Tamamen elektrikli yeni Mercedes-Benz GLB, hem günlük kullanım hem de hem de keşif dolu doğa rotaları için ideal SUV. Türkiye’ye özel motoruyla yeni elektrikli GLB 200+ AMG, 590 kilometreye varan menziliyle segmentinde öncü.
48 volt teknolojisine sahip yüksek teknoloji elektrik destekli hibrit modeli, şehir içi hızlarda tamamen elektrikli sürüş sunuyor. 2 tona varan çekme kapasitesiyle, tamamen elektrikli yeni GLB kompakt karavanları da çekebilecek bir güçte. Beş ya da yedi kişinin rahatça sığabileceği yeni GLB, geniş ön ve arka bagaj hacmiyle öne çıkıyor. Yedi kişinin sığabileceği kadar geniş bir alan sunan yeni GLB, çarpıcı off-road tasarımı ile gerçek işlevselliği bir araya getiriyor. Tamamen baştan tasarlanan yüksek kaliteli iç mekân, yeni Superscreen ile yeni standartlar belirliyor. Geleceğin GLB’si içten geldiği gibi davranılmasına imkân veren ve saf pratikliğin çok ötesine geçen, günlük kullanımda en çok yönlü kullanılabilecek bir araç. En akıllı yol arkadaşı olarak, sürücüyü son derece sezgisel bir şekilde destekliyor. Ayrıca kendine özgü yeni görünümü de ona kendinden emin ve karizmatik bir hava katıyor.
Yeni elektrikli GLB 200+ AMG (karma yakıt tüketimi: 18,3-15,8 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonu: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A)1 Türkiye’ye özel motoruyla Nisan ayında Türkiye’de satışa çıktı. 590 kilometreye (WLTP) kadar güven veren menziliyle 160/218 kW/bg GLB 200+ AMG, sınıfında öncü. Modelde 85 kWh kullanılabilir enerji kapasitesine sahip lityum iyon batarya bulunuyor. Son teknoloji 800 volt elektrik mimarisi sayesinde, sadece on dakikada menzili 260 kilometreye kadar (WLTP) artırılabiliyor.
Yeni GLB, beş veya yedi koltuklu seçenekleriyle farklı ihtiyaçlara uyum sağlıyor. Üçüncü sıradaki iki ek koltuk sayesinde kalabalık aileler veya arkadaş grupları rahatlıkla birlikte yolculuk edebiliyor. İkinci sıradaki uzunlamasına ayarlanabilir koltuk sayesinde, araç içi alan ihtiyaca göre hızla düzenlenebiliyor; birçok malzeme rahatça taşınabiliyor.
Ferah: hareket etmek ve bagaj için geniş alan
Elektrikli yeni GLB, SUV’nin tavan çizgisi ve standart panoramik tavan sayesinde ilk iki koltuk sırasındaki baş mesafesinde belirgin bir artış sunuyor. Yolcular, artık arka koltuklarda da daha fazla bacak mesafesine sahip. İkinci sıradaki koltukların konforu, diğer özelliklerin yanı sıra, artık daha uzun uyluk desteği ile belirgin şekilde iyileştirildi.
Opsiyonel üçüncü sıradaki iki ek koltuk, boyu 1,71 metreye kadar olanlara da yeterli konfor sunuyor. Easy Entry işlevinin 32 milimetre daha uzun ayar aralığı ve genişletilmiş arka kapı açıklığı sayesinde, üçüncü sıra koltuklara binmek artık daha kolay. Günlük kullanımda fark yaratacak bir diğer artı da kapıların eşiklere kadar uzanması. Bu, giriş konforu sağlamanın yanında kapı açıklığını (ve dolayısıyla kıyafetleri) kirden korur hale getiriyor. İkinci sıradaki oturma konforu da kalça açısı 9 derece iyileştirilerek ve koltukta uylukların temas alanı genişletilerek artırıldı.
Aks mesafesi de 60 milimetre artarak 2.889 milimetreye ulaştı. Bu sayede ikinci koltuk sırasındaki bacak mesafesi 68 mm’ye kadar çıkarak yolculuk daha konforlu hale geliyor. SUV’nin tavan çizgisi ve standart panoramik tavan, baş mesafesi ve ferahlık açısından avantajlar sunuyor. EQB ile karşılaştırıldığında, sürücü ve ön yolcu için maksimum baş mesafesi 35 mm, ikinci ve üçüncü sıradaki arka koltuk yolcuları için ise sırasıyla 64 mm ve 10 mm artırıldı.
