Nereden başlasam Kemal ağabey?

Ünlü Love Story filminin Francis Lai tarafından bestelenen aynı adlı şarkısını bilirsiniz. Andy Williams’ın kadife sesiyle insanı bambaşka diyarlara götüren bu şarkıyı Shirley Bassey de çok dokunaklı söyler. Bu adam pek romantik değildi, 40 yaşını geçince huyu mu değişti diye düşünebilirsiniz.

249669_10151404522332571_250362720_n

Hayır, rock ve blues dinlemeyi-çalmayı bırakmadım hâlâ da romantik sayılmam. Sadece bu yazıyı yazarken ilk aklıma gelen cümle ‘nereden başlasam’ oldu. Yani Love Story’nin giriş cümlesi: ’Where do I begin…’ Aslına bakarsanız bu yazıyı yazmak için yaklaşık bir ay geç kaldım ama elim bir türlü gitmedi. 7 Eylül’den bahsediyorum. Duyduğumuzda kulaklarımıza inanamadığımız, Çöl Kaplanı’nı bizden çalan kara 7 Eylül’den. Kolumdaki dövmedeki 55 numarayı görenler Samsunlu musun diye soruyor bana. Hayır Samsunlu değilim Merkitliyim. Evet, anlamış olduğunuz gibi büyük usta Kemal Merkit’ten bahsediyorum. Ne yazık ki aramızdan ayrılışının üstünden koca bir yıl geçti. O olmadan Dakar Rallisi’ni anlatmak o kadar zor geldi ki bana. 16 gün boyunca Dakar Rallisi hiç bu kadar ağır gelmemişti bana, bu kadar kötü hissetmemiştim. Her akşam anonsunu yaptım. 55 numaralı motosikleti ile Çöl Kaplanı Kemal Merkit bugün de finişe ulaştı diye. O oradaydı… Bivouac’ta motosikletini, gülen gözlerini hep görür gibiydim. Bir kum tepesinde toplu halde giden motosikletler arasında bir yerlerde olduğunu düşündüm hep. Nefesim yettikçe, sesim çıktığı sürece, Eurosport’da Dakar Rallisi’ni her anlattığımda onu hatırlayacağım, beynimin kalbimin bir köşesinde hep o olacak. Tıpkı sol kolumdaki Touareg’in altında duran 55 gibi.207867_10151404522932571_1703667764_n
Kemal ağabeyle o kadar çok şey paylaştık ki, nereden başlasam gerçekten bilmiyorum. Sürekli gülümseyen, hayata bu kadar olumlu bakan biriyle daha karşılaşmadım. Müthiş kariyerine rağmen bir o kadar da mütevazıydı Kemal ağabey. Dakar’ı altı kez bitirme başarısı gösteren Kemal Merkit bir gün bana hayatının en önemli hedefinin Dakar’ı on kez bitirmek olduğunu söylemişti. Bunu başarmadan Dakar Rallisi’ne veda etmek istemiyordu. Ben hâlâ bunu başaracağına inanıyorum. Nasıl diye sormayın, başaracak… O kadar azimliydi ki, ölüm bile onu hedeflerinden alıkoyamaz. 52 yaşında aramızdan ayrılan Kemal ağabey, sadece bir motosiklet sürücüsü değil, gerçek bir sporcuydu. 60 yaşında maraton koşmayı düşünüyordu. Hatta triatlon dalında yarışmaya da başlamıştı. Transanatolia Rallisi’ne Kemal Merkit özel önem veriyordu. Sonuçta kendi ülkesinde Dakar’a hazırlık yapabileceği bir yarıştı bu. Transanatolia’yı yurtdışında da tanıtmış, birçok arkadaşının bu yarışa katılmasına ön ayak olmuştu. Onun hakkında yazacak o kadar şey var ki ama boğazım düğümleniyor, parmaklarım karıncalanıyor.
Bu arada Kemal ağabeye pek de hoş olmayan bir haberim var. Eylül ayı benim için de hiç iyi geçmedi. Geçen yazılarımda bahsettiğim BMW R1150 GS’imle bir kaza yaptım. Tabii eğitimimi senden alamadım. Şu anda üç kaburgam kırık ve motorumun pert olma ihtimali büyük. Üç ay boyunca ağrılarla dolaşmak durumundayım ve doğal olarak motosiklete binemiyorum. Zaten motosikletim de yok. Sirkeci-Yeşilköy sahil yolunda düz bir alanda birden ön lastiğim kaydı ve motoru devirmekten kurtulamadım. Hızım fazla değildi neyse ki. Ama emin ol Kemal ağabey, motosikletten kopmayı düşünmüyorum. En kısa zamanda tekrar buluşacağız…
Karamsar bir yazı oldu bu, sizi daha fazla üzmek istemiyorum. O yüzden yine eylül ayının bizlerden aldığı bir başka motorsporları kahramanı Colin McRae’den bir başka sefere bahsederiz. Ama her iki büyük ustaya da bu satırlardan selam gönderiyorum. Rahat uyuyun, motorsporları sizden çok şey kazandı…

KemalMerkit

(Visited 42 times, 1 visits today)

Yazar: automagg

Bu yazıyı paylaş

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: