Renault ve Fiat birleşiyor mu?

1970’li yıllardan itibaren ülkemizde üretime başlayan Renault ve Fiat (Tofaş) kendilerine göre bir hayran kitlesi oluşturmaya başladı. O dönemde ülkemize ithalat da sınırlı olduğu için daha doğrusu yabancı marka otomobil sayısı çok az olduğundan bu iki markayı kullananlar arasında fanatik bir ilişki vardı. Bahsettiğimiz yıllarda Türkiye’de Amerikan otomobillerinin sayısı çok fazlaydı ve Avrupalı markalar pek tanınmıyordu. Yerli otomobil üretimine paralel olarak ralliler de başladığından Renault 12 ve Murat 124 rekabeti parkurlara da taşındı. Tabii aynı dönemde Otosan ve Anadol da bu ilişki içindeydi ama konumuz Renault ile Fiat olduğu için daha çok bu iki markadan bahsedeceğiz.

RENAULT CLIO

Kısaca, neredeyse 90’ların sonuna kadar büyük bir Renault-Tofaş rekabeti vardı. Otomobillere biraz ilgi duyanlar bile hemen bir taraf seçer, o markayı kullanır ve arkadaş sohbetlerinde ciddi tartışmalar yaşanırdı. Neredeyse Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti gibi bir durum söz konusuydu. 90’larla birlikte resmi olarak ithalat arttığından bu rekabet yavaş yavaş azaldı. Hatta bir dönem Renault ve Tofaş ürünleri teknolojik olarak yabancı markaların arkasında kaldığı için aşağılanmaya bile başladı. Satış anlamında yine en üstte olsalar da fanatiklik boyutu azaldı. Neyse ki daha sonra her iki marka da Avrupa’yla paralel üretimlere başladı ve günümüze kadar geldik. Sonuç olarak artık Renault-Tofaş taraftarlığı gibi bir durum söz konusu değil. Elbette her iki markanın da özellikle eski modellerini seven bir kitle var. Özellikle Tofaş tarafında bu durum daha yoğun. İşte Renault ve Fiat birleşmesi haberini duyduğumda aklıma bunlar geldi. Ben ciddi bir Renault taraftarıyım (hâlâ öyle) zamanında arkadaşlarımla o kadar çok Renault-Tofaş (Fiat) tartışması yaşadım ki, şimdi böyle bir birleşme yaşanırsa ne yaparım bilmiyorum.
Şaka bir yana şimdi her iki markanın güncel durumuna bakalım. Bilindiği gibi Renault ve Fiat dünyanın en eski otomobil üreticilerinden ikisi. Öncelikle Fiat Chrysler (FCA) ile Renault birleşirse, yıllık dokuz milyon satışla dünyanın üçüncü büyük otomobil üreticisi (Toyota ve Volkswagen’in arkasında) oluşacak. Bu birleşme olursa, her iki taraf da otomotiv endüstrisine hızla yaklaşan elektrik devrimi gibi değişiklikleri daha kolay sırtlayacak. Önemli miktarda bütçe tasarrufu sağlamak için ölçek ekonomisinin faydalarından yararlanmayı planlıyorlar.
Kâğıt üzerinde bakarsak bu birleşmenin önemli avantajları var. Renault, Fiat Chrysler’in elektrikli araçlarda zayıf olduğu bölgelerde, özellikle Avrupa’da çok güçlü. Bunun tersi de geçerli. FCA, Kuzey Amerika’da oldukça büyük bir varlığa sahip ve onlarca yıllık kamyonet ve SUV deneyimi bulunuyor.

RENAULT GRUBU
Renault, kısa bir süre öncesinde tartışmalar yaşanmaya başlasa da Nissan’la uzun süredir devam eden bir ittifakın içinde. Fakat buna rağmen Çin gibi pazarlarda istediği başarıyı bir türlü yakalayamadı.
Renault Grubu, otomobil pazarının her ana segmentinde yer alıyor ama büyük ölçüde üst sınıflarda yok. Nissan’da yüzde 43.4 hissesi olan Renault, Güney Kore merkezli Samsung Motors’un da yüzde 80.1‘lik hissesini kontrol ediyor. Ayrıca Lada’nın ana şirketi AvtoVAZ’ın kontrol hissesi de Renault’da. Bilindiği gibi Alpine ve Dacia da Renault Grubu’nun markaları arasında. Grup, 2018’de toplam 3.9 milyon otomobil sattı ve 2017 yılına göre yüzde 3.2 artış gösterdi. Avrupa’daki satışları nispeten istikrârlıydı. Ayrıca Rusya, Brezilya ve Afrika gibi önemli bölgelerde pazar payı kazandı.

RENAULT
Renault Group’un ana markası olan Renault, 2018 toplamına 2.53 milyon otomobil sattı. 2017’ye kıyasla yüzde 5.2 düşen satışlara rağmen Clio, Avrupa’nın en çok satan ikinci otomobili olmayı başardı. 2012’de piyasaya çıkan Zoe, Avrupa’da satılan ilk uygun fiyatlı, yaygın olarak satılan modern elektrikli otomobillerden biri olarak öne çıktı. Renault’nun öngörüsü, Avrupa elektrikli otomobil pazarında yüzde 22 pazar payı yakalamasını sağladı. Markanın geleceği Avrupa’da parlak görünmekle birlikte, 1987’den beri Amerika’da otomobil satmıyor. Ayrıca Dongfeng ile Çin’de kurulan ortak girişim, 2018’de satışlarda yüzde 26.9 düşüş gösterdi.

ALPINE A110

ALPINE
Renault, 2017 yılında Alpine A110’u tanıttı ve uzun süredir uykuda olan Alpine markasını canlandırdı. Ortadan motorlu bu coupe, niş bir model ve küresel olarak daralan pazar segmentinde rekabet ediyor. Dirilişinden sonraki ilk tam yıl olan 2018’de 2091 adet Alpine satıldı. Üstelik satışlar artıyor ve 2019 yılı içinde 5000’inci üretim yapıldı. A110, şimdilik Alpine’in tek modeli. Zamanla daha lüks modeller ve hatta SUV’ların bile ortaya çıkacağı söyleniyor. Kısacası Alpine’in hedefinde Porsche var.

DACIA
Eskiden Romanya hükümeti tarafından yönetilen Dacia ile Renault arasındaki ortaklık 1968’de başladı . Dacia, Fransız firması tarafından 1999’da tamamen satın alınana kadar Renault modellerini lisans altında üretti . Renault, o zamandan beri Dacia’yı sıfır otomobil pazarının en altında konumlandırıyor ve normalde ikinci el araç alabilecek müşterileri hedefliyor. Bu strateji beklenenden daha iyi çalıştı ve Dacia, Renault Grubu’nun en değerli varlıklarından biri. 2018 yılında Avrupa’da 511 bin 622 adet otomobil sattı. 2017 yılına göre yüzde 10.3 artan satışlarla birlikte yüzde 2.9’luk rekor pazar payına ulaştı . Dacia’nın imajı Avrupa’nın dışında belirsizliğini koruyor. Bu yüzden aslında Dacia tarafından üretilen otomobiller, Latin Amerika veya Ortadoğu gibi pazarlarda Renault markası altında satılıyor.

LADA
Lada, Fiat’ın eski teknolojisini kullanarak modası geçmiş Sovyet dönemi makinelerini üreten bir marka olarak bilinirdi ama artık işler değişti. Şimdi tüm serisi hatta zamansız Niva 4×4 bile yenilenme sürecinde. Üstelik müşteriler, yeni modellere olumlu bir cevap verdi. Lada, 2018’de iç pazarında 360 bin 204 adet otomobil sattı, 2017’ye göre yüzde 15.6 artış gösterdi ve yüzde 20 pazar payına sahip .Rusya dışındaki Lada satışları, ise çok az. Doğru tasarım, üretim kalitesinde gelişme ve modern teknolojilerle birlikte birçok pazarda rekabet edebilir hale gelebilir. Ancak bütçeye uygun seçenek olarak çekici olsa da kaçınılmaz olarak Dacia modelleriyle rekabet etme durumunda kalacak.

FIAT CHRYSLER AUTOMOBILES (FCA)
Fiat, 2009 yılında iflas başvurusunda bulunan Chrysler’e yatırım yapmaya başladı. İki şirket, 2014 yılında Fiat Chrysler Automobiles’ı (FCA) oluşturmak için birleşti. Grubun geniş marka portföyünü Fiat, Chrysler, Ram, Dodge, Jeep, Alfa Romeo, Maserati ve Lancia oluşturuyor. Bu markalar, 2018 yılında toplu olarak 4.8 milyon otomobil sattı, 2017’de bildirilen rakam da aynıydı. Satışlar tüm dünyada sabit kaldı. FCA; Ram, Jeep ve daha az bir ölçüde Dodge’un pazarın yüzde 12.6’lık payını korumaya yardımcı olduğu ABD’de oldukça güçlü. Elektrikli modeller ve otonom teknoloji gibi eksikleri olsa da kamyonet, SUV ve performans otomobilleri gibi sınıflarda gücü biliniyor. Bu arada hibrit modellerin olduğu ve Google ile otonom çalışmalarının yapıldığı da unutulmamalı. Yani eksikliklerin giderilmesi için çalışılıyor.

FIAT
FCA dışarıdan bakıldığında iyi durumda gibi görünüyor. Bununla birlikte, yakından bakıldığında güçlü markalarının daha da güçlendiği ve zayıf markaların iyice köreldiği görülüyor. Fiat, 2018’de küresel olarak 1.5 milyon otomobil sattı ve 2017 yılına göre yüzde 9.8 düştü. Bu otomobillerin yüzde 60’ından fazlası Avrupa’da satıldı. Bu kıtada 500 ve Panda modellerin popülerliği görülüyor. Fiat, Latin Amerika’da da nispeten güçlü ama 2018’de satışlar düştü. Ayrıca Çin’de de önemli bir ivme yakalayamadı.

CHRYSLER
Chrysler markasının bu kadar uzun süre hayatta kalması bir gizem. Üretilen otomobillere bakıldığında, sadece daralan MPV segmentinde yer alan Pacifica ve ciddi olarak yaşlanan 300’ü görüyoruz. 2018’de en büyük pazarı olan Amerika’da 2017 yılına göre yüzde 12 düşüşle 165 bin 964 otomobil sattı. Chrysler, Meksika ve Kanada’da da var ama artık Avrupa’da otomobil satmıyor. Avustralya’ya ve Ortadoğu’ya da az miktarda ihracat yapılıyor. Parlak tarafa bakıldığında,
Chrysler’in Google’ın Waymo ile ortaklığının merkezinde olduğu görülüyor. Teknoloji devi Google, deneysel kendi kendini süren otomobil filosuna 627 adet Pacifica örneği eklemeyi planladığını duyurdu. Waymo teknolojisini ürünlerine dahil etmek, Chrysler’in kendi kendini süren araç yarışında rakiplerinin çok ötesine atlamasına izin verecek.

RAM PROMASTER CITY

RAM
2010 yılında Dodge’dan ayrılan Ram, FCA’nın önemli bir parçası çünkü 1500 adı verilen kamyonet gibi yüksek kârlı araçlar üretiyor. Bu model tarihsel olarak Amerika’nın pick-up piyasasında oldukça güçlü. Beklenmedik bir şekilde Chevrolet Silverado’yu geçti ve 2018’de 536 bin 980 adet satıldı. Ram, FCA’nın en iyi varlıklarından biri ama asıl sorunu Kuzey Amerika dışında neredeyse var olmaması. Dakota’nın 2011 yılında emekli olduğundan beri boşluk doldurulamadı çünkü şu anda giriş seviyesi bir pick-up bulunmuyor. Bu arada Ram Promaster City’nin aslında bir Fiat Doblo olduğunu ve Türkiye’de üretildiğini de unutmamak gerekli.

