Alman otomobilleri belirli konularda haklı bir üne sahip. Türk halkı için de Almanya’dan gelen bir otomobile sahip olmak bir gurur
MINI, çok seveni olduğu kadar bir o kadar da eleştirilen bir otomobil. Eleştirenler, küçücük bir modelin neden bu kadar pahalıya
Son dönemde kendini Le Mans ve DTM gibi pist yarışlarına veren Audi, benim gibi ralli tutkunları için herzaman bir dönemin
Yıl 1975’i gösteriyor. O zamanlar şimdinin Polo’su boyutlarına olan Golf’ün GTI adlı bir versiyonu Frankfurt Otomobil Fuarı’nda sergileniyor. 1976’da satışına
Türk kullanıcısı ile Mazda markası arasında 90’ların başında özel bir bağ oluşmuştu. Hatırlarsanız yollarımız 323 ve 626’larla doluydu. Hatta Mazda’yla
Bazı markalar hafızamızda nasıl derin izler bırakıyor değil mi? Porsche de bunlardan biri. Eminim ki, Cayman’i dikiz aynasında gören hemen
Peugeot RCZ aslında yeni bir otomobil değil ama makyajlı versiyonla birlikte ortaya çıkan ‘R’ versiyonuyla bir kere daha gönüllere taht
Sizce Seat sportif bir marka mı? Eğer benim gibi hayatınızı motorsporlarından kazanıyorsanız ve yıllarca WTCC yarışlarını Eurosport ekranlarında anlattıysanız, Seat’ın
Kompakt crossover segmentinin yaratıcısı olarak kabul edilen Qashqai, 2007 yılında pazara sunulduğunda Nissan yöneticileri bile böyle bir başarı beklemiyordu herhalde.
Amerika gibi ülkeler için orta boyutlu pick-up (7 metrelik örnekler var) bizim için ise dev bir kamyonet olan Volkswagen Amarok,
Amerika’da İtalyan asıllı vatandaş çoktur ve kökenleriyle de gurur duyarlar. Bu kez tam tersi bir durumla karşı karşıyayız. Amerikan kökenli
Açıkça söylemek gerekirse, 2010 yılında pazara sunulan MINI Countryman’e pek ısınamamıştım. Klasik MINI çizgilerini çekiştirerek, zorlama bir otomobil yaratıldığını düşünüyordum
Autocar’da çalıştığım günlerde önceki nesil Peugeot 308’le oldukça uzun zaman geçirmiştim. Ford Focus ve Fiat Bravo ile üç ay süren
