Renault sloganı bir zamanlar ‘otomobiller yaratır’’ diye lanse edilmişti. Eğer Renault tarihine bakarsanız bu cümlenin tam olarak doğru olduğunu, Renault’yu
automagg’da yer alan tüm yazılarda arkadan itişli dediğimiz için sorunun cevabını baştan verdik sanıyorsunuz değil mi? Hayır, durum böyle değil.
Bazı insanlar yaşadıkları hayatta çevresinin kendilerine taktığı sıfatlarla yaşar ve zamanla o sıfat, insanı tarif eden en güzel ‘lakap’ olur.
Bir zamanlar ne kadar popülerlerdi değil mi? Herkes sorunsuzluğu ile ünlü bir Japon otomobili sahibi olmak isterdi. Uygun fiyatlarına karşılık
Uzun zamandır işlerimin yoğunluğundan dolayı automagg’a yazı yazamadım. Bu arada sevgili Mert, bir de e-dergi çıkarttı. Kendisini kutluyorum, umuyorum uzun soluklu
Ünlü Love Story filminin Francis Lai tarafından bestelenen aynı adlı şarkısını bilirsiniz. Andy Williams’ın kadife sesiyle insanı bambaşka diyarlara götüren
Kaplumbağa, Tosbağa, Vosvos ve hatta Tosbağagen… Siz hiç başka bir modele Türkçe isim takıldığını gördünüz mü? En azından ben Renault
Volkswagen nasıl bir marka sizce? Bu kadar kolay bir soruyla yazıya başlanır mı diye düşündüğünüzü biliyorum. Cevap çok net: Volkswagen
İlk yazımda da belirtmiştim, Mert’in bana bir Ferrari ya da Porsche kullandıracağını düşünmüyorum. Ancak bu kez karşıma öyle bir otomobil
Automagg’daki ilk yazımda Mercedes E 180’den bahsetmiştik. Bu kez gerilere gidelim istedim. Motorsporlarına nasıl adım attım, nasıl ilerledim paylaşmak istiyorum.
İlk iki yazımda sürekli motosikletlerden bahsedince otomobilci dostlarım alınmış olabilir. Sonuçta kendimi bildim bileli otomobil sporları camiasının içindeyim. Evet
İtiraf ediyorum ben bir otomobil uzmanı da değilim yazar da. İşim halkla ilişkiler ve etkinlik yönetimi. Ama Mert’in ısrarlarına dayanamayarak
Mert dün bir yazı yazmış, yazarlarımız benden çok okunuyor diye. Mütevazılık yapmış ama gururlanmadım da değil. Sitenin en çok okunan
