Ayhancan Güven’den çifte şampiyonluk
Eki14

Ayhancan Güven’den çifte şampiyonluk

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu ve Spor Toto tarafından desteklenen milli sporcu Ayhancan Güven, Fransa Paul Ricard Pisti’nde kazandığı çifte şampiyonlukla Türk otomobil sporları tarihindeki en önemli uluslararası başarılardan birisine imza attı. 13-14 Ekim tarihlerinde düzenlenen Porsche Carrera Cup Fransa ve Benelux ortak son ayağında mücadele eden Güven, 13 Ekim Cumartesi günü koşulan ilk yarışı kazanarak 2018 Porsche GT3 Cup Benelux Şampiyonu olarak göğsümüzü kabarttı. Podyumda İstiklal Marşı’nı dinleten 20 yaşındaki genç sporcumuz, 14 Ekim Pazar günü de büyük bir başarıya imza atmayı başardı. Porsche Carrera Cup Fransa final yarışına, İtalyan rakibi Alessio Rovera’yla eşit puanda başlayan Güven, 30 dakika boyunca, son tura kadar rakibinin ataklarına boyun eğmeyerek podyuma çıkmayı başardı. Bu sonuçla Benelux kupasının ardından Porsche Carrera Cup Fransa şampiyonluk kupasını da kazanan Ayhancan Güven, 1987 yılından bu yana yapılan ve dünyanın en prestijli ve en çekişmeli tek marka kupalarından birisi olarak kabul edilen Porsche Carrera Cup Fransa’da şampiyonluk elde eden ilk yabancı pilot oldu. Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Başkanı Serkan Yazıcı; Ayhancan Güven’in otomobil sporlarında elde ettiği bu tarihi başarının ardından “Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile Spor Toto Teşkilat Başkanlığımızın değerli katkılarıyla ülkemizi başarıyla temsil eden Ayhancan, imkân verildiği takdirde gençlerimizin dünya çapında ne kadar başarılı sonuçlar elde edebileceğini kanıtlamış oldu. Genç sporcumuzu yürekten kutluyor, bu başarıların otomobil sporlarında bir milat olacağına inanıyoruz” diyerek, federasyon olarak gençlere olan desteklerinin devam edeceğini açıkladı. AYHANCAN GÜVEN AYHANCAN GÜVEN AYHANCAN GÜVEN AYHANCAN GÜVEN AYHANCAN...

Devamını Oku
Türkiye Rallisi 2019 WRC takviminde
Eki12

Türkiye Rallisi 2019 WRC takviminde

Dünya Motorsporları Konseyi üyesi olan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Serkan Yazıcı ile konsey vekil üyesi ve TOSFED Başkan Vekili Eren Üçlertoprağı 11 Ekim’de Paris’teydi. FIA Başkanı Jean Todt’un ev sahipliği yaptığı Dünya Motorsporları Konseyi üçüncü toplantısında farklı branşların 2019 takvimleri ve kural değişiklikleri tartışılarak karara bağlandı. Toplantıda, 2019 Dünya Ralli Şampiyonası’na Şili’nin de eklenmesi ve takvimin 14 yarış olması kararlaştırılırken; Türkiye Rallisi, 2019 takviminin 11’inci yarışı olarak 12-15 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek. Türkiye Rallisi, sekiz yıl aradan sonra eylül ayında Marmaris’te organize edilmiş, başta otoritelerin olmak üzere, yarışan takımlar ve sporcuların, organizasyonu takip eden yerli yabancı medya mensuplarının ve izleyicilerin büyük beğenisini toplamıştı. Orman ve deniz kenarı etapların sunduğu muhteşem görsellik 155 televizyon kanalı tarafından tüm dünyaya ulaştırıldı ve Marmaris, 45 senelik Dünya Ralli Şampiyonası tarihinin en unutulmaz yarışlarından birisine sahne oldu… 2019 Dünya Ralli Şampiyonası takvimi 25-27 Ocak … Monte Carlo Rallisi 15-17 Şubat … İsveç Rallisi 08-10 Mart … Meksika Rallisi 29-31 Mart … Fransa Rallisi 16-28 Nisan … Arjantin Rallisi 10-12 Mayıs … Şili Rallisi 31 Mayıs- 02 Haziran … Portekiz Rallisi 14-16 Haziran … İtalya Rallisi 02-04 Ağustos … Finlandiya Rallisi 23-25 Ağustos … Almanya Rallisi 13-15 Eylül … Türkiye Rallisi 04-06 Ekim … Büyük Britanya Rallisi 25-27 Ekim … İspanya Rallisi 15-17 Kasım … Avusturalya...

Devamını Oku
Türkiye Rallisi’ni Toyota pilotu Ott Tanak kazandı
Eyl16

Türkiye Rallisi’ni Toyota pilotu Ott Tanak kazandı

Toyota Gazoo Racing, 2010’dan bu yana ilk kez düzenlenen Türkiye Rallisi’nde ilk iki sırayı alarak, ülkemiz için çok önemli olan bu yarışı zaferle tamamladı. TOSFED Başkanı Serkan Yazıcı ve ekibinin büyük gayretleriyle, uzun bir aradan sonra yeniden WRC takvimine giren Türkiye Rallisi, seyirci, takımlar ve motorsporları camiasından tam not aldı. Hatta birçok yabancı basın mensubu, zorlayıcı etapları nedeniyle, ‘gerçek ralli WRC’ye geri döndü’ gibi başlıklar attı. Türkiye Rallisi’ne gösterilen ilginin en büyük ispatı, FIA Başkanı Jean Todt’un bizzat Marmaris’e gelerek yarışı takip etmesi oldu. Türkiye Rallisi, 13 Eylül günü, TURSAB sponsorluğundaki Turkey Full Speed özel seyirci etabı ile başladı. Marmaris merkezinde, motorsporları tutkunları ve turistlerin oluşturduğu büyük bir kalabalık önünde gece koşulan etabı 2 dakika 3.9 saniyelik derecesi ile Andreas Mikkelsen kazandı. Norveçli pilot, “Türkiye Rallisi’nin diğer etaplarını sabırsızlıkla bekliyorum. Shakedown’da yaşadığımız sorunlardan sonra şansım döndüğü için mutluyum. Umarım bizim için iyi bir ralli olur” dedi. Asıl ralli ise ertesi gün başladı. Altı etabın koşulduğu ikinci gün, sert karakteri ve tozun uzun süre havada kalması ile pilotlara zorlu anlar yaşattı. Hemen hemen tüm pilotlar, sadece hızlı gitmenin değil, değişken koşullar ve risklerin çok iyi hesaplanması gereken stratejiler geliştirmenin de önem taşıdığı bir ralli ile tanıştı. Ekipler, etapların zorluğu kadar, tempoyu ve ideal ayarları bulmanın zorluğunundan bahsetti. Buna karşın ikinci gün sounda ilk üç pilotun sadece 2.6 saniye içinde sıralanması, Türkiye Rallisi’nin destansı bir mücadele ile açılış yapmasını sağladı. Zamana karşı yarışılan tam 146.84 km sonrası, Hyundai’nin şampiyona lider pilotu Neuville, son beş yılın dünya şampiyonu Ogier’in 0.3 saniye önünde yer alırken Norveçli pilot Andreas Mikkelsen ilk üçü tamamladı. Gece yağan yağmur ilk sırada start alan Neuville için büyük bir şans gibi görünüyordu. Yol, otomobil arkasından toz kalkmayacak kadar ıslaktı. Arkadan gelen pilotlar için yolu temizlemek zorunda olan Belçikalı pilot, etabın ilk kilometrelerinde beklediğinden çok daha yüksek bir yol tutuş elde etti. Ancak ilerleyen kilometrelerde güneşin yükselmesiyle zemin kurumaya başladı. Neuville kaygan zeminle mücadele ederken arkasından gelen pilotlarsa sis gibi havada asılı kalan toz nedeniyle kısıtlı görüş mesafesi ile boğuştu. Çok dar ve virajlı yolların yer aldığı etapta pilotların zaman zaman saatte 170 km/s hıza kadar çıkabildikleri düzlükler de vardı. Bu da pilotları ideal bir ritm bulma konusunda zorlayan başka bir faktör oldu. Günün ikinci yarısında pilotların en büyük sorunu ilk turda virajları keserken parkura taşıdıkları iri taşlar oldu. Lastik patlatmalar ve kırılan süspansiyonlar dengeleri sürekli değiştirirken Türkiye Rallisi’nin pilotlar için olduğu kadar takımlar için de eşsiz bir mücadele olduğunu Toyota Gazoo Racing’in efsanevi yöneticisi Tommi Makinen şu sözleriyle özetledi: “Sabah Citroen’ler hızlıydı. İlk servis sonrasındaysa, ilk etapta Hyundai’ler, ikinci etapta Ford’lar, üçüncü etapta ise biz daha hızlıydık. Ve hâlâ önümüzde iki gün var!” Yarışın ikinci günü de oldukça zorluydu....

