bir van haline gelen bu aracın tavanı vinil malzemeden yapılmış ve açıldığında uzun malzemelerin taşınmasına (yaratıcılık için başka bir güzel örnek) izin veriyordu. Motor ve çekiş öndeydi. Renault, 747 cc’lik motor ve üç ileri şanzımanlı modeli daha az bakım gerektirecek şekilde tasarlamıştı. Normal şartlarda hafta içi çalışan bir kamyonet veya van hafta sonu mutlaka bakım gerektirirken, bu araçta bu sıkıntı aşılmıştı. Araç çok basit fakat olabildiğince konforlu tasarlanmıştı. Aracın süspansiyonu dört tekerlekte bağımsızdı ve bu da R4’e harika bir denge ve konfor sağlamıştı. Renault, bunu ispat etmek istercesine aracın tanıtımını Paris’te uzun merdivenlerden inerken yapmış ve fotoğraflarla bu anı ölümsüzleştirmiştir. İçeride gerekli göstergeler dışında hiç bir süs veya ekstra bulunmuyordu. Bu da arıza çıkaracak parçaları minimuma indirmişti. Aracın dışında da tasarım olarak hiç bir fazlalık yoktu. Basit, uzun ömürlü, kolay servis verilebilen bir otomobil yaratılmıştı. Bu sayede sadece 4.5 yıl sonunda 1966 yılında 1 milyonuncu araç üretilmişti. Renault 4, 31 yıllık yaşamı boyunca boyutlarını ve temel tasarımını asla değiştirmedi. Yıllar içinde 800 cc, 1000 cc ve 1100 cc gibi daha büyük motorlar ve frenlere sahip oldu. Özel olarak bu araç için tasarlanmış üç ileri şanzımana ait vites kolu ön göğüs üzerinden direkt olarak motor kompartmanına girip önde bulunan şanzımana bağlanıyordu. Bundan dolayı daha az parça, daha az eklem, daha az sorun çıkıyordu. Bunun yanında zeminde şanzıman tüneli için bir tepe yoktu, daha çok ayak alanı vardı ve rakibi Citroen 2CV’ye ait dört ileri şanzımandan...

Devamını Oku