Takım ruhu: BC Vision Motorsport

Bildiğiniz gibi motorsporları benim en büyük tutkularımdan biri. Genellikle önce otomobillerle ilgilenmeye başlanılır daha sonra motorsporları keşfedilir. Bende tersi oldu diyebilirim. İlk rallimi 1989’da izlediğime göre tam 30 yıl olmuş. İlk zamanlar bırakın otomobili, ehliyetimiz bile olmadığı için belediye otobüsüyle yarışa gitmeye çalışırdık. Tabii ralliler kaba tabirle dağ başında yapıldığı için düşünün neler çektiğimizi. Daha sonra bir yöntem keşfettik: Büyüklerimiz bizi yavaş yavaş tanımaya başladığı için start noktasına gider sonra birilerinden bizi etaplara götürmesini rica ederdik. Böylece öyle büyük ralli pilotlarının yanına bindik ki anlatamam. Tabii böyle anlarda sürekli sorular sorardık.

BURAK ÇUKUROVA – VEDAT BOSTANCI

Sağolsun onlar da bizim gibi gençlerin ilgisini ters çevirmez, birçok teknik ve sürüşle ilgili bilgiyi bizimle paylaşırlardı. Örneğin bir gün yarıştan dönerken Ali Bacıoğlu’nun servis aracı olan Kartal’a bindik. Sevgili dostum Yiğit Top, Ali Ağabey’den ideal çizgi hakkında bilgi vermesini istedi. O da anlatarak değil, uygulamalı olarak göstermeye başladı. Yol tutuş kabiliyetsizi Kartal, Ali Ağabey’in ellerinde bir anda pençelerini asfalta geçirmeye başladı. O yüklü ve beceriksiz Kartal’la nasıl böyle hızlı gidilir hâlâ anlamıyorum. Böyle günlerden birinde ki, yanlış hatırlamıyorsam 1994 yılıydı. Rıza Çukurova ilk genel klasman birinciliğini Kocaeli Rallisi’nde kazanmıştı.

Dönüş yolunda da bizi Mitsubishi Galant’ı ile İstanbul’a getirmişti. Galant’ın içinde doğal olarak Burak Çukurova da vardı ki, o zamanlar tahmin ediyorum 15-16 yaşlarındaydı ama olduğundan da küçük gösteriyordu. Tabii biz o çocuğun iki kere üst üste Türkiye Ralli Şampiyonu olacağını bilemediğimiz için tüm ilgimizi Rıza Ağabey’e veriyorduk. Rıza-Alpaslan Çukurova kardeşlerin benim için bir başka önemi de Renault pilotu olmalarıydı. Hayranı olduğum markanın pilotları benim için ilah gibiydi. Şimdi düşünüyorum da o dönemin bütün pilotları oldukça mütevazıydı. Yukarıda bahsettiğim gibi biz gençleri aralarına almaktan hiç çekinmedikleri gibi çok şey de öğrettiler. Daha sonra otomobil basınında görev yapmaya başladığımda, özellikle de test yazılarında bu bilgilerden fazlasıyla faydalandım. Düşünsenize, bir otomobilden bahsediyorsunuz ve iyi yol tutmadığını söylüyorsunuz. Peki, test pilotu olarak siz viraja doğru girmeyi biliyor musunuz?

Eğer motorsporları tutkum olmasaydı yazı yazarken çok zorlanırdım çünkü otomobilin dinamikleri hakkında bilgim olmazdı. O yüzden 90’lardan itibaren yarışmış, bize bilgi vermekten çekinmeyen bütün ağabeylerime buradan teşekkür ediyorum. Tabii bahsettiğim sadece pilotlar ve sürüş dinamikleri değil. O dönemde isim yapmış birçok yarış mekanikeri de vardı. Onlardan da işin mekanik kısmını öğrendik. Tekrar Burak Çukurova‘ya gelelim. Galant’ın içindeki o küçük çocuk, 1999 yılında ilk rallisine girdi. Sayısız başarısı var. Dediğim gibi iki kez Türkiye Ralli Şampiyonu oldu. 180’in üstünde yarış start aldı ve inanılmaz bir yarış bitirme oranı var. Aslında burada bahsetmek istediğim Burak’ın sportif başarıları değil. Benim için daha da önemli olan tutkusu. Türkiye’nin en önemli takımlarında yarışmış olmasına rağmen hiçbir zaman teklif beklemez. Ülkemiz krize girer, takımlar kapanır ama Burak Çukurova cebinden karşılamak zorunda kalsa da yarışmaya devam eder.

Herkes burada ne işin var dese de senelerce Volkicar’da yarışır. Ben şampiyon pilotum egosuna girmez, gider iki çeker bir otomobille İtalya’da ralli yapar. 2015 sonunda kurduğu BC Vision takımıyla ülkemizdeki önemli boşluklardan birini doldurması da tutkusunun boyutlarını gösteriyor. BC Vision’da yarışan her pilot ve co-pilot’un söylediği tek bir şey var: Takım ruhu… Hepsi söz birliği etmişcesine kendilerini fabrika pilotu gibi hissettiklerini, takımın bir parçası olmaktan gurur duyduklarını belirtiyor. Buraya kadar her şey mükemmel. 2019 sezonunu Türkiye Takımlar Şampiyonu olarak tamamladır ama Burak Çukurova, 2020 için Türkiye’de yarışmayı düşünmüyor. Bazı kırgınlıklar var, bunların detayına girmek istemiyorum ama eğer bu gerçekleşirse Türkiye için büyük kayıp olur. Sonuçta kimse tek başına yarışıp, şampiyon olmak istemez değil mi?
Mert YILMAZ

BURAK ÇUKUROVA

(Visited 77 times, 1 visits today)

Yazar: automagg

Bu yazıyı paylaş