Devamını Oku
Yağız Avcı Yeşil Bursa’yı da kazandı
Ağu05

Yağız Avcı Yeşil Bursa’yı da kazandı

Bursa Otomobil Sporları Kulübü (BOSSEK) tarafından Atış Yapı ana sponsorluğunda ve Nilüfer Belediyesi katkılarıyla düzenlenen, 2018 Türkiye Ralli Şampiyonası’nın dördüncü yarışı 43’üncü Yeşil Bursa Rallisi, Ford Motorsport Turkey adına yarışan Yağız Avcı-Onur Vatansever ekibinin liderliğiyle sonuçlandı. BC Vision Motorsport adına yarışan Burak Çukurova-Vedat Bostancı ekibinin 7.4 saniye farkla ikinciliği elde ettiği rallide üçüncülüğün sahibi ise bir diğer Ford Motorsport Turkey ekibi Deniz Fahri-Bahadır Gücenmez oldu. Sınıf 3’de Fiat Motorsporları adına Fiat Egea ile yarışan Fatih Kara-Bilge Ayan, Sınıf 4’te Ford Motorsport Turkey adına Ford Fiesta R2 ile yarışan Ümit Can Özdemir-Batuhan Memişyazıcı, Sınıf N’de ise GP Garage My Team adına Mitsubishi Lancer EVO IX ile yarışan Mustafa Çakal-Mehmet Köleoğlu birincilikleri elde eden isimler oldular. En genç pilot ve co-pilot ödülünün sahibi ise TOSFED Yıldızını Arıyor projesi kazananı olarak TOSFED ve Fiat desteğinde Egea Gençler Kupası’nda yarışan Onat Telkenar-Efe Eryalaz ekibi oldu. Historic Rally klasmanında Murat 131 ile Levent Gür-Oytun Albayrak birinciliği kazanırken, Ali Sipahi Ralli Kupası’nda en hızlı ekip Bursa’dan Renault Clio Ragnotti ile Hakan Ertarman-Yunus Emre Bol oldu. Rallide dereceye giren sporcuların ödülleri organizasyon sponsorlarından Aloft Bursa Hotel önünde gerçekleştirilen törenle takdim...

Devamını Oku
Rallide hata nerede?
Ağu02

Rallide hata nerede?

