Opel Corsa mı, Peugeot 208 mi?
Haz11

Opel Corsa mı, Peugeot 208 mi?

Küçük sınıf bir otomobil almak isteyenlerin en sıklıkla sorduğu sorulardan biridir Corsa mı 208 mi? 2006’dan beri üretilen ve zaman zaman makyajlansa da artık ihtiyarladığını gizleyemeyen Opel Corsa, modern rakipleri karşısında dezavantajlı olsa da hâlâ müşteri bulabiliyor. Bunda en büyük etken, halkımızın Alman otomobillerine olan saplantısı. Bakalım Corsa, ürün olarak hâlâ satın almaya değer mi yoksa Peugeot 208 gibi yeni ve güçlü bir rakibi karşısında ezilecek mi? ÖTV oranlarının artması, dövizin değer kazanması gibi etkenler otomobil almayı iyice zorlaştırdı. Modellerin 2013 Aralık ayındaki fiyatları baz alınırsa bugün en ucuzu bile en az 7000 TL zamlanmış durumda. Bu nedenle doğru karar vermek daha da zorlaştı. Corsa ile 208 karşılaştırmasına girdiğimizde, fiyatlardan önce dikkat edilmesi gereken otomobillerin yaşı ve daha ne kadar üretilecekleri, kısacası güncellikleri… Bahsettiğimiz gibi Opel Corsa, D kodlu gövdesiyle sekiz yıldır yollarda ve artık beşinci nesline çok az kaldı. Yani bugün bir Corsa satın aldığınızda kısa sürede demode bir otomobiliniz olacak. Peugeot 208’in ise böyle bir problemi yok. 2012 yılında tanıtılan otomobil, en azından 2018’e kadar, uzun bir süre pazarda kalacaktır. Yani bugün bir 208 satın aldığınızda yıllarca yenilenmiş bir küçük Peugeot ile karşılaşmayacağınızdan emin olabilirsiniz. Bizce 208’in tamamen yenilenmeden önce makyajlanması dahi 2016’yı bulacaktır. Bu anlamda 208’in Corsa’dan çok daha avantajlı olduğu rahatlıkla söylenebilir. Fiyatlara geldiğimizde ise ilk anda Corsa’nın avantajlı olduğu görülüyor. Beş kapılı 1.2 lt Corsa, Essentia donanımıyla 35 bin 783 TL’ye satılıyor. Access donanım paketli Peugeot 208 1.2’nin fiyatıysa 40 bin 600 TL. Aradaki 4800  TL’lik farkın Corsa hanesine bir avantaj olarak yazıldığı söylenebilir ama donanımlara da bakmak gerekli. Corsa Essentia’da ABS, sürücü ve yolcu hava yastığı, CD/MP3 çalar ve klima standart olarak sunuluyor. Kısacası oldukça boş bir otomobil, yol bilgisayarı dahi mevcut değil. Peugeot 208 Access’e bakıldığında da farklı bir tablo yok. Corsa’ya oranla sadece yol bilgisayarı artı olarak geliyor. Ayrıca jantlar da 14 inç değil 15 inç ama tabii ki alaşım jant iki modelde de mevcut değil ve jant kapaklarıyla idare etmek durumundasınız. Peugeot 208’de ESP’nin opsiyon olarak satın alınabilmesi artı bir özellik olarak kabul edilebilir ama fiyatı daha da artıracağı bir gerçek. Kısacası Corsa Essentia ile 2088 Access arasında donanımsal olarak 4800 TL’lik farkı yaratacak önemli bir detay yok. Ama burada hemen 1.0 lt motorlu 208 giriyor. 35 bin 400 TL olan bu otomobil, Corsa’dan daha ucuz. Ama motor performansı ve tüketimi Corsa’yı yenmesine yeterli olacak mı ona da bakmak gerekli. Opel Corsa’nın 85 HP güç ve 115 Nm tork sunan başlangıç motoru, otomobili 172 km/s maksimum hıza ulaştırıyor ve 0-100 km/s hızlanmasıysa 13.9 sn. Peugeot 208’in üç silindirli 1.0 lt versiyonuysa 68 HP gücü ve 98 Nm torkuyla, kağıt üstünde Corsa’nın 1.2 motorunun gerisinde. Diğer yandan 165 km/s’lik maksimum hızı ve 14.0 sn’lik 0-100 km/s hızlanmasıyla performans...