DODGE
Dodge, FCA’nın ABD merkezli markalarından biri. 2018’de 459 bin 324 adet otomobil sattı ve 2017 yılına göre yüzde üç yükseldi. Aslına bakılırsa portföyündeki otomobillerin çoğu on yıldan daha eski. Buna rağmen platformunu W210 Mercedes E-Serisi’nden (1995-2002) alan Challenger durdurulamıyor. 2018’de 66 bin 716 adet tüm zamanların satış rekorunu kırdı. Diğer modellere bakıldığında Charger, Durango, Journey ve Grand Caravan’ı görüyoruz. Dodge’un uluslararası varlığı, büyük ölçüde Ortadoğu’yla sınırlı. Şirketin daha önce denediği ve başarısız olduğu Avrupa gibi pazarlarda genişlemek istediğine dair bir gösterge yok.

JEEP
Jeep, FCA’nın mücevheri konumunda. Amerika Birleşik Devletleri’nde yıllık satış yüzde 17 arttı ve 973 bin 227 adede ulaştı. Wrangler en çok satan modellerden biri ve arkasında Cherokee yer alıyor. 2018 yılında Avrupa’da da ilk kez Land Rover’ı geçti. FCA, Jeep’in Kuzey Amerika dışındaki varlığını genişletmek için önemli adımlar attı. Renegade gibi daha küçük ve daha erişilebilir modeller sunulurken, yıllık satışlar 2018’de 1.6 milyon adede ulaştı, bu rakam 2017’ye göre yüzde 12.4 arttı.

ALFA ROMEO
FCA, 2013’te 4C’yi piyasaya sürdüğünde Alfa Romeo dirilmeye başladı. Yöneticiler, yıllık 500 bin adetlik satış için BMW’yi gözüne kestirdi ve Giulia gibi modeller üretildi. Şu anda ürün gamında 4C, Mito, Giulia, Stelvio ve dokuz yaşındaki Giulietta bulunuyor. Alfa Romeo’nun Amerika’daki satışları da gittikçe yükseliyor. Eğer FCA, Renault-Nissan ittifakına katılırsa, Infiniti ve Alfa Romeo’nun işbirliği yapacak birkaç alan bulabileceğini düşünmek çok da zor değil.

MASERATI
Maserati, Renault’nun hiç bulunmadığı bir pazar segmentinde yarışıyor. Otomobilleri Alfa Romeo’nunkinden daha yüksek konumda ve İtalya’nın Porsche’ye cevabı olarak pazarlanıyor. Ancak Levante dışında yaşlanan ürün gamı performansını olumsuz etkilemeye başladı. Küresel satışlar 2018’de 36 bin 500 adede geriledi ve 2017 yılına göre yüzde 21 düşüş gösterdi. Kısaca şu anda 2014 yılında belirlenen 75 bin adetlik hedefin oldukça altında.

LANCIA
Lancia, köklü geçmişine rağmen şu anda FCA’nın en önemsiz kısmı. Satılan tek model Ypsilon. O da sadece ülkesi İtalya’da pazarlanıyor. FCA, bu markayı er veya geç kapatmayı planlıyor. Renault’nun fikrini değiştireceğini varsaymak için hiçbir neden yok.

İSTİHDAM
FCA’nın birleşme teklifinde fabrikaları kapatmaya gerek kalmadan önemli tasarruf ve sinerji sağlayabileceği belirtiliyor. Bu söz yerine gelirse, Renault-FCA’nın üretim alanı dünyanın en büyüklerinden biri olacak. Renault, yaklaşık 130 bin kişiyi istihdam ediyor ve bazıları Nissan ile ortak olarak işletilen dünya genelinde 33 fabrikaya sahip.
FCA ise dünya çapında yaklaşık 200 bin kişiyi istihdam ediyor. Bazıları ortak girişimlerden gelen toplam 17 fabrikayı işletiyor. Örneğin, Çin’in Guangzhou otomobil grubu ile yapılan ortak girişim, Jeep’in Renegade, Compass ve Cherokee modellerini yerel pazar için üretiyor.