Ne zamandır böyle bir yazı yazmak istiyorum ama hem insanları kırmaktan çekiniyorum hem de düşüncelerimden emin olmam lazım diye bekliyorum. En son Finlandiya Rallisi’nden sonra WRC2’de en uzun atlama rekoru diye bülten gelince dayanamadım. Bildiğiniz gibi bu yarışta Murat Bostancı iki kere Super Rally yaptı ve genel klasmanda 38’inci sırada yer aldı. Yarışı kazanan Tanak’tan bir saat gerideydi. Şaka yapmıyorum, bir saat yedi dakika. Tabii ki Super Rally yapıldığı için farkın çok açılması normal. Sonuçta bu bir ralli ve işin içinde yoldan çıkmak, lastik patlatmak, otomobil arızası gibi durumlar da var. Ayrıca zaten Murat Bostancı’nın görevi Tanak’la, Ostberg’le, Latvala’yla kapışmak değil. O zaman doğru olanı yapalım ve Bostancı’nın asıl klasmanı olan WRC2’ye bakalım. Murat, WRC2’de de 57 dakika farkla 10’uncu sırada finiş görmüş. Bu da benim umurumda değil, dediğim gibi rallinin doğasında zaman kaybetmek var. Bu pilotun da hatası olabilir, otomobilin de, teknik ekibin de… Yani hiç araştırmadan Murat Bostancı yarışı 57 dakika geride bitirmiş demek büyük haksızlık olur. O zaman ne yapmak gerekli? Problemsiz gittiğini düşündüğümüz etaplara bakmak lazım. Öyle yaptığımız zaman da kilometrede sürekli iki saniye ve üstü zaman kaybettiğini görüyoruz. Kilometrede iki saniye kulağa az gibi gelebilir. Finlandiya Rallisi’ndeki zamanlara bakıldığında, WRC ile R5 otomobillerinin arasındaki farkın da iki saniye civarında olduğunu görüyoruz. Yani bu fark, aslında kulağa geldiğinden çok daha fazlasını temsil ediyor. Bu durumda Murat Bostancı, Sebastien Ogier ile aynı otomobili yani Fiesta WRC’yi kullansa dahi Fabia R5’li Kalle Rovanpera’yla ancak aynı zamanları yapabilirdi. Üstelik Murat Bostancı Finlandiya Rallisi’ne ilk kez katılmıyor yani o havayı koklamış bir sporcu. Şimdi diyeceksiniz ki, Kalle Rovanpera sekiz yaşından beri ralli otomobilinin üstünde yaşıyor, sürekli test yapıyor, babası Harri Rovanpera onu bu günler için yetiştirdi… Evet, bunlar doğru. Ralli bir imkân sporu. Gerçekten yabancı yıldız adayları otomobilin üstünden inmiyor. Zaten bu yazıda cevabını aradığımız soru bu. Pilotlarımız yavaş diye kestirip atmak istemiyoruz, nedenini araştırıyoruz. Şimdi gelelim, aynı yarışta start alan Buğra Banaz’a. O da genel klasmanda 28’inci, WRC3J’de yedinci oldu. Birinci olan pilotla arası 11 dakika 47 saniye. Etap zamanlarına bakıldığında onun da kilometrede en az iki saniye, çoğu etapta daha da fazla yavaş olduğunu görüyoruz. Yanlış anlamayın, WRC3J’de bütün otomobiller Ford Fiesta R2T. Yani rakiplerle aynı şartlarda yarışıyoruz. Bu arada, tek bir yarış sonucuna bakarak, Murat Bostancı ve Buğra Banaz’ı eleştirmek değil derdim. Sonuçta bir Türk takımı ve pilotlarının Finlandiya Rallisi’ne girmesi bile yeterince önemli bir başarı fakat WRC2’de en uzun atlama Murat Bostancı’dan geldi diye bir bülten atarsanız komik olursunuz çünkü ortada sportif bir başarı yok. Dediğim gibi tek bir yarışa bakmıyorum, sadece Bostancı ve Banaz’ı da eleştirmiyorum. Yağız Avcı, Orhan Avcıoğlu ve Burak Çukurova gibi pilotlarımız da yurtdışında yarış yapıyor ve sonuç hep aynı oluyor....

Devamını Oku
Porsche’nin inanılmaz Nurburgring rekoru
Tem04

Porsche’nin inanılmaz Nurburgring rekoru

Porsche’nin prototip hibrit yarış otomobili Porsche 919 Hybrid Evo, dünyanın en zorlu pisti Nürburgring’de rekor kırdı. Porsche 919 Hybrid Evo 20.832 km’lik Nürburgring Nordschleife’yi 5 dakika 19.55 saniyelik tur zamanıyla tamamlayarak, 35 yıllık rekoru kırdı. Timo Bernhard’ın kullandığı Porsche 919 Hybrid Evo’nun pistteki ortalama hızı 233.8 km/s olarak kaydedildi. Bernhard, bu sonuçla Stefan Bellof’a ait olan önceki rekoru 51.58 saniyeyle aşmayı başardı. Bellof’un 6 dakika 11.13 saniyelik rekoru, 35 yıldır kırılmamıştı. Bellof, Nürburgring’deki rekorunu 28 Mayıs 1983’te 1000 kilometrelik Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nın (WEC) hazırlıkları sırasında 620 HP’lik Rothmans Porsche 956 C’nin direksiyonunda kırmış, 200 km/s’nin üzerinde bir ortalama hıza erişmişti. Nürburgring 24 saat yarışlarında beş, Le Mans 24 saat yarışlarında iki zaferi bulunan ve Porsche 919 Hybrid ile WEC şampiyonu unvanını elinde tutan Timo Bernhard, elde ettiği bu büyük başarının ardından Le Mans prototipinin dar kokpitinden büyük bir rahatlık ve gururla çıktı. “Bu, benim ve tüm ekibim için büyük bir an ve 919 programının başarısının kaymağı oldu. 919 Hybrid Evo mükemmel hazırlanmıştı ve ben de elimden gelenin en iyisini yaptım. Aerodinamiğin otomobil üzerindeki bastırma kuvveti sayesinde, pistin hiç tahmin edemeyeceğim kısımlarında maksimum hızda ilerleme fırsatı yakaladım. Nordschleife iyi bildiğim bir pist ancak bugün pisti bambaşka bir şekilde tanıma fırsatı buldum” açıklamasında bulundu. Porsche 919 Hybrid’in Evo versiyonu; 2015, 2016 ve 2017 yıllarında Le Mans 24 saat yarışlarını birinci bitiren ve FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’nı kazanan otomobil temel alınarak geliştirildi. Kış boyunca yapılan iyileştirmeler sonucunda, şimdiye dek yarış kuralları gereği getirilen kısıtlamalardan kurtulan otomobilin hibrit motoru, 1160 HP güce ulaşmış durumda. Yalnızca 849 kilogram ağırlığındaki Evo’nun modifiye edilen ve artık aktif olma özelliği kazanan aerodinamiği, WEC modeline kıyasla otomobile aşağı yönde yüzde 50 daha fazla güç uyguluyor. Otomobilin Nürburgring’de kaydettiği maksimum hız ise 369.4 km/s oldu. PORSCHE 919 HYBRID EVO PORSCHE 919 HYBRID EVO PORSCHE 919 HYBRID EVO PORSCHE 919 HYBRID EVO PORSCHE 919 HYBRID EVO PORSCHE 919 HYBRID EVO PORSCHE 919 HYBRID EVO TIMO...

