Otomotiv tarihindeki ilginç ortaklıklar
Kas11

Otomotiv tarihindeki ilginç ortaklıklar

Otomotiv dünyasında ortaklıklar yeni değil. Geçmişte de alakasız görülebilen markalar bir araya gelip ortak ürünlere imza atabiliyordu. Bunlardan bazıları çok başarılı oldu ve hâlâ hatırlanıyor. Bakalım endüstriye damgasını vurmuş ortak üretimler hangileri? AC ve Shelby AC Ace sakin bir spor otomobildi. 2.2 veya 2.6 litrelik altı silindirli motorlara sahipti ve göründüğü kadar iyi gitmiyordu. Daha sonra Carroll Shelby bir tanesini ele geçirdi ve 4.2 litre Ford V8 motoru bu otomobile uyguladı. Bu uygulama başarılı olunca efsanevi Cobra’yı oluşturmak üzere 4.7 litrelik motora geçti. İşlerin nasıl daha da ilginçleştiğini mi merak ediyorsunuz? Shelby, AC gövdesine 7.0 litrelik bir V8 sığdırdı ve otomobil kelimenin tam anlamıyla dizginlenemeyen bir canavar haline geldi. Alpine ve Renault Alpine son dönemde yeniden geri döndü ve ismini daha sık duymaya başladık. Jean Redele, 1955 yılında Renault mekanik aksamları kullanarak spor otomobiller inşa etmek için şirketi kurduğunda tamamen bağımsızdı. Orijinal A110 da dahil olmak üzere harika oyuncaklar üretmek için Renault’yla birlikte çalıştı ancak 1970’lerin başında A310’u geliştirmek için uğraşırken şirketi neredeyse iflas etti ve Renault, markayı himayesi altına almak için yüzde 70 hissesini ele geçirdi. O dönemden sonra üretilen otomobiller de harikaydı. Alpine A110’un 1973 yılında Dünya Ralli Şampiyonası’nı zirvede bitirdiğini de hatırlatalım. Aston Martin ve Zagato Bu ortaklık halen devam ediyor. Son zamanlarda Vanquish, V12 Vantage ve DB9 gibi otomobillerin Zagato versiyonları da üretildi. Ondan önce Aston Martin DB7 ve V8 Vantage’ı da Zagato logosuyla gördük ama tüm bu hikâye 1960’ta DB4 GT ile başladı. Sadece 19 tane üretildi ve bu otomobiller şu anda klasik otomobil koleksiyoncularının kutsal kâseleri arasında yer alıyor. Audi ve Porsche Audi 80 temeline dayanan ve Porsche ile birlikte geliştirilen RS2 Avant, Alman markadan gelen ilk RS modeliydi. Sadece 2.2 litrelik beş silindirli bir motoru vardı ancak bir turbo sayesinde 315 HP güç ve 410 Nm tork üretiyordu. Bu da 250 km/s’nin üstünde hızlara çıkabileceği anlamına geliyordu. 0-100 km/s hızlanma sadece 4.8 saniyeydi. Üretilen 3000’e yakın RS2’nin hepsinde altı ileri manuel şanzıman ve quattro dört tekerlekten çekiş sistemi bulunuyordu. Otomobilin jantları bile Porsche ile olan ortaklığı hatırlatıyordu… BMC ve Cooper Alec Issigonis Mini’yi tasarladığında niyeti, ekonomiyi öne koyan bir otomobil yaratmaktı. Hiçbir zaman spor iddiası olmaması gerekiyordu. Daha sonra F1 efsanesi John Cooper birlikte çalışmak için BMC’nin kapısını aşındırmaya başladı. Issigonis ilk başta direndiyse de ilk Mini Cooper 1961’de ortaya çıktı. Cooper S ise iki yıl sonra üretildi. Bu isim birlikteliği günümüzde de sürüyor. Mini Cooper satışların yanında rallilerde de büyük başarılar kazandı. BMW ve Alpina Alpina, kurulduğu günden beri harika BMW’leri aldı ve onları daha da iyi yapmayı başardı. 1983’ten sonra sadece bir tuning şirketi değil otomobil üreticisi olarak anılmaya başladı. Tüm bunların başlangıcı, 1962’de Alpina’nın kurucusu Burkard Bovensiepen’in BMW 1500...