Aile tatillerinde de artık bagajları sığdırmak için çeşitli çözümler bulmaya çalışmak da sona eriyor. GLB, 127 litre (ISO 3832’ye göre 104 litre) ön bagaj (frunk) hacmiyle yeni model ailesinin en büyüğü. Bu alan kompakt bir çadır, toplar ve taşınabilir bir soğutucu için yeterli alan sunuyor. Arka bagajın kapasitesi de 540/480 litreye (beş/yedi koltuklu) kadar çıkıyor ve arka koltuklar katlandığında bu kapasite 1.715/1.605 litreye yükseliyor.
Bagaj bölmesini genişletmek için, isteğe bağlı üçüncü sıra koltuklar yükleme zemini içine indirilebiliyor. Beş koltuklu modelde, yüksekliği ayarlanabilir yükleme bölmesi zemini çeşitli şekillerde kullanılabiliyor. Yükleme yüksekliğini en üst düzeye çıkarmak veya daha küçük eşyaları çift zeminde saklamak için kullanılabiliyor.
Maceracı: gündelik hayatın ötesinde yolculuklara hazır
En heyecan verici off-road maceraları için de yeni GLB her zaman hazır. 4MATIC versiyonlarında çekiş gücü gerektiğinde, ön akstaki elektrik motoru anında devreye giriyor. 4MATIC modellerinde TERRAIN MODE özelliği de bulunuyor. Bu sürüş programı, arazi ve çakıllı yollarda sürücüyü desteklemek için sürüş sistemini, direksiyonu ve frenlerin özelliklerini ayarlıyor. Şeffaf Kaput özelliği, aracın tamamının altını sanal olarak gösteriyor ve engebeli arazide manevra yapmayı kolaylaştırıyor. Ayrıca iki tona kadar çıkan çekme kapasitesi ile bu araç kategorisinde BEV’ler için en
1 Beş ve yedi koltuklu için benzer.
2 Aksi belirtilmedikçe, beş ve yedi koltuklu araçlar için geçerli değerlerdir.
3 Yedi koltuklu
4 ISO 3832’ye göre 104 lt
yüksek değeri sunuyor. Böylece elektrikli GLB modelleri tam boy karavanlar için çekici araçlar olarak da kullanılabiliyor. 100 kilogramlık yüksek taşıma çubuğu kapasitesi ile e-bisikletlerin de taşınmasına imkân veriyor. Yeni GLB, standart olarak yenilikçi VISION CONTROL ön cam silecek sistemine de sahip. Bu sistem, ön camı hızlı ve derinlemesine temizliyor. Su, ihtiyaç duyulduğunda silecek lastiğinin hemen önüne püskürtülüyor. Artık sürücünün görüşünü aniden kapatan su fişkırmaları ortadan kalkıyor. Aynı zamanda sıvı camdan uzak bir alana da gitmeyerek yalnızca temizlik için kullanılıyor. VISION CONTROL, sürücü destek sistemlerinin kamera ve sensörlerinin bulunduğu ön camın üst kısmını da güvenilir şekilde temiz tutuyor.
Araca bindikten kısa süre iklimlendirme ile anında ısınma
Yeni GLB, verimlilik ve iklim konforunu yeni bir seviyeye taşıyor. Örneğin, -7 derecelik soğuktaki 20 dakikalık bir yolculukta, arabanın içi önceki modele göre iki kat daha hızlı ısınıyor. Bu, geleneksel motora sahip bir modelin ısıtma süresini bile geride bıraktığı anlamına geliyor. Önceki modele kıyasla, GLB bunun için sadece yaklaşık yarısı kadar enerjiye ihtiyaç duyuyor. Bu, elektrikli menzili üzerinde de olumlu bir etkiye sahip.
Isıtma işlemi, biri araca biner binmez otomatik olarak başlıyor. Mercedes Benz öncelikle üst vücudu ve elleri ısıtmaya odaklanıyor. Bu, önceden ısıtılmasa bile hızlı bir konfor sağlıyor. Ayrıca, sistem artık daha sezgisel ve kullanımı daha kolay. Yolcular şarj ederken, araçta otururken veya hatta uyurken, sistem akıllı ve öngörülü çalışma stratejisi sayesinde ısıtma ve soğutmayı sorunsuz bir şekilde düzenliyor.
Soğuk havalarda, ısıtma sisteminin buzlu camları da mümkün olduğunca çabuk çözmesi çok önemli. Sindelfingen’deki soğuk bölmede yapılan testler, yeni GLB’de buz çözme işleminin ne kadar verimli olduğunu gösteriyor. Dışarıdaki sıcaklık -15 derece bile olsa ön camın sürüşe uygun hale gelmesi sadece 15 dakika sürüyor. Sürücünün bunun için herhangi bir ek işlem yapmasına gerek kalmıyor. Isıtma sisteminin buz çözme ayarı bu işlemi gerçekleştiriyor.