Devamını Oku
“Hedefimiz hızlı gençleri ortaya çıkartmak”
Haz28

“Hedefimiz hızlı gençleri ortaya çıkartmak”

O bir şampiyon. Dört kez Türkiye Ralli Şampiyonluğu’nu kazanmış bir sporcu. Şimdi de TOSFED Başkanlığı’yla adından söz ettiriyor. Serkan Yazıcı’ya WRC’nin tekrar ülkemize gelmesinden gençlere yaptığı yatırımlara kadar birçok soru sorduk o da içtenlikle cevapladı. Kemerlerinizi bağlayın, uzun bir röportaj sizleri bekliyor… Mert Yılmaz: Öncelikle Dünya Ralli Şampiyonası’nın tekrar ülkemize gelmesinden bahsedelim. Bu süreç nasıl gelişti? Serkan Yazıcı: Öncelikle şunu söylemek gerekir, başına geçtiğimizde federasyonun durumu ortadaydı. Enkaz edebiyatı yapmak istemiyorum ama bu zaten Türk otomobil sporları camiası tarafından iyi bilinen bir şey. Federasyonun sadece 15 bin TL sponsorluk geliri vardı, bir firma da beş tane otomobil veriyordu. Biz bununla aldık; birçok borç, hakemlere dört yıldır ödenmemiş paralar vardı. Otomobil sporunu nasıl ayaklandırırız diye planlar yaparken, önce uluslararası bir organizasyonu ülkemize getirmek lazım diye düşündük. Çünkü tekrar bir hava yakalamamız gerekiyordu. Ama tabii bütçelerimiz de çok kısıtlıydı. Dolayısıyla dedik ki (ben bunu daha önce de söylüyordum) Marmaris’in yolları bu işe çok uygun, yarış yapmaya çok müsait, burada bir yarış yapalım, en azından istediğimiz kalitede olup olmadığını görelim… 2016’da Marmaris’te bir yarış yaptık ve gerçekten çok güzel geçti. Uzun seneler sonra hem pilotların hem seyircilerin en zevk aldığı yarışlardan biri oldu. O dönemde WRC Promoter GmbH Genel Müdürü Oliver Ciesla’le görüşmek için Monaco’ya gittik. İlk buluştuğumuz zaman imkânsız dediler hatta açıkça yapamazsınız dediler. Daha sonra ısrarlarımızla, kendilerine yarış yapabileceğimizi anlattık. Tamam dediler siz bir çalışın, yapın… Hakikaten ciddi şekilde kafa yorduk ve dünyanın gelmiş geçmiş en kompakt yarışını hazırladık. Dedik ki, bugüne kadar tarihinizde yapılan, kilometre açısından en kompakt yarış olacak. Önce buna inanamadılar fakat ilişkilerimizi sürdürdük. Tabii ciddi bir bütçe ihtiyacı vardı. Biz de bu durumu sayın Cumhurbaşkanımıza aktardık. O da tamam getirin deyince, bütün evraklarımızı hazırlayarak Spor Bakanlığı’na sunduk, onlar da tamam dediler. Böylece 2017 yılı için yarışı aldık ve Barcelona’da imzayı attık. Fakat o dönem Türkiye’nin uluslararası arenada imajının yanlış gösterilmesi gibi problemler vardı. Bu nedenle Motorsporları Konseyi’nden geçmedi ve bize red kararı verdiler. Red kararı gelince tabii şoka girdik. Kasım sonunda imzaladık, aralık ayında konsey vardı ama red alınca moralimiz çok bozuldu. Sonraki dönemde ilişkilerimizi hiç bozmadık hatta onları bile telkin ettik. Ne kadar moralimiz bozuk olsa da bir yıl sonra olur diye hedefledik. Çünkü Cumhurbaşkanımıza da aldığımızı söylemiştik, bakanlarımıza da… Buradaki tek şansımız şu oldu: Biz üç yıllık bir anlaşma yapmıştık. Dolayısıyla bir sene yapılamasa bile ertesi yıl böyle bir hakkımız vardı. Bu sefer de bize bir aday yarış yapmak zorundasınız dediler. Aday yarış olarak da bir önceki senenin çok başarılı geçmiş olması nedeniyle Marmaris’i seçtik. Sonuç olarak yaptığımız en iyi yarıştı. 2017’de Marmaris’te tekrardan bir aday yarış yaptık ve bu yarışa sadece 21 günde hazırlandık. Burada gerçekten tüm ekibimi teker teker kutluyorum. Hatasız bir...