Devamını Oku
Aileler için Dacia Duster mı, Lodgy mi?
Oca31

Aileler için Dacia Duster mı, Lodgy mi?

Dacia’nın tüm modelleri, geniş kabinleri ve bagaj hacimleriyle aile kullanımı için ideal olarak dikkat çekiyor. En küçük model olan Sandero dahi 320 lt ile küçük sınıf standartların üstünde bir bagaj hacmine sahip. Tabii aile kullanımı denildiğinde sadece hacim tek başına yeterli olmuyor. Ekonomik de olamak zorundasınız. Dacia’nın tüm modelleri için hem satın alırken hem de tüketimleri nedeniyle kullanırken de ekonomik olduklarını söyleyebiliriz. Güvenilir Renault mekaniğine sahip olmaları da önemli bir avantaj. Peki, aileler için hangi Dacia daha uygun? Kaslı görüntüsüyle arazi araçlarını kıskandıran ve kısa süre önce yenilenen Duster mı yoksa çok şık olmasa da ciddi bir hacim avantajına sahip olan Lodgy mi? Aslına bakılırsa bu karşılaştırmaya Dokker da dahil edilebilir ama öncelikle Duster ve Lodgy üzerinde duracağız. 2010’dan beri üretilen ve Dacia’ya büyük bir ivme kazandıran Duster, geçtiğimiz yılın sonunda makyajlanarak tekrar gündeme geldi. Özellikle, eski versiyonda eleştirilen kabin tasarımı değiştirilen Duster, artık daha modern ve ergonomik bir kokpite sahip. 2012 Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıtılan Lodgy ise Renault’nun tek hacimli otomobillerdeki engin tecrübesiyle geliştirilmiş bir otomobil. Görüntüsüyle etkileyici olduğu söylenemez ama ciddi bir hacim avantajı bulunuyor. Ayrıca, yedi koltuklu versiyonunun da olması geniş aileler için artı bir puan. Lodgy ile Duster’ı aslında sınıf olarak karşılaştırmak yanlış. Çünkü Lodgy, kompakt bir MPV’yken Duster ise kompakt SUV sınıfında yer alıyor. Yine de daha önce bahsettiğimiz gibi iki araç da aile kullanmına oldukça uygun. “Dacia Duster’ın 90 HP’lik 1.5 dCi versiyonu 156 km/s maksimum hızı ve 14.2 sn’lik 0-100 km/s hızlanmasıyla Lodgy’den daha ağırkanlı bir otomobil. Hatta önemli bir performans farkı olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca yakıt tüketimi de 4.7 lt/100 km ile Lodgy’den daha yüksek” Bagaj hacimlerine baktığımızda, beş koltuklu Lodgy’nin net bir galibiyetiyle karşılaşıyoruz. 827 lt’lik devasa bagajı, arka koltukları yatırarak 2617 lt’ye kadar ulaşıyor. Bu hacimin ticari araçları bile kıskandırdığını söyleyebiliriz. Duster ise bagaj hacmi konusunda kesinlikle yeterli olmasına rağmen Lodgy ile rekabet etmesi olanaksız. 475 lt’lik hacim, arka koltukları yatırarak 1636 lt’ye kadar genişleyebiliyor. Bu alanın tatmin edici olduğu söylenebilir ama kalabalık aileler için Lodgy daha avantajlı görünüyor. Ayrıca bagaj derinliği Lodgy’de 1230 mm’yken Duster’da 992 mm. Lodgy’nin bir diğer avantajı da 2810 mm’lik aks aralığının Duster’ın 2673 mm’sinden daha fazla olması. Ayrıca 1661 mm’lik yükseklik de Lodgy lehine bir avantaj sağlıyor. Diğer yandan Duster’ın da genişlik avantajı var. Bu nedenle ön ve arka koltuklardaki dirsek mesafelerine bakıldığında iki aracın da benzer oldukları görülüyor. Sonuç olarak bu iki aracı kullanmadan dahi Lodgy’nin hacim açısından daha avantajlı olduğu görülüyor. Eğer Lodgy’yi yedi koltuklu olarak satın alırsanız bagaj hacmi 207 lt’ye düşüyor. Ama koltukları yatırarak 1861 lt’lik bir alan yaratmak mümkün. Donanımlara bakıldığında ise Lodgy’nin sadece tek bir motor ve ekipman seviyesiyle satıldığı görülüyor. Sadece Laureate donanım ve 90 HP’lik 1.5...