Güvenli: yüksek düzeyde koruma için önsezili teknoloji
Yeni GLB, Avrupa’da standart olarak sunulan DISTRONIC mesafe kontrolü dahil olmak üzere kapsamlı bir sürüş destek sistemi yelpazesine sahip. Bu bölgedeki donanım; sekiz kamera, beş radar sensörü, 12 ultrasonik sensör ve gelecekteki işlevler için yeterli güç rezervine sahip, su soğutmalı yüksek performanslı bir bilgisayardan oluşuyor. Mercedes-Benz artık tüm destek sistemlerini MB.DRIVE adı altında bir araya getiriyor. Piyasaya sunulduğu anda birçok dijital ekstra5 hazır olacak veya Mercedes-Benz Store üzerinden sipariş edilebilecek. Ek dijital ekstralar ise daha sonraki dönemlerde güncellemelerle kullanılabilir hale gelecek.
İstanbul’dan Selanik’e, Köln’den Berlin’e, Roma’dan Venedik’e, Lyon’dan Strazburg’a, yaklaşık 600 kilometre mesafede birçok farklı şehre rahatlıkla yolculuk edilebiliyor. GLB 200+ AMG’nin 590 kilometrelik (WLTP)6 menzili sayesinde bu yolculukları durmadan tamamlamayı mümkün kılıyor. Bunun da ötesine geçerek hızlı bir şekilde yeniden şarj edilebiliyor. 800 volt sistemi, yeni nesil batarya ile şarj sürelerini kısaltıyor. Yeni elektrikli GLB, 10 dakika içinde 260 kilometreye kadar (WLTP) menzil gidebilecek kadar şarj edilebiliyor.7 800 voltluk şarj istasyonlarında 320 kW’a kadar kapasiteyle hızlı DC şarj mümkün. GLB, 400 voltluk şarj altyapısını da kullanabiliyor. Standart olarak bir DC dönüştürücüsü bulunuyor. AC şarj kapasitesi ise 22 kW’a kadar çıkıyor.
Modüler mimari ile, etkileyici elektrikli modeller ve yüksek teknolojiye sahip hibritler
Modüler mimari, hem etkileyici elektrikli modelleri hem de yüksek teknoloji hibritleri geliştirmeyi mümkün kılıyor. Tamamen elektrikli versiyonu piyasaya çıktıktan birkaç ay sonra, yeni GLB modelinin 48 volt teknolojisine sahip ve şanzımana entegre bir elektrik motoru ile donatılmış hibrit versiyonu da satışa sunulacak.
GLB hibrit modeli, elektrikli versiyonuyla büyük ölçüde aynı görünüme sahip. Böylece müşteriler kullanım alışkanlıklarına göre iki farklı motor seçeneğinden istediklerini tercih edebilir. GLB’nin içten yanmalı modelinin ayırt edici birkaç özelliğinden biri de ızgarası. Krom Mercedes-Benz yıldız desenine sahip klasik bir ızgara kullanıyor ve bu ızgara standart olarak LED ışık şeridi ile çerçevelenmiş.
Yeni geliştirilen elektrikli sürüş sistemi ile yüzde 93 verimlilik
Elektrikli Sürüş Ünitesi (EDU) 2.0, özellikle gerçek sürüş koşullarında maksimum tork, azami hız ve mükemmel verimliliği birleştiriyor. Yüksek tork, dinamik sürüş performansının yanında dağ yollarındaki yokuşları tırmanırken ya da yük çekerken de faydalı. Tamamen elektrikli GLB modelleri12, yarı elektrikli römork bağlantısı (isteğe bağlı) ile 2 tona kadar yük çekebiliyor, bu da onları kompakt karavanları çekmek için uygun hale getiriyor.
Mercedes Benz, optimum çekiş ve sürüş özellikleri için ana çekişi arka aksa yerleştirerek, orta ve üst sınıflarda bilinen bir sürüş düzenini giriş seviyesi segmentine getiriyor. Arka aksta sürekli uyarımlı senkron motor (PSM) bulunan 218 bg elektrikli sürüş ünitesi tamamen şirket içinde geliştirilirken uzun mesafelerde bataryadan tekerleğe verimlilik yüzde 93’e ulaşıyor.