Devamını Oku
Sekizinci Volkswagen Golf
Kas09

Sekizinci Volkswagen Golf

Golf, 40 yıldan uzun süredir en başarılı Avrupa otomobili olarak kabul ediliyor. Sekizinci nesil Golf’ün dünya prömiyerinde şimdiye kadarki en ilerici model olduğu vurgusu yapıldı. Hibrit versiyonları da olacak olan yeni Golf aralık ayında piyasaya sunulacak. 48V teknolojisini kullanan Golf, yarı hibrit motor seçenekleriyle dikkat çekiyor. Tüketimi yüzde 10 oranında azalatan eTSI motorlar, 110, 130 ve 150 HP’lik seçeneklerle sunulacak. Diğer iki hibrit versiyon ise oldukça sportif olan 245 HP’lik GTE ile başlıyor. Daha fazla yakıt ekonomisi sunan 204 HP’lik bir versiyon da mevcut olacak. Prizden şarj edilebilir bu iki Golf versiyonu tamamen elektrikle 60 km’Lik menzil sunabiliyor. Bu otomobiller 13 kWh lityum-iyon pil ile piyasaya sürülecek. Yeni Golf’ün diğer motor seçenekleri arasında benzin (TSI), dizel (TDI) ve doğalgazlı (TGI) üniteler de bulunuyor. Benzinli motorlar 90 ve 110 HP’lik iki seçeneğe sahip. Dizelde 115 HP’lik TDI öne çıkarken, doğalgazlı versiyon ise 130 HP güç üretiyor. TDI versiyonun yakıt tüketiminin yüzde 17 oranında düşürüldüğü iddia ediliyor. VW GOLF VW GOLF VW GOLF VW GOLF VW GOLF VW GOLF VW...

Devamını Oku
BMW’den takas ve düşük faiz avantajı
Kas08

BMW’den takas ve düşük faiz avantajı

Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu BMW, kasım ayında da kaçırılmayacak fırsatlar sunmaya devam ediyor. BMW modellerinde geçerli kasım ayına özel düşük faiz ve cazip takas oranları ile avantajlı seçenekler sunuluyor. Ayrıca hayalindeki BMW’yi online olarak satın almak isteyenler, BMW’ni Bul üzerinden istedikleri modeli seçerek avantajlı fiyatlarla rezerve edebiliyor. Kasım ayı boyunca geçerli olacak kampanya kapsamında; yeni BMW 3 Serisi, yeni BMW X1, BMW 5 Serisi, ve BMW X2 modellerinde 5000 TL, yeni BMW 1 Serisi’nde 4000 TL, BMW X3’te ise 20 bin TL’ye varan cazip takas desteği sunuluyor. Ayrıca, yeni BMW 3 Serisi ve BMW X2 modelleri 100 bin TL’ye yüzde 0.79 faiz, BMW 5 Serisi 200 bin TL’ye yüzde 0.79 faiz, yeni BMW X1 120 bin TL’ye yüzde 0.49 faiz ve BMW 4 Serisi modelleri 100 bin TL’ye sıfır faiz avantajıyla Borusan Otomotiv yetkili satıcılarında BMW tutkunlarını...

Devamını Oku
Honda’dan düşük faizli kredi
Kas08

Honda’dan düşük faizli kredi

Honda, SUV ailesinde yer alan CR-V ve HR-V modelleri için kasım ayı boyunca devam edecek faizsiz kredi kampanyasının yanı sıra Civic Sedan modelleri için de yüzde 0.49 faizli kredi kampanyası başlattı. Honda’nın güçlü ve verimli motoru, optimize edilen CVT şanzımanı, sahip olduğu sürüş dinamikleri, üst seviye donanımları, performansı, üstün konfor seviyesi ve şık tasarımı ile heyecan uyandıran CR-V modelleri, kasım ayı boyunca 100 bin TL’ye kadar kredi kullanımına faizsiz 12 ay vade imkanı sağlanıyor. Honda’nın en gelişmiş motor teknolojilerini bünyesinde barındıran kompakt SUV pazarındaki temsilcisi HR-V modelleri için 50 bin TL’ye kadar faizsiz 12 ay vadeli kredi kullanım avantajı sunuluyor. Kasım ayı sonuna kadar Honda’nın standart versiyonlarında bulundurduğu zengin donanımları, performansı ve yakıt verimliliği ile rakipleri arasından sıyrılan Civic Sedan modellerine sahip olmak isteyenlere ise kamu bankaları işbirliği ile 60 bin TL’ye kadar kredi kullanımına yüzde 0.49 faizli 18 ay taksit imkanı...

Devamını Oku
2000 TL taksitle Fiat Egea
Kas08

2000 TL taksitle Fiat Egea

Fiat, cazip kampanyalarını kasım ayında da sürdürüyor. Kamu bankalarının sağladığı avantajlı faiz oranlarının yanına Fiat’ın cazip alım imkanlarının eklendiği ay boyunca; Türkiye’nin en çok satan otomobili olan Fiat Egea’nın sedan, hatchback ve station wagon versiyonları 50 bin TL için 24 ay vadeli yüzde 0.69 faizli kredi ile sunuluyor. 2019 model Fiat Egea Sedan Easy 1.4 Fire versiyonuna; 15 bin TL tutarında hurda teşvikinden yararlanılması durumunda 31 bin TL peşin ve aylık 2000 TL taksitle ve 74 bin 450 TL’den başlayan fiyatlarla sahip olunabiliyor. Fiat’ın avantaj sağlayan aynı kredi ve faiz oranları, ay boyunca yedi kişilik yolcu kapasitesine sahip Doblo Panaroma ve Fiorino Panaroma modelleri için de...

Devamını Oku
Mercedes’ten kasım ayına özel fırsatlar
Kas08

Mercedes’ten kasım ayına özel fırsatlar

Mercedes-Benz Türk’ün kasım ayına özel sunduğu kampanyalar kapsamında, otomobil ve hafif ticari araçlar için hazırlanan özel fırsatlarla avantajlı kredi ve kişiye özel ödeme seçeneklerinden yararlanmak mümkün. Mercedes-Benz Finansal Hizmetler, kasım ayına özel yeni otomobil alımlarında benzersiz finansman seçenekleri sunuyor. Yeni Mercedes-Benz C-Serisi Coupe, Cabriolet ve SLC otomobillerde 180 bin TL kredi tutarına, yeni C-Serisi Sedan modelinde ise 159 bin 500 TL kredi tutarına bu aya özel 12 ay vadede yüzde 0.79 faiz oranı, 24 ay vadede yüzde 0.99 faiz oranı, 36 ay vadede yüzde 1.09 faizli kredi fırsatları sunuluyor. E-Serisi otomobil sahibi olmak isteyen müşteriler için Mercedes-Benz Kasko tercih edilmesi halinde 225 bin 500 TL’ye 12 ay yüzde 0.99 faiz, 24 ay yüzde 1.09 faiz, 36 aya ise yüzde 1.19 faiz oranı fırsatı sunuluyor. Mercedes-Benz A-Serisi ve yeni CLA sahibi olmak isteyenler için ise 140 bin TL krediye 12 ay vadede yüzde 0.89 faiz, 24 ay vadede yüzde 1.09 faiz, 36 ay vadede ise yüzde 1.19 faiz oranı...