Devamını Oku
Fiat Linea mı, Renault Symbol mü?
Ara17

Fiat Linea mı, Renault Symbol mü?

İlk kez 2006 İstanbul Auto Show’da görücüye çıkan Fiat Linea, o dönemde kompakt sınıf sedan pazarını hedef alıyordu ve en büyük rakiplerinden biri Renault Megane’dı. Otomobilin altyapısının aslında küçük sınıftan geliyor olması ve daha sonra Albea’nın da üretiminin bitmesiyle bir sınıf karmaşasına giren Linea, bir anda kendini Renault Symbol, Peugeot 301 ve Hyundai Accent Blue gibi otomobillerle aynı ligde buldu. Bunda en büyük etkenlerden biri de kompakt sedanların bu süre içinde oldukça olgunlaşması olarak kabul edilebilir. Bu anlamda Linea’nın Fluence gibi otomobillerle aynı sınıfta olduğunu düşünmek ciddi bir haksızlık olur. Diğer yandan hangi sınıfta olduğunun önemi olmaksızın, 2012’de makyajlanan Fiat Linea’nın en çok satanlar listesinin başlarında olması ve Türkiye’nin bir diğer gözdesi Renault Symbol’le rekabet ettiği gerçeği de değişmiyor. Bu nedenle çok ilgi çeken ‘Hangisi Alınır’ sayfalarımıza bu kez Linea ve Symbol’ü dahil ettik. Bakalım ipi hangisi önde göğüsleyecek? Ebatlar ve fiyat/donanım İki aracın da fiyatlarına geçmeden önce boyutlarını incelemekte fayda var. Fiat Linea, 4596 mm uzunluğa, 1730 mm genişliğe ve 1494 mm yüksekliğe sahip. Bu sınıf araçlarda çok önemli olan bagaj hacmi de 500 lt ile oldukça iddialı. Renault Symbol ise 4348 mm’lik uzunluğu ile Linea’dan daha kısa. Buna karşılık, 1733 mm’lik genişliği ve 1517 mm’lik yüksekliği ile İtalyan kökenli rakibinin önüne geçiyor. Kabin genişliğine ciddi oranda fayda sağlayan aks aralıklarına baktığımızda ise Linea’nın 2603 mm, Symbol’ün ise 2634 mm’ye sahip olduğunu görüyoruz. Kısaca Renault Symbol, toplam uzunlukta daha kısa olmasına rağmen dha uzun bir aks aralığı sunuyor. Özellikle yükseklik avantajıyla kabininin daha ferah olduğunu söyleyebiliriz. Bagaj hacminde de 10 lt avantajı olan Symbol, ebatlarının daha verimli kullanıldığını ispatlıyor ve Linea’nın bir adım önüne geçiyor. Gelelim en önemli kısıma, yani fiyatlara. Fiat Linea almanın bedeli 34 bin 250 TL’den başlıyor ve 50 bin 700 TL’ye kadar çıkıyor. Renault Symbol ise bu konuda daha mütevazı. 31 bin 490 TL’den başlayan fiyatlar, en pahalı modelde 41 bin 690 TL’ye ulaşıyor. Genel olarak bakıldığında Renault Symbol’ün daha uygun fiyatlara sahip olduğu görülüyor. Peki, Linea’nın donanım olarak bir avantajı var mı? Baz donanım paketlerine bakıldığında, Linea Pop’un yol bilgisayarı, çift hava yastığı, ABS ve klima gibi belli başlı donanımları sunduğunu görüyoruz. Renault Symbol’ün Joy paketinde ise yol bilgisayarı yok ama buna karşılık bluetooth bağlantısı, daha da önemlisi elektronik denge programı ve patinaj kontrol sistemi yer alıyor. Kısaca Renault, baz modelde bile güvenlikten ödün vermemiş. ESP ve ASR’nin Fiat Linea’nın sadece en üst donanım paketi olan Lounge’da sunulduğunu da ayrıca belirtmek gerekli. Kısaca baz modellerde Renault Symbol’ün üstünlüğü tartışılmaz. Ayrıca Linea’nın Pop versiyonunda eski versiyonun kabinini kullanması da anlaşılabilir değil. Fiat Linea, Pop’un yanında Easy, Urban ve Lounge paketlerine de sahip. Easy’de elektrikli arka camlar, yükseklik ayarlı sürücü koltuğu, yeni iç tasarım da...

Devamını Oku
Renault Clio mu, Ford Fiesta mı?
Eki11

Renault Clio mu, Ford Fiesta mı?

automagg.com’un iddialı olduğu ‘hangisi alınır’ sayfaları çok ilgi görüyor ve bize sürekli karşılaştırmamız için model önerileri geliyor. Bu kez yoğun istek üzerine küçük sınıfın iki iddialı modelini karşılaştırıyoruz. Bakalım Renault Clio mu yoksa Ford Fiesta mı daha cazip bir seçenek? Tamamen yeni olan Clio ile makyajlanmış Fiesta, oldukça güncel modeller. Tasarım beğenileri kişiden kişiye değişir ama Clio’nun bu konuda daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Hatta küçük sınıfın en şık otomobilleri listesine bile birinci sıradan girmesi olası. Tabii tasarım karşılaştırmamız için bir önem taşımıyor. Biz daha çok verilerden yola çıkarak, kişisel görüşlerden uzak, tarafsız bir analiz yapmaya çalışıyoruz. Örneğin bagaj hacmi ya da motor gücü konusu tartışmaya açık değildir çünkü veriler nettir. Ama o bagajın, yükleme kolaylığı, fonksiyonelliği gibi özellikler kişiden kişiye değişebilir. Kullanıcının fiziksel özellikleri ve aile yapısı gibi etkenler aracın kullanışlılığına bire bir etki eder. 1.90 cm’lik biriyle 1.70 cm’lik diğeri, aynı otomobilde farklı duygular hissedecektir. BAZ MODELLER Renault Clio ve Ford Fiesta’ya baktığımızda, baz modellerinin benzer fiyatlardan başladığını görüyoruz. Clio’nun Joy paketli 1.2 lt 75 HP benzinli versiyonu 33 bin 900 TL. Ford Fiesta’nın Trend donanımlı 1.2 lt 82 HP modelinin fiyatı da 33 bin 895 TL. Fiyat konusunda yenişemeyen bu iki otomobilin donanımlarında da göz atmak gerekli. Renault, baz donanımda bile patinaj kontrol sistemi ASR’den, elektronik stabilite programı ESP’ye kadar geniş bir güvenlik donanımına sahip.   Ayrıca baş, göğüs yan hava yastıkları da sunuyor. Ford’da ise ESP, TCS , sürücü-yolcu yan hava yastıkları ile perde hava yastıkları güvenlik paketiyle alınabiliyor ki, bu paketin fiyatı 1245 TL. Yani Clio ile aynı donanımlara sahip olmak için 35 bin 140 TL’yi gözden çıkarmanız gerekiyor. Bunun dışındaki konfor donanımları iki otomobilde de benzer fakat Clio ekstra olarak hız sabitleyiciye de sahip. Bu durumda, fiyat/donanım konusunda Renault temsilcisinin ciddi bir avantajı olduğunu söyleyebiliriz. Motorlara göz atınca, Ford Fiesta’nın 7 HP daha güçlü olduğu görülüyor. Ayrıca torku da 7 Nm daha fazla. Fakat Renault da bu farkı 75 kg daha hafif olmasıyla kapatmayı düşünüyor. İki otomobilin maksimum hızı birbirine yakın olsa da Clio ilk hızlanmada Fiesta’nın oldukça gerisinde kalıyor. Yakıt tüketimine bakıldığında da fabrika verilerine göre Fiesta lehine 100 km’de ortalama 0.3 lt’lik bir avantaj bulunuyor. Bagaj hacmi 300 lt olan Renault Clio, bu konuda Fiesta’dan 14 lt daha avantajlı. Ayrıca boyutlarıyla kabinde de daha fazla ferahlık vaat ediyor. Sonuç olarak baz versiyonlarda güvenlik sizin için önemliyse fiyat/donanım dengesi daha iyi kurulmuş olan Renault Clio, eğer şehir içinde daha atak yapı ve tüketim önemliyse Fiesta’yı seçmenizi öneriyoruz. Bu, Renault’nun ekonomik olmadığı anlamına gelmiyor. 1.2 lt 75 HP motor da oldukça ekonomik ama fabrika verilerine göre Ford’un gerisinde. Ford Fiesta 1.25 Trend: 82 HP,  114 Nm, 1055 kg, 168 km/s,  13.3 sn, 5.2 lt/100 km, 33.895...

Devamını Oku
VW Golf mü, Ford Focus mu?
Eyl16

VW Golf mü, Ford Focus mu?

Kompakt sınıfın iki iddialı modeli olan VW Golf ve Ford Focus arasında seçim yapmak çok zor değil mi? Aslında yalnız da değiller, Opel Astra’dan Renault Megane’a, Peugeot 308’den Citroen C4’e, Toyota Auris’ten Hyundai i30’a kadar birçok rakipleri var. Otomotiv sektörünün bu en çetin sınıfında en iyiyi bulmak kolay değil. Golf ve Focus arasındaki karşılaştırmamıza önce fiyattan başlayalım. Bakalım hangisi diğerinin bileğini bükecek? Bir Golf sahibi olmanın en uygun yolu 105 HP’lik 1.2 TSI’dan geçiyor. Midline Plus donanım paketine sahip bu otomobilin fiyatı 46 bin 600 TL. Eğer Focus’un baz modelini isterseniz 45 bin 880 TL ödemek zorundasınız. Bu fiyat karşılığında 125 HP’lik 1.6 lt atmosferik motora ve Trend donanım paketine sahip oluyorsunuz. Tabii işi bununla bitmiyor. Metalik renk için VW’de 950 TL, Ford’da ise 1120 TL ek ödeme yapmak zorundasınız. Yollarımızda neden bu kadar çok beyaz otomobil olduğu da böylece ortaya çıkıyor. Golf ve Focus’un baz versiyonlarının fiyatları yakın. Peki, özellik olarak hangisi öne çıkıyor? Golf’ün 105 HP’lik 1.2 lt turbo motoru, 175 Nm’lik torkuyla dikkat çekiyor. 192 km/s maksimum hızı ve 10.2 sn’lik 0-100 km/s hızlanmasıyla yeterince performanslı. Üstelik 100 km’de ortalama 4.9 lt yakıtla yetinebiliyor. Focus’un 1.6 lt atmosferik motoru 20 HP daha güçlü ama 159 Nm’lik torku 1.2 TSI güç ünitesinin gerisinde. 198 km/s maksimum hıza ulaşabilen Focus, 0-100 km/s hızlanmasını 11.0 sn’de tamamlıyor. Yakıt tüketimiyse 6.0 lt/100 km. Bu veriler, baz model bir Focus ya da Golf için kararsız olanlar için ibreyi VW yetkili satıcılarına döndürüyor. Automagg olarak da bizim tavsiyemiz Golf. Hem günümüzün modası olan hacim küçültme akımına uygun hem de daha az yakıt tüketiyor. Ayrıca ilk hızlanması daha iyi, 66 kg hafif ve şanzımanı da altı ileri. Yüksek torkuyla ara hızlanmalarda da daha başarılı olacaktır. Baz versiyonlar arasında mekanik olarak VW daha üstün görünüyor. Bakalım donanım olarak yenişebilecekler mi? VW Golf’ün Midline Plus paketi, Focus Trend’e oranla önemli ölçüde daha fazla donanıma sahip. Müzik sisteminin Türkçe dil seçenekli ve 5 inçlik renkli dokunmatik ekranı, 15 inç alaşım jantları, elektromekanik park freni, start/stop sistemi, fren enerjisi geri kazanımı, perde hava yastıkları ve sürücü diz hava yastığı gibi donanımlarla Focus’un oldukça önüne geçen Golf, tartışmasız olarak ilk raundu kazanıyor. Mekanik olarak daha üstün olduğu gibi donanım olarak da öne çıkan Golf 1.2 TSI Midline Plus, sadece 720 TL daha pahalı ama kesinlikle hak ediyor. VW Golf 1.2 TSI Midline Plus 105 HP 46.600 TL Ford Focus Trend 1.6i 125 HP 45.880 TL Baz versiyonlarda Golf’ün zaferi sonrası bir de otomatik şanzımanlı modelleri ele alalım. Volkswagen, ünlü DSG şanzımanını hem dizel hem de benzinli motor seçeneklerinde sunuyor. Otomatik şanzımanlı bir Focus isterseniz ise tek seçeneğiniz 1.6 125 HP’lik atmosferik motor. Bu arada Ford’un otomatik şanzımanı Powershift’în de...

Devamını Oku
Türkiye’nin en az tüketen otomobilleri
Ağu31

Türkiye’nin en az tüketen otomobilleri

Dünyanın en pahalı akaryakıtı kullanılan ülkemizde; benzin, motorin ve LPG’ye son günlerde gelen zamma bir yenisi daha eklenmekte gecikmedi. 23 Ağustos’ta 11 kuruş artan benzin fiyatı 4.92 TL’ye çıkmıştı. Özellikle Mısır’da yaşananlar ve Suriye’ye müdahale hazırlığı uluslararası petrol fiyatlarının artışına neden olurken, beklenen zam bir kez daha geldi. 95 oktan benzinin lt fiyatı 5.07 TL’ye, 97 oktanın 5.16 TL’ye ve motorinin fiyatı da 4.60 TL’ye yükseldi. Suriye gerginliği nedeniyle yükselen petrol fiyatları ve 2 liranın üzerine çıkan dolar kuru nedeniyle benzin ve motorine zam geleceği beklentisi son günlerde piyasaya hakim olmuştu. Son zamlarla yılbaşından bu yana benzine gelen zam yüzde 16.2 olurken, motorin zammı ise yüzde 19.4’e ulaştı. Bu zamlarla birlikte dünyanın en pahalı akaryakıt kullanan ülkesi olma unvanımız da katmerlenmiş oldu. Benzin ve motorinin altın değerinde olduğu günümüzde sizler için en az yakan otomobilleri derledik. Bütün markalardan bir benzinli bir de dizel model seçtiğimiz en ekonomik otomobiller listesinde lüks modellerden SUV’lara kadar birçok ekonomik model yer alıyor. Tabii tüketim değerlerinin fabrika verileri olduğu, günlük kullanımda bu sarfiyatların artacağı da unutulmamalı. Son olarak tüketim rehberimize elektrikli ve hibrid modelleri eklemediğimizi belirtmek istiyoruz.  Yaptığımız çalışma sonunda Türkiye’nin en ekonomik benzinlisi 0.9 lt’lik Turbo motor oldu. Fiat Panda ve Lancia Ypsilon’da kullanılan 85 HP’lik bu motor, her iki otomobilde de 4.1 lt/100 km’yle yetiniyor. En ekonomik dizel ise 3.3 lt/100 km’yle Opel Corsa 1.3 CDTi olmayı başardı. 95 HP’lik bu motorun da Fiat teknolojisi taşıması İtalyan markanın verimlilik konusunda geldiği noktayı gösteriyor. Türkiye’nin en ekonomik benzinlisi Fiat Panda 0.9 Turbo 85 HP 4.1 lt/100 km ve Lancia Ypsilon 0.9 Turbo 85 HP 4.1 lt/100 km Türkiye’nin en ekonomik dizeli Opel Corsa 1.3 CDTi ecoFLEX 95 Hp 3.3 lt/100 km AUDI Audi’nin küçük A1 modeli, 90 HP’lik 1.6 TDI versiyonunda 3.8 lt/100 km yakıta ihtiyaç duyuyor. Alman markanın en ekonomik benzinlisi ise A3 Sportback 1.4 TFSI. 122 HP’lik gücüne rağmen oldukça ekonomik olan bu otomobil 5.0 lt/100 km benzinle yetiniyor. A3 Sportback 1.4 TFSI 122 HP 5.0 lt/100 km A1 1.6 TDI 90 HP 3.8 lt/100 km ALFA ROMEO Alfa Romeo da ürün gamında ekonomik modeller barındıran markalardan biri. Giulietta’nın 170 HP gücüyle dikkati çeken versiyonu, çift kac,vramalı TCT şanzımanıyla 5.2 lt/100 km yakıt tüketimine sahip. En ekonomik dizel Alfa ise 4.3 lt/100 km değeriyle MiTo 1.3 JTDM. Giulietta  1.4 Turbo TCT 170 HP 5.2 lt/100 km Mito 1.3 JTDM 95 HP 4.3 lt/100 km BMW Sürüş keyfi ile ünlü olan BMW, son dönemde inanılmaz verimli modellere imza atıyor. 136 HP’lik 116i, 5.5 lt/100 km tüketimle birlikte iddialı bir performansa sahip. 116 HP güç üreten 116d ise sadece 3.8 lt/100 km’lik tüketimiyle uzun bir menzile sahip. 116i 136 HP 5.5 lt/100 km...

Devamını Oku
Mercedes E 180 mi, BMW 520i mi?
Ağu18

Mercedes E 180 mi, BMW 520i mi?

Üst orta sınıfın en meşhur ve güçlü oyuncuları BMW 5-Serisi ve Mercedes E-Sınıfı, ezeli rekabette çıtayı iyice yukarılara çekti. İkisi de yakın zamanda makyajlanarak güncellendi ve 1.6 lt’lik motor avantajına sahip oldu. Ülkemizdeki vergi dezavantajı nedeniyle 1.6 lt motor büyük bir öneme sahip. (18 AĞUSTOS 2013) Aslında bunu ilk olarak Volvo keşfetti. Artık eskimeye başlayan S80’de hem dizel hem de benzinli 1.6 lt motor sunan Volvo, büyük bir avantaj elde etmişti. Ama artık yalnız değil. BMW, 520i koduyla satışa sunduğu yeni modeline 137 bin 057 TL fiyat biçti. C-Sınıfı’nın 1.6 lt versiyonuyla büyük bir satış başarısı yakalayan Mercedes ise yeni E 180’i 151 bin 400 TL’den başlayan fiyatlarla satıyor. Kısaca fiyat açısından avantaj BMW’de. Bu sınıf bir otomobil alacakların 10-15 bin TL’yi fazla umursayacağını düşünmesek de BMW 520i’nin büyük bir avantajı mevcut. Volvo cephesinde durum daha farklı. 180 HP’lik S80 T4’ün premium donanımlı versiyonu 119 bin 460 TL’den alıcı bekliyor ama asıl konumuz BMW ve Mercedes olduğu için Volvo’yu şimdilik bir kenara bırakıyoruz. Her iki Almanın da model kodlarına baktığımızda daha büyük bir motora sahip izlenimi doğuyor. BMW 520i adıyla, Mercedes ise E 180 olarak kodlasa da her iki motor da 1.6 lt’lik hacme sahip. BMW cephesine bakarsak, yakaladığı satış başarısıyla bugüne kadar üretilen en başarılı 5-Serisi olduğu iddia edilen otomobil artık 1.6 lt hacimli TwinPower Turbo motor seçeneği ile gücünü daha da artırdı. Yeni BMW 520i, 55 bin Euro’dan başlayan anahtar teslim fiyatı ile BMW sürüş keyfini daha da geniş bir kitleye yayma hedefini taşıyor. 170 beygir gücündeki 1592 cc’lik TwinPower Turbo motor, 520i’nin 0-100 km/s hıza sadece 8.7 saniyede çıkmasına olanak sağlarken, otomobili 226 km/s’lik maksimum hıza ulaştırabiliyor. Kısacası, halk arasında ‘bu motor koca kasayı çeker mi?’ diye başlayan uzun sohbetler daha en başından anlamını yitiriyor. 1.6 lt’lik küçük hacimli motor, 250 Nm’lik torkunu 1500 d/d gibi düşük bir devirden itibaren, 4500 d/d’ye kadar sabit olarak sunuyor. Gelelim işin en önemli kısmına. Vergi avantajı bir kenara, düşük hacimli bir motor isteyenler yakıt tüketimine de dikkat ediyor demektir. BMW 520i, tüm performansına rağmen 100 km’de ortalama 6.7 lt yakıtla yetinebiliyor. Standart olarak sekiz ileri otomatik şanzıman ile sunulan Yeni BMW 520i, pürüzsüz vites geçişleri ve sessiz iç kabini sayesinde konforlu bir yolculuk sağlıyor. Türkiye’de segmentinin en çok tercih edilen otomobili olan 5-Serisi, makyajlı gövdesini 170 HP gücündeki TwinPower motor ile birleştirerek iddiasını artırıyor. Modern Line, Luxury Line ve M Sport olmak üzere üç farklı donanım seçeneği ile alınabilen yeni BMW 520i, teknolojik olarak da markasına yakışır özellikler sunuyor. Farklı karakterdeki sürüş modları arasında seçim yapmaya olanak tanıyan dinamik sürüş kontrolüne yeni eklenen ‘seyir modu’ sayesinde, 50-160 km/sa arasındaki hızlarda sürücünün ayağını gazdan çekmesiyle, aktarma organlarının motordan ayrılması sağlanarak...

Devamını Oku
Peugeot 301 mi, Citroen C-Elysee mi?
Ağu16

Peugeot 301 mi, Citroen C-Elysee mi?

İşte zor bir soru daha. Aynı platformda üretilmiş, iki benzer otomobil, iki farklı marka ve yakın fiyat aralığı… Fakat biri mutlaka daha iyi olmalı, farkı büyük ihtimalle fiyat ve donanımlar belirleyecek . İşin tuhaf olanı 301 ve C-Elysee Türk halkının en çok rağbet ettiği otomobil tiplerinden. (16 AĞUSTOS 2013) Yani bu sınıf bir otomobil alacak olanlar bu iki otomobil arasında çok kafa patlatıyordur. Tabii işin içine Renault Symbol ve Hyundai Accent Blue’yu da eklerseniz cevaba ulaşmak daha da zorlaşacaktır. Ama artık automagg var. Biz sizin yerinize kafa patlatacağız, merak etmeyin. Önce 301 ile C-Elysee arasındaki galibi belirleyelim, daha sonra diğer modellerle de karşılaştıracağız. Peugeot 301 sürüş izleniminde bu otomobillerin gelişmekte olan pazarlar için geliştirildiğinden bahsetmiştik. Zaten C-Elysee’nin ilk ortaya çıkışı da Çin’de oluştu. Dünyayı takip etmeyen otomobil yazarları C-Elysee isminin son modelle ortaya çıktığını düşünüyor ama yanılıyorlar. İlk Elysee, Citroen XZ’in sedanı olarak Dongfeng Peugeot-Citroen Automobile Limited tarafından 2002’de üretilmeye başladı. Kabini Xsara’dan izler taşıyan bu melez otomobil, 2008’de makyajlandı ve ön tarafı C4’e benzetilerek modernleştirildi. İsmi ise C-Elysee oldu ve hâlâ da üretilmeye devam ediyor. Konumuzla alakası yok ama Çin’de çok ilginç Peugeot ve Citroen modelleri var. 206’nın Citroen olmuş haline C2 diyorlar mesela. Neyse moralinizi daha fazla bozmayayım. Ülkemizde satılan C-Elysee’nin Çin’le alakası yok, orada üretilmiyor. 301 de C-Elysee de İspanya Vigo’daki PSA tesisinde üretiliyor. Her iki otomobil de hatırlanacağı üzere 2012 Paris Otomobil Fuarı’ında tanıtılmıştı. Peugeot 301, Türkiye’de Access, Active ve Allure donanım paketleriyle satılıyor. 1.2 lt VTi 72 HP, 1.6 lt VTi 115 HP ve 1.6 lt HDi 92 HP HDi seçeneklerine sahip olan otomobil, 115 HP’lik benzinli versiyonda otomatik şanzıman da sunuyor. C-Elysee’de de durum farklı değil. Motorlar aynı, donanım paketleri ise Attraction, Confort ve Exclusive olarak adlandırılıyor. En ucuz 301 olan Access 1.2 VTi’ın 2014 modeli 38 bin 900 TL. Aynı motorlu C-Elysee Attraction ise daha ucuz ama 2014 fiyatları açıklanmadı. Peki, donanım farklılıkları neler? Kaydadeğer hiçbir faklılıkları yok. Aslına bakarsanız üç donanımda da önemli farklar yok. Hız sabitleyici tüm 301’lerde bulunmasına rağmen C-Elysee’nin sadece 1.6 HDi Exclusive versiyonunda standart olarak sunuluyor. Farklılıklardan biri, Peugeot’nun 301 1.6 VTi’nin orta donanım paketi olan Active ile de getiriyor oluşu. C-Elysee 1.6 VTi ise sadece en üst donanım olan Exclusive ile satılıyor. Citroen’in müşterilerine sunduğu bir avantaj, giriş modeli Attraction’a techno paket adlı bir opsiyon da sunması. Bu pakete; elektrikli arka camlar, bluetooth, USB bağlantısı, AUX girişi ve dört hoparlörlü direksiyondan kumandalı müzik sistemi yer alıyor. Bu özellikler Peugeot 301 Access’de isteğe bağlı olarak dahi alınamıyor. Sonuç olarak iki otomobil, donanım paketleri konusunda yenişemiyor ama buna karşılık Citroen fiyatları, 2013 modeller karşılaştırıldığında az da olsa daha yüksek. En fazla fark, 1.2 VTi motorun Active ve Confort...

Devamını Oku