Hibrit modeller tamamen elektrikli sürüş ve reküperasyon yapabiliyor
Silindir aralığı ve elektrik motorunun yan yana konumlandırılması sayesinde motor ve şanzıman tasarımı oldukça kompakt bir yapıya sahip. Elektrik motoru, inverter ve şanzıman yüksek derecede entegre bir ünite oluşturuyor. Yeni geliştirilen lityum-iyon teknolojili 48 voltluk batarya, 1.3 kWh’ye kadar enerji kapasitesi sunuyor.
Elektrik motoru, tüm hız aralığı boyunca akıllı bir destek sağlıyor. Özellikle düşük motor hızlarında hızlanmayı belirgin şekilde iyileştiriyor. Şehir içi hızlarda ve güç ihtiyacının 27 bg’nin altında olduğu durumlarda hibrit modeller yalnızca elektrik enerjisiyle hareket edebiliyor. “Elektrikli süzülme” olarak adlandırılan, aktarma organlarının ayrıldığı verimli süzülme modu yaklaşık 100 km/s hıza kadar mümkün Motorun özelliklerinden biri ise sekiz vitesin tamamında reküperasyon yapabilmesi; bu sayede 25 kW’a kadar enerji geri elde edilebiliyor.
İçten yanmalı motor ile elektrik motorunun torkları toplamda birleştiği için, maksimum tork geniş bir hız aralığında kullanılabiliyor. Ayrıca içten yanmalı motor tamamen elektrik motoru ve ayrılma kavraması tarafindan çalıştırılabiliyor. Bu sayede geleneksel marş motoruna ihtiyaç kalmıyor. Start-stop fonksiyonu ile iki motor arasındaki geçişler sürücü için neredeyse fark edilmeyecek kadar yumuşak.
Elektrik motoru ve inverter, yeni ve son derece kompakt sekiz ileri çift kavramalı şanzımana (8F-eDCT) entegre edilmiş. “eDCT” olarak adlandırılmasının nedeni, elektrik motorunun şanzımana entegre olması ve mekanik sistemin elektrohidrolik olarak kontrol edilmesi. Güç aktarımı ve ayrılması iki sürüş kavraması ve bir ayrılma kavraması üzerinden gerçekleşiyor.
Miller çevrimi yanma sürecine sahip FAME motor ailesinden yeni dört silindirli motor,
Mercedes-Benz tarafindan geliştirilen içten yanmalı motor, 1,5 litrelik dört silindirli benzinli bir ünite. M 252 kodlu motor, Modüler Motor Ailesi’ne (FAME) ait ve çeşitli araç tiplerinde kullanılabilecek şekilde tasarlanmış.
FAME motorlarının ortak özellikleri arasında NANOSLIDE® kaplamaya sahip tamamen alüminyum bir motor bloğu ve kısmen entegre egzoz manifoldu içeren bir silindir kapağı yer alır. Ayrıca segmentli türbin yapısına ve geçişi değiştirilebilir turbo beslemeye sahiptirler. Diğer öne çıkan özellikler arasında kompakt şarj havası yolu ve motora yakın konumlandırılmış egzoz sistemi bulunur. Tek kutulu (one-box) tasarım, gelecekteki emisyon standartlarına hazır durumdadır. M 256 motorundan alınan 48 voltluk elektrikli soğutucu kompresör konsepti ise sürtünmeyi azaltır ve araç park halindeyken veya tamamen elektrikli sürüş sırasında kabin iklimlendirmesine olanak tanıyor.
Konforlu: rahat seyahat etmek ve keyifli sürüşler için dinamik süspansiyon
20 inç jantlarla standart olarak sunulan adaptif sönümlemeli süspansiyon, özellikle konforlu veya alternatif olarak daha sportif bir sürüş deneyimi sağlıyor. Sürücüler, DYNAMIC SELECT kumandasını kullanarak aracın sönümleme karakteristiklerini değiştirebiliyor. Daha konforlu bir sönümleme sunan Comfort modu ile daha sert ve sportif bir ayar sunan Sport modu arasında seçim yapabiliyorlar.
Yeni GLB, pazara çıkmasını takip eden aylarda, çekici bir giriş seviyesi elektrikli model ve 48 volt teknolojisi ile şanzımana entegre edilmiş bir elektrik motoruna sahip yüksek teknolojili bir hibrit olarak da satışa sunulacak. Son teknoloji ürünü içten yanmalı motor, başlangıçta üç güç seviyesinde sunulacak. GLB hibrit modeller, belirli koşullar altında tamamen elektrikle çalışabilecek ve reküperasyon sağlayabilecek.