Devamını Oku
Tosfed’in ilk yıldızı belli oldu
Haz13

Tosfed’in ilk yıldızı belli oldu

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED)’in 25 yaş altı yetenekli sürücüleri keşfetmek amacıyla Fiat ve Petlas sponsorluğunda hayata geçirdiği “TOSFED Yıldızını Arıyor” projesinde ilk sezon, 09-10 Haziran tarihlerinde Körfez Yarış Pisti’nde gerçekleştirilen yarışlarla tamamlanmış oldu. 9 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilen üçüncü ayak yarışını da kazanarak üçte üç yapan Onat Telkenar, son yarış öncesi kupadaki galibiyetini garantilemiş oldu. Üçüncü ayakta ikinci sırada Reha Aybey yer alırken, üçüncülüğü Mert Kaya elde etti. Türkiye Drift Şampiyonası ikinci ayak yarışlarıyla birlikte Körfez Yarış Pisti’nde 10 Haziran Pazar günü koşulan dördüncü ve son yarış oldukça çekişmeli geçti. Gün sonunda en hızlı tur zamanının sahibi olan Emre Şentürk birincilik kupasını kaldıran isim olurken, podyumun ikincilik basamağında Reha Aybey ve üçüncülük basamağında da Onat Telkenar yer aldı. Elemeler ve finaller sonunda 320 aday arasından belirlenen 10 erkek iki kadın sürücünün, farklı formatlardaki dört yarışta özel olarak hazırlanan Fiat Egea yarış otomobilleri ile mücadele ettiği 2017 sezonu, 18 yaşındaki genç sporcu Onat Telkenar‘ın zaferi ile sona ermiş oldu. Telkenar, dört yarış sonunda topladığı 55 puanla TOSFED Yıldızını Arıyor projesini ilk kazanan isim olurken, Emre Şentürk ikinci ve Mert Kaya da üçüncü sırada yer aldı. İlk üç sırayı elde eden Onat Telkenar, Emre Şentürk ve Mert Kaya, bu sonuçlarla TOSFED adına Egea Gençler Kupası‘nda yarışmaya hak kazandı. Genç sürücüler, 14-15 Temmuz tarihlerinde Ege Rallisi ile başlayacak olan kupada Tofaş Ar-Ge ve Fiat motorsporları takımı tarafından geliştirilen Fiat Egea Hatchback ralli otomobilleriyle hiç bir ücret ödemeden yarışacak. TOSFED’in ilk yıldızı Onat Telkanar ayrıca Finlandiya’da özel sürüş eğitimi ve yurt dışında bir yarış yapma imkânının sahibi oldu. TOSFED YILDIZINI ARIYOR TOSFED YILDIZINI ARIYOR ONAT TELKANAR VE SERKAN YAZICI TOSFED YILDIZINI...

Devamını Oku