Devamını Oku
Dünya otomobilleri
Kas07

Dünya otomobilleri

Otomobil üreticilerinin her bölgedeki farklı güvenlik ve emisyon düzenlemelerine uymaları, alıcı tercihlerini dikkatlice incelemeleri ve üretim ile satışları güçlü bir şekilde etkileyen, sürekli değişen jeopolitik faktörleri göz önünde bulundurmaları gerekir. Bu uzun bir listedir. Kısaca bütün dünyada kabul gören bir model yaratmak çok zordur. Bunu başaran modeller dünya otomobili olarak adlandırılır ve markalarına önemli miktarda kâr sağlar. Sizler için dünya otomobili olmayı başarmış modelleri derledik… Ford Model T (1908) Ford, hedef pazar tek bir otomobil inşa etme konseptine öncülük etti. Daha önceleri, nakliye masraflarından tasarruf etmek için Amerika Birleşik Devletleri’nde düzinelerce montaj tesisinin bulunması gerekiyordu. Bu fabrikaların çoğu bugün hâlâ yaşıyor, üretim yapmasalar bile ofis binası olarak kullanılıyorlar. Ford aynı zamanda uluslararası pazarlara da bakış atmaktan çekinmedi. Kanada, Detroit’e olan yakınlığından dolayı kolay bir genişleme adayıydı ancak yarım düzine Avrupa ülkesi gibi Japonya, Arjantin ve Brezilya’daki fabrikalar da Model T’yi üretti. Sonuçta 15 milyondan fazla üretim yapıldı ve Model T, dünyayı tekerlekler üstünde taşıyan ilk model olma unvanını kazandı. Volkswagen Beetle (1938) 1930’ların sonunda Alman halkının otomobili olarak doğan Beetle, 1960’larda ABD pazarını fethetti ve firmanın yerel pazarın oldukça büyük bir dilimini kazanmasına yardımcı oldu. 1970’lerde rakip markaların çoğalmasıyla popülerliği azalsa da Volkswagen, Beetle üretimini yurtdışında sürdürmenin yollarını buldu. Beetle’ın Meksika’daki üretimi, orijinal tasarımın modern ihtiyaçlara meydan okuduğu bir nokta olan Temmuz 2003’e kadar devam etti. Volkswagen’in Fusca olarak adlandırdığı Brezilya’da üretim 1986’da sona erdi. Üretim 1993’te tekrar başladı ve 1996’a kadar gitti. Volkswagen, Güney Afrika, Avustralya, Belçika, Malezya, Yugoslavya ve Nijerya’da dahi Beetle’ı üretti. Bu da 21 milyonun üzerinde araç anlamına geliyordu. Jeep CJ (1944) Savaş alanı için tasarlanan orijinal Jeep, bir çiftlikte veya arazi şartlarında kullanıcılarına yardım etmeye istekli bir araç olarak hayatına devam etti. Jeep benzeri bir araca olan küresel talep, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hızla arttı ve Willys’ler mümkün olduğunca çok para kazanma görevini üstlendi. Mitsubishi ve Mahindra, Japon ve Hindistan pazarları için, CJ-2A’nın bir evrimi olan CJ-3B’yi üretmek lisans satın aldı. Japonya’da, Mitsubishi’nin CJ’si Nissan Patrol ve Toyota Land Cruiser ile aynı segmentte rekabet etti. Daha sonra CJ-5, Avustralya ve Brezilya gibi ülkelerde de üretildi. Jeep, Renault’nun American Motors Corporation’da hisse satın almasıyla Avrupa’da CJ-7 satışlarını artırmak için altın bir fırsat gördü. Renault yıllarında satılan Avrupa modellerinin çoğunda Trafic minibüsten çıkan dört silindirli dizel motor yer alıyordu. Renault, CJ-7’yi 1983 ve 1986 yılları arasında bayi ağı üzerinden dağıttı. Volkswagen Kombi (1949) Volkswagen’in Brezilya’daki bölümü, 1950’lerin başlarında Kombi adı verdikleri minibüsleri önce montaj olarak daha sonra ise yerel yan sanayiyi kullanarak üretmeye başladı. Beetle’ın başarısının yanında Kombi de Brezilya’nın en çok satan ticari araçlarından biri haline geldi. Bu aracın temel yapısı hiç değişmedi fakat düzenli olarak gelişti. Hatta ön tarafına bir radyatör eklenmesini gerektiren bir...

Devamını Oku
PSA ve FCA ortaklığının ardında yatan gerçekler
Kas07

PSA ve FCA ortaklığının ardında yatan gerçekler

Geçtiğimiz günlerde Fiat Chrysler Automobiles ve PSA Group arasında bir şirket evliliği olacağı açıklandı. Hatırlanacağı üzere FCA daha önce Renault-Nissan-Mitsubishi ittifakı ile de flört etmişti. Satışlara dayalı olarak dünyanın en büyük dördüncü otomotiv şirketi haline gelecek olan bu kuruluş Hollanda merkezli olacak. Yeni şirketin yönetim kurulu 11 üyeden oluşacak. Beş kurul üyesi FCA’dan, altı kurul üyesi ise Groupe PSA’dan aday gösterilecek. Şirketin başkanı John Elkann olurken, ilk beş yıllık dönemde icra kurulu başkanlığı görevini ise Carlos Tavares yürütecek. Birleşme öncesinde ilk olarak bu grupların hangi markalara sahip olduğuna bakmak gerekli. FCA’nın markaları arasında Abarth, Fiat, Alfa Romeo, Lancia, Chrysler, Ram, Dodge, Jeep ve Maserati bulunuyor. PSA’da ise bilindiği gibi Peugeot, Vauxhall, DS, Opel ve Citroen gibi satış anlamında güçlü markalar mevcut. Peki, bu markaların birleşmesinin avantajı ne olur? PSA, verimli üretim teknikleri ile Opel ve Vauxhall’u kısa sürede kâra geçirmeyi başarmıştı. Bu anlamda FCA’ya da önemli bir destek sağlayacaktır. Teknoloji ve platformları paylaşmanın yanında diğer kaynakları da bir araya getirerek, yıllık 3.7 milyar Euro tasarruf sağlanabileceği öngörülüyor. Bu hedeflerin yüzde 80’inin dört yıl sonunda sağlanacağı düşünülürken, amaca ulaşmanın toplam maliyetinin 2.8 milyar Euro olduğu tahmin ediliyor. Diğer yandan FCA, PSA’nın elinde olmayan lüks markalara sahip. Ayrıca arazi araçları konusunda da fazlasıyla deneyimli. Bunlara örnek olarak Maserati ve Jeep’i gösterebiliriz. Ayrıca Kuzey Amerika pazarına kolayca giriş gibi bir avantaj da söz konusu. İki devin birleşmesi; Volkswagen Grubu, Toyota ve Renault-Nissan-Mitsubishi ittifakının ardında dördüncü güç olmasını sağlayacak ve General Motors ile Hyundai-Kia’nın önüne geçmesi sağlanacak. Bu da yıllık 8.5 milyon araç satan 15 markalı bir otomotiv topluluğu yaratılması anlamına geliyor. Şimdi bir de iki markanın rakamlarına bakalım: FCA, dünya çapında 199 bin çalışana sahip. Yılda 4.6 milyon araç satıyor. Şirket değeri 110 milyar Euro ve yıllık geliri 3.5 milyar Euro. PSA ise 211 bin çalışana sahip. 74 milyar Euro’luk bu şirket, yıllık 2.8 milyar Euro kâr sağlıyor ve bunu yılda 3.9 milyon araç satarak başarıyor. Bu verilere bakıldığında araç başına 760 Euro kâr ile FCA’nın daha verimli olduğu düşünülebilir. PSA ise araç başına 717 Euro kâr ediyor fakat şöyle bir durum var ki, FCA’nın markaları daha lüks ve pahalı. Yani araç başına daha fazla kâr edebiliyor olmalıydı. Maserati ve Alfa Romeo’da işlerin çok iyi gitmediği biliniyor. Ayrıca çekirdek marka Fiat’ın da Avrupa’da yeniden atağa geçmesi gerekiyor. Şu anda küçük sınıfta bir otomobilleri yok. Büyük anlamda Panda ve 500 satışlarına güveniyorlar. PSA’nın bu problemleri çözmesi çok kolay olacaktır. Yeni Punto için kolaylıkla 208/Corsa platformu kullanılabilir. Bir sonraki Egea/Tipo için de Peugeot 308 gibi modellerin kullandığı EMP2 platformuna geçiş yapılabilir. Daha büyük bir sorun, FCA’nın İtalya’da araçlar ve yedek parçalar için şaşırtıcı şekilde 27 üretim tesisine sahip olması gösteriliyor. Kapasitesinin çok altında çalışan...

Devamını Oku