Tek pedallı otomobiller

Yaklaşık on yıl önce ilk elektrikli otomobil dalgası Kaliforniya kıyılarına vurmaya başladı. Tahmin edeceğiniz gibi Tesla’dan bahsediyoruz. Otomobil hayranları bu gelişmeden rahatsız olsalar da fazla bir gelecek görmediler. Ne de olsa menzilleri kısa, sürüşleri keyifsizdi. İçten yanmalı motorların yerini almaları mümkün değildi. Sonuçta elektrikli otomobil fikri yeni değildi. Louis Antoine Kriege, 1894 yılında elektrikle çalışan araçlar yapmaya başlamıştı. Bu tarz araçlar eğer 100 yılı geçen sürede başarı kazanamadılarsa Tesla’nın da geniş kitlelere ulaşması imkânsızdı. Şu anda sonucu bildiğiniz için bu yazılanlara gülüyorsunuz.

TESLA MODEL S

Tesla, inanılmaz performansıyla hem menzil sorununu yendi hem de dünyanın en hızlı otomobillerinden biri haline geldi. Model S P100D’nin 0-100 km/s hızlanmasının 2.28 saniyeye kadar indiğini hatırlatalım. Tabii keyifli sürüş sadece hızlanma ile elde edilmez. Yol tutuş, direksiyon hissi ve frenler de bu amaca hizmet etmelidir. İlk etapta, ağır piller nedeniyle bu sorunları yenmek çok zor görünüyordu. Özellikle virajlı yollarda, ağırlık dağılımının farklılığı yüzünden alışıldık sürüşten farklı gövde hareketleri meydana geliyordu. Fakat BMW i3 gibi modelleri kullandığımızda bu sorunların da yavaş yavaş aşıldığını görmeye başladık. Aslında keyifsiz sürüşten bahsederken, otomobil üreticilerinin hatalarının da bunda etken olduğunu belirtmek gerekiyor. Çünkü neredeyse tüm üreticiler, elektrikli modelleri geleneksel olanlara benzetmek için çok fazla çaba harcadılar. Daha sonra elektrikli otomobillerin, elektrikli otomobil gibi kullanılmasına izin verilirse, insanların bundan daha fazla keyif alacağı keşfedildi. Evet, şimdi asıl konumuza geldik. Dünyada yeni bir çılgınlık var, adına tek pedallı sürüş deniliyor. Elektrikli otomobil sahipleri kendi aralarında yarış bile yapıyor. Bu yarışların ana konusu, fren pedalına basmadan en uzun süre gidebilmek… Geçtiğimiz günlerde bir bülten geldi. Markanın tamamen elektrikli ilk modeli olan Cooper SE’nin Almanya’daki efsanevi Nürburgring’i fren pedalını kullanmadan tamamlayan ilk elektrikli olarak tarihe geçtiğinden bahsediyordu. Motorsporları dünyasında yeşil cehennem lakabını alan 20.8 km uzunluğundaki bu pist, bilindiği gibi frenlere çok fazla ihtiyaç duyar. MINI Electric’in frensiz pisti turlayabilmesinin nedeni, enerji geri kazanım özelliğini kullanmasıydı. Yukarıda bahsettiğimiz, Krieger’in ilk elektrikli otomobili bile yavaşlama esnasında elektrikli motorunu ters çalıştırarak jeneratör görevi görüyordu. Buradaki amaç aracın ileri hareketinden elde edilen kinetik enerjiyi geri kazanmak ve elektriğe çevirerek aküyü doldurmaktı. Ancak kısa sürede başka bir faydası olduğu görüldü. O dönemlerde oldukça yetersiz olan mekanik frenleri kullanmadan aracın yavaşladığını fark ettiler. Günümüzde tek pedallı sürüşün, üç pedal deneyiminin yerine geçmesi hayal olmaktan çıktı. Fakat burada bir yanlış anlaşılma olmasın. Araçların en azından yakın zamanda tek pedallı olarak üretileceğini söylemiyoruz. Elbette fren pedalı olacak ama kullanmak zorunda kalmayacaksınız. Yeni nesil elektrikli araçlarda ayar olanağı da bulunuyor.

MINI ELECTRIC

Yani tek bir dokunuşla sistemin ne kadar yavaşlama etkisi yapacağına siz karar verebiliyorsunuz. Hatta bazı sistemler aracın tamamen durmasına bile izin veriyor. Üstelik ayağınızı gazdan çektiğinizde stop lambaları bile yanıyor. Elektrikli araçların, yüksek seviyeli rejeneratif frenleme üretmek için ayarlanması sayesinde elde edilen tek pedallı sürüş, daha fazla enerji geri kazanımına da olanak tanıyor. Böylece menzil artıyor ve daha sportif bir sürüş sürüş deneyimi sunuluyor. Örneğin Audi, enerji geri kazanımı sistemi sayesinde e-tron modellerinin menzilinin yüzde 30 arttığını iddia ediyor. İkinci nesil Nissan Leaf, ePedal adını verdiği özelliğiyle övünüyor. Tüm yeni Leaf’lerde bulunan bu özellik, Plus modelinde daha da fazla işe yarıyor çünkü daha büyük bir pil takımı ve daha güçlü elektrikli motoru var. ePedal’ı etkinleştirmek oldukça basit: Sadece tek bir tuşa basarak sağ ayağınızı pedaldan kaldırdığınızda maksimum 0.20 g’lik bir yavaşlama etkisi oluşuyor. Otomobil yavaşlarken durma noktasına gelindiğinde otomatik olarak geleneksel frenleri de kullanıyor. Bununla birlikte, sürücünün frenlerin manuel olarak kullanması gerektiğinde ne kadar basınç uygulayacağına karar vermesinin de zorlaştığı iddia ediliyor. Chevrolet Bolt’ta da benzer bir sistem mevcut. Direksiyon simidinin arkasındaki ‘regen on demand’ tuşuna bastığınızda, otomobil fren pedalına basmışsınız gibi yavaşlıyor. Bir miktar gecikme olduğu söyleniyor ama aracı bu sistemle tamamen durdurmak bile mümkün. Ancak Bolt’un tek pedallı bir araç olarak çalışması ve en yüksek rejeneratif frenleme seviyesini elde etmek için (0.22 g’ye kadar) L modunda sürmeniz gerekiyor. Varsayılan D sürüş modunda ise gaz pedalını bıraktığınızda, geleneksel bir araç gibi hareket ediyor. Hyundai ise Kona Electric’in direksiyon simidinin her iki tarafına bu tuşlardan yerleştirmiş. Bu, sürücülerin dört seviyeli rejeneratif frenleme arasında karar vermesine olanak tanıyor. Otomobilde 0.25 g’lik bir yavaşlama etkisini kullanmak mümkün. Kolu basılı tuttuğunuzda araç tamamen durabiliyor. Hyundai’nin ayarlanabilir sistemi, özellikle şehir içinde kullanımı daha kolay hale getiriyor. Benzer sistemleri kullanan Jaguar I-Pace’in yanında şaşırtıcı olmayan bir şekilde, piyasadaki en iyi tek pedallı araba konseptini Tesla sunuyor. Tesla’nın yaklaşımında, geleneksel sürtünme frenleri ile tersine dönen elektrik motorları birbirinden tamamen bağımsız çalışıyor. Sürücü geleneksel fren sistemini kendi yönettiği için fren pedalı hissi artıyor ve sürücüye otomobilin yavaşlaması üzerinde daha fazla kontrol kazandırıyor. Sonuç olarak, otomobil üreticilerinin doğru yolda olduğunu söyleyebiliriz. Elektrikli otomobillerin içten yanmalı ağabeylerini taklit etmemeleri gerekiyor. Kendilerine özgü avantajlar daha fazla ön plana çıkar ve sürüş deneyimi benzersiz hale gelirse daha fazla insan tarafından tercih edilebilirler. Tek pedallı sürüş de bunlardan biri. Dediğimiz gibi şimdilik tek pedallı kullanım sadece lafta kalıyor, yeni nesil elektrikli otomobilleri tek pedalla kullanabilsek bile geleneksel fren pedalı olmaya devam edecek.

(Visited 54 times, 1 visits today)

Yazar: automagg

Bu yazıyı paylaş