NISSAN’IN DURUMU
Renault, 1999 yılında şirkete yatırım yaparak Nissan’ı belirsiz bir kaderden kurtardı. 2019 itibarıyla Nissan’ın yüzde 43.4’üne sahip. Nissan ise Renault’dan yüzde 15 hisse almış durumda ve oy hakkı da bulunuyor.
Nissan yetkilileri, Renault ile FCA arasındaki birleşme görüşmelerini halka ve medyaya duyurulmadan birkaç gün önce öğrendiklerini açıkladı. İç iletişimin olmaması, iki şirket arasındaki ilişkinin Ghosn’un tutuklanmasının ardından ne kadar gergin kaldığı konusunda yoğunlaşıyor. Ayrıca Nissan’a güçlü bir mesaj da veriliyor: “Senden hoşlanıyoruz ama sana gerçekten ihtiyacımız yok…”
Gerçekçi olarak, Renault ile FCA arasındaki birleşmeyi önlemek için Nissan’ın yapabileceği çok az şey var. Birleşme teklifinde FCA, Nissan ve Mitsubishi’nin Renault ile olan ittifaklarına katılarak yıllık yaklaşık bir milyar Euro tasarruf sağlayabileceğini açıkladı. Bu son nokta, bir Renault-FCA-Nissan ittifakını ciddi şekilde karmaşıklaştırabilir. Otomobil üreticileri, elektrikli ve otonom otomobillere güç vermek için gereken teknolojiyi geliştirme maliyetini dengelemeye yardımcı olmak için birleşme arayışındalar. Hatta Mercedes-Benz ve BMW bile birlikte çalışmayı kabul edebiliyor. Nissan, elektrikli ve otonom otomobiller hakkında Renault ve FCA’dan daha fazla teknolojiye sahip ve gelecek yıllarda bu uzmanlığın ödüllerini alabilmek için iyi bir konumda.

FIAT TALENTO

GEÇMİŞTE RENAULT VE FIAT
Renault ve Fiat nadiren birlikte çalıştı. 2016’da satılmaya başlayan Fiat Talento, iki firma arasındaki tek ve son işbirliğini temsil ediyor. Bu araç, Renault tarafından tasarlanmış Trafic’in tamamen aynısı. Buna rağmen Renault, geçmişte FCA portföyündeki bazı markalarla çalıştı. Bunlardan biri Alfa Romeo. 1960’lı yılların başlarında Alfa Romeo, Fiat’ın kitlesel pazar modelleriyle rekabet etmek için hızlı ve uygun maliyetli bir yol arıyordu. Bu yüzden Renault Dauphine, daha lüks olan Ondine ve ardından Milano tesislerinde Renault 4’ü üretmek için lisans aldı. Ayrıca, Renault Saviem bölümü tarafından geliştirilen ticari minibüsler üretti. Buna karşılık Renault, Fransız bayi ağı üzerinden Alfa Romeo modellerini sattı ve Saviem’in SG2’sine güç vermek için İtalyanlar’dan dört silindirli bir dizel motor aldı. Alfa Romeo, ortaklık sona erdiğinde bu boşluğu doldurmak için Alfasud’u geliştirdi. Alfa Romeo, benzer bir şekilde hiç sevilmeyen Arna’nın yaratılması için şu anda Renault’un ortağı olan Nissan’dan yardım istedi. Nissan Pulsar’a dayanan bu otomobil, 1983 ve 1987 yılları arasında İtalya’da üretildi.

RENAULT VE JEEP
Renault ve Jeep, 1980’lerin başında beklenmedik bir şekilde kendilerini aynı çatı altında buldu 1954 yılında kurulan ve batmanın eşiğinde olan AMC ile ilgilenen Renault, 1978 yılında yatırım yapmaya başladı ve 1980’de şirketin kontrol hissesini satın aldı. Renault ve AMC ortak olarak birçok projede çalıştı. Fransız firma özellikle son 20 yılın ilk yeni Jeep modeli olan XJ kuşağı Cherokee’nin geliştirilmesine katıldı . Cherokee ve CJ-7’yi bazı Avrupa ülkelerinde, bazen kendi motorları ile birlikte, kendi bayi ağı üzerinden sattı. Bu arada Renault 9, 11 ve 21 gibi modeller de Amerika pazarında farklı isimlerle satıldı. Renault, 1987 yılında AMC’deki hisselerini Chrysler’e sattı ve Amerika pazarını terk etti.

(Visited 155 times, 1 visits today)

Yazar: automagg

Bu yazıyı paylaş

Yorum gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir