Mercedes S-Serisi tamamen yenilendi

Mercedes S-Serisi tamamen yenilendi

11 Eylül 2020 Kapalı Yazar: automagg

Yeni Mercedes-Benz S-Serisi’nin üstündeki sır perdesi tamamen kalktı. Mercedes-Benz, S-Serisi’nde tamamen yeni destek özelliklerini mümkün kılan Digital Light teknolojisini ilk kez seri üretimde kullanıyor.

MERCEDES-BENZ S-SERİSİ

Yeni S-Serisi, sürüş destek sistemlerine entegre edilen ve uyarıları görsel olarak da destekleyen aktif ambiyans aydınlatması ile yeni bir çağ açıyor.

0.22 Cd’lik rüzgâr sürtünme katsayısı ile yeni S-Serisi, özellikle lüks sedan segmentinde olmak üzere dünyanın en iyi aerodinamik verimliliğine sahip otomobillerinden biri olarak öne çıkıyor.

S-Serisi, ilk etapta farklı güç seviyelerine sahip sıralı altı silindirli benzinli ve dizel motorlarla yollara çıkacak. Daha sonra ise entegre marş jeneratörüne ve 48 Volt beslemeye sahip bir V8 motor devreye girecek. Yaklaşık 100 km’lik tamamen elektrikli sürüş menziline sahip, şarj edilebilir hibrit versiyonun tanıtımıyla ürün gamını tamamlanacak.

Yeni S-Serisi, lansmanla birlikte iki benzinli ve iki dizel motorla satılacak. Benzinli S 450 ve S500 modelleri 4Matic yani dört tekerlekten çekiş sistemine sahip. Her iki modelde de sıralı altı silindirli 2999 cc’lik motor yer alıyor.

Güçlü motor seçenekleri

S 450 367 HP güç ve 500 Nm torka sahipken, S 500’de güç 435 HP’ye ve tork 520 Nm’ye çıkıyor.  EQ Boost ile birlikte 22 HP ek güç ve fazladan 250 Nm tork kullanıma sunuluyor. S 450 ve S 500’ün maksimum hızları 250 km/s ile sınırlandırılmış. S 450, 0-100 km/s hızlanmasını 5.1 saniyede, S 500 ise 4.9 saniyede tamamlıyor. Ortalama yakıt tüketimi S 450’de 7.8 ila 9.5 lt/100 km aralığında veriliyor. S 500’ün ortalama tüketim aralığı ise 8.0 ila 9.5 lt/100 km arasında.

Dizel seçenekleri ise S 350 d ve S 400 d oluşturuyor. S 350 d, hem arkadan itiş hem de dört tekerlekten çekiş opsiyonu sunuyor. S 400 d ise sadece 4Matic aktarma organlarına sahip.

S 350 d 286 HP güç ve 600 Nm torka sahip. S 400’de güç 330 HP’ye ve tork 700 Nm’ye kadar ulaşıyor. Dizel modellerin maksimum hızları da 250 km/s ile sınırlandırılmış. S 350 d 4Matic, 0-100 km/s hızlanmasını 6.2 saniyede, S 400 d ise 5.4 saniyede tamamlıyor. Ortalama yakıt tüketimi S 350 d’de 6.4 ila 7.7 lt/100 km aralığında veriliyor. S 500’ün ortalama tüketim aralığı ise 6.7 ila 8.0 lt/100 km arasında.

Modern lüks, S-Serisi’nin iç mekânıyla tamamen yeni bir boyut kazanıyor. Tasarımcılar, zarafet, kalite ve kullanım kolaylığı ile ön plana çıkan ve yolcuların kendini iyi hissetmesini sağlayan bir atmosfer yaratmış. Ön konsol, yeni mimarisi, modern tasarımı ve ergonomik yapısıyla öne çıkıyor.

Birçok konuda daha akıllı hale gelen yeni Mercedes-Benz S-Serisi, sürüş deneyimini tamamen yeni bir boyuta taşıyor. Mercedes-Benz kullanıcı deneyiminin sunmuş olduğu dijital yenilikler dışında, daha kısa dönüş turu sağlayan arka aks yönlendirme sistemi ve arka yolcu hava yastıkları gibi güvenlik yenilikleri de dikkat çekiyor.

Aktif gövde kontrolü

Yeni bir özellik olarak Pre-Safe Impulse yan güvenlik sistemi, olası bir yandan çarpma öncesinde E-Active Body Control sistemi sayesinde aracın gövdesini yükseltiyor. Sürekli olarak gelişmeye devam eden sürüş destek sistemleri, otonom sürüş yolunda önemli bir adım oluşturmaya devam ediyor.

Alman markanın amiral gemisi olan S-Serisi, pazara sürüldüğü 1951 yılından bu yana tüm dünyada dört milyon adedin üzerinde satıldı. S-Serisi ismi, resmi olarak 116 gövde kodu ile birlikte 1972 yılında tanıtıldı.

2018 yılında tanıtımı yapılan Mercedes-Benz kullanıcı deneyimininin ikinci nesli yeni S-Serisi ile birlikte ortaya çıkıyor. Donanım ve yazılım alanında kaydedilen gelişmelerle birlikte iç mekân daha da dijital ve akıllı hale gelmiş. Gerek arka koltuklar, gerekse sürücü için sunulan kişiselleştirme ve sezgisel kullanım olanaklarının kapsamı daha da artıyor. Örneğin, yeni üç boyutlu dijital gösterge paneli, bir düğmeye basıldığında derinlik algısını artırıyor. Böylece özel üç boyutlu gözlük takmaya gerek kalmadan gerçek derinlik etkisi elde ediliyor.

İsteğe bağlı olarak ön camda iki adet sanal gösterge paneli sunulurken; bunlardan daha büyük olan, artırılmış gerçeklik içeriği sunuyor. Örneğin navigasyon kullanımında animasyonlu yönlendirme okları sanal olarak doğru şeritte yola yansıtılırken, aktif mesafe asistanı gibi asistan fonksiyonlarının bilgileri de yine yola yansıtılıyor.

Yansıtılan görüntü sanal olarak 10 metrelik mesafede gösterilirken görüntünün büyüklüğü 77 inç büyüklüğünde bir ekrana denk geliyor.

Mercedes me uygulamasındaki çevrimiçi hizmetlerin etkinleştirilmesiyle; sesli komut sistemi “Hey Mercedes” daha fazla diyaloğa ve öğrenmeye yatkın bir yapı kazanmış. Belirli eylemler, “Hey Mercedes” etkinleştirme ifadesi olmadan da tetiklenebiliyor. Buna gelen bir çağrıyı cevaplama da dahil. “Hey Mercedes” artık araca ait işlevleri de açıklıyor ve genel bilgilerle ilgili soruları yanıtlıyor. Sesli komut sistemi, S-Serisi’nde arka koltuktan da kullanılabiliyor.

Baş üstü kontrol ünitesine entegre kameralar ve öğrenme algoritmaları sayesinde MBUX iç mekân yardımcısı yolcuların çok sayıda kumanda talebini algılıyor. Sistem, yolcunun başının yönünü, el hareketlerini ve vücut dilini yorumluyor ve ilgili araç işlevleriyle tepki veriyor. MBUX iç mekan yardımcısı sadece kullanım kolaylığı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda güvenlik açısından da destek sunuyor. Örneğin sistem, bir kamera üzerinden ön yolcu koltuğundaki çocuk oto koltuğunu algılayarak hareket öncesinde ekranda çocuk oto koltuğu için emniyet kemeri uyarısında bulunuyor.

MERCEDES-BENZ S-SERİSİ

Daha dijital ama hâlâ son derece lüks

S-Serisi ile yolculuk etmek her zaman dingin ve huzurlu olmuştur. İç mekân, yeni nesil ile birlikte ev ve iş arasında bir sığınak hatta üçüncü bir mekân haline gelmiş. İç mimarlık ve yat tasarımından unsurları harmanlayan, devrim niteliğindeki iç tasarım sürücüyü ve arka koltuk yolcularını karşılıyor. Gösterge paneli, orta konsol ve kolçaklardan oluşan mimari, geniş bir alan üzerinde süzülüyor hissi veriyor. Kumanda sayısındaki azalma, iç tasarımdaki minimalist yaklaşımı vurguluyor.

Konsolun üst kısmı ile büyük dekoratif yüzey arasındaki ince kademe iki katmanlı bir görünüm oluştururken yatay genişlik algısını daha da artırıyor.

İç mekânda beş adede kadar ekran dışında ön konsol ve arka taraftaki geniş dekoratif yüzeyler dikkat çekiyor. Gerçek alüminyum süslemelerle desteklenen açık gözenekli ahşap yüzeyler iç mekândaki lüks ve kalite algısını artırıyor. Yatay olarak konumlandırılan ve dört parçadan oluşan merkezi havalandırma ızgarası yeni tasarım öğelerinden biri olarak öne çıkıyor. Her bir yanda iki adet ince yatay tasarımlı havalandırma ızgarası ile ön konsoldaki tasarım bütünlüğü sağlanıyor.

Sürücü göstergesiyle orta konsoldaki medya ekranı birbirini tamamlayan estetik bir görünüme sahip. Ekranların görünümü, toplam dört ekran tasarımı ve üç mod ile kişiselleştirilebiliyor.

Koltuklar ergonomik tasarımıyla oturmaya ve dinlenmeye davet ediyor. Akıcı, üç boyutlu katman tasarımı görsel bir rahatlık sağlıyor. Ön koltuklardaki 19 adede kadar motor, yolcunun rahat etmesini sağlıyor ve aynı zamanda koltuklardaki teknolojinin gelişmişlik seviyesini de gözler önüne seriyor. Ancak konfor tek başına yeterli olmuyor. Koltuklar, güvenlik noktasında da önemli bir sorumluluk üstleniyor. Ayrıca konu lüks ve rahatlık olduğunda S-Serisi’ndeki her bir koltuktaki AGR onayı önemli bir sorumluluk üstleniyor.

Yeni S-Serisi’nde on farklı masaj programı bulunuyor. Titreşim motorlarını kullanan sistem, ısı ile sıcak taş prensibini kullanarak rahatlatıcı masajın etkisini artırabiliyor. Bu noktada koltuk ısıtması ile aktif ergonomik koltukların şişirilebilir hava odacıkları birleştiriliyor. Yüzeye, yani yolcuya daha yakın konumlandırılan hava odacıklarıyla masaj etkisi daha da artırılıyor.

Beş farklı arka koltuk seçeneği, S-Serisi’nin arka kısmını daha çok bir çalışma alanı veya bir dinlenme yeri olarak kişiselleştirme olanağı sunuyor. İki adet elektrik kontrollü arka koltuk için sunulan ısıtmalı arka koltuk başlıkları yeni bir özellik olarak öne çıkıyor. Şoförlü versiyonundaki ön yolcu koltuğunun ayar şekli ile açısı ve arkasındaki yatar koltukla birlikte daha da iyileştirilmiş.

Mercedes-Benz, yeni S-Serisi’nde Energizing konfor yönetimini daha da geliştirmiş. Koltuk minderindeki titreşim motorlarına dayalı masaj ve Burmester 4D surround ses sisteminin yapısından kaynaklanan ses iletimi gibi yenilikler sisteme entegre edilmiş durumda. Bu şekilde derin frekanslar çok daha iyi deneyimlenebiliyor. Sesin koltukların gövdesinde yeniden üretimi, üç boyutlu dinleme deneyimine başka bir seviye daha ekliyor ve 4D ses etkisini oluşturuyor. Bu arada sesin algılanabilir yoğunluğu, her koltuk için ayrı ayrı ayarlanabiliyor. Her koltuğun sırtlığına entegre edilen iki adet yapısal ses dönüştürücü sayesinde müzik daha yoğun hissediliyor.

Mercedes-Benz, ileri seviyede otonom sürüş özelliklerine sahip bir S-Serisi’ni güvenli bir şekilde uygulamaya koyarak seviye 3 için zorlu yasal gereklilikleri karşılamayı hedefliyor. 2021 yılının ikinci yarısından itibaren, yeni Drive Pilot ile donatılan S-Serisi’nin, Almanya’daki otobanların uygun bölümlerinde yoğun trafik veya yoğun dur-kalk koşullarında ileri seviyede otonom sürüş yapması bekleniyor. Sürücünün hayatını kolaylaştıran bu çözüm, sürücüye internette gezinmek veya araç içinde e-postaları gözden geçirmek gibi diğer faaliyetlere vakit ayırma olanağı sunuyor.

Mercedes-Benz, yeni S-Serisi ile kazasız sürüş vizyonuna büyük bir adım daha yaklaşıyor. Sürücü, çok sayıda yeni veya kapsamı genişletilmiş sürüş yardım sistemi tarafından destekleniyor. Günlük sürüş stresinden önemli oranda kurtulan sürücü böylece rahat ve güvenli bir sürüş gerçekleştirebiliyor. Sistemler olası bir tehlike anında yaklaşan bir çarpışmaya uygun şekilde tepki vermesine yardımcı oluyor. Daha güçlü çevre sensörleri sayesinde park sistemleri manevra esnasında sürücüyü daha iyi destekleyebiliyor. MBUX entegrasyonu sayesinde kullanım daha sezgisel ve daha hızlı hale geliyor. Opsiyonel arka aks yönlendirme sistemi park yardım sistemlerine entegre edilirken manevra hesaplamaları buna göre yapılıyor. Acil fren fonksiyonları özellikle trafikteki diğer paydaşları korumak için devreye giriyor.

Yenilikçi yürüyen aksam sistemleri, yeni S-Serisi’nde etkileyici bir sürüş deneyimi sağlıyor. 10 dereceye kadar dönüş açısına sahip arka aks yönlendirme sistemi şehirdeki manevra kabiliyetini kompakt bir otomobil seviyesine çıkartıyor. Örneğin, uzun aks aralığına sahip dört tekerlekten çekişli S-Serisi’nin dönüş çapı, arka aks yönlendirmesiyle 1.9 metre azalarak 10.9 metreye düşüyor.

İsteğe bağlı olarak sunulan E-Active Body Control süspansiyon sistemi, sürüş konforu ile atak sürüş özelliklerini muhteşem bir şekilde harmanlarken aynı zamanda olası bir yandan çarpışma anında ek koruma sunuyor.

Sürekli ayarlanabilir amortisörler, ADS + ile Airmatic havalı süspansiyon standart olarak sunuluyor. Tüm yürüyen aksam ve kontrol sistemleri arasındaki ağ iletişimi ileri seviyede stabil ve güvenli bir sürüş sağlıyor.

Mercedes-Benz, olası bir kaza öncesindeki önlemleri Pre-Safe Impulse yan güvenlik sisteminin yeni bir özelliği ile daha da geliştiriyor. Yaklaşan bir yandan çarpma olasılığında, E-Active Body Control süspansiyon sistemi aracın gövdesini saniyenin onda biri gibi kısa bir süre içinde 80 milimetreye kadar kaldırıyor.

Böylece çarpışma anında oluşan kuvvet, kapı yerine marşpiye gibi daha sağlam ve dayanıklı bir bölgeye yönlendiriliyor ve kapılarla sürücü kabininin deformasyon olasılığı azaltılıyor. Sistem, olası bir yandan çarpışmayı önlemek için radar sensörlerini kullanıyor.

Yeni S-Serisi’nde aeroakustik de geliştirilmiş. Önceki nesil bile iç mekânda son derece gelişmiş bir gürültü konforu sunuyordu. Yeni nesil S-Serisi daha da sessiz bir yapıya sahip. Gövdenin yüksek rijitlik seviyesi muhteşem gürültü ve titreşim konforunun temelini oluşturuyor. Bunu birçok detay çözüm tamamlıyor.

Örneğin, ön alan bölgesindeki kablo kanallarındaki açıklıklar iki kez kaplanıyor. Motor sesinin iç mekâna belli belirsiz bir oranda ulaşması için ön ısı duvarındaki yalıtım malzemesi a-sütunlarına ve araç zeminine kadar uzatılmış. Mercedes-Benz ayrıca ilk kez seri üretimde seçili gövde profillerinde akustik köpükler kullanıyor.

Kısaca yeni S-Serisi, eski modellerin başardığı gibi üst sınıfı yeniden domine etmeye hazırlanıyor. Daha alt sınıflarda rekabet yoğun olsa da BMW 7 Serisi ve Audi A8, Mercedes S-Serisi’ne yeteri kadar cevap veremiyor. Yeni modelin de bu geleneği sürdüreceği kesin gibi.

Yeni Mercedes S-Serisi’nin henüz ülkemize ne zaman geleceği belli değil ama Avrupa’da satışa sunulur sunulmaz Türkiye’ye de geleceğini söyleyebiliriz…

 

(Visited 39 times, 2 